Warning: imagecreatefromjpeg(/var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/../dosyalar/gorsel/2018/08/17/IYnanYlmaz_Aile_2__Sinemalara_Geliyor.jpg): failed to open stream: No such file or directory in /var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/fonksiyon.php on line 44

Warning: imagesx() expects parameter 1 to be resource, bool given in /var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/fonksiyon.php on line 3

Warning: imagesy() expects parameter 1 to be resource, bool given in /var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/fonksiyon.php on line 4

Warning: Division by zero in /var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/fonksiyon.php on line 11

Warning: imagecopyresampled() expects parameter 2 to be resource, bool given in /var/www/vhosts/tunaydingazetesi.com/httpdocs/_efsanfit/fonksiyon.php on line 28
İnanılmaz Aile 2 Sinemalara Geliyor - Tünaydın Gazetesi
SON DAKİKA
reklam
reklam

İnanılmaz Aile 2 Sinemalara Geliyor

Eklenme Tarihi: 17 Ağustos 2018, Cuma - 14:39   Okunma Sayısı: 153699
İnanılmaz Aile’yi izleyenler bilirler. Serinin ilk bölümündeki finalinde bebek Jack-Jack ve sakıncalı pelerini sayesinde Syndrome engellenmiş ve özel jeti de bir patlamayla yok olarak Parr ailesinin evini mahvetmişti. Fakat tüm bunlar aileyi hiç olmadığı kadar birbirine yakınlaştırmış, Violet kendine olan güvenini kazanmış ve Flash da ikinci sırada olmanın da yeterli olabileceğini görmüştü. Artık sonsuza kadar mutlu yaşayabileceklerdi. Ta ki Kazıcı huzur ve mutluluğa savaş açana kadar.

 

“İnanılmaz Aile” gösterime ilk girdiğince Bay İnanılmaz’ın süper güçleri ve Lastikkız’ın esnekliği tüm dünyadaki seyircileri etkilemiş, film dünya çapında toplam 633 milyon dolarlık bir hasılat yapmış ve En İyi Animasyon Film kategorisinde Oscar kazanmıştı. Klasikleşen bu öykünün 15 yıl aradan sonraki yeni filminde Kazıcı’ın başına neler geldiğini öğreneceğiz. Filmle ilgili olarak özel hazırladığımız dosyada bir çok dikkatinizi çeken detayla karşılaşacağınıza eminiz.

Filmin hem senaristi hem de yönetmeni olan Oscar ödüllü Brad Bird’e göre filmin başarısının arkasındaki sır herkesin kendinden bir şeyler bulması

Filmin hem senaristi hem de yönetmeni olan ve iki kez Oscar’a layık görülen usta yönetmen Brad Bird serinin bu yeni bölümü için çok heyecanlı, ona göre filmin başarısının arkasındaki sır karakterlerin güçleri ya da kötü adamlar değil, insanların bu karakterlerde kendilerini görmeleri.

“İlk filmimizden bu yana ortam kesinlikle değişti” diyor Bird ve ekliyor . “Fakat kahramanlarımızın iş bulmak ve kirayı ödemek için endişeleniyor olması fikri hala oldukça ilgi çekici. Süper güçleriniz olsa bile günlük hayatın sıkıntılarıyla başa çıkabilmek motivasyonu, hepimizin ilişki kurabildiği bir konu.”

“İnanılmaz Aile 2” filminde Helen, süper kahramanların imajını yeniden yaratabilmek için yapılan bir kampanyaya öncülük etmesi için çağırılırken Bob da Violet, Flash ve süper güçleri ailesi tarafından yeni yeni keşfedilen bebek Jack-Jack ile birlikte onların ‘normal’ ev hayatını yönetiyor. Helen’in “İnanılmaz Aile 2” filminde daha önemli bir rolde olacağını ifade eden filmin yönetmeni Brad Bird. “Bunun Helen’in macerası olmasını istedim” diyor ve konuşmasını söyle sürdürüyor “Ve bu durumu Bob’un nasıl karşılayacağını ya da evdeki sorumluluklarla nasıl başa çıkacağını görebilmek fikri de ilgimi çekti.”

“Bob kötü bir baba değil” diyor filmin yapımcısı Nicole Paradis Grindle. “İlk başta biraz fazla kendine güveniyor sadece. Ben Bay İnanılmaz’ım ve tabi ki bunun altından kalkarım diye düşünüyor. Fakat her bir ebeveyn, günün sonunda çocukların sizi yorabileceğini bilir. Buna bir de aklına geleni isteyen ve hayır denmesinden hoşlanmayan bir bebek eklendiğini düşünün... Jack-Jack artık tam olarak böyle bir bebek. Diğer bebeklerden tek farkı ise sinirlendiğinde bir alev topuna dönüşüyor olması.”

 

Film bu defa zeki ve aynı zamanda tehlikeli bir kötü adamla tanıştırıyor bizleri. “Bu kötü adam çok farklı” diyor filmin bir diğer yapımcısı John Walker ve diyor ki; “Helen’in işi, insanları uzaktan bile oynatabilen bu kötü karakterle mücadele etmek ve eğer başarısız olursa, süper kahramanların imajını yenileme görevi de suya düşecek. Bu yüzden pek çok şey tehlikede.”

Yönetmen Bird’e göre serinin bu hikayesinde, macera ile aile hayatının daha sıradan tarafları arasında bir denge bulmak için uğraşılıyor. “Sıradan ve fantastik olanın dansı” diyor. “Bu fikrin çalışmasını sağlayan işte tam olarak bu.”

“Helen’in kötü adamlarla savaşının tam ortasında çocuğundan bir telefon alıp, ona ayakkabısını bulması için yardım etmesi gerekebilir mesela” diye konuşmasına devam ediyor Bird ve ekliyor. “Ya da Violet utandığı bir anda görünmezlik gücünü kullanabilir. İzleyiciler ise bunu görünce doğal olarak ben de böyle yapardım diye düşünüyor.”

Hem birer ebeveyn hem de süper kahraman olarak sorumluluklarını dengelemeye çalışan Helen ve Bob Parr’ın seslendirilmesi göreviyle karşımızda yine Holly Hunter ve Craig T. Nelson var. Sarkastik olan her şeyin kraliçesi sayılan Violet’in sesini bir kez daha Sarah Powell hayata geçirirken, on yaşındaki Flash’ı Huck Milner ve Frozone kod adlı Lucius Best’i de Samuel L. Jackson seslendiriyor. ‘İnanılmaz Aile 2’ aynı zamanda vizyoner modacı Edna “E” Mode’un sesi olarak Brad Bird’e, iş adamı ve süper kahramanların da hayranı Winston Deavor’ın sesi olarak Bob Odenkirk’e, teknoloji profesyoneli Evelyn Deavor’ın sesi olarak Catherine Keener’a, Rick Dicker karakteri için Jonathan Banks’e, özenti kahraman Voyd için Sophia Bush’a ve süper kahramanların savunucusu rolünde de Isabella Rossellini’ye yer veriyor.

Brad Bird’in yönettiği filmin müziklerini ise ilk defa bu filimle adını duyuran Oscar ödüllü besteci Michael Giacchino yapıyor.

“İnanılmaz Aile 2” Filmindeki Karakterleri Tanıyalım

“İnanılmaz Aile “ serisinin senaristi ve yönetmeni Brad Bird ilk filminin orijinal karakterlerini yaratırken kendi hayatına dönüp baktığını ifade ediyor ve “Herkesin gücü aslında ailedeki rollerinden ilham alıyor ve hayatlarının hangi noktasında bulunduklarına göre de değişiyor” derken şu sözleri ekliyor ; “Güçlü baba figürü veya her işe koşan bir anne gibi geleneksel arketiplerle oynadık ve sonunda çoğumuzun bir şekilde bağ kurabileceği karakterler yarattık. Hepimiz 10 yaşında ve sabırsız bir ergen olmuşuzdur. Ev, iş ve okul üçgeninde oluşan inanılmaz güçlüklerin altından kalkmakta zorlandığımız dönemlerimiz olmuştur ya da birden fazla şeye yetişmeye çalışmışızdır.”

Bu filmin aynı zamanda bir aile filmi olması fikri, her zamanki seyircisini aşarak daha geniş bir kitleye de ulaşmasına yardımcı oluyor. İşte bu yüzden ; “Bu hikâyeyi daha çok Helen’in ilerlettiğini ve ‘İnanılmaz Aile’ filmini de Bob üzerine kurduğumuzu söyleyebiliriz” diyor

karakterlerin tasarımına da destek veren animasyon direktörü Tony Fucile ve ekliyor; “Fakat bence bu hikayenin ana kahramanı, bu süper kahramanlardan oluşan ailenin bütünü.”

“İnanılmaz Aile” yapımı Pixar’ın ilk tamamen insanlardan oluşan oyuncu karakterlerini de tanıtan film olmuştu. Fakat karakterlerin genel stillerini Fucile, Teddy Newton ve Lou Romano ile birlikte belirleyen Bird’e göre ise karakterlerin çok da insan görünümlü olmaması gerekliydi. “Karakterleri sadeleştirerek daha grafik bir hava vermek için çok uğraştık” diyor senarist ve yönetmen Bird.

Her ne kadar Bird sonuçlardan memnun kalsa da, dönemin teknolojileri bazı sorunlara sebep olmuştu. Karakterlerin sanat yönetmeni Matt Nolte’nin söylediğinde göre 14 yıllık teknolojik gelişme, görünümleri daha rahat bir şekilde yakalamalarına yardımcı olmakta. Karakterlerin sanat yönetmeni Matt Nolte şu cümleleri kullanyor; “Orijinal çalışmalara geri dönüp bugünün teknolojisini kullanarak, o zamanlar yakalamaya çalıştığımız şeyi yarattık.”

“İnanılmaz Aile 2,” 2004 senesinde seyirciyi büyüleyen süper kahraman ailesinin yanı sıra Lucius Best (Frozone) ve Edna “E” Mode gibi sevilen karakterleri de bir kez daha beyaz perdeye taşıyor. Aynı zamanda filmin süper karışımına, iyilik peşinde koşan milyonerlerden özenti kahramanlara kadar pek çok yeni karakter eklenerek tamamı yıldız seslerle hayat bulan bir dizi dinamik karakter de katılıyor.

Şimdi karakterlerimizi filmin yönetmeni ve senaristi Brad Bird ‘in ve filmin yapımcılarının cümleleriyle tek tek yeniden tanıtalım !

HELEN PARR: Kahramanlar dünyasında Lastikkız olarak bilinen Helen , kocası Bob ile birlikte çocuklarını yetiştirmek için süper kostümünü dolaba kaldırmış ve beraber suçla savaştıkları günleri geride bırakmıştır. Fakat süper kahramanları yeniden ilgi odağı haline getirmek için düzenlenen bir kampanyaya öncülük etmek için göreve çağırıldığında, en gizemli olayları çözmek gerektiğinde hala uzayarak, kıvrılarak ve bükülerek istenilen her şekle girebildiğini görür. Kısaca içinde hala bir süper kahraman yatmaktadır vee kimsenin daha önce görmediği türden bir kötü adamın su yüzüne çıkmakta olduğunu düşündüğümüzde, bu gerçekten iyi bir haberdir. Neyse ki şans kapılarını çalar. Winston ve Evelyn Deavor kardeşler, süper kahramanların büyük birer hayranıdır ve kahramanların imajını yenileyerek onları geri getirebilmek için bir kampanya başlatmaktadırlar.

“Süper kahraman olmak fikrine sanki bir meslekmiş gibi yaklaşıyoruz” diyor bu flimde senarist ve yönetmen Brad Bird ve sözlerini şöyle sürdürüyor; “Devlet süper kahramanları koruyan programı kapatıp, her birine barınma ve iş imkanı veriyor. Bu yüzden Bob ve Helen da gerçek hayatın ikilemleriyle karşı karşıya kalıyorlar. ‘Ne yapacağız? Faturaları nasıl ödeyeceğiz? Ailemize nasıl bakacağız?’ Onlar da aynen bizim gibiler.”

Usta aktris Holly Hunter, filmde Helen’in sesi olarak ise yeniden aramızda.

 

BOB PARR: Bir zamanlar kötü adamları tek başına haklayabilen, mega güçlü ve popüler bir süper kahraman yani Mr.İnanılmaz olduğu günlerini özlemle anmaktadır. Süper kahramanlar kanun dışı kaldığından bu yana, Bob genellikle çok göze çarpmıyor ve Helen ile birlikte çocuklarını yetiştiriyordu. Fakat Helen süper güçlerini kullanması ve süper kahramanların halk tarafından algılanma biçimini daha iyi bir noktaya çekebilmek için geri çağırıldığında Bob’un evi tek başına yönetmesi gerekiyor ki ; bu da tamamen bambaşka bazı süper güçleri gerektiriyor. Yalnız; evin bütün işlerini tek başına yürütecek olmasına, Jack-Jack’in ortaya çıkan süper güçleri de hiç yardımcı olmuyor.

Kampanyaya öncülük etmek için Helen’in çağırılmış olması ilk başta Bob’un biraz canını sıkar. “Bob süper kahraman olmayı çok seviyor” diyor flimin hikaye direktörü Ted Mathot. “Fakat o, daha çok züccaciye dükkanındaki fil tarzı bir kahraman. Bu yüzden süper kahramanların imajını düzeltmek söz konusu olduğunda Helen daha iyi bir seçim. Bob ise buna hem şaşırıyor hem de seçilmediği için biraz hayal kırıklığına uğruyor tabi ama yine de tüm kalbiyle Helen’e destek oluyor.”

Her zaman ailesinin şampiyonu olmaya alışkın olan Bob, ev işlerini üzerine almaktan da korkmuyor fakat yolda onu birkaç sürpriz karşılıyor. “Bob tek başına Violet, Flash ve Jack-Jack’e bakmayı becerebilecek yetkinlikte” diyor Bird ve ekliyor; “Fakat bunu başarmadan önce pek çok defa yenilmesi gerekecek. Tıpkı biz ebeveynlerin her gün yaptığı gibi. Ancak yenilgi, bu süper kahraman için çok da kolay değil.”

Bob’a sesini Craig T. Nelson veriyor.

VIOLET PARR: Parr klanının ilk doğan çocuğu olan Violet, aynı zamanda sıradan kalabalıklara uyum sağlayamayan, içe dönük, zeki ve 14 yaşında bir genç kız. Dışarıya karşı sosyal açıdan biraz garip, açık sözlü ve alaycı bir genç kız rolünü başarıyla oynayan Violet, aynı zamanda gizliden gizliye görünmezlik ve güç alanları yaratma gibi süper güçlerini de geliştirmeye devam ediyor. İçinde gerçek bir süper kahraman yatan Violet, ailesiyle birlikte suçla savaşma isteğine engel olamıyor.

“Violet ilk filmin sonunda kendini bir dönemeçte bulmuştu” diyor filimin yapımcısı Nicole Paradis Grindle ve ekliyor. “Ailesiyle beraber suçlularla savaşabilmesi, giderek kendine daha çok güvenmesini sağlamıştı. Artık saçlarıyla yüzünü kapamayı bırakmış ve uzun süredir aşık olduğu Tony Rydinger’ı sonunda sinemaya davet edebilmişti.”

Violet’e sesini Amerikan tarihi yazarı Sarah Vowell veriyor.

FLASH PARR: Alienin dikkat çekici süper hızına ek olarak yorulmak bilmeyen, acımasız, meraklı ve 10 yaşında bir erkek çocuğudur. Flash, içeriden gelen maceracı bir yapıya ve sınırsız bir enerjiye sahip. Süper güçlerini gösterebilmek ve bu arada da birkaç kötü adamı ortadan kaldırabilmekten daha çok sevdiği hiçbir şey yok. Bu yüzden de güçlerini neden bir sır olarak saklaması gerektiğini bir türlü anlamıyor.

 

Filmin yapımcısı olan John Walker karakteri şöyle açıklıyor; “Flash ilk filmde suçla savaşabildiği bir hayat tarzının tadını almıştı. Sıradan bir hayata geri dönmek de bu yüzden ona hiç hitap etmedi... Ailesiyle birlikte suça karşı savaşmayı ve daha da önemlisi, bu sırada ne kadar hızlı olabildiğini gösterebilmeyi çok sevmişti.”

Yeni yapımda Parr’ların ortanca boy çocuğunu seslendirme görevi Huckleberry “Huck” Milner’a verildi.

JACK-JACK PARR: Ailenin bebeği olan Jack aynı zamanda , elinde biberonuyla arkasına yaslanıp güzel bir hikaye dinlemekten çok keyif alıyor. Bebek dilinde oldukça bilgili ve gıdaları fırlatmaya oldukça meyilli olan Jack-Jack, sıradan bir bebek gibi görünmekle beraber kısa zamanda Parr ailesinin en güçlü üyesine dönüşüyor. Jack-Jack hala tam anlamıyla bir bebek. Bu yüzden de pek çok ihtiyacı var ve sürekli değişen duygu durumu en tecrübeli ebeveynleri bile şaşırtacak seviyede.

“Ne gibi bir gücü olduğu konusunda ailesinin hiçbir fikri yok” diyor filmin yapımcısı John Walker. “Birinci filmin sonunda seyirciler Jack-Jack’in neler yapabildiğine dair ufak bir fikir sahibi oluyorlar tabi. Mesela bir ateş topuna dönüşebilmesi ya da bir şeytan bebek haline gelebilmesi gibi... Fakat henüz Parr ailesi bunları göremiyor.”

Karakter için “Sıradan bir bebeğe bir gün bile bakmak zorunda kalan herhangi birisi, bebeklerin çok yorucu olduğunu bilir” diyen senarist ve yönetmen Brad Bird Jack-Jack’i söyle tarif ediyor; “Yeni yeni yürümeye başlayan bebekler oldukça meraklıdır ve muhakeme yetenekleri olmamasına rağmen artık bir defa hareketlenmiştirler. Bu yüzden de Jack-Jack sadece tek bir süper gücü denemiyor. Onun yetenekleri arasında birden fazla güç var.”

LUCIUS BEST: Lucius sadece Bob’un en yakın arkadaşı değil aynı zamanda kendisi de eski bir süper kahraman ve o kadar soğuk kanlı ki parmağının ucuyla dokunduğu herhangi bir şeyi buza dönüştürebiliyor. Fakat Frozone olarak suçla savaşmadığı zamanlarda bile Lucius demek karizma demek. Hazır cevap, karizmatik ve pozitif bir tavra sahip. Ek olarak söz konusu süper kahramanları saklanmaktan kurtarmak olduğunda süper kıyafetini kaldırdığı yerden hiç tereddüt etmeden çıkarabiliyor.

“Lucius, bu kampanya için ulaşılan ilk süper kahraman” diye açıklıyor hikaye direktörü Ted Mathot ve ekliyor. “O da hızlı bir şekilde plana Helen ve Bob’u dahil ediyor. Sivil hayatına tamamen uyum sağlamış olsa da, tıpkı Bob gibi o da tekrar bir kahraman olabilmek için karşısına çıkan ilk fırsatı değerlendiriyor.”

“İnanılmaz Aile 2” yapımında da Lucius’un sesi olarak karşımıza usta oyuncu Samuel L. Jackson çıkıyor.

EDNA “E” MODE: “İnanılmaz Aile 2” yapımında karşımıza çıkan bu son derece ilginç karakter, kusursuz bir moda anlayışına, son teknolojilere ilişkin engin bir bilgiye ve başka

kimsede olmayan yeteneklere sahip. Yaratıcı bir vizyoner olarak, uzun bir süredir süper kahramanların geri dönüşünü bekliyor çünkü ancak bu sayede tekrar en gelişmiş teknolojilerle donatılmış fonksiyonel süper kahraman kostümleri üretebilecek.

“E, girdiği her odada kontrolü eline alıyor” diyor aynı zamanda karaktere sesini de veren filmin senaristi ve yönetmeni Bred Bird ve ekliyor. “Etrafındaki kişiler ne kadar büyük ya da güçlü olursa olsun, ki çoğunlukla etrafı süper kahramanlarla çevirili oluyor, Edna’nın karakteri kesinlikle ortama hükmediyor. Bence hepimiz en çok kendimize güvendiğimiz tüm anlarımızda içimizdeki E’yi çağırıyoruz.”

WINSTON DEAVOR ve EVELYN DEAVOR: Bu ikili dünya standartlarında bir telekomünikasyon şirketini yönetiyorlar. Aşırı zengin, bilgili ve özverili Winston bugüne kadar yaptığı her şeyde en iddialı şekilde ilerliyor. Süper kahramanlara yardımcı olma planı da tabi ki bu tavrından nasibini alıyor. Tek ihtiyacı olan şey ise bir (ya da üç) süper kahramanın, kamuoyu algısını değiştirmek ve kahramanların tekrar yasal hale gelebilmeleri için ona yardımcı olması.

Parlak zekalı ve sakin kız kardeşi Evelyn ise söz konusu teknoloji olduğunda ne yaptığını çok iyi biliyor ve bugüne kadar çözemediği hiçbir problem olmamış. Helen süper kahramanları geri getirme görevi için işe alındığında, ikisi hızlı bir şekilde arkadaş oluyorlar ve yol boyunca da fikir alışverişinde bulunmaya, stratejiler geliştirmeye ve çok eğlenmeye devam ediyorlar.

Karakterleri “Winston ve Evelyn’in ailesi, süper kahramanların hem hayranı hem de destekçileriydi” diyerek tarif eden Brad Bird sözlerine söyle devam ediyor. “Bu yüzden şirket onlara miras kaldığında, aynı desteği vermeye devam etmek ve hatta bunu bir sonraki seviyeye taşıyarak kahramanlara yardımcı olan bir kampanya başlatmak istediler.”

Filmin yapımcısı John Walker da Brad Bird’in cümlelerine ek olarak şunu ekliyor; “Devlet süper kahramanlara yardımcı olan programı kapattığından dolayı da Deavor’ların zamanlaması çok yerinde.”

Winston’un seslendirmesi Bob Odenkirk’e, Evelyn’in seslendirmesi ise Catherine Keener’a emanet edildi.

RICK DICKER: Rick süper kahramanların sivil hayata kazandırılması programını yönetiyor ve Parr ailesine süper kahraman kimliklerini gizlemeleri için yardımcı oluyor, ki söz konusu Parr ailesi olduğunda bu hiç de kolay değil. Fakat Rick işini çok ciddiye alıyor, tabi departmanı tamamen kapanıp Parr ailesini tamamen tek başına bırakana dek.

“Rick Dicker karakteri tüm ilhamını klasik filmlerdeki devlet adamlarından alıyor” diyen karakterin yaratıcısı Grindle şu cümleleri ekliyor; “O tam bir devlet adamı, üstelik de federal olanlardan. Fakat bu defa onun daha yumuşak ve tropik desenli gömlekler giyen bir yanına tanık oluyoruz.”

Rick Dicker’a sesini Jonathan Banks veriyor.

KAZICI: Herkesin burnunun dibinden parasını çalabilmek için tüm şehrin altına tüneller kazmak isteyen aç gözlü bir kötü karakter olan Kazcı bunu yapabilmek için de, işe aldığı oldukça yıkıcı aleti alıyor . Onu durdurabilmek için bir (ya da beş) süper kahramana ihtiyaç duyulacak.

Daha önce de Pixar projelerinde gördüğümüz usta aktör John Ratzenberger bu yapımda Kazıcı karakterini seslendiriyor.

BÜYÜKELÇİ: Süper kahramanlar, ağır başlı bir yandaş olarak kendini onları desteklemeye ve yasal hale getirmeye adamış bir Büyükelci’yi buluyorlar. Yapımcılar bu karizmatik ve farklı karakteri hayata getirmesi için Isabella Rossellini’ye güveniyorlar.

TONY RYDINGER: Violet ile aynı sınıfta okuyan sıradan bir çocuk ve aynı zamanda da onun gizli aşkı. Fakat tam da aralarında bir şeyler olmaya başlarken ya da en azından bir ilk buluşmaya gideceklerken Tony, Violet’in süper sırrını keşfediyor.

Michael Bird, Rydinger’ı seslendirmek için serinin ikinci bölümünde geri dönüyor.

ÖZENTİ KAHRAMANLAR: Bu grup daha az kıdemli süper kahramanlardan oluşan bir grup ve bir gün İnanılmaz Aile ya da Frozone gibi daha popüler kahramanların arasına katılabilmeyi hayal ediyorlar. Deavor’lar ile birlikte çalışarak süper kahramanları geri getirmeye yardımcı oluyorlar.

VOYD: Genç ve fazla istekli bir Lastikkız hayranı olan Voyd uzayda boşluklar yaratarak objeleri yönlendirmek ve değiştirmek gibi bir süper kabiliyete sahip. Bu boşluklar sayesinde objeleri ortadan kaldırabiliyor ya da ortaya çıkarabiliyor. Voyd’u Sophia Bush seslendiriyor.

BÜYÜK TUĞLA: Çok büyük kaslara ve korkusuz bir ruha sahip bir süper kahraman olan Büyük Tuğla zaten ismiyle adeta kişiliğini ortaya koyuyor.

REFLÜ: Oldukça yaşlı ve biraz da rahatsız edici bir özelliğe sahip çünkü onun midesinden sıcak lava çıkıyor. Bu sayede de en güvenli lokasyonlara bile rahatlıkla girebiliyor.

EZİCİ : Bu karakterin en önemli özelliği telekinezi gücünün olması ve bu yüzden onun için akıl her zaman fiziksel güce göre daha önce gelebilmesi O, parmağını bile kıpırdatmadan bir arabayı ezebiliyor.

ÇIPLIK: Baykuşa benzeyen gözleri ve 360 derece dönen bir kafası var. Görünümünü tamamlamak için yaptığı bir çift kanat sayesinde uçabiliyor , fakat asıl gücü camı bile kırabilen tiz çığlığı.

ELEKTRIX: Karakter parmak uçlarından yıldırımlar çıkarabiliyor. Oldukça yüksek bir voltaja sahip olduğu için de en iyisi ondan uzak durmak.

Filmin yapımcıları orijinal yapımın 1950’lerdeki görünümüne geri dönüyorlar

2004 yılındaki ilk “İnanılmaz Aile” filmini izleyenler yalnızca karakterlere aşık olmadılar, aynı zamanda filmin 50’lerden esinlenen görünümünü de çok sevdiler. “İnanılmaz Aile 2” de birinci filmin kaldığı yerden devam ettiği için aynı görünüm geri geliyor ve bu defa gelişen teknoloji sayesinde çok daha iyi bir görüntüyle karşı karşıyayız.

Senarist ve yönetmen Brad Bird’e göre bu nostaljik görünüm, daha ilk film yapım aşamasındayken onun hayal gücünü ateşleyen film türlerini hatırlatan şeylerden biriydi. Fakat bu film türlerinde çizgi roman kahramanlarına yer yoktu. “Özellikle ajan dizileri ve filmlerinden ilham almıştım” diyor Bird ve ekliyor; “James Bond, ‘Mission: Impossible,’ ‘The Man from U.N.C.L.E.,’ ‘Our Man Flint’ gibi filmlerin yanı sıra çok bilinen macera çizgi filmi ‘Johnny Quest’ de beni etklemişti. Bu tip karakterlerin ek çoğu 60’ların zarif ve karizmatik tavrına sahipti ve biz de bunu yakalamaya çalıştık.”

Mimariden caddelerdeki otomobillere ve hatta karakterlerin kendilerine kadar her şeyde, ilk film adeta bir 50’ler hissi uyandırmaya çalışırken, ek olarak biraz çağdaş bir dokunuşla geleceğe göz kırparak ve bu tarzı da farklılaştırarak ; kendine özgü bir tarz yaratıyor. Yapım tasarımcısı Ralph Eggleston da bunu şöyle açıklıyor; “Biz 50’leri yakalamaya değil, insanların o döneme dair hatıralarını yakalamaya çalışıyoruz. Bu, asla gelmeyecek olan retro bir gelecek.”

Ekip, Palm Springs’e yaptığı bir araştırma gezisinden ilham alarak 1950’ler mimarisine özgü yalın çizgilerin cazibesine kapılıyor. Tasarımcı Eggleston’a göre, tüm cevaplar sadelikten geçiyor ve şu ifadeyi kullanıyor, “Brad Bird’ün karakterleri ve hikaye anlatma becerisi o kadar iyi ki, bu bizi neredeyse tamamen karikatürize edilmiş bir dünyaya sokuyor. Bu yüzden ‘İnanılmaz Aile’ yapımının inanılırlığı, görünümlerden çok hikâyenin kendisi sayesinde kazanılmıştı. Asıl gerçek olan şey buydu. Karakterler hepimize gerçek gelmişti. Üstelik Bob’un, ayak bilekleri 3 cm çapında olmasına rağmen aynı zamanda omuzlarının genişliği yüzünden kapılardan geçememesi gerçek üstü durumlar olmasına rağmen.”

“İnanılmaz Aile 2” için yeni bir ev inşa edildi

Parr ailesinin bir önceki evi “İnanılmaz Aile” filminin sonunda yıkıldığından dolayı, yapımcılar “İnanılmaz Aile 2” için yeni bir şeye ihtiyaçları olduğunu biliyorlardı. Tasarımcı Eggleston’ın ekibi orijinal olarak 700 metrekarelik bir ev tasarlamışlardı; fakat hikayenin daha sonraki gelişimi sebebiyle Deavor’lar Parr ailesine çok daha geniş ve son teknoloji bir ev tahsis ettiler. “Yeni evleri, şehirden uzaka bir uçurumun kenarında konsollar üzerina inşa edilmiş” diyor Eggleston ve ekliyor; “Roketlerden ve pek çok farklı mimardan ilham alan bu evin oldukça karikatürize edilmiş bir görünümü var.”

Tasarımcı Eggleston’a göre, yaklaşık 12.000 metre karelik sanal bir alana yayılan bu evin çok sayıda odası ve sıra dışı bir takım mimari özellikleri var. “Seyircilerin bu eve bir hayranlık duymasını fakat bir yandan da buranın gerçek olduğuna inanmalarını istedik “ diyor Eggleston ve şu şekillde tarif ediyor; “Bu yüzden de hikayenin gidişatı ile uyumlu bir yerleşim

planı oluşturmamız gerekiyordu. Bu çok zorlu bir görevdi fakat yine de inandırıcılık açısından çok önemliydi.”

Çevre tasarımından sorumlu sanat yönetmeni Anthony Christov’a göre de yüksek teknolojiye sahip bir ev Deavor’ların zenginliğinin bir yansıması ve aynı zamanda da 1950’lerden esinlenen fütüristik tasarımı da kucaklamanın bir yolu. “Bütün ev animasyon” diyor Christov. “Hiç de simetrik bir tasarım değil ve tamamen öngörülemeyen bir yapısı var.”

Yapımcılar tasarım sırasında yüksek teknoloji cihazlar, su özellikleri ve yap-boz gibi hareket edebilen bir zemin gibi pek çok fantastik detaylar yarattı. “Parr ailesinin klasik yapısı ve bu son teknoloji ev arasında kasten yaratılmış bir zıtlık var. Bu da pek çok kahkahanın altında yatan sebep oluyor” diyor çevre tasarımından sorumlu sanat yönetmeni Anthony Christov e ekliyor; “Parr ailesi, aslında hemen fark edemese de burada çok da rahat edemiyor.”

Parr ailesinin memleketi olan Municiberg ilk filme göre çok daha büyük bir yer

“Parr ailesinin memleketi Municiberg, Amerika’daki herhangi bir şehir” diyen flimin tasarımcısı Ralph Eggleston ve ekliyor “Municiberg, ilk filme göre çok daha büyük bir yer. Özellikle de arkaplandaki araçlar, karakterler ve karakterlerin kostümleri açısından. Bu tip şeylere olan yaklaşımımız yıllar geçtikçe değişti. Bu yüzden de artık çok daha fazlasını yapabiliyoruz.”

Ralph Eggleston’a göre “İnanılmaz Aile 2” aynı yerde ve aynı zamanda geçmesine rağmen, tasarım ekibi 1960’ların görünümlerini yakalayabilmek adına çalışmalarını genişletti.Bu konu hakkında ise “İlk film 1950’lerin ortasında geçiyordu fakat biz daha çok 50’lerin sonu ve 60’ların başına has bir görünüm vermek istedik. Özel bir sebebi yoktu ama hepimize daha doğru geldi.” diyor Ralph Eggleston.

Bebek Jack-Jack’in inanılmaz güçleri “İnanılmaz Aile 2”ye damga vuracak

Parr ailesi henüz Jack-Jack’in süper potansiyelini keşfetmemişken ve seyirciler bu sıradışı bebeğin güçleri konusunda az da olsa bir fikre sahip olabilmişti. Çünkü bunların bazıları ‘İnanılmaz Aile 2" filminin sonunda bazıları da 2005 yılındaki “Jack-Jack Attack” isimli kısa filmde, kazara bebek bakıcısını korkutan Jack-Jack sayesinde açıklanmıştı. Geri kalanları ise yakın geçmişte “İnanılmaz Aile 2” fragmanlarında gösterildi. Daha fazlası da bu yaz sinemalarda olacak.

Jack-Jack’in güçleri arasında şunlar yer alıyor:

• Alev topuna dönüşme/ Zihin gücüyle ateşi yönetebilme

• Görünmezlik

• Lazer Bakışı

• Havaya yükselme ve tavanda ya da duvarlarda gezebilme

• Çoğalabilme – birden fazla Jack-Jack haline gelebilme

• Kapalı kapılardan geçebilme

• Yıldırımlar gönderebilme

• Telekinezi

• Işınlanma

• Ağır metale ya da yapışkan bir jele dönüşebilme

• Şeytani bir bebeğe dönüşebilme

 

Efekt direktörü Bill Watral da , Jack-Jack’in güçlerinin tamamen efektlerden oluştuğunu ifade ederek asıl zorluğun, bu efektlerin oluşturma aşamasında yaşanmadığını belirterek; “Yaşadığımız en büyük zorluk, ateşe ya da jele dönüşürken Jack-Jack’in bebek görünümünü koruyabilmesiydi” diyerek ekliyor; “Kimse yanan bir bebek görmek istemeyeceği için oldukça uzun bir süreyi bu tip durumlarda da karakterin göze hitap edebilmesine harcadık.”

Yıllar içerisindeki teknolojik gelişmeler Watral ve ekibine, karakterlerin ateş vb. efektler içerisindeki görünümlerini geliştirebilmeleri için bir alan yaratmış. İşte bu yüzden ; “Jack-Jack’in yüz ifadelerini görebilmek oldukça önemliydi” diyor Watral ve sözlerine şöyle devam ediyor: “Farklı nüanslara sahip yüz ifadeleri yarattık ki mesajımız net olabilsin. Mesela: ‘Şu anda yanıyorum ama her şey yolunda! Hatta bu çok eğlenceli!’ Onun güçleri olan bir bebek olduğunu kimsenin unutmasını istemedik. Efektler hiçbir zaman mizahın önüne geçmemeliydi ve bu hedef aslında büyük bir patlama tasarlamaktan çok daha zordu.”

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: SİNAN ERDOĞDU

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam