SON DAKİKA
reklam
reklam

GLUTENSİZ DE HAYAT GÜZEL

Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2020, Cuma - 10:48   Okunma Sayısı: 54164
Gluten hassasiyeti bulunan çeşitli derneklere bağlı Anadolu yakasının değişik ilçelerinden gelen vatandaşlar Üsküdar Belediyesi'nin Valide Sultan Gemisi ile boğaz turu yaptılar.

 

 

Glutensiz Hayat Derneği, İstanbul Avrupa Yakası Çölyak Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği ile Çölyakla Yaşam Derneği'na bağlı Gluten hassasiyeti bulunan üyeler ve davetliler, Üsküdar Belediyesi'nin davetlisi olarak Valide Sultan Gemisi ile boğaz turuna çıktılar. Glutensiz Yaşam Programının ilk adımı Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen'in katılımı ile başlatıldı. Tura katılanlar kahvaltı eşliğinde boğaz turunun keyfini çıkarttılar.

Etkinliğe katılan Üsküdar Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, kış aylarını yaşadıklarını ve dışarıda havanın çok soğuk olduğunu söyleyerek, bu zor şartlara rağmen davetlerini kırmayıp gelenlere teşekkür etti.  Bu güzel günde İstanbul'un güzelliklerini bir de kışın boğazdan görmenin ayrı bir güzellik olacağını söyleyen Türkmen ''İstanbul'umuzun yazı da güzel, kışı da güzel'' dedi. 

Gluten hassasiyeti bulunanların çok özel misafirleri olduğunu söyleyen Belediye Başkanı Hilmi Türkmen, ''Sizin hayat şartlarınız, hayat tarzınız biraz farklı tabi ki. Bu da ayrı bir yaşam şekli alışmak lazım. Bunun da kendisine göre elbette güzel yanları vardır. Arzu ediyoruz ki insanlar bulundukları ortamlarda mutlu olmasını, huzurlu olmasını başarabilsinler. Burada toplumun her kesiminin destek olması gerekir. Biz de Üsküdar Belediyesi olarak toplumdaki her kesime, her sınıfa, her gruba, gencine, yaşlısına, engellisine herkese imkanlar ölçüsünde hizmet etmek istiyoruz. Sizin hayatınızı kolaylaştıracak, sizlere yardımcı olabilecek etkinliklerde, faaliyetlerde bulunmak isteriz. Her zaman yanınızda olmayı arzu ediyoruz'' diye konuştu.

Çölyak Dostu Üsküdar Belediyesi’nin, boğazın eşsiz sularında tüm zarafetiyle süzülen Valide Sultan gemisinde, İstanbul’da faaliyet gösteren 3 derneğin üyelerine özel düzenlediği kahvaltı etkinliğine

ayrıca Üsküdar Belediyesi Sosyal Destek Hizmetleri Müdürü Özlem Bağlar, Müdür yardımcısı Mustafa Yıldız, Belediye Başkan yardımcısı Zekeriya Şanlıer de katıldı. Boğaz turu esnasında etkinliğe katılanlar arasından yapılan çekilişle bazı üyelere Glutensiz Koli hediye edildi.

Buğdayda farklı türlerde protein bulunur ancak bunlardan yalnızca ikisi, glutenin ve gliadin, suyla karıştırıldığında gluten olarak bilinen esnek maddeyi oluşturur. Tek başına incelendiğinde gluten sert ve esnek bir maddedir. Buğday unu suyla karıştırılıp yoğurulduğunda, bu iki protein suyu tutar ve esnek gluten zincirlerini oluşturmak üzere birbirine bağlanır. Bu proteinlerin unda fazla miktarda bulunması durumunda un, suyu yapısına daha hızlı alır ve güçlü ve esnek bir gluten oluşturur.

Çölyak nedir?

Buğday, arpa, çavdar ve yulafta bulunan glüten adlı proteinin, genetik yatkınlığı olan kişilerin ince bağırsaklarında neden olduğu bir hastalıktır. İnce bağırsağın mideye yakın kısmı demir, çinko, magnezyum, kalsiyum, vitaminler ve proteinlerin emildiği bölgedir. Çölyak hastaları glüten içeren besinler tükettiklerinde, bağırsak iç yüzeyinde bulunan ve villus adı verilen parmaksı çıkıntılar düzleşerek emilim yapamaz hale gelirler. Böylece beslenme yetersizliği meydana gelir ve ardından hastalık belirtileri ortaya çıkar.

 

Çölyak belirtileri

Çölyak rahatsızlığına yakalanan vatandaşlarda bu hastalığın belirtilerini görmek mümkün. Bu belirtiler; karın şişliği, tedavi edilemeyen kansızlık, çocuklarda büyüme geriliği, iştahsızlık, tekrarlayan ishal, kusma, kabızlık, yaşa göre kilo azlığı, kas güçsüzlüğü, kramplar ağız içi aftlar, kemik erimesi, ciltte kaşıntılı döküntüler, çocuklarda huy değişikliği, huysuzluk, ergenlik gecikmesi, adet düzensizlikleri, kısırlık gibi tipik belirtilerin yanında hiç belirti vermeyen sessiz ilerleyen çölyak vakalarına da rastlanmakta. Bu nedenle tanı almada gecikme yaşanabilmekte.

Ülkemizde 760 bin Çölyak vakası var

Çölyak hastalığının görülme sıklığı, 100 kişide 1 kişidir. Buna göre ülkemizde istatistiki olarak yedi yüz altmış bin çölyaklının varlığı düşünülmektedir. Ancak sağlık bakanlığı verilerine göre tanı alan çölyaklı sayısı yetmiş beş bin civarındadır. Bu durumda bir buzdağından bahsedilmektedir. Ve henüz teşhis almayı bekleyen buzdağının altında kalan ciddi sayıda kişinin varlığı söz konusudur. En yüksek görülme sıklığı 0-20 yaşlar arasıdır. İlerleyen yaşlarda hatta 70-80 yaş aralığında görülmektedir. Bu nedenle hekimlere büyük görev düşmektedir. Tipik belirtilerin yanında, sessiz ilerleyen vakalarında zamanında yakalanması son derece önemlidir. Cinsiyet ayrımıyla ilgili henüz yeterince veri oluşturulmamıştır. Ancak genetik yatkınlık konusu dikkate alınmalıdır. Anne ya da babadan birinin çölyaklı olması durumunda çocuklarında olasılık 20 de 1 e yükselir. Kardeşlerde olasılık 20 kat artabilir. Ailede bir kişi tanı aldığında belirti olmasa bile 1. Ve 2. derece tüm akrabalar taranmalıdır. Çünkü hastalık yıllarca belirtisiz kalabilir.

 

Tanıda ilk adım şüphelenmekle başlar

Tanının ikinci adımında hemogram ve çeşitli biyokimyasal kan testleri  uygulanır. Demir eksikliği ve buna bağlı kansızlık tespiti şüpheleri arttırır. Bu aşamada çölyak hastalığına özel kan testleri devreye girer. Bu özel testlerin pozitif olması durumunda ya da negatif çıksa dahi şüphe devam ediyorsa gastroenteroloji uzmanına sevk olunmalıdır. Gastroenteroloji uzmanı endoskopi yaparak ince bağırsağı görür ve gerekli yerlerden biyopsi alır. Buna ilaveten kemik metabolizma testleri, kemik dansite ölçümü, troid testleri doku tipi tayini gibi tanıyı destekleyici testle uygulanmalıdır. Tüm testlerin sonuçları değerlendirilerek kesin tanıya ulaşılır. Çölyak hastalığının tespiti için uygulanan özel kan testleri, anti-endomisium ( EMA) ve anti-doku transglutaminaz (tTG) testleridir. Bu testlerin pozitif olması kişinin % 95 oranında ÇÖLYAK olduğunu gösterir. Ancak kesin tanı için mutlaka biyopsi uygulanmalıdır. Biyopsi sonucunda ince bağırsaklardaki, besinlerin emilimini sağlayan villusların hasarı tanıyı kesinleştirir.

Tek tedavi glutensiz yaşam

Günümüzde çölyak hastalığının tek tedavi yöntemi, ömür boyu glutensiz beslenme olarak belirlenmiş.  Buğday, arpa, çavdar ve yulaf glüten içeren tahıllardır. Dolayısıyla bu dört tahıl kullanılarak üretilmiş her türlü yiyecek, katkı maddesi, kıvam arttırıcı, raf ömrü uzatan kimyasallar, yapıştırıcılar vb. gibileri çölyaklıların besinlerinden kesinlikle uzak tutulmalıdır. Bu dört tahılın yerine pirinç, mısır, patates, fasulye, nohut, mercimek gibi baklagiller, bunlardan elde edilen nişasta ve kestane unu, soya unu, üzüm çekirdeği unu ve tapyoka nişastası güvenle kullanılabilecek doğal glütensiz gıdalardır. Bu unların öğütüldüğü değirmenlerde, daha önce öğütülmüş buğday, arpa, çavdar ve yulaf kırıntısı bulunmamasına özellikle dikkat edilmelidir. Et, balık, yumurta, meyve, sebze, süt ve süt ürünleri de doğal olarak glüten içermemektedir. Ancak üretim ortamı ve raf ömrü uzatıcı katkı maddeleri vb. gibi nedenlerle ambalajlarda yer alan içerik bilgileri her zaman dikkatle incelenmelidir. Alışveriş sırasında her türlü üründe glütensiz ifadesi titizlikle aranmalıdır. Marketlerden alınan hazır ürünler glüten içerebilmektedir. ( Soslar, cipsler, hazır çorbalar, bazı poşet çaylar, köfte harcı, pilav harcı vb.gibi) Glutensiz beslenmeye başlayan çölyaklıların ince bağırsaklarında hasara uğrayan villuslar 3-6 ay gibi süre içinde normal hallerine geri dönerler. Beslenme yetersizliğine bağlı diğer rahatsızlıklarda diyete uyum sürecine bağlı olarak, kısa sürede düzelmeye başlar. Glutensiz diyete başlayan çölyaklı, herhangi bir nedenle, bilmeden glüten içeren gıda tükettiklerinde, herhangi bir rahatsızlık ya da belirti hissetmese de, uzun süre sonra şikâyetleri yeniden başlayabilir.

Glutensiz Diyet

Çölyak hastalığının günümüzde tek tedavi şekli ömür boyu sürecek Glutensiz diyettir. İlk bakışta zor görünen Glutensiz Diyet aslında sağlıklı bir yaşam şeklidir. Çölyaklı kişinin hayatını kolaylaştırmak için deneyimlerimizi ve enson yenilikleri paylaşabilmek için Çölyakla Yaşam Derneği kurulmuştur.
‍Bilmemiz gereken en önemli konulardan biri de Gluten içermeyen bir çok besin maddesi olduğudur. Hepsi de çok lezzetli ve sağlıklıdır.  Et, balık, taze sebze ve tüm meyveler, pirinç, nohut, mercimek, fasulye, kuru börülce, patates, soya eti, soya fasulyesi, mısır unu, pirinç unu,  yumurta,  zeytinyağı, margarinler, bal,  bu yiyeceklerden bazıları.

 

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: MURAT İLTER

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam