SON DAKİKA
reklam
reklam

Markalar dijitalde buluştu

Eklenme Tarihi: 20 Kasım 2020, Cuma - 01:19   Okunma Sayısı: 63317
Avrupa, Orta Doğu ve Afrika bölgesinin en büyük iş ve markalar dünyası buluşması olan Brand Week Istanbul, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın en yaratıcı isim ve projelerini bu kez online olarak bir araya getirdi

Bu yıl “Çizginin Dışındakiler” temasıyla iletişim ve pazarlama dünyasına ilham veren Brand Week Istanbul’da beş günlük maraton sona erdi. Avrupa, Orta Doğu ve Afrika ya da orijinal adının sıkça kullanılan kısaltmasıyla EMEA (Europe, the Middle East and Africa) bölgesinin en büyük iş ve markalar dünyası buluşması olan Brand Week Istanbul, her yıl olduğu gibi bu yıl da dünyanın en yaratıcı isim ve projelerini bir araya getirdi. Brand Week Istanbul, beş gün boyunca 100’ü aşkın oturumda yaklaşık 150 konuşmacıyı ağırladı. Türkiye pazarlama ve iletişim endüstrisini, dünyanın en yaratıcı zihinleri ve işleriyle buluşturmayı hedefleyen Brand Week Istanbul'un ilk gününde Prof. Dr. Refet Gürkaynak Türkiye’nin sıcak gündemini aktarırken, MIT Sloan School Dijital İşletme Merkezi Araştırma Görevlisi ve Yazar Michael Schrage İnovasyonun geleceğini anlattı. COVID-19’un hayatımızda değiştirdikleriyle Prof. Dr. Lalin Anık ve The Ohio State Universitesi Bilgisayar Mühendisliği bölümünde çalışmalarını sürdüren Prof. Dr. Aleix M. Martinez gelecekte duygu ve niyet okuma başlıklarıyla günün önemli konuşmacıları arasındaydı. Show Tv'deki ilk bölümüyle büyük ses getiren ve üç farklı kadının hikayesini konu alan “Alev Alev” dizisinin başarılı oyuncuları Demet Evgar, Hazar Ergüçlü ve Dilan Çiçek Deniz’i sahnesinde, Show TV Ana Haber sunucusu Ece Üner moderatörlüğünde ağırlayan Brand Week Istanbul’da Acun Ilıcalı, Zeynep Bastık, Duygu Özaslan ve rating rekorları kıran Kırmızı Oda dizisine ilham veren Gülseren Budayıcıoğlu ikinci günün diğer konuklar arasındaydı. Brand Week Istanbul, üçüncü gününe Cem Yılmaz enerjisiyle başladı. Son günlerde yer aldığı Opet reklamlarıyla adından söz ettiren Cem Yılmaz, Opet Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Zengin’in moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda Opet’le kurduğu gönül bağından ve mesleğiyle ilgili özel açıklamalarda bulundu. Brand Week Istanbul’un üçüncü gününde en önemli konu başlıklarından biri Türkiye’de su meselesiydi. Türkiye’yi bekleyen su krizini ve neler yapabileceğimizi konuşmak üzere Reckitt Benckiser Hijyen Pazarlama Direktörü Tarık Bayar ve Oyuncu Taner Ölmez Brand Week Istanbul sahnesindeydi. Brand Week Istanbul’un dördüncü gününde, Scuderia Ferrari Formula 1 takımının genç ve başarılı pilotu Charles Leclerc’in yanı sıra pandeminin hayatımızda yarattığı duygusal dönüşümünü aktaran Prof. Dr. Yankı Yazgan, Memory of Mankind projesinin sahibi Seramik Mimarı Martin Kunze ve sanal avatarlar konusunda akademinin lider isimlerinden Dr. Hao Li konuşmacı olarak katıldılar. Son gün programında ise yeryüzünde kalıntı bırakan mikro boyuttaki canlıların biyolojik yapısını anlamak için çalışmalar yapan ve NASA'nın evrendeki yaşam arama çalışmalarına yön verecek olan yeni projesine liderlik edecek olan Betül Kaçar, yeni dijital platformu ile Acun Ilıcalı ve yeni tüketici deneyimlerini aktaran Akan Abdula günün en dikkat çeken isimleri arasında yerini aldı. Brand Week Istanbul’un beşinci ve son gününde medya, iletişim ve yayıncılık üzerine farklı disiplinlerden gelen konuşmacılar, kendi deneyimlerini ve gelecek öngörülerini dinleyicilerle paylaştı.

 

 

 

Korku aşılabilirse en büyük özgürlük oluyor

Geçtiğimiz günlerde Show TV’de yayın hayatına başlayan Alev Alev dizisindeki sahnesi ile çok konuşulan ve aslında Türkiye’deki pek çok kadının da sesi olan Demet Evgar, “Benim için çok sarsıcı bir sahneydi. Okurken de aynı şekilde çok etkilenmiştim. Ne yazık ki toplumumuzda kadınlara kadının istediğini seçme ya da yapmama hakkı tanınmıyor.Bu anlamda sadece Türkiye değil, dünyaca çok ilkel bir yerdeyiz. Ama hiç birimizin korkmaması gerekiyor. Korku ürkütücü geliyor belki ama aslında çok da öğretici bir kavram. Bir insan korkusunu eğer aşabilirse bu onun en büyük özgürlüğü oluyor. Korkuya rağmen devam etmektir, cesaret“ dedi. Özellikle bu yıl Türk televizyonlarında bir milat yaşandığını ve dizilerde kadının sadece bir erkeğin etrafında dönen hikayelerinden ziyade, başlı başına kadın hikayelerine yer veren yapımların artmasının çok mutluluk verici olduğunu dile getirdi.

Amaç geleceğe gerçek veriler bırakmak

Digital Future Hub by Garanti BBVA sahnesinde konuşan “Dünyanın Kütüphanecisi” olarak bilinen ve gelecekte ne kadar geçmişimiz olacak sorusuna yanıt arayan Martin Kunze, kozmik bir kavram olduğunu ifade ettiği “geçmiş” ile ilgili şunları paylaştı: “Dünyada şu an dijital olarak 50 zettabyte dijital veri var. Bu kadar veriyi bir kitaplık olarak saklamaya çalışsanız güneş sisteminin çevresini birkaç kere saracak bir kütüphaneye ihtiyacınız olur. Veri saklamak için hem alana hem de enerjiye ihtiyaç var. Antik dönemden bugüne geldiğinizde veri olarak işlenen ve yayıncılık olarak kabul edilen her şey çok değişti. Artık yazı ve kitapların dışında internette yaydığınız anlamı olan veya olmayan bir video da yayıncılık kapsamında değerlendiriliyor ve geleceğe gerçek veriler aktarmak açısından önem taşıyor. Bu projeyi geliştirirken en temel amacımız geleceğe gerçek veriler bırakmak. Müzeler, sanat ve doğa tarihi, nükleer atık raporları, iklim ile ilgili iyi kötü tüm veriler geleceğe yön verir. Geleceğe sadece iyi veri değil kötü veri de bırakmalıyız. Böylelikle bizden sonraki nesiller neyi yapmaları ve neyi yapmamaları gerektiğini öngörebilecekler. İnsanların dışında yapay zekâların bile geçmişe ihtiyacı olacak. Geçmiş kozmik bir kavramdır. Hepimizin geçmişe bir şeyler bırakma yükümlülüğü olduğunu düşünüyorum” dedi. Kunze’nin belki de en manidar mesajı ise şuydu: “Elimizdeki dijital veriler ortadan kaybolmazsa bile, geleceğe aktardığımız şeylerin bilimsel makalelerden ziyade aptal videolar olmasından korkuyorum"

 

 

Cem Yılmaz enerjisiyle renk kattı

Opet Pazarlamadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Murat Zengin’in moderatörlüğünde gerçekleşen “Ne Fark Eder?” oturumunun konuğu Cem Yılmaz oldu. Yıllar önce rol aldığı bir reklamla ilgili; “Eğitim Şart” sloganı aslında olumlu bir cümle olmasına rağmen, zamanla bir boş vermişlik nidasına döndüğünü fark ettim. Bunu çok gözlemledim ve sonrasında kendi gösterilerimde bunu konu olarak işledim. Gösterilerine hazırlık sürecinden de bahseden Yılmaz, “ gençken daha umarsızdım. Sahneye ilk çıktığım andan itibaren herkesi güldürmeli miyim? diye düşünüyorum. Mesleğimle ilgili katıyım! Buna herkes güler dediğiniz şey aslında belki gerçekten komik olmayabilir ve siz koca bir kariyeri bu yanlış anlamanın üzerine kurabilirsiniz. O yüzden koca bir salonda herkes gülerken, bir kişi hiç gülmüyorsa bu benim konum olur“ dedi. Aynı oturumda kendisini çizgi dışı olarak gördüğünden de bahseden Cem Yılmaz, “ Ben de bu mesleğe herkes gibi çok küçük yaşlarda büyük ustaların çizimlerini, renklerini taklit ederek başladım.Fakat sahneye çıktığım anda, izleyenlerime bambaşka bir şey sunuyorum. O yüzden kendimi çizginin dışında buluyorum. Bunu ben marjinalim demek için söylemiyorum, çemberin içinde kalıp, orayı dönüştürebilmek asıl mesele. Bu bana her zaman kendimi çok daha iyi hissettiriyor” şeklinde konuştu.

Pandemi dijitalleşmeyi hızlandırdı

Sözlerine bu yıl nereye baksak karşımıza “kriz” çıktı diyerek başlayan Facebook Orta Doğu, Afrika ve Türkiye Bölge Başkan Yardımcısı Derya Matraş; ekonomik, siyaset, sağlık gibi pek çok alanda 2020’de yaşanan krizlerden ve bu krizlerin neden olduğu sorunlardan bahsetti. 2020’nin bir felaketler yılı olduğunu söyleyen Matraş, 3 bin 500 yıllık Çin Alfabesi’nde krizin tehlike ve fırsat olmak üzere iki kelimeden oluşmasına bir gönderme yaparak, “Krizler farklı bir şekilde düşünmemizi sağlayarak yeni fırsatlar sunar. Ama bu her kriz için geçerli değil elbette. Uzayan krizler insanların daha önceden edinmiş oldukları davranışlarla bağlarının kırılmasına neden olur. Bu bağlar kırılınca insanlarda yeni ortama uyum sağlama isteği gelir ve bunun neticesinde inovasyon ortaya çıkar” dedi. Derya Matraş, Covid-19 ve doğurduğu diğer krizlerin neleri değiştirdiğini anlatırken, “Bu krizde evde kalma anını değerlendiren firmaların hisseleri birkaç günde 4-5 kat arttı. Diğer önemli fırsat dijitalleşmenin hız kazanması oldu. Fortune 500 şirketlerinin CEO’larının yüzde 75’i Covid’in, şirketlerinin dijitalleşmesini hızlandırdığı ifade ediyor. Diğer yandan pandemi sadece şirketler için değil, bireyler için de değişimi ve bazı fırsatları beraberinde getirdi. Herhangi bir rutinin alışkanlık haline gelmesi için 66 gün geçmeli. Bu dönemde bizim pek çok alışkanlığımız değişti. Bazı hobilerimiz alışkanlığa döndü ve bunların bir kısmı kalıcı da olacak” diye konuştu.

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: MURAT İLTER

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam