SON DAKİKA
reklam
reklam

Kadim tarihin görkemli şehri

Eklenme Tarihi: 12 Ekim 2021, Salı - 03:28   Okunma Sayısı: 10500
Romanya’nın ikinci büyük şehri olan Cluj-Napoca , tarihi müzeleri, kadim kiliseleri, mistik mimarisi, görkemli barok ve gotik stildeki binaları, heybetli heykelleri, hareketli parkları ve etrafını çevreleyen yemyeşil ormanlarıyla her yıl milyonlarca turisti ağırlıyor.

 

 

Üniversite öğrencilerinin Erasmus için tercih ettiği, genç nüfusun yoğun ve gece hayatının hareketli olduğu Cluj-Napoca, kültürel seyahatin dışında sportif karşılaşmalara da ev sahipliği yapmasıyla tanınıyor. Bu yıl Masa Tenisi Takımlar Avrupa Şampiyonası Romanya'nın bu şirin kentinde yapıldı. Biz de Erkek ve Kadın A Milli takımlarımızla birlikte, Osmanlı döneminde Kaloşvar olarak bilinen Cluj-Napoca'yı gezme ve yakından tanıma imkanı bulduk. Cluj-Napoca, Transilvanya’nın en büyük, Romanya’nın ise başkent Bükreş’in ardından ikinci büyük şehri. Romenler ile birlikte nüfusunun büyük bölümünü Macarlar oluşturuyor. Bu nedenle kentin ikinci dili Macarca. Ayrıca kenti gezdikçe Avusturya-Macaristan İmparatorluğu dönemimin kültürel etkisini, mimaride ve gastronomide görmek mümkün. Cluj-Napoca, genç nüfusunun yanı sıra dünyanın pek çok yerinden gelen üniversite öğrencileriyle tam bir gençlik kenti. Gençlerin çok olmasından dolayı kentte gece hayatı da oldukça hareketli ve renkli. Cluj-Napoca  yeşilliğin ve ormanların içinde kesinlikle gidilip görünmesi gereken Doğu Avrupa şehirlerinin başında geliyor.

Tarihi çok eski dönemlere dayanıyor

Cluj-Napoca , diğer Transilvanya şehirleri gibi Daçyalı‘lar tarafından, MS. 1. ve 2. yüzyıllar arasında Napuca ismiyle kurulmuş. Roma’lı imparator Marcus Aurelius’un hüküm sürdüğü dönemde ise colonia yani koloni rütbesi verilen kent, Clus ismini almış. Latince etrafı dağlarla çevrili yer anlamına gelen Cluj, 12. yüzyılda Macaristan Krallığının hakimiyetine girmiş. Bölgeye Tatar saldırılarını önlemleri amacıyla Saksonlar yerleştirilmiş. Kent Osmanlı döneminde ise iç işlerinde serbest bırakılması nedeniyle en parlak dönemini yaşamış. Adı uzun süre Clus olarak anılan kent, 1974 yılında Cluj-Napoca ismini almış. Türk yemekleri yiyebileceğiniz restoranların bulunduğu kentte zengin bir yemek kültürü çeşitliliği var. Ancak lazanyayı andıran Koloszvari rakott kaposzta denilen yemeği yemenizi tavsiye ederim. Pişirilen lahananın içine, doğranmış soğan, sarımsak, kıyma, dilimlenmiş sosis, tuz, karabiber, kırmızı biber ve pirinç ilave edilip fırınlanıyor. Piştikten sonra üzerine ekşi krema ile birlikte pastırma ve fesleğen ekleniyor.

Spor salonunu merkez olarak aldık

Diğer Transilvanya şehirlerine göre daha çok gezilecek yere sahip olan Cluj-Napoca'yı doya, doya gezmek için, her gezi yazımda bahsettiğim gibi yürümenizi öneririm. Gezip görülecek yerler birbirine çok uzak değil. Biz maçlara gidip gelirken kenti de yakından tanımak için yürümeyi tercih ettik. Masa Tenisi Takımlar Avrupa Şampiyonası, santral caddesi üzerindeki BT Arena'da yapıldı. Erkeklerde ve kadınlarda Almanya'nın Avrupa Şampiyonu olduğu şampiyonanın oynandığı BT Arena Cluj-Napoca'nın en büyük spor ve konser salonu. Kenti ortadan ikiye ayıran Someşul nehrinin güneyinde Cluj stadının hemen yanında yer alan bu devası tesisi kendimize merkez alarak, her gün değişik yönlere yürüyerek, bir çok yeri gezme imkanı bulduk.

Cluj-Napoca Birlik Meydanı

Spor Salonundan çıkıp, nehre paralel olan Morii kanalının yanından doğuya doğru ilerleyerek Birlik Meydanına ulaşıyoruz. Burası Romanya’nın tüm şehirlerinde bulunan ve aynı adı taşıyan bir meydan. Kentin tam merkezinde yer alan Birlik meydanının etrafı barok, gotik, rönesans ve neoklasik dönemlere ait binalarla çevrili. Bu binaların alt katları cafe ve restorant olarak hizmet veriyor. Barlar ise genellikle bu kadim yapıların mahzenlerinin restore edilmesiyle kurulmuş. Ancak kentin başka yerlerinde yeni yapılmış binaların girişlerinde açılmış barlarda var. Meydanda ilk dikkatimizi çeken siyah atı üzerindeki  Macaristan ve Hırvatistan Kralı Matthias Corvinus'un anıtsal heykeli oluyor. Heykelin hemen arkasında ise Aziz Michael Kilisesi bulunuyor. Küçük bir şapel üzerine inşa edilen Mikail Kilisesi, günümüzde Braşov‘da yer alan Black Church’ün ardından Transilvanya’nın en büyük ikinci katolik kilisesi olma özelliğine sahip. Gotik mimaride yapılamış olan kilisenin kulesi ise neo-gotik stile sahip.

Müze Meydanı tarihi eserlerle dolu

Aziz Michael Kilisesi'nden çıktığımızda hemen sağ tarafta barok tarzda yapılmış ihtişamlı Macaristan Konsolosluğunun hemen ardında, dar sokakları ve güzel terasları ile kentin bir başka cazibe merkezi olan Müze Meydanı bulunuyor. Meydanda Transilvanya  Ulusal Tarih Müzesi gezilebilir. Müzede; tarih öncesi dönem, Mısır, Daçya, Roma, Orta Çağ ve Modern tarihi kapsayan 24 bin obje sergileniyor. Müzenin tam çaprazında Macar Konsolosluğunun sırasında köşede, Cluj'da açılan ilk eczane olan ünlü Hintz Evi'nde Eczane Tarih Koleksiyonu sergileniyor. 1820’den kalma, Hintz Ailesi‘ne ait bu evde bulunan müzede 2 bin 500 tıbbi malzeme ve eczane ürünü sergileniyor. Hintz Ailesi dokuz kuşak boyunca eczaneyi işletmiş ve 25 de eczacı yetiştirmiş. Müzenin bulunduğu ev, 1949 yılına kadar kendilerine ait eczane olarak kullanılmaya devam etmiş. Müzenin 4 odası ve bir bodrum katı bulunuyor. İçerisinde porselen camlar ve kaplar, laboratuar aletleri, ilaçlar, yemek tarifleri, eczane eşyaları ve daha pek çok şey sergileniyor.

İhtişamlı kilise ve kralın doğduğu ev

Müze Meydanında Barok stilde inşa edilmiş olan Fransiskan Katolik Kilisesi yer alıyor. Bu görkemli kilise heykeller ve ikonlar açısından oldukça zengin ve iç mekanı kabartmalar ve süslemelerle oldukça renkli bir görünüşe sahip. Kilise, 1241'deki Tatar istilaları sırasında yıkılan eski bir Katolik kilisesinin yerine inşa edilmiş. 1390'da Benedictine rahipleri kiliseyi satın aldılar ve Orta Çağ'ın en ünlü Macar ordu komutanı ve krallarından John Hunyadi'nin de yardımıyla yanına Gotik stilde küçük bir manastır inşa ettiler. Manastırda şu anda Fransisken rahipleri yaşıyor ve her gün ihtiyaç sahiplerine ekmek dağıtıyorlar. Müze meydanında bir çok sanat evi ve ikinci el mağazaları bulunuyor.  Kiliseden çıkıp bir kaç dakikalık bir yürüyüşten sonra Kral John Hunyadi'nin oğlu kral Matthias Corvinus'un doğduğu eve ulaşmak mümkün. Cluj'un en eski binalardan biri olan ev, 15. yüzyılda gotik tarzda küçük bir misafirhane olarak inşa edilmiş. Tarihi boyunca hapishane, hastane ve müze olarak hizmet vermiş olan ev, günümüzde görsel sanatlar enstitüsüne ev sahipliği yapıyor. Müze meydanının tam ortasında Avusturya İmparatoru I. Francis ve İmparatoriçe Carolina Augusta‘nın Cluj şehrini ziyaret etmesi  onuruna dikilmiş bir dikilitaş yer alıyor. Halkın bağışları sonucu yaptırılan bu dikilitaş, 1898 yılında bugünkü konumu olan Müze Meydanı’na taşınmış ve meydanın adı Carolina Meydanı olarak değiştirilmiş.

 

Etnografya Müzesi

Müze meydanından ayrılıp, yeniden Birlik Meydanına ulaştığımızda bu kez bizi Transilvanya Etnografya Müzesi karşılıyor. Eskiden otel olarak kullanılan ve açık mavi rengiyle dikkat çeken bu binada, 17-20. yüzyıllarını konu alan 41 binden fazla etnografik eser sergileniyor. Avcılık, balıkçılık, tarım, dokuma, deri, demir, yöresel kıyafetler, halılar ve dokümanlar sergilenen objelerin bazıları. Müzeden çıkıp Cumhuriyet caddesi boyunca güneye devam ederek Cluj'un sur kalıntılarına ulaşıyoruz. Orta Çağ’da oldukça önemli bir ticaret merkezi olan Cluj'un Tatar saldırılarından korunması için etrafı kalın surlarla çevrilmiş. 15. yüzyılda 45 hektarlık bir alan surlarla çevrilerek, her birine bir zanaatın adının verildiği 18 gözetleme kulesi eklenmiş. Günümüzde kulelerden sadece Terzi Kulesi ayakta kalabilmiş. Ön tarafında ise Osmanlı İmparatorluğu'na karşı birçok savaşta yer almış olan Rumen halk kahramanı Baba Novac‘ın heykeli bulunuyor. Romanya Ulusal Opera binası, Avram Iancu Heykeli ve Ortodoks Katedrali ve göremesek de adını sıkça duyduğumuz günümüzde turistlik bir yer olan Salina Turda yani Turda Tuz Madeni Cluj'un diğer görülmesi gereken yerleri arasında bulunuyor.

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: MURAT İLTER

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam

sinop web tasarım sinop erkek öğrenci yurdu sinop kız öğrenci yurdu sinop kız yurdu arslan pansiyon sinop