SON DAKİKA

Dijital dünya ve tuzakları

Köşe Yazarı: Uğur Faruk YILDIZ   Eklenme Tarihi: 20 Haziran 2018, Çarşamba - 10:00   Okunma Sayısı:

Belki de son çağ Dijital çağ olacak. Bu çağ içinde yaşanan Dijital yaşam hepimizin hayatını kolaylaştırdığı gibi ticari hayatta riskleri beraberinde getirmekte kriminal ve askeri alanlarda ise tehlikeler yaratmaktadır. Görsel ve yazılı yazılı basında sık sık rastladığımız olaylar arasında birtakım kurgulamalar veya yaratılan senaryolarla kişileri kandırma ya da tehdit ve şantajlarla yapılan aldatmacalardır. Bu sayede kişilerin banka hesapları boşaltılır veya belirlenen yere para getirmesi sağlanır.

Şirketler bazında ise sahtekârlığın çapı daha da büyük olabilmektedir

Gün geçmiyor ki bir haber duymayalım yada şahit olmayalım. Bankamatiklere kurulan tuzaklar, çoğunlukla bizlerin bilgisizliğinden veya ihmalinden avcılara imkân sağlamaktadır. Şüpheci olmaktan uzak yaşayanlarımız ve herkesi kendisi gibi bilenlerimiz mutlaka kötü bir durumla karşılaşmaya aday olacaklarını bilmek zorundadırlar.

Yaşlı emeklilerin av olarak seçilmesi avcıların “vazgeçilmez”idir. Para çekmeyi beceremeyenlerin çevresindeki kişilerden yardım istemesi, şifrenin hiçbir sakıncaya mahal vermeden uluorta girilmesi ve kartın bankamatikten çıkmaması durumunda yapılacak işlerin bilinmemesi bizlerin eksik taraflarıdır. Bu eksik taraflar da karşımızda “uyanıklar” türetmektedir.

Aslında çok rakamlı ve harf karışımlı şifrelemelerle hesapların gizlenebileceği belirtilse de günümüzde kırılamayan şifre de pek yok gibi galiba?  Kaldı ki, e-devlet şifreleri bile zorlanıyor.

Emniyet Teşkilâtımız telefonlarımıza gönderdiği uyarıcı mesajlarla, televizyonlara aksettirdiği kısa metrajlı film ve video görüntüleriyle bizleri aydınlatmaya çalışsa da aldanma olayımız devam etmektedir. 

Kandırma heveslileri şekil değiştirerek, günün icap ve şartlarına uygun senaryolar üreterek (Kişiyi yolmak için düne kadar “PKK mensubu olduğunuz” deniyordu, şimdi “FETÖ ile bağlantınız olduğu” şekline dönüştü) sanatlarını (!) icra etmektedirler.

Dijital çalışmalar bütün teknik ve idari sınıfların bünyesine girmiştir. Özellikle silah ve füzeleri hedefe yöneltecek atış kontrol sistemleri ve hedef koordinatlarını belirleme işlemleri çok kısa sürelerde yapılabilmektedir.  

Bu çalışmalar sırasında yapılabilecek bir hatanın nelere mal olabileceğini düşünmek ister misiniz?  Şehrin tepesinde bir füzenin patlaması, bir uçağın düşürülmesi, meskûn mahalle topçu veya havan mermisinin düşmesi örnek olarak gösterilebilir. 

Elbette teknik hata olabilir; ama bunun payı çok düşüktür. Teknik hatalar arasında denetim noksanlığı, bakım eksikliği, kullanım süresinin geçmişliği sayılabilir. Büyük hatalarda kasıt ve zarar verme isteği yatar. 

Kişilerin bilmesi gerektiğinden fazlasını öğrenme istek ve çabalarının denetlenmemesi, hassas yerlerde liyakatsiz personelin çalıştırılması, klerans ve brifinglere dikkat edilmemesi, güvenlik tahkikatlarının düzenli yapılmaması gibi konular milli menfaatlere, bölgesel ve hatta küresel gerginliklere neden olabilmektedir. 

 

Bulunulan yerin açık koordinatının verilmesi baskına uğramayı gerektirebileceği gibi, kişilerin telefonlarına sızmakla onun bulunduğu yeri ve görevini de belirlemeye imkân sağlayacaktır. Geçtiğimiz hafta İsrail askeri yetkilileri, bazı Hamas militanlarının İsrail askerlerinin telefonlarını ele geçirme girişiminde bulunduğunu iddia etmiştir.

İsrail ile Filistin arasında on yıllardır süren savaş, dijital dünyaya da sıçramış gibi görünüyor. BBC’de yer alan habere göre, kadın fotoğraflarıyla sahte hesap oluşturan Hamas üyeleri bazı İsrailli askerlere sosyal paylaşım sitesi üzerinden arkadaşlık isteği gönderiyormuş. Askerlerle bir süre sohbet eden Filistinli grubun üyeleri, daha sonra askerlere görüntülü konuşma yapabilmek için bir uygulama gönderiyor ve bunu indirmelerini istiyorlarmış. Yöntem gayet isabetli; bekâr asker, kadın ve işveli konuşmalar… “Av ve avcı tezgâhı” da burada başlıyor.

Bu yöntemle kurulan tuzağa düşen İsrailli askerlerin cep telefonlarına indirdikleri uygulama, telefonlarının kamera ve mikrofonları dahil tüm konuştukları konuları Hamas militanına verecektir.

Olayın açığa çıkmasının ardından İsrail ordusu yetkililerinden biri, söz konusu askerlerin çoğunun düşük rütbede olması nedeniyle Hamas’ın istediği bilgileri elde edememiş olacağını söylemiştir. 

Hamas, kendi militanlarıyla Gazze’de İsrail’i uğraştıran İsrail’e göre bir terör örgütüdür. Gazze Şeridi’ndeki İsrail güçleri ve silahlarıyla ilgili bilgilerin peşindedir. Muhtemeldir ki, Hamas militanlarının kullandığı fotoğraflar da gerçek insanlara aittir ve kişilerin sosyal medya hesabından çalınmıştır.

Bu görüntüler elbette İnterpol’ün de portföyüne girmiştir. İyi niyetle dijital ortama verilmiş olan görüntüler bazen kişilerin başına iş açabilir. Pirincin taşını ayıklama sırası şimdi kimdedir?

 

 

reklam

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Kapısı


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam