SON DAKİKA

Sokrates’in Üç Filtre Testi

Köşe Yazarı: Murat SOYDAN   Eklenme Tarihi: 16 Ağustos 2018, Perşembe - 10:59   Okunma Sayısı:

 

Sokrates; M.Ö. 469-399 yılları arasında Atina' da doğmuş ve yaşamış olan ünlü Antik Yunanlı düşünür ve filozoftur.  Yunan felsefisinin kurucularından olan Sokrates’in ismi adeta felsefe özdeşleşmiştir. Sanırım ülkemizde fikirleri bilinmese de en çok tanınan düşünürdür. Bu yazımızda Sokrates’in tanış olduğu bir kişi arasında geçen diyalog ve yöntem bahis konusu olacak.

Bir gün tanıdığı bir adam Sokrates’e: “Arkadaşınla ilgili ne duyduğumu biliyor musun?” der.

Sokrates: “Bir dakika bekle” diye cevap verir ve devam eder: “Bana bir şey söylemeden evvel senin küçük bir testten geçmeni istiyorum. Buna Üçlü Filtre Testi deniyor”. Adam merakla: “Üçlü Filtre?” diye sorar. “Doğru” diye devam eder Sokrates “Benimle arkadaşın hakkında konuşmaya başlamadan önce, bir süre durup ne söyleyeceğini filtre etmek iyi bir fikir olabilir. Bu ona üçlü filtre dememin sebebi.”

Birinci filtre:  Gerçek filtresi

“Bana birazdan söyleyeceğin şeyin tam olarak gerçek olduğundan emin misin?” Adam: “Hayır, aslında bunu sadece duydum.” “Tamam” der, “Öyleyse, sen bunun gerçekten doğru olup olmadığını bilmiyorsun.”

İkinci Filtre: iyilik filtresi

“Arkadaşın hakkında bana söylemek istediğin şey iyi bir şey mi?” diye sorar Sokrates. Adam Sokrates’e: “Hayır, tam tersi” diye cevap verir. Sokrates: “Öyleyse onun hakkında bana kötü bir şey söylemek istiyorsun ve bunun doğru olduğundan emin değilsin. Fakat yine de testi geçebilirsin, çünkü geriye bir filtre daha kaldı.”

  Üçüncü Filtre: İşe yararlılık filtresi

“Bana arkadaşım hakkında söyleyeceğin şey benim için yararlı mı?” diye sorar. Adam şaşırarak: “Hayır! Gerçekten de değil!” Sokrates: “İyi o zaman. Eğer bana söyleyeceğin şey doğru değilse ve yararlı değilse, bana niye söyleyesin ki!” der.

 

Sokrates’in bu derin anlam içiren diyaloğu düşünen ve takdir meziyetine sahip her zihin tarafından farklı cihetlerden yaklaşılarak anlamlandırılabilir. Ben ise günümüzün mühim bir problemim haline dönüşen “bilgi kirliliği” kavramını bu diyaloğa taşımak istiyorum. Uygarlığın hızla gelişimi ile birlikte eskiden çok zor ulaşılan bilgi günümüzde sadece bir tık mesafede. Bilgeye bu kadar yakın aynı düzlemde bir o kadar da uzağız. Doğru ve yararlı bilgi ulaşmak hiç olmadığı kadar zor. Bir de buna yanlış, tahrip edilmiş, hakikatten nasibini almamış bilgiler üzerine inşa edilmiş yorumlar eklenince durum çok vahim bir hale dönüşüyor.  Bu diyalog doğru ve faydalı bilgi teminde bize yol gösteren ve bize intikal eden bilgiyi ise belli bir süzgeçten geçirdikten sonra kabul etmemizin gerekliliğine dikkat çeken kıymetli bir diyalogdur. Ayrıca, diyaloğa dönüldüğünde;  arkadaşlık ilişkisi bağlamında da zararlı bilgiden uzak durulmasının ehemmiyeti hususu ise düşündüğünde kedini göstermektedir.

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam