SON DAKİKA

YENİ MODA: MAHALLE SAVAŞLARI

Köşe Yazarı: Kübra Çelepi   Eklenme Tarihi: 8 Ekim 2018, Pazartesi - 11:45   Okunma Sayısı:

Son zamanlarda televizyon dizilerinde yeni bir akım aldı başını gidiyor. Kendi içinde yeni bir dünya yaratmış mahalle dizileri. İlk çıktığı dönemlerde ben de dahil bir çok insanı içine alan bu dizilerin gün geçtikçe toplum üzerindeki etkisi şaşırtıyor.

Bir mahallenin içinde, kendini dış dünyadan soyutlamış insanların çekişmesi izleyenleri mahallenin ücra köşelerine kadar sürüklüyor. Dizi’nin etkisiyle, çeteler halinde kenetlenip sokaklarda toplu halde dolaşmalardan tutun da polisin sokulmadığı kenar mahallelere kadar eskiye oranla ciddi bir artış söz konusu.

Bu dizilerin hayatımıza kattığı mahalle modelinin yanında  yarattığı kahraman modeller  de var tabiki. Ellerinde silahın, ağzında küfürün eksik olmağı sözde kahramanlar. Özür dilerim kahramanlarımız demeliydim belki de. Mahalle çocuğu ya bunlar halktan biri, bizden biri. Hemen benimsiyoruz o yüzden çabukça yer veriyoruz hayatımıza. Karakterimizi bu kahramanların açtığı şemsiye altında şekillindiyoruz.

Özellikle gençler üzerindeki etkisini kimsenin inkar edeceğini sanmıyorum. Kafamızı başta İstanbul’un mahallelerine çevirdiğimizde her köşe başında konuşlanmış mahalle abileri asayişi sağlamakta. E polisimiz yok ya bizim sağ olsunlar giriştiler bu işe.(!)

Dışardan her türlü etkiye açık, neye özense hayatına almaya müsait 12 ve18 yaş aralığındaki gençleri bu konuda ne kadar suçlayabiliriz? İbreyi bir de bu dizileri icra edenlere çevirelim. Birinci amaç kazanç sağlamak burası olağan ve doğal. Bunu yarattıkları dünya ile insanları içine alarak güzel de başarıyorlar. Hatta kazancı sadece diziden değil kapitalizmin kıvrak zekası sayesinde dizilerin oluşturduğu sembolik ürünlerle de sağlıyorlar. Onların baktığı pencereden manzara güzel. Ama ihmal ettikleri vahim bir manzara da var. Diziler her ne kadar eğlence sektörüne hizmet etseler de hepsi medya’nın bir parçası. Bundan dolayı ortaya çıkardıkları projelerin topluma etkisini uzun vadede değerlendirip ele almak zorundadırlar. Bunun aksi durumunda ortaya sunulan iş ne kadar rağbet görse de bir süre sonra o çark yürümeyecektir. Bu cümlemi, şu anda  bahsettim duruma dahil olan dizilerin  günden güne düşen reyting rakamları  destekleyecektir.

Sonuç olarak eskiden ayıplanan serserillik diye tabir ettiğimiz kavga, dövüş, küfür, şimdilerde moda olmuş durumda. Böyle davranıp sokaklarda dolaşan insanlar garip bir şekilde saygı görmekte baş tacı edilmekte. Eski dizilerin topluma yansıttığı  mahalle sıcaklığını,   yardımsever  ve terbiyeli halleriyle gönüllere taht kurmuş kahramanlarını görmek imkansız artık. Bu durumda yapımcılar toplumu göz ardı ederek ceplerini doldura dursun sokaktakilerle de aileleri uğraşsın.!

reklam

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Kapısı


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam