SON DAKİKA

Bir gezinin ardından

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 11 Ekim 2018, Perşembe - 10:56   Okunma Sayısı:

 

 

Her gezide küçük küçük notlar alma gibi bir hastalığım var. Bu beni hem meşgul ediyor hem de mutlu kılıyor. Eve döndükten sonra eksiklik hissettiğim konuları yeniden kitaplardan araştırıyor ve doğru bilginin son şekline ulaşıyorum. Bir de bunların yanı sıra ilginç bulduğum konularla karşılaşıyorum. Malûm konu tatil olunca para harcama söz konusu olabiliyor. Müracaat noktası ise bankamatikler…

Bankamatik kartı kullanımı

Kart kullanımı pratiğine sahip olamayan kişi sayısında patlama olunca geri ödemeyi zamanında yapamayan, faize itiraz eden ve şikâyetlerini dile getiren insanlar ortaya çıkıyor. Bunun yanında ilginç örnekler de görülebiliyor.

Para çekecek kişi önce kartı sokuyor, sonra cebinden cüzdanını çıkarıyor, cebindeki bilmem kaçıncı buruşuk kâğıdı buluyor. Gözlüğünü takıyor. Aradığı şifre bu kâğıtta değil; diğer kâğıda saldırıyor. Başlıyor şifresini tuşlamaya.

Para gelmeyince işlem yeniden tekrarlanıyor. Bu arada sırada bekleyenler burnundan soluyor. Arkasından olaya müdahale veya yardım etmek isteyenlerin sesleri duyuluyor. Para özel bölmeye gelince kart sahibi parasını alıp saymaya başlıyor. Emin olmak için ikinci kez sayıyor. İşte size mürettebatla kullanılan silah, pardon “mürettebatla kullanılan bankamatik örneği…

Bir başka örnek

Paraya her zaman ihtiyaç duyan ticaret erbabı bankamatikten para çekecek. O da ne? Birisi yanlış girdiği şifreyi zorlayarak kartını makineye kaptırmış. Bir memur yanında güvenlik görevlisiyle makineyi açmış, kartı çıkarmaya çalışıyorlar.

Memurun ilk defa böyle bir işlem yaptığı kesin. Düşünün zaman kaybını… Bankada işlemler durmuş, para çekecek olanlar saçını başını yoluyor, otobüse yetişecek ya da hastaneye gidecek olanlar dokuz doğuruyor… Ortalıkta ne gizlilik kalmış ne kartın şifresi ve güvenliği…

Şifre olmuş deşifre

İnsanlar başlamış küfre

Zaman geçiyor

Üf’le Püf’le!

 

Tatil rehavetiyle anlatayım

Tatilden erken dönmek ne demek? Dönsene be adam pazar akşamı! Neden dönüş günü cumayı seçiyorsun? Ben de aşağıdaki fıkra gibi çalışmanın provasını yapıyorum.

İki deli hastaneden kaçmak için plan yapar, ertesi sabah tüneli kazdıktan sonra kaçarlar. Yirmi dakika sonra geri gelirler. Diğerleri sorar:

 

    ---Niye geri geldiniz?

    ---Bugün provasını yaptık yarın kaçacağız.

 

Aslında eşimle birlikte otobüsün kalabalık olacağını, her kafadan bir ses çıkacağını, istediğimiz yerde duramayabileceğimizi düşünerek özel aracımızla gitmeyi tercih ettik. Şimdi okuyacağınız fıkra tatil rehavetinin devam ettiğini göstermiyor mu?

Hastanede bir gün delileri akıl testi için laboratuvara toplamışlar. Doktorlardan biri tahtaya otobüs resmi çizmiş. Deliler binmeye çalışıyormuş, ama biri hariç doktorlar yanına gelip sormuş.

 

    ---Sen niye binmiyorsun?

    ---Otobüs tıklım tıklım doldu. Ben taksiyle gidecem.

 

Hadi bu da son olsun. Doktorlar aralarında anlaşıp iki deliyi salmaya karar vermişler. Son defa yapacakları test nedeniyle delileri çağırmışlar. Masanın üzerindeki iki kavanozdan birine canlı hamam böceği diğerine zeytin koymuşlar.

Deliler kavanozları görünce hemen masanın yanına koşmuşlar. Delilerden biri zeytinlere diğeri böceklere koşmuş. Böcekleri yiyen diğer arkadaşına seslenmiş.

 

    ---Oğlum gel önce bunları yiyelim. Bunlar kaçıyor, zeytinler yerinde duruyor.

 

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam