SON DAKİKA

SİYASETİN EL KİTABI

Köşe Yazarı: HAVVA LAKUTOĞLU   Eklenme Tarihi: 14 Nisan 2019, Pazar - 13:48   Okunma Sayısı:

Yüreğin parçalara ayrılmasına kırılmak diyoruz.

Gönlün yaralanmasına kırılmak diyoruz.

Sadece kendinin duyduğu bir sestir kırılmak; başkalarının ise hiç umursamadığı.

Kırıldığında canın yanar, sanki bir yerin kesilmiş gibi.

Ben en çok siyasette kırıldım. Ne demiştik siyaset etrafında çok insanın olduğu ama yalnız yürüdüğün bir yoldur.

Kırarlar, dökerler, iftira atarlar, çamur atarlar. Sonrada hiçbir şey olmamış gibi gelip seninle konuşurlar. Menfaattir as olan. Söyledikleri yalan, yanlış bini aşar ama sen tek kelime ile doğruyu dersin yok etmeye çalışırlar. Çünkü as olan güçtür.

Tecrübeyle sabittir. Denenmiş ve öğrenilmiştir. Yaşadım da ondan biliyorum anlayacağınız.

Yoksa birileri anlattı da ben onu yazmıyorum.

Siyasete dair daha çok yazılacak ve anlatılacak tecrübe var.

Ayrıca bu yazıdan pes ettiğim falan da anlaşılmasın. Yok! Öyle meydan bırakmalar.

Siyaset bebek oyuncağı değildir. Söz konusu vatansa gerisi teferruattır.

Siyasette bazı insanlar kendi açlık ve susuzluğu nedeniyle hiç acımadan seni incitir, acıtırlar.

Siyasette bu tarz insanlar kendine yarar sağlamaya çalışırken, senin kanını emer, kırar döker.

Senin topal olman için mücadele verirler, önüne engeller koyarlar.

Emeğini harcarlar.

Görmezler.

Göstermezler. Özür dilemezler.

Kendi hataları o kadar çoktur ki kendilerini affedemezler, işte o yüzden de affedilmeme kaygısı taşımazlar. Bilmezler özür dilemeyi. Sadece güce boyun eğip, güçten özür diler, biat ederler.

Durum değişecek, her şey daha iyi olacak. İnanıyorum!

Ben ve benim gibi düşünenler iyileşiyor yani. Bilesiniz.

Bu yazımdan sonra biliyorum ki saatlerce gece, gündüz demeden çalıştığım ve arkadaşım dediklerimin çoğu birer kötü ruh olacak. Ama hiç önemli değil.

Konu siyaset olunca bu işle uğraşanlar sanki bu işin çok bilinmeyenli denklemmiş gibi karışık ve karmaşık açıklamalarında, kendileri dışındakiler tarafından anlaşılmaz olduğunu hissettirir. Aslında siyaset basit; sadece duymayacaksın, görmeyeceksin ve konuşmayacaksın.

O zaman herkesin adamı olursun işte. Sonra bir gün o duymayıp, görmeyip, konuşmadıklarını söz konusu senin menfaatin olunca anlatır durursun. Öyle bir kılıf bulursun ki, söylenmemiş şeyleri bile konuşulmuş gibi anlatırsın.

Siyaset bugün evet deyip yarın ben öyle bir şey demedim diyebilme sanatıdır.

Aslında üzerinde yaşadığımız topraklar çok büyük bir kültüre sahip bu kültürün ve kodlamalarının çok güçlü bir yapısı var; siyasette sadece bu kodlamaları iyi bilip iyi yönetmek lazım. Fakat çok bilinmeyenli bir denklem üzerinde çalışıyormuş izlenimi verenler, bizim o denklemleri zamanında çözdüğümüzü unutuyor.

Yani ne siz perisiniz, ne de biz, buna inanacak masal peşinden koşanlarız.

Sizler bugünlerde bana “vay be” “demek öyle” dedirtip şaşırtanlarsınız... Matah şeyler yaptığınız için değil ha, sadece yapamadığınız şeyleri birileri yapıp üzerinden sizler nemalandığınız için.

Bize olmuyorsunuz, bari kendinize dürüst olun.

Olanlara da arada bakın. Belki etkisi olur kim bilir!

Ben de varım diye inanarak başladı her şey. Hala inanıyorum. Sizde inanın. Mutlaka olacak. Ben ve benim olsun diyenler değil, her şey vatan için diyenler çoğunlukta olacaktır bir gün mutlaka.

İnsanların önünden çekilin. Kapatmayın insanları.

Tıpkı Kafka’nın hikâyesinde olduğu gibi “bir sabah uyandığınızda kendinizi dev bir böceğe dönüşmüş olarak bulsaydınız. Ne yapardınız” o yüzden diyorum ki hayatınızda bir şeyleri değiştirmek için böyle travmatik bir dönüşüm yaşamaya ne hacet. Geçici olarak bir değişim, yaşadık. Ama tam dönüşmeden ve dönüştürülmeden kurtulduk.

Hep daha daha daha çoğunu isteyen insan dediğimiz canlı, bu durumda neye dönüşür bilinmez?

O yüzden de diyorum ki bu yazı uzar gider. Acaba beni mi kastetti, yok bu kesin falancıdır gibi düşüncelere mahal vermeden, diyorum ki bu yazıyı sonlandıralım. Bu yazıda yolumun kesiştiği birçok kişiden birazcık var. Biz yazdık isteyen üzerine alır, isteyen almaz. Her yazımızın bir kahramanı ya da kahramanları mutlak vardır ama yazılarımız artık büyüklerimizin bize anlattığı o büyülü dünyaları anlatan ve sonu mutlu biten masallardan değil maalesef. Biz büyüdük ve kirlendi dünya.

“Başkalarını bilmek akıl

Kendini bilmek gerçek bilgeliktir.

Başkalarına hükmetmek kuvvet

Kendine hükmetmek gerçek güçtür.”

                                               LAO TZU

Bilmem anlatabildim mi?

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumu


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam