SON DAKİKA
reklam
reklam

Libya’da gelişmeler kimin yararına?

Köşe Yazarı: Gülşah YILDIZ   Eklenme Tarihi: 12 Mayıs 2019, Pazar - 00:23   Okunma Sayısı:

Libya konusunda Kaddafi diktatörlüğünün yıkılışından sonra çeşitli yazılar yazmıştım. Evet, Batılılar, Kaddafi’yi bitirmişlerdi. Libya’ya zenginlik getirdiler, hem huzur getirdiler, hem de demokrasi (!). Tıpkı Irak’ta olduğu gibi, tıpkı Suriye’de olduğu gibi… Şimdi Venezuela’ya demokrasi getirmenin çalışmalarını yapıyorlar.

Bir zamanlar “kenar-kuşak” teorisi vardı. SSCB’yi bulunduğu yere hapsetmek, sıcak denizlere indirmemek ve etrafını Amerikan destekli Müslüman devletlerle çevirmek, kuşatmak… Devran döndü, petrole sahip ülkeler ve çevreleri kuşatılmaya başlandı. Libya, Mısır, Irak, Suriye, Venezuela nasiplenen ülkeler oldu.

Bir başka Batı taktiği de Müslümanı Müslümana kırdırmak şeklinde gelişiyor. Yemen’in Suudi Arabistan’a, iç meselelerini hâlâ çözememiş olan Irak’ın ve Libya’nın Müslüman gruplara saldırması gibi…

 

Libya’da son durum

Libya’nın doğusunda liderliğini General Halife Hafter’in yaptığı ve kendilerine Libya Ulusal Ordusu ismini veren askeri grup başkent Trablus’a doğru ilerlemeye devam ediyor. Hafter, ülkenin doğusunu kontrol altına almış durumdadır.

Bu arada Hafter’in pek de tekin adam olmadığı, arkasında "CIA bağlantıları" ile şüphe yarattığı konuşuluyor. Esasen Hafter, Libya’nın eski lideri Muammer Kaddafi’nin hem yükselişinin, hem de düşüşünün arkasındaki isimdi.

 

Kaddafi’den sonra

2011 yılında Kaddafi devrilmiş, ülkede istikrar bozulmuştu. Otorite boşluğundan yararlanan IŞİD Libya’ya yerleşti. 13 Şubat 2015’te 21 Hristiyan’ı infaz ettikleri videoyu internette yayınlanan örgüt, Mayıs 2015’te Sirte şehrinin kontrolünü ele geçirdi.

Bingazi ve Derne şehirlerin saldırılar düzenlese de Sirte şehrini kendi merkezi konumuna getirerek birçok bölgeden çekildi. 7 ay süren çatışmaların ardından Kaddafi’nin doğduğu şehir Sirte tekrar Libyalı güçlerin kontrolüne geçti.

Ülkede IŞİD terörü ortadan kaldırılsa bile otorite boşluğu devam ediyor, hükümet sorunları bitmek bilmiyordu. çıktı. General Hafter öncülüğündeki Libya Ulusal Ordusu ile başkenti Trablus olan Ulusal Mutabakat Hükümetinin silahlı güçleri çatışmalarını sürdürüyorlardı.

Türkiye ile birlikte BM ve AB de Ulusal Mutabakat Hükümetini destekliyordu.

Rusya, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri ve Fransa ise Temsilciler Meclisi’ni destekliyorlardı. Meclis ve ‘Libya Ulusal Ordusu’ Türkiye karşıtı General Hafter’in darbesi sonrası kurulmuştu..

 

Ters giden bir şeyler var

Başkenti almakla 2011’de başlayan krizin sonunu getireceğini düşünen Hafter’i, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri desteklemektedir. General Hafter, 2014’ten beri ülkenin doğusunda önemli petrol limanlarının bulunduğu büyük bir alanı kontrol ediyor olsa da Kuzey Afrika’nın bu petrol zengini ülke son beş yıldan beri uzun bir kriz yaşamaktadır.

Şimdiye kadar karada ve küçük çaplı birliklerle yapılan çatışmalara savaş uçaklarının da dahil edildiğini ve Trablus’ta Birleşmiş Milletler’in (BM) desteklediği Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı güçlerin ilk defa ittifak halinde hareket ettiğini görüyoruz.

Öyleyse ters giden bir şeyler var demektir. Düne kadar uçaklar uçamıyordu. Bu uçaklara teknik desteği, parça yardımını kimler yapıyor, kimler mühimmat ikmalini sağlıyordu?

 

Baş belâsı petrol

İran’ın durumu ortada… Amerika, uyguladığı yaptırımlarla İran’ın petrol satışını engelliyor, ekonomisini adeta felç ediyordu. Petrol satışı kısıtlanınca İran’dan petrol alamayan Avrupa ülkeleri, Hafter’e destek olmaya başlamışlardı.

Aslında Libya’nın limanlarında bir gözcü bulundurulsa, hangi ülkelerin gemilerinin neler getirdiğini rahat rahat tespit edilebilir. Bütün bunlar gösteriyor ki, baş belâsı petrol yüzünden Libya’da bir süre daha sular durulmayacak.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam