SON DAKİKA

İslam’ın Sibirya ve Rusya’daki Yayılma Süreci (II)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 14 Mayıs 2019, Salı - 10:05   Okunma Sayısı:

İslâmiyet, Altınordu Devleti’nin İdil (İtil) boyundaki merkezinde yayıldığı kadar, buraya bağlı Gökordu’nun Sırderya’nın kuzeyindeki merkezi Sığnak şehrinde de yayılmaktaydı. Bu bölgeler tamamıyla Harizmlilerin kültürel etkisi altında idi. Bir asırdan beri İslâm’ı yaymaya çalışan Yesevî dervişleri de faaliyetlerine hız vermişlerdi. Altınordu Hanı Berke’nin (Börke. 1256-1266) Müslüman olması, bütün bozkırlarda İslâm’ın büyük zaferler kazanmasını kolaylaştırdı.

Daha sonra Özbek Han (1312-1342), bütün Çuçi ülkesini ele geçirip İslâm’ı devlet dini ilan etti. Buralardaki Türk boyları Özbek Han’ı benimsediler. Böylece Sığnak’tan itibaren bütün İrtiş havzası, Tundıra’daki İçtekler’in (Ostyaklar) bulunduğu sahaya kadar İslâm ülkesi olmuştu. Artık Sığnak şehri tamamen bir İslâm merkezine dönüşmüştü. Özbek Han devrinde Erzene (Erdene, Ertane), Otrar, Savran, Cend ve Barçınkent şehirleri medreselerle, tekkelerle (hangâh), camilerle ve hayır kurumlarıyla bezenmişti.

Özbek Han’dan sonra Batı Sibirya, İslâm devletinin bir eyaleti haline geldi. Toktamış Han (1378-1407) Harizm’de eğitim görmüş bir müslümandı. Kendisini yenip Tümen şehrinde öldüren Emir Timur’un komutanı Edige (Edgü) Bey de kendisini evliya torunu olarak niteliyordu. Sibirya’yı Şıban oğullarından önce yöneten Taybuga soyu da Müslüman bir hanedandı.

Sibirya’da şöyle bir menkıbe nesilden nesile aktarılmıştır. Nakşibendîliğin piri  ve öncüsü sayılan Muhammed Bahaeddin 797/1394 yılında 366 şeyhi İrtiş boyundaki müşrikleri irşad için kuzeye, Sibirya’ya göndermiştir. Anlatılan menkıbeye göre, Kıpçak diyarında Şıban Han bu şeyhlerin emrine 1700 asker vererek gaza-yı ekbere yollamıştır. O devirde İrtiş boyunda puta tapan Tatarlar, Kara Kıpçaklar ve İçtekler yerleşikti. Mürşidlerin çoğu, İrtiş Nehri ile bu nehrin kolları olan Tobol, Vağay, Yurum ve daha başka ırmaklarda şehit oldular. Geride kalanlar İslâm’ı öğretmek amacıyla Nogay ve Kara Kıpçaklar arasına İrtiş boyuna yerleştiler. Hâlâ Tobol, Tara ve Tümen’de onların neslinden hocalar ve şeyhler vardır.

İslâm’ın Batı Sibirya’ya köklü bir biçimde yerleşmesinde rol oynayan hükümdarlardan biri de Küçüm Han (1563-1598)’dır. Hatta Rus tarihçiler, İslâm’ın Sibirya’ya onun sayesinde girdiğini söylerler. Ancak, Batı Sibirya’nın Küçüm Han’dan çok önceleri İslâmlaşmaya başladığını görmekteyiz. Buna karşın; Sibirya yerlilerinin çoğunun Küçüm Han zamanında müslüman olduğu gerçektir. İslâmiyet’in iyice yerleştiğini gören hükümdar, Buhara’dan din adamları getirilmesini istemiştir. Buraya gelen muhacirlere (mürşidlere) “sart” adı verilmiştir.

16. asırda başlayan Rus istilası bir asır daha gecikmiş olsaydı, belki de Sibirya’daki bütün Türk ve Fin kavimleri İslamlaşmış olacaklardı. Ruslar istila ettikleri yerlere büyük manastırlar yapıyor ve yerli halkı Hristiyanlaştırmak için de  yüzlerce misyoner getiriyorlardı. Üstelik Müslümanlara karşı çok acımasızdılar. Buna rağmen Sibirya’da İslâmiyet sarsılmadı. Sibirya Müslümanları bir asırdan fazla savaştılar. Sonunda Ruslar Sibirya’da İslâmiyet’i resmen tanımak zorunda kaldılar. 1794 yılında Tara şehrinde cami yapılmasına izin verdiler. 19. asrın başından bu yana, Sibirya şehirlerinin çoğunda cami veya mescit ve mektepler yapılmaya devam etti. Bu bakımdan birçok şehir İslâm şehri niteliğine kavuştu. Troysk ve Kızılcar’da 6 cami 6 medrese, Simey’de 5 cami 5 medrese vardı. Tomsk ve Omsk gibi Sibirya’nın büyük yönetim merkezlerinde büyük ve muhteşem camiler yapıldı.En son 20. yüzyılın ilk yıllarında Abdürreşid İbrahim Efendi adlı ünlü İslâm alimi ve idealist gezgin, Sibiryalı Müslümanlar hakkında değerli bilgiler vermiştir. Ona göre yerli Türkler, iç Rusya’dan gelen Müslümanlarla dil birliğinin de katkısıyla kısa zamanda kaynaşmışlardır. Müslümanlar aynı köyü paylaştıkları daha kalabalık nüfusa sahip Ruslardan daha etkindirler. Bu köylerde Müslümanların mescit ve mektepleri olmasına rağmen, devlet desteğini arkasına alan Rusların ne kiliseleri, ne de mektepleri var. Açinsk, İrkutsk ve Vehneudinsk gibi şehirleri gezen Abdürreşid İbrahim Efendi’ye göre  Müslümanların İrkutsk’ta 1000 nüfuslu bir mahalleye, muhteşem camilere, erkek ve kız öğrencilerin ayrı ayrı eğitildiği mekteplere sahip olduğunu belirtmiştir.

Son olarak günümüz Rusya’sında en fazla Müslüman nüfusun olduğu yerler arasında Volga-Ural ve Kuzey Kafkasya bölgeleri önemli bir yere sahiptirler. Başkent Moskova ve St. Petersburg gibi Rusya’nın önde gelen iki büyük şehrinde de önemli oranda Müslüman nüfus bulunmaktadır. Rusya Müftüler Konseyi Başkanı Ravil Gaynutdin ise yakın bir dönemde yaptığı açıklamada ise   15 yıl sonra, Rusya nüfusunun yüzde 30’unun Müslümanlar'ın oluşturacağını söylemiştir.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam