SON DAKİKA

Tarih tekerrürden ibarettir

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Mayıs 2019, Çarşamba - 11:27   Okunma Sayısı:

Ders alınsaydı hiç tekerrür eder meydi?

Osmanlı devlet yapısının bozulmaya yüz tuttuğu 16’ncı yy sonlarına doğru yaşananlar, bugün Türkiye Cumhuriyeti’nin son 10 yılında bire bir cereyan etmiştir. 15 Temmuz 2016 tarihinde FETÖ (Fethullahçı Terör Örgütü)'nün devleti ele geçirmek amaçlı gözü dönmüş kanlı darbe eylemi bunun en canlı örneğidir.

Türkiye'nin yaşadığı sosyal ve ekonomik şartlar yapılacak bir işe, seçime, örgüte adam kazandırmaya müsaittir. Dar gelirli ailelerin çocuklarına yeterli eğitim imkânı sağlayamaması, çocukların kontrolsüz işlerde çalışmasına, art niyetli kişilerin sağladığı imkânlarla okumasına sebep olmaktadır.

Aile içi şiddet, çocukların sevgisiz ve şefkatsiz yetişmesine, dolayısıyla yeni şiddet dalgaları yaratılmasına yol açmıştır. Ailelerde dini bilgilerin yetersizliği, İslamiyeti herkesin kendi penceresinden bakarak  değerlendirmesi ve atadan babadan kalan kulaktan dolma bilgilerle anlatması hem kavrama güçlüğü yaratmış, hem de yanlışlara düşülmesine neden olmuştur.

15 Temmuz günü yaklaşmaktadır. Yine birçok açıklama yapılacak, konferanslar verilecek ve sosyal fay hattımızı yerinden oynatan darbe girişimi halka anlatılacaktır. 

 

Ders alınsaydı hiç tekerrür eder meydi?

Türkiye demokratik bir ülkedir. En önemli meşruiyet dayanağı sandıktır. Seçimlerde şaibe olduğunun söylenmesi maliyet müessiriyet meselesidir. Bunun hesabı iyi yapılmalıdır.

 

Suudi yetkililere açık çağrı

Ramazan ayı geliyor. Suudi yetkililere soruyorum. Ve bir Müslüman olarak cevap bekliyorum.

  • Yoksul Yemen halkını ezmeye devam edecek misiniz?
  • Tarikat ve bozguncu anlayışta, terörü desteklemekten vazgeçip kardeşliği öne çıkaracak mısınız?
  • Müslümanlara zulüm etmeyi ilke haline getiren İsrail’i tenkit edeceğinize aynı

Müslümanlara eza cefa etmekten uzaklaşacak mısınız?

 

 

Boğaz’da demiryolu

*1872 yılında Rumeli tarafından Büyükdere’ye kadar demiryolu yapılması konusunda Emir Karapen’in bir müracaatı olmuş.

 

Eski eserler ve değerli madenler

*Atina Kalesi’ndeki asar-ı atikanın muharebe sebebiyle harap olmaması için dikkat edilmesi gerektiği buyrulmuş.

* Bakır madenleri altın ve gümüş madenleri gibi devlete mahsus menafidendir. Ecnebi devletler, bakırlarımızı satın alıp harp alâtı yapmaktadır. Bu sebeple lüzumunda bakır bulunamamaktadır.

(Bu değerli madenler) pahalı fiyatlarla taşradan satın alınmakta olduğundan Ergani, Gümüşhane ve Kastamonu’daki madenlerde hâsıl olan bakırın rayiç üzerinden hükümetçe mübayaası uygundur. Diyarbakır Valisi Süleyman Ziya Paşa'ya ve Gümüşhane eminine hükümdür.

Bundan 226 yıl önce bakır, altın ve gümüş, hem değerli hem stratejik maden olarak görülmüş ve devlet tedbir almış. Günümüzde bor madeni galiba biraz stratejik nitelikli kabul ediliyor. Umarım tarih tekerrür etmez.

*Mütareke yıllarında İtalyanların Osmanlı hükümetinden izin almaksızın Bodrum, Antalya çevresi ve özellikle Bodrum Kalesi’nde yaptıkları kazılarda çıkardıkları âsar-ı atikayı Antalya İtalyan Kız Mektebi'nde biriktirdikleri ve buradan Rodos’a naklettikleri tespit edilmiştir. Eserlerin tamamen Türk müzelerine teslim edilmedikçe Atina İtalyan Âsar-ı Atika Mektebi’nin Bodrum havalisinde arkeolojik kazı yapmasına müsaade edilmeyecektir. (Osm.-Fr.)

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam