SON DAKİKA
reklam
reklam

Uluslararası Sermaye ve Dünya Harpleri

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2019, Pazartesi - 11:32   Okunma Sayısı:

 

Günümüzün koşullarıyla yakınen bağlantısı olduğuna inandığım Sayın Yüksel Altınok’un kitabından alıntıları sizlere takdim ediyorum. Bu konuyla ilgili ben de daha sonra görüşlerimi sizlere aktaracağım.

 

Kitaptan alıntılar

… Biz dünya milletleri II. Dünya Savaşı’ndan bir ders çıkarabilir miyiz? Bu soruyu halklardan önce dev gibi büyük bankalar ve onların etrafında kümelenmiş olan dev kooperatiflerin sahipleri olan milyarder ailelere, Asya’da, Ortadoğu’da, Latin Amerika’da ve Afrika’da patlak veren harplerin mucitleri olan ailelere sormalıyız.

Bugün dünyamızda bulunan 112 çok zengin milyarder aile (pek çoğu ABD’de kümelenmiştir) uluslararası sermayenin sahibidir. Onlar, başta ABD olmak üzere içlerinde bulundukları ülkelerin politikacılarını bir kukla gibi iplerini parmak uçlarında tutarak oynatmaktadırlar. ..

 

Savaşları başlatanlar

… Dünyamızdaki bütün harpleri başlatan ve icat edenler bu zümredir. Ayaklarının altındaki insanları küçük karınca sürüleri gibi görerek üzerlerine basıp çiğnemekte asla sakınca görmez, insanların çektikleri çile ve acılardan bir nebze olsun duygulanmazlar.

Dev gibi kâşanelerin içinde yaşarken gerçek toplum hayatından çok uzakta olan bu ailelerin, halkın acılarını hissetmekten, toz toprak yığını haline gelen şehirlerde annesiz kalmış bebeklerin çığlıklarını duymaktan ve dökülen gözyaşlarını görmekten çok uzakta kaldıklarını söylemeliyim.

Bu aileler, gerçek toplum hayatından izole olmuş kâşanelerinin duvarları ardında müreffeh bir hayatın içinde vicdanları çelik kapılarla kapanmış olarak bulunmaktadırlar. Kendilerini bütün beşeriyetin üstünde gören bu ailelerin tarih içinde gelmiş geçmiş kan dökücü tiranlar olan cani diktatörler,  kanlı Roma konsülleri ve insanlık tarihinin firavunlarından farkı yoktur…

 

Yerlerini kaptıranlar

… 21’inci yüzyılda krallar, sultanlar, imparatorlar, çarlar ve diktatörler yerlerini demokrasinin gelişi ve de arkasından demokrasinin istismar edilişiyle bu milyarder ailelere kaptırmış bulunmaktadırlar.

Dünya savaş sahnelerinin sahnedarları büyük sermayenin kullandığı politikacılar olurken suflörleri de yüzde doksan beşi Yahudi asıllı olan bu milyarder kan dökücü ailelerdir. Bu ailelerin gözü dönmüş kazanç ihtirasları uğruna Afrika’da, Ortadoğu’da, Asya da, Latin Amerika’da en son yakın tarih olarak Balkanlarda, Irak ve Suriye’de yüz binlerce insan çıkarılan harpler sonucu kıyma makinelerinde hayatını kaybetmektedir.

Kadınlar ve küçük çocuklar açlık ve sefalet içinde can çekişerek ölmektedirler. İcat edilen savaşların üzerinden örtüsünü kaldırdığımızda bu milyarder ailelerin parmak izleri ortaya çıkmaktadır…

 

Yüksel Altınok’un kitabından alıntılar

… Yoksul ülkelerin tabii kaynaklarını sömürürken yaptıkları silah ve uyuşturucu ticaretleriyle bu aileler, milyarlarına milyarlar katmaktadırlar. Tarihi bir örnek olarak “Boksörler Ayaklanması” ve öncesi yıllarda koskoca Çin’i afyonla uyutan bu ailelerin pek çoğu bugünkü Federal Reserve Bankasının sahibi olan banker Rothschild ve yandaşlarıydı.

O zamanlar kirli Rothschild ailesi banker hükümranlığını İngiltere İmparatorluğu’nda idame ettirmekteydi. Afyon savaşı yıllarında Kirli afyon ticaretinden elde ettikleri kazançlarını batıya aktarmak için o zamanların İngiltere kraliçesinin müsaadeleriyle HSBC (Honkong Saving Bank of Corporations-Honkong Tasarruf Bankası Kooperatifi) ni kurmuşlardı.

Bu çok mühim olan tarihi konuda pek yakında bir kitabım daha intişar edecektir. Bu kirli milyarder bankerler her zaman olduğu gibi bulundukları ülkelerin, milletvekilleri, senatörleri hatta çoğu zaman başkanları ile birlikte çalışmaktadırlar.

Onlar şantaj ve çeşitli entrikalarla kukla haline getirdikleri politikacılarla hep birlikte çalışırken basın ve medya kuruluşlarını da şahsi inhisarları altında tutmaktadırlar. Büyük para, medya ve satın alınmış siyaset hep bir arada bir Bermuda üçgeni teşkil eder, ortasına aldığı milletleri boğar ve yutar.

Bugünkü dünyamızda kalkınmış ve de kalkınmamış milletlerin tamamı bu girdabın içinde fırıl, fırıl dönmekte ve acı çekmektedir. ABD ve Avrupa’nın kalkınmış ülkelerindeki kısmi rahatlık masanın üstündeki pastanın büyüklüğüne bağlıdır. Uluslararası sermaye dilim, dilim koca pastayı mideye indirirken geriye kalan kırıntılar halkın isyan etmesini önleyecek derecede yeterli olmaktadır. Çare nedir diye sorulacak olursa; serbest kazancı kısıtlamak mı? Hayır. Diktatörlük mü? Hayır? Sosyalizm mi? Hayır…

Çare bilinçli toplum yapısı içinde dernekleşmek ve kurumsallaşmak, rekabetçi çok partili demokratik kapitalist sistem ile kazanç hürriyetlerini hak edenin hak ettiği derecede serbest bırakacak kanunların çıkarılmasından geçer. Bunun adına tekelci yani monopolist Kapitalizmden uzak durma ve dengeli değer dağılımı denir.

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam