SON DAKİKA
reklam
reklam

Kaldırımlar ve insanlar

Köşe Yazarı: Osman ÇAKIR   Eklenme Tarihi: 21 Ekim 2019, Pazartesi - 11:13   Okunma Sayısı:

 

 

Yaya kaldırımlarını en çok şehir merkezlerindeki cadde ve sokaklarda görürüz. Çünkü çoğu kasabanın kenar mahallelerinde yaya kaldırımı pek yoktur. Belediyeler tarafından yapılmamıştır. Belki de ihtiyaç duyulmadığındandır.

Yaya kaldırımı/yolu nedir?

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nda ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nde Yaya kaldırımı, “Karayolunun taşıt yolu kenarı ile gerçek veya tüzel kişilere ait mülkler arasında kalan ve yalnız yayaların kullanımına ayrılmış olan kısımdır.” diye tanımlanıyor.

Yaya kaldırımları sadece yayaların kullanması/yürümesi için yapılmıştır/yapılmaktadır. Yayalara özel kaldırımda araç park etmek, tezgâh açmak, bisiklet sürmek, motosikletle girmek yasaktır.

İstanbul başta olmak üzere ülkemizin hemen hemen tüm il ve ilçelerinde yaya kaldırımları işgal altında. Kaldırım üzerindeki tezgâhlar, araçlar yayalara geçit vermiyor. Yayalar pek çok caddede kaldırımları kullanamıyor.

Araçlar kaldırımlara park ediliyor, esnaflar tezgâh açıyor, malzemelerini kaldırımlara diziyor.  Bunların hepsi yayalara maalesef yürüme alanı bırakmıyor.

Bu yetmezmiş gibi bir de şehrin ana arterlerinde yapılan binaların inşaat malzemeleri kaldırımlara konulunca durum iyiden iyiye içinden çıkılmaz bir hal alıyor. Özellikle engelli vatandaşların ve bebek arabası kullanıcılarının kaldırımları kullanması ise neredeyse imkânsız hale geliyor.

Yayaların akan trafikte daha güvenli bir şekilde gidecekleri yerlere gitmesi için yapılan kaldırımlar yayalar dışında her iş için kullanılıyor.

Kaldırımlar işgal altında olduğundan can tehlikesi olmasına karşın insanlar yolun ortasından yürümek zorunda kalıyor. Yolda yürümek mecburiyetinde kalan insanlar, hem trafiği hem de kendi can güvenliklerini tehlikeye atıyor.

Son zamanlarda artan işgaller nedeniyle yayalar kaldırımlarda yürüyemez hale geldi. Vatandaşlar bu vaziyetten şikâyetçi. “Kaldırımlar yayalar için mi, yoksa araç ve esnaflar için mi yapılıyor?” diye soruyorlar.

Kaldırım işgali aynı zamanda bizim medeniyetten nasibimizi almadığımızı da ortaya koyuyor.

Araç trafiğinin güvenli ve seri bir şekilde akışı ne kadar önemli ise, trafik tanımı içerisinde de yer verilen yayaların can güvenliği de bir o kadar önemlidir. Bu da ancak yayaların başta kendilerine ayrılmış olan yaya kaldırımını kullanabilmeleri ve diğer kurallara uymaları ile sağlanabilecektir.

Bunun için de önce yaya kaldırımlarının araçlara, satılan ürünlere değil, yayalara ait olduğunun bilincine varılması gerekmektedir.

Kaldırımların yayalara ait bir yol, yürüme alanı olduğu bilincini vereceğimiz eğitimlerle, hazırladığımız kamu spotlarını görsel, işitsel ve yazılı medyada yayınlattırmak suretiyle tüm kesimlere öğretmeliyiz.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam