SON DAKİKA
reklam
reklam

Esed dost mu, düşman mı?

Köşe Yazarı: Osman ÇAKIR   Eklenme Tarihi: 25 Kasım 2019, Pazartesi - 11:41   Okunma Sayısı:

 

Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’le görüşüp görüşmeyeceği, görüşmesinin gerekip gerekmediği çokça konuşuldu. Bu konu üzerine TV’lerde yapılan programlarda tartışmalar hâla sıcaklığını koruyor.

Sizce hangisi önem taşımaktadır: Suriye’nin mi Türkiye ile görüşmesi, yoksa Türkiye’nin mi Suriye ile görüşmesi. Gerçi gazetecilerin Cumhurbaşkanımız Sn. Erdoğan’a yönelttiği Esad’la ileride işbirliği olma ihtimali soruları üzerine, “Ben kendim konuşmam o ayrı mesele. İstihbarat örgütlerimiz birbirleriyle görüşmelerini yapıyorlar” açıklamasının ardından, “Suriye‘de rejimle ilişkilerimizi Rusya üzerinden sürdürüyoruz” ifadelerini kullanmıştı.

Soruyu şöyle de sorabiliriz: Kim kimin dostu? Suriye Türkiye’nin mi, yoksa Türkiye Suriye’nin mi? Sorularımızdan bir düşman çıkartmaya çalıştığımızı sakın düşünmeyiniz.

Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Türkiye, Suriye’nin dostudur. Hem de eskimeyecek kadar. Biliyorsunuz ki, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, istikrarını, vatandaşlarının birlik ve beraberlik içerisinde yaşamlarını sürdürmeleri gerektiğini savunan sadece iki ülke var: Birincisi Türkiye, diğeri de kendisi. Suriyeliler topraklarında ölmüş, denizlerde boğulmuş, sığınma talepleri Avrupa ülkeleri tarafından kabul görmemiş kimin umurunda.

Yerli ve yabancı ne kadar uzman, gazeteci ve siyasetçi varsa ekseriyeti Türkiye’nin düşmanlarından oluşan kara listenin giderek büyüdüğünü ileri sürerek Cumhurbaşkanımız Sn. Recep Tayyip Erdoğan’ın Suriye Devlet Başkanı Beşar Esed’le görüşerek eski dostluklarını yenilemeleri gerektiğine dair açıklamalarda bulunuyorlar.   

Dostlukların tazelenmesi yönünde ilk adımı atması gereken bir ülke varsa o da Suriye, dolayısıyla Devlet Başkanı Esed olmalıdır.

Esed’te böyle bir arzu var mı? Sanmıyoruz. Aksine yangına körükle gitmeyi yeğliyor. Rus haber ajansı RIA Novosti ile haber kanalı Rossiya 24'e geçtiğimiz günlerde konuşan Esed, Türkiye'nin teröristlere yönelik başlattığı Barış Pınarı harekatı ile ilgili "Kürtler, Türkiye'ye karşı birlikte mücadele etme teklifimizi kabul etmedi" itirafında bulundu.

Esed dünya devletleri arasında pek çok dostu ve müttefiği olduğunu söyleyebilir, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin başta olmak üzere. Gerçek aslında hiç de öyle değildir. Dostları ve müttefikleri arasında bi’başına bırakılmış, hatta ötekileştirilmiş alone-yalnız bir devlet başkanıdır Esed.

İran’dan Irak’a, Suriye’den Lübnan’a varıncaya kadar bölge günümüzde bir dizi savaşa ve kargaşaya sahne olmaktadır.

Suriye artık, iki süper gücün ve yerli işbirlikçilerinin petrol uğruna oluk oluk kardeşkanı akıttığı savaş arenası olmaktan çıkarılması şarttır. Bu nedenle açık konuşmak gerekirse, düne göre bugün Esed’in gerçekçi olmaktan başka seçeneği yoktur.

Gün, duygusallığı ve Türkiye karşıtlığını artık kenara bırakma vaktidir.

Türkiye’nin, yabancı dış güçlerin yaklaşık kırk yıldır başına musallat ettiği bölücü terör örgütü PKK başbelasından kurtulmaya, Suriye’nin de barışa, huzura, güvene ve istikrara ihtiyacı olduğu unutulmamalıdır.

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam