SON DAKİKA
reklam
reklam

Balkanların Göbeği MAKEDONYA..!

Köşe Yazarı: Mert CiGERLİ   Eklenme Tarihi: 12 Ocak 2020, Pazar - 01:57   Okunma Sayısı:

Normalde yeni yıla hep canım ülkem Türkiye’mde girmeyi tercih ederim. Ama bu sene bir farklılık yaparak son anda karar verip balkanların belki de en güzel ülkesi olan ve kültürü ile bize yakınlığı da bulunan Kuzey Makedonya`da girmeye karar verdim. Biliyorsunuz Makedonya adını artık Kuzey Makedonya olarak değiştirdi.

1991 yılında Yugoslavya'dan bağımsızlığını ilan eden bu ülke o yıllarda Makedonya adını almıştı. Ama Makedonya ismini kendi kültürel mirası olarak gören Atina, çok ilginçtir ki ülkenin Yunanistan'ın kuzeyindeki Makedonya ili üzerinde de hak iddia ettiğini öne sürmüş ve isim değişikliği talep eden Yunanistan'ın bu blokajı nedeniyle Makedonya, AB ve NATO üyesi de olamamıştı.

Bu sıkıntıların gölgesinde geçen uzun yıllardan sonra Yunanistan ile varılan anlaşmanın ardından Makedonya'nın isminin ‘Kuzey Makedonya Cumhuriyeti' olarak değiştirilmesini öngören anayasa geçtiğimiz sene kabul edilmiş ve ülkenin adı da böylece değişmişti.

İşte bu güzel ülkeye varıp da Uluslararası Üsküp Havalimanı`na indiğimde pasaport polisinin sırasını beklerken, etraftakiler birçok Türk yolcunun havalimanından ülkeye alınmayarak ilk uçaklarla geri gönderildiğini ve bunun çok normal bir uygulama olduğunu konuşuyorlardı. Ama ben bu durum karşısında açıkçası bu kadar iyi ilişkilerimizin olduğu ve Türkiye pasaportu ile vizesiz seyahat edilebilen bir ülkenin bu uygulamasını garipsemedim dersem yalan olur… Ama illa ki geçerli bir sebebi vardır mutlaka.

Ülkeye giriş damgasını polis vurduktan sonra hemen Üsküp merkezine, otelime geçtim. Her gittiğim ülkede otele eşyalarımı bırakıp, yorgunluğumu bir yana atıp hemen şehri keşfetmeyi severim. Üsküp`te de gezerken meydanda devasa “Büyük İskender” heykelinin çevresini turlamaya başladım. Noel ve yeni yıl sebebi ile meydanda “Winterland 2020” adı verilen bir panayır kurulmuştu. Ülkenin yüzde 65`i Hıristiyan olduğu için Noel ve yeni yıl bu ülkede coşkuyla kutlanıyor. Nüfusun Yüzde 33.3`lük kısmı ise Müslüman ve bu kısmı Türk, Arnavut ve Romanlar oluşturuyor.

Yılbaşı gecesi eğlencesinde Winterland organizasyonu kapsamında da sahneye ünlü Boşnak sanatçı Dino Merlin çıktı. İstanbul konserini kaçırdığım bu ihtiyar kurt`u Üsküp Meydanı`nda canlı canlı dinleme fırsatı da bulmuş oldum.

Üsküp şehri, ortasından Vardar nehri geçen Balkanların ortası diye tabir edilen bir eski Osmanlı yerleşim alanı… Vardar nehri üzerinde bu şehri Eski Üsküp ve Yeni Üsküp olarak ayıran bir Taş Köprü var. Eski Üsküp Osmanlı etkisinin hissedildiği ve genellikle Müslüman nüfusun yaşadığı, Osmanlı`dan kalma Eski Pazar diye adlandırılan Türk Çarşısı`nın da bulunduğu bir alan olarak ifade ediliyor. Şehrin merkezi sayılan ve işlek olan her yer heykellerle süslenmiş. Üsküp`e bu nedenle aynı zamanda “Heykeller Şehri” deniliyor. Adım başı bir heykele rastlamanız çok olası… Bir de şehrin merkezinde bizim Koç Grubu`nun inşa ettiği Ramstore adı verilen AVM var. Orada da arayanlar için bir çok Türk markasını bulmak mümkün.

Hava çok soğuk olduğu için Ohrid ve Matka Kanyonu gibi güzel havalarda gezilebilecek doğa harikası yerlere gitmeyi bu gezimde tercih etmedim. Çünkü bu doğa harikası yerlere bir daha ki Makedonya gezimde ve bahar aylarında gelmeyi planladım. O yüzden o zamana bıraktığım gezi rotalarım bir hayli fazla olarak beni bekliyor.

Üsküp ile ilgili tavsiyelerime gelirsek; Türk Çarşısı`nda gezinti yapmayı ve köfte yemeyi ihmal etmeyin. Yanında da Tavece Gravce dedikleri güveçte kuru fasülye`den de tadın. Bunun için benim önerim herkesin aksine Destan değil Kosmos Köfte olacaktır. Hem daha uygun hem de daha lezzetli… Ama ben güzel bir dünya mutfağı tatmak istiyorum derseniz, size tavsiyem meydandaki Pelister olacaktır. Yemek üstüne ise, balkanların en meşhur tatlılarından Kaymakçina ya da Trileçe yemeyi unutmayın. Meydanda nehrin diğer tarafındaki Arkeoloji Müzesi`ni gezin. Üsküp Meydanı`nın sağını solunu her yerini detaylıca turlayın. Osmanlı mirası hanları, hamamları ve camileri gezin. Üsküp Kalesi`ne çıkıp şehri tepeden panoramik olarak görmemek olmaz. Kalenin çıkışında, kalenin tam karşısında şehrin en kaliteli kafelerinden biri olan çok eski dostum Mehmet`in kafesi Albüm Shisha`da eğer yer bulabilirseniz oturup, yorgunluk atabilirsiniz.

Üsküp küçük şehir ve şehrin tamamını iki veya üç günde gezip bitirebiliyorsunuz. Ama eşsiz doğal güzellikleri ve Osmanlı esintileri ile çok şirin bir şehir. Eğer Üsküp ziyareti yapacaksanız bu doğal güzellikleri gezmek ve görmek için bahar ya da yaz aylarını tercih edin.

Bir dahaki Makedonya turumda karşılaşmak dileğiyle..

 

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım.


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam