SON DAKİKA
reklam
reklam

Trablusgarp Savaşı (III)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 29 Ocak 2020, Çarşamba - 10:00   Okunma Sayısı:

 

    Bu bölüm Mustafa Kemal’in Trablusgarp’a gidişi ve faaliyetleriyle ilgilidir. Gidişine dair bilgileri resmi bir kaynak olan ve Çankaya’daki Atatürk Arşivinde bulunan Emr-i Yevm (Günlük Emir) defterinden ve arkadaşı Kerim Bey’e yazdığı mektuptan sunmaya çalışayım:

Erkân-ı Harp Kolağası (Kurmay Kıdemli Yüzbaşı) Mustafa Kemal, İtalyanların Trablusgarp’e saldırısı sırasında Erkân-ı Harbiye (Genelkurmay Başkanlığı) I. Şube’de görevlidir.

 

Heyetin oluşması

    Bu nedenle o günkü Osmanlı İmparatorluğu’nun halini, Trablusgarp’e karşı hükümetin durum ve tutumunu çok iyi anlamıştır. Trablusgarp’teki tümenin subay kadrosu iyi değildir. Türk subayları kendiliklerinden gönüllü olarak muharebe meydanında görev almak için müracaat etmeye başlamışlardır.

    Vatanseverlik adeta şahlanmış, bu coşkuyla Trablusgarp’te yeteri kadar ve en iyi subaylar toplanmıştır. Kolağası Mustafa Kemal, Kurmay Binbaşı Enver (Enver Paşa), Binbaşı Ali Fethi (Okyar), Yüzbaşı Fuat (Bulca), Yüzbaşı Nuri (Conker), Yüzbaşı Ali (Çetinkaya) bunların başta gelenleridir.

 

İstanbul’dan ayrılış ve teşkilâtlanma

    Mustafa Kemal, Gazeteci Mustafa Şerif adıyla 15 Ekim 1911’de İstanbul’dan ayrılır.  Naci (General Eldeniz), Hakkı ve Yakup Cemil vardır. 1 Kasım günü İskenderiye’ye varırlar. 2 Kasım’da İskenderiye’den ayrılırlar; ancak Mustafa Kemal yolda hastalanınca kendisi tekrar İskenderiye’ye döner. 15 gün kadar hastanede yatar. Nuri Conker ve Fuat Bulca gelirler ziyaretine…

    17 Kasım günü hastaneye yanına gelenlerle birlikte tekrar yola çıkar. Mısır sınırına gelirler. Kasım ayının üçüncü haftasında Bingazi’ye ulaşırlar. Mustafa Kemal, Arap liderleriyle görüşmelere başlar. Bu insanların ellerinde sadece köhne silahlar ve sopaları vardı. 

    M. Kemal, bu kitlenin başkanı Şeyh Mebri ile özel görüşmesinde ona “din kardeşim” diye hitap ederek içinde bulundukları durumu anlattı. Şeyh Mebri, kabilesiyle M. Kemal’in emrinde olduğunu bildirdi. Diğer kabile reislerinin de bağlılıklarını kazanan M. Kemal, teşkilâtlanmasını tamamlamış oldu.

 

Derne Savunması öncesi

Bu savunma üç ana bölgede ifa edilmiştir. 1. Trablus Komutanlığı (Komutanı Kur. Alb. Neşet), 2. Bingazi Komutanlığı (Kur. Yb. Enver), 3. Tobruk (Derne) Komutanlığı (Komutanı Kur. Bnb. Mustafa Kemal). Kurmay Kolağası olarak Libya’ya gelen Mustafa Kemal, 27 Kasım 1911’de binbaşılığa terfi etmiş ve 19 Aralık 1911’de Tobruk, 22 Aralık’ta Derne ve Havalisi Komutanlığına getirilmiştir.

İlk yaptığı işlerden biri keşif ve emniyet hizmetlerini düzene sokmak ve ordugâhta “Kıta-i Muntazıra” (Hazır Kıta) tesis etmek olmuştu. Bölgenin en önemli ihtiyaç maddesi su işi üzerinde ısrarla durarak çözümlemiştir. Topçu sınıfının eğitimine özel önem vererek silahların bütün özelliklerinden azami derecede istifade edilmesini sağlamıştır.

 

M. Kemal’in planladığı ilk harekât

6 Aralık gecesi İtalyan çıkarma birliği, Derne’nin batısında bulunan Suse’ye bir çıkarma girişiminde bulunmuş, ancak Türk kuvvetlerinin ve Arap mücahitlerin karşı koyması üzerine çekip gitmişlerdir. Bunun acısını çıkarmak isteyen Türk birlikleri, 7 Aralık günü Derne’nin güneydoğusundaki İtalyan tahkimatını koruyan İtalyan taburu üzerine saldırıya geçmişler ve bu birliği hırpalamışlardır.

Diğer saldırılar

27 Aralık 1911 İtalyan saldırısı

Derne’deki Türk birlikleri üzerine saat 07.00’de üç koldan saldıran İtalyan birlikleri püskürtülmüş, saat 15.00 sularında çekilmişlerdir. Benzer taarruzu ertesi gün de tekrarlamışlar, yine sonuç alamamışlardır. Saldırı sonrasında İtalyanlar 12 ölü, 32 yaralı vermişlerdir. Türkler 600 top mermisi, bir makineli tüfek, 200 tüfek, 25.000 fişek ve tam teçhizatlı 15 katır yükü ganimet elde etmişlerdir.

17 Ocak 1912 Çarpışması ve 11-12 Şubat 1912 Türk baskını başarılı geçmiştir. 3 Mart 1912 Muharebesi çok ilginç geçmiştir. İki bölük halinde iç kısımlara ilerleyecek olan İtalyan birliğine karşı Seydi Abdullah batısında 70 kişiyle pusu kurulur. Güneşin doğuşuyla birlikte ilerlemeye başlayan İtalyan birliğine 300 m’den şiddetli ateş açılır. Topçu gayet muntazam atışlar yapar. Düşman, muharebe meydanında 200 ölü bırakır. 63 şehit ve 168 yaralı veren Türk birlikleri Seydi Abdullah veya Kasr el Leben mevkilerini ele geçirir.   

Sonraki günlerde İtalyan saldırıları yine devam etmiştir. İtalyanların Kasr-ı Arun Saldırısı, 11 Eylül ve 24 Eylül’deki İtalyan Saldırıları ise Türklerin karşı koyması üzerine başarısız kalmıştır.

 

Sonuç

Trablusgarp Harbi, İtalya için müthiş bunalım yaratmıştır. Savaş sırasında komutanlar değiştirilmiş, en gizli askeri faaliyetler günlük haberlerde yer almıştır. Trablusgarp ve Bingazi’deki Türkler, çoğu zaman karşılarındaki İtalyan kuvvet ve teşkillerini ve bunların ne yapmak istediklerini İtalyan basınından öğrenmişlerdir. 18 Ekim 1912 tarihli Harbiye Nezareti yazısı İtalya ile çarpışmaların son bulduğunu bildirmiştir.

Bu savaş, azla çoğun, yoksullukla varlığın, yüreklilikle korkaklığın, haklılıkla haksızlığın çarpışması şeklinde ifade edilmiştir.

Mustafa Kemal’in teşkilâtçı özelliği, bölgedeki kabileleri avucunun içinde tutması, muharebede tek erin yanında bulunabilmesi ve kısa zamanda araziyi tanımış olması Derne’deki başarıların sebebi sayılmalıdır. 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam