SON DAKİKA
reklam
reklam

Türkiye tarihine damga vuran büyük uçak kazaları…

Köşe Yazarı: Mert CiGERLİ   Eklenme Tarihi: 9 Şubat 2020, Pazar - 19:16   Okunma Sayısı:

5 Şubat 2020 Çarşamba günü İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı`nda pistin sonunda duramayarak, pist dışına çıkan ve 30-40 metre yükseklikten aşağı düşerek kırıma uğrayan uçağın ardından yine herkesin konuştuğu, hatırladığı ve geçmişten bugüne akıllara kazınan uçak kazalarını sizlerle paylaşmak istedim.

Kronolojik olarak gidersek 19 Ocak 1960 günü İsveç`in başkenti Stockholm`den kalkan İskandinav Havayolları`na ait Sud Aviation Caravelle tipi uçak Esenboğa Havalimanı`nın 03 numaralı pistine yaklaşırken, havalimanına 10 kilometre mesafede düşmüştür. Bu kazada tam 42 kişi hayatını kaybetmiştir.

1 Şubat 1963 tarihinde ise Middle East Airlines`a ait Vickers Viscount tipi yolcu uçağı ile Ankara semalarında eğitim uçuşu yapan C-47 tipi askeri uçağımızın havada çarpışması sonucu vahim bir kaza meydana gelmiştir. Ankara semalarında havada iki uçağın çarpışması ile birlikte bu iki uçağın enkazı yerdeki onlarca kişinin hayatını kaybetmesine sebep olmuştur. Ulus semti, yolcu uçağının büyük parçalarının düşmesi ile birlikte en çok zararı gören yerleşim birimi olmuştur. Askeri uçaktaki 3 kişi ve yolcu uçağındaki 11 kişi kazada hayatını kaybetmiştir. Kesin rakam net olarak hala bilinememekle birlikte uçak enkazlarının şehre düşmesi ile birlikte bazı kaynaklara göre 87, bazı kaynaklara göre ise 103 kişi hayatını kaybetmiştir.

Takvimler 26 Ocak 1974 tarihini gösterdiğinde ise Türk Hava Yolları`nın İzmir-İstanbul seferini yapan Fokker F-28-1000 model uçağı kalkışın hemen ardından kanatlarda buzlanma ve uçağın burnunun fazla kaldırılmasından dolayı düştü ve alev aldı. Uçakta bulunan 73 kişiden 66`sı bu kazada hayatını kaybetti.

3 Mart 1974`te ise Türk Hava Yolları`nın McDonall-Douglas DC-10 tipi uçağı Paris-Londra seferi yaparken Paris yakınlarında düştü. Orly Havalimanı`ndan kalkan dev uçak, kalkıştan tam 12 dakika sonra Paris yakınlarındaki Ermononville Ormanı`na düştü. Bu kazada 13`ü mürettabat, 333`ü yolcu tam 346 kişi hayatını kaybetti. Kazanın sebebi ise uçağın yük kapısının basınç nedeni ile patlaması olarak açıklanmıştır. Kaza sonrası yapılan incelemede uçağın arka bagaj kısmında üretim hatası olduğunu Douglas firması açıklamıştır. Hatasını kabul eden firma tüm DC-10 tipi uçaklarını kontrol edilmek üzere geri çağırmıştır.

30 Ocak 1975 tarihinde İzmir-İstanbul seferini yapan Türk Hava Yolları`nın Fokker F-28-1000 yolcu uçağı Atatürk Havalimanı`na ineceği sırada elektrikleri gitti. Pist ışıkları da sönünce doğal olarak inemeyerek pisti pas geçmek zorunda kalan uçak, tekrar Marmara Denizi üzerinden yaklaşmaya başladı. Tekrar iniş için uçak ile irtibata geçilmeye çalışıldı fakat uçak cevap vermedi. Daha sonraki aramalara da cevap vermeyen uçak için acil durum kodu verildi ve aramalara geçildi. Uçağın yapılan aramalar sonucunda Marmara Denizi`ne düştüğü belirlendi. Uçakta bulunan 42 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi. Uçağın neden düştüğü ise hala gizemini koruyor…

19 Eylül 1976`da ise Türk Hava Yolları`nın Boeing 727 tipi uçağı İstanbul-Antalya seferi sırasında Isparta-Karatepe`ye düştü. Kaptan pilotun kokpiti terk edip, uçuş idaresini 2. Pilota devretmesiyle birlikte başlayan olaylar 2. Pilotun Isparta`nın kuzeyindeki düz ve uzun bir otoyolu Antalya Havalimanı`nın pist ışıkları zannetmesiyle birlikte facia boyutunu aldı. Otoyolu havalimanı zanneden pilot uçağı inişe geçirdi. İnişe geçtiğini kuleye de bildiren pilota, Antalya Havalimanı`nın görevlileri uçağı ne radarda ne de çıplak gözle görebildiklerini söyleyerek vazgeçirmeye çalıştılarsa da söylenenlere göre pilot “ size mi inanacağım, gözlerime mi ?” diyerek alçalmaya devam etmiş ve bu feci kaza uçağın bir tepeye çakılması ile son bulmuştur. Bu kaza da ise 154 kişi hayatını kaybetmiştir.

16 Ocak 1983 yılında Trablus-Paris-İstanbul-Ankara seferini yapan Türk Hava Yolları`nın Boeing 727 tipi uçağı 7`si mürettebat olmak üzere 67 yolcusuyla birlikte Yeşilköy`den kalkışını müteakiben, Ankara Esenboğa Havalimanı`na yaptığı yaklaşma sırasında şiddetli tipi fırtınasından dolayı görüş mesafesinin sıfıra düşmesi ile inişten vazgeçip, tekrar yükselmek istediği sırada uçağın kuyruğunun toprak zemine çarpması sonucunda uçak üç parçaya ayrılmış ve infilak etmiştir. Uçakta bulunan 67 kişiden 47`si hayatını kaybetmiştir. Yalnızca uçağın ön kısmında bulunan mürettebat ve yolcular olmak üzere 20 kişi bu kazadan kurtulmuştur.

29 Aralık 1994 tarihinde ise Türk Hava Yolları`nın Ankara-Van seferini yapan Boeing 737-400 tipi uçak havanın sisli olması ve pistin ışıklandırmasının yetersiz olmasından dolayı iniş yapamamış ve bir daha denemek için yeniden havalanmıştır. Fakat ne yazık ki yükseklik bu hamle için yeterli değildir ve uçak bir dağa çarpar. Bu kazada ise 7 mürettebattan 6`sı ve 55 yolcudan 49`u ölür.

6 Şubat 1996 yılında bir Türk şirketi olan Birgen Air`e ait Boeing 757-225 tipi uçak Dominik Cumhuriyeti`nin Puerto Plata şehrinden kalkışından 5 dakika sonra, Atlas Okyanusu`na çakılmıştır. Uçakta bulunan 13 mürettebat ve 176 yolcudan kurtulan olmamıştır. Bir charter firması olan Birgen Air uçağı uzun süre boyunca apronda kiralanmayı beklemiş ve kiralandığı zamanda ise teknik ekibin yaptığı hatalar silsilesi ile bu uçak düşmüştür. Uçaktaki pitot tüplerinde sorun olduğu ve uçak hızını yanlış gösterdiği belirlenmiştir.

8 Ocak 2003 yılında ise Türk Hava Yolları`nın Avro-RJ-100 tipi uçağı İstanbul-Diyarbakır seferini yapıyordu. Uçak, Diyarbakır Havalimanı için alçalmaya başladıkları sırada düştü. Yoğun sisin olduğu bir günde iniş yapmaya çalışan uçağın düşüş sebebinin yıllar sonra “bu riskli havada inmekte ısrarcı davranılmasından” dolayı olduğu açıklaması yapıldı. Uçakta bulunan 80 kişiden 5`i hayatta kalırken 75 kişi hayatını kaybetti.

26 Mayıs 2003 tarihinde ise Ukrayna Havayolları`na ait Yakolev 42D tipi uçak NATO tarafından görevlendirilen İspanyol Barış Gücü askerlerini Afganistan`dan İspanya`ya götürüyordu. Bu kiralık uçak Trabzon`da yakıt ikmali yapmak istedi. Trabzon/Maçka`ya geldiğinde ise düştü ve uçakta buluna 75 kişinin tamamı hayatını kaybetti. Kazanın nedeni daha sonra yoğun sis ve şiddetli türbülans olarak açıklandı.

30 Kasım 2007 yılında bu sefer İstanbul-Isparta seferini yapan Atlasjet Havayolları`nda kiralık olan bulunan MD-83 tipi uçak inişe hazırlanırken düştü. İçerisinde 57 yolcu bulunan uçaktan kurtulan olmadı. İçerisinde bir kongreden dönen bilim insanlarının olması ile uzun süre manşetlerden düşmeyen bu kaza için bazıları suikast ihtimalini bile dillendirdiler. Hava yolu firması ise uçak ile alakalı hiçbir teknik sorunun olmadığını kazadan sonra açıklamıştı.

Uçaklar en güvenli yolculuk biçimi olmakla birlikte bu tip kazalara da rastlanıyor. Size yazdığım örneklerde de gördüğünüz üzere kazaların çoğu ya pilotaj hatası ya da hava şartlarıyla birlikte verilen hatalı kararlar olarak gözüküyor. Her kaza havacılık sektöründe bir ders niteliğinde oluyor. “Havacılık tarihi kan ile yazılmıştır.” diye bir söz vardır. Her kazadan firmalar ders çıkartarak kendisini yenileyerek, güvenlik önlemlerini arttırıyor. Umudum ve ümidim bu güvenlik önlemlerinin tamamıyla alınması ve bir daha böyle elim haberler duymamamız yönünde…

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam