SON DAKİKA
reklam
reklam

Nasıl temsil ediliyor?

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2020, Cuma - 10:00   Okunma Sayısı:

 

Anlatacaklarımı içimden geçtiği şekilde sıralamak istiyorum. Yüce değerlerin temsil edildiği Avrupa Parlamentosu’nda nahoş hadiselere tanık oluyoruz.

 

Ucuz kahramanlar (!)

  • 2016 yılında olumsuz bir girişimin faili olan Altın Şafak Milletvekili Georgios

Epitidios, Avrupa Parlamentosu’nda Yunanistan’daki Türk azınlıklarla ilgili bir toplantıyı basmış ve olay AP’de tartışmalara yol açmıştı.

  • Yunanistan’ın ırkçı Altın Şafak partisinden Milletvekili Elefterios Sinadinos, AP’nin

AB-Türkiye zirvesiyle ilgili düzenlenen oturumunda, “Bilimsel dilde ifade edildiği üzere Türkler pis ve kirlidir. Oyun oynarken vahşi köpeklere benziyorlar ama düşmanla savaşmak zorunda kaldıklarında kaçıyorlar. Türklerle başa çıkmanın tek etkili yolu kararlı olmak” demişti.

Dönemin AP Başkanı Martin Schulz, oturumda yaptığı konuşmada, “Buradaki kurallara göre bu sözler AB değerlerinin ihlâlidir. Kırmızı çizgiler geçildiğinde bir prosedür uygulamamız gerektiğine inanıyorum. Bu nedenle 11. Kural 165. Madde gereğince Sinadinos’u oturumdan derhal çıkarıyorum” demek suretiyle icraatını da ortaya koymuştur.

  • Son olarak, AP’da Yunanistan’ı temsil eden Yunan Milletvekili Ioannis Lagos, Yunan

Adalarındaki göçmenlerin durumuyla ilgili oturumda konuşurken Türk bayrağını yırtmıştır.  2012-2019 yılları arasında Yunanistan’ın Neo-Nazi Altın Şafak Partisi’nden AP milletvekilliğine seçilen Lagos, bu partiden istifa ettikten sonra 2019’da kendi kurduğu “E. La. Syn” Partisi’nin (Milli Halk Vicdanı) Genel Başkanıdır.

 

Bre Külhanbeyler!

Mensubu olmakla her zaman gurur duyduğum asil Türk milletine hakaret ediyorsunuz. Sizlere bu şekilde hitap etmek benim de hoşuma gitmiyor. Sizlerle aynı masada birer kadeh yuvarlamayı o kadar isterdim ki, önünüze bir yem torbası taktırırdım ikinizin de. Kim bilir daha neler yumurtlar, torbaya daha ne kadar tükürürdünüz?

Torbayı safsatayla doldurmanızı zevkle seyretmek isterdim. Her ne kadar bazıları hoşlanmasa da içki masasının bastırılmış duyguları ortaya çıkarmada büyük fazileti olduğunu bildiğim için sizin gibi “ot”lar,  daha ilk yudumda çözülür, içindekini kusmaya başlarlar.

Ben de çok ülke gezdim, yabancılarla çalıştım. Resmi kuruluştan da olsa özel sektörden de olsa, insanların protokol ve edebe son derece dikkat ettiklerini, sizin gibi “otlak”ta yetişmiş görüntüsü vermekten kaçındıklarını gördüm. Bizde boğazın dokuz boğum olduğuna dair veciz bir söz vardır. Batılılar bizim gibi bu sözün önemini idrak etmişlerdir. Batı ilim irfan peşinde koştururken gerçekten siz hangi “otlak”ta yetiştiniz, merak ediyorum.

 

Hareketi üçlemek

Bir idi, iki oldu, şimdi de üçlediniz. Ne yapmak istiyorsunuz? Siz Yunan halkını temsil ediyor olamazsınız. Yunan halkı bayrağıyla yani onuruyla yaşayan bir halktır. Ben ülkenizi gezmiş ve dilinizi öğrenmiş bir kişiyim.

Gerek bu ülkedeki Rum vatandaşlarımızla gerekse Yunanistan’daki sizin vatandaşlarınızla dostluklarım var. Yunan sanat tarihini on beş yıldan beri inceliyorum. Sizler, Türkiye’yi gezdiniz mi? Türkçe iyi niyet belirten söz ve tümce bilir misiniz? Türk dostlarınız var mı?

Türklerin havlaması, korkup kaçması, bayrağın yırtılması gibi söz ve faaliyetler size mahsus ama herhalde dil sürçmesiyle bize mal etmişsiniz.

Peloponnes Savaşlarını, Arkadya direnişlerini okumalısınız. Her ülkede olduğu gibi Eski Yunanistan’da da iç çalkantılar olmuş, insanlar birbirleriyle mücadele etmiş. 20’nci yy başlarında hukuk tanımaz şekilde ayak bastığınız topraklarımızdan Kurtuluş Savaşı’yla nasıl atıldığınız ve Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan nasıl çekildiğiniz konusunda da fikriniz yok galiba?

 

Çevrenizde benzerleri var

Bizim bazı milletvekillerimiz şimdilik “Türklük”le güreşiyorlar (!). Bunu halletsinler, size cevap vereceklerdir. Evet, hayıflanmayın! Bizde de var sizin gibi başka ulusları küçük görenler… Gâvur diyorlar ama köpek möpek deyip hakaret etmiyorlar.

Avrupa Parlamentosu’ndan kapı dışarı edilmek? Bi’ odun yemediğiniz kalmış… Yunan Başbakan, size karşı tavrını ortaya koymuş. Sanırım Yunan ulusu da bağrından sizin gibi “ayrık otu” çıktığı için üzgündür.

 

Tavsiyeler 

Siz öyle, Ege’de it dalaşı, FIR Hattı, kıta sahanlığı gibi basit meselelere takılıp kalmayın. Bunlar da siyasilerin uydurduğu şeyler. Problem olarak görülüyorsa da çözülür.

1. Hatırlar mısınız bilmem, Yunanistan, İkinci Dünya Savaşı’nda özellikle Alman işgalinden sonra önemli sıkıntılar yaşamaya başlamıştı. Gıda ihtiyacının bir kısmını ithal etmek durumunda olan Yunanistan, işgal döneminde bu girişimini gerçekleştirememişti. Tarım faaliyetlerinin de aksaması ve ağır kış şartları problemin büyümesine yol açmış ve 1941 sonbaharından itibaren Yunanistan’da “Büyük Açlık” diye tabir edilen bir dönem başlamıştı.

Yunanistan’ın bu zor günlerinde ilk destek sağlayan ülkelerden birisi Türkiye olmuştur. Özellikle Kızılay haricinde birçok kuruluş ve organizasyon da bu insanlık görevinde aktif rol üstlenen Türkiye, ilk andan itibaren komşusuna destek olmaya çalışmış ve bu faaliyetler savaş sonuna kadar sürdürmüştü.

2. Sataşacak yer arıyorsanız söyleyeyim. “Çağlar Boyu Yunanlılar” adıyla çıkarılmış bir kitap var. 1855-1857 yılları arasında Fransa’nın Atina Büyükelçisi La Gorce yazmış. Bendeki baskısı İstanbul-1988… Bu meret Fransız hem ülkenizde görev yapmış hem de sizi nasıl karalamış. Bu kitabı okudunuz mu?

Sadece ÖNSÖZ’deki ilk satırı buraya alıyorum: “Bir millet düşünün; özel ya da kamusal, neyi var neyi yoksa baştanbaşa haydutluk ve korsanlık eseri…” Bundan sonraki tümceleri buraya yazmaya utanıyorum. Ve “… Bu millet Yunan milleti…” diye bitiriyor. Haa, kitap tamamen aleyhte cümlelerle devam ediyor. Avrupa’nın bir diplomatının sizin için ne söylediğinden haberiniz yok, onların parlamento çatısı altında esip gürlüyorsunuz.

Biraz büyük meselelerin adamı olun! Biraz da ağır olun, molla desinler… Size son cevabı da 540-480 yılları arasında yaşamış olan “Doğa” adlı eserinden bir cümleyle Efesli Herakleitos versin. “Kümes hayvanları tozla yahut külle yıkanırlar”

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım..


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam