SON DAKİKA
reklam
reklam

Şenkaya’dan Bahsetmek (II)

Köşe Yazarı: Sinan ERDOĞDU   Eklenme Tarihi: 14 Şubat 2020, Cuma - 10:33   Okunma Sayısı:

1932 yılında Erzurum  Halk Evi Köycülük Şubesi Başkanı olan Köycü, kalkınmanın köyden başlamasının yılmaz savunucusu olduğundan, 1934’te soyadı kanunu çıkınca kendisine “Köycü“ soyadı verildi.   Köyün ve yörenin ağaçlandırılmasına çok önem veriyordu. Bu maksatla tiyatro eserleri, makaleler, şiirler yazarak ağaçlandırma bayramları düzenler ve “Devlet yeşil yapraktır “ derdi. Yine bu yıllarda 12 el sanatı dalında usta öğretmenler getirerek köy halkını kabiliyetlerine göre zanaata yönlendirir. Öte yandan da; sergiler, pazar ve panayırlar ihdas eder.   

Ömrünü her imkânını köyü için harcadığından  maddi sıkıntıların yanında şeker hastalığı da yakasını bırakmaz. Bacağı kesilir. O çalışmaya devam eder ve Türkiye’de  genel merkezi il dışında olan ilk partiyi Türkiye Ufak Partisi’ni kurar. Partinin amblemi  kurşun kalemdir.  Hüseyin Köycü, 1958 yılında bacağına protez yaptırmak için  geldiği İstanbul'da  31 Ocak günü hayata veda eder. Mezarı İstanbul Kozlu Mezarlğı’ndadır. Yurdun her tarafına yayılmış olan ve uzun yıllar boyunca okur-yazar yüzdesi ile Türkiye sıralamasında hep yukarıda yer alan Şenkayalılar, Köycü için her yıl anma törenleri düzenlerler. Prof. Dr. Koptagel İlgün'ün önderliğinde torunları tarafından yazılan  "Şenkaya Gazetesi ve Hüseyin Köycü" isimli kitabı da geçtiğimiz yıl ölüm yıldönümünde (31 Ocak 2019) basılarak yayımlandı 

Narman-Oltu-Olur-Şenkaya yöresinde oluşu dolayısıyla bu yörenin ortak kültürel birikim ekseninden beslenen Şenkaya’da özellikle Orta Asya kökenli Kopuz’la başlayıp Divan Sazı ile devam eden Aşıklık geleneği varlığını sürdürmektedir. Aşıklık demişken Nuri Cırağı’yı da anmadan geçmeyelim. 1948’de Erzurum’un Şenkaya ilçesinin Gaziler (Bardız) nahiyesinin Kaynak köyünde doğan, Nuri Cırağı 1976 yılında Âşık Reyhani ile Kars’ın kahve kültüründen de etkilenerek Erzurum’da “Âşıklar Kahvesi”’ni açar ve bu kültürün gelişmesine hizmet ederler. Reyhani ile olan birliktelik 1978 yılına kadar devam eder. Usta ozan; Âşık Nihani, Müdami, Deryami, Efgâri, Gülistan, Ruhani, Reyhani ve hocası Âşık Mevlüt İhsani gibi âşıkların saz meclisinde bulunur. Aynı köyde yaşadığı hocası Mevlüt İhsani kendisine ilk sazını alır. Bir gün babası namaz kılarken babasını rahatsız edince babası sazını kırar. Sazının kırılmasına çok üzülür. Daha sonra babasından aldığı para ile Kars’tan kendisine yeni bir saz alır. Şiir yazmaya kabiliyeti olan Nuri, ustası İhsani’den aldığı dersler sayesinde saz çalmayı öğrenir. Yıllarca beraber olduğu Reyhani’nin de kendisi üzerinde etkisi olduğunu kabul eder. Ancak asıl ustası Mevlüt İhsani’dir. 1994’te ailesiyle birlikte Darıca’ya yerleşen  Nuri Cırağı günümüzde de ailesiyle birlikte Kocaeli-Darıca’da yaşamaktadır. Nuri Cırağı uzun seneler televizyon kanallarında programlar yapmıştır.

Bir de Şenkaya’nın dünyada ve ülkemizde yeni yeni tanınmaya başlanan Şenkaya-Bardız Florası var. Öyle ki; çiçek sayısı, florası çok zengin bir bölgeden bahsediyoruz, o kadar zengin ki Anzer balıyla yarışabilecek durumdalar.  Buranın zenginliğini birkaç ayrı yazıda işleyeceğiz. Bu floranın yakınında bulunan Bardız ile Kaynak Mahallesi yakınında bulunan Şirvaz Şelalesi, suyun 48 metreden düştüğü ünlü  Tortum Şelalesi’nden sonra 37 metre yükseklikle Erzurum’un 2’inci büyük şelalesi. Ancak Tortum Şelalesi kadar bilinmiyor.

Şirvaz Şelalesi’nin yakın çevresindeki kayaların üzerinde M.Ö. 3- 5’nci Yüzyıl’a ait olduğu düşünülen tasvirler  var.  Erzurum- Atatürk Üniversitesi ‘inde görev yapan birkaç gezgin öğretim üyesince şelalenin yer aldığı vadide 48 kelebek, 69 kuş türü, Alpin-Subalpin ve İran-Turan flora unsuru 86 bitki türü kayıt altına alınmış ve haber ulusal basında geniş yer bulmuştu.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Yeşim Demir'le Rüya Yorumları


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam