SON DAKİKA
reklam
reklam

Ruh sağlığımıza dikkat

Köşe Yazarı: İsmet AKKOÇ   Eklenme Tarihi: 2 Nisan 2020, Perşembe - 10:05   Okunma Sayısı:

 

Neredeyse bir aya yaklaştı.

Hayatımızı artık biz değil, koronavirüs denen bela dizayn ediyor.

Hastalananlar, hayatını kaybedenler birinci dereceden etkileniyor ama, hayatını kaybetti terki dünya etti diye kabul edersek onlardan daha fazla biz dünyada kalanlar bu virus belasının neredeyse birinci derece mağrudu olduk.

Gerçek anlamda hasta olmasak da psikolojik olarak bu virus belasının esiri olduk.

Doğrudur yanlıştır bir yorum yapamıyoruz ama bu belanın 8-10 yıl önceden planlandığı da iddia ediliyor.

Öyledir veya değildir bilemiyoruz ama bildiğimiz ve gördüğümüz bir gerçek daha var ki…

Hadi Türkiye’yi bir kenara koyalım. Büyük teknolojik gelişmelere sahip olan Dünya devletleri bile bu virus karşısında aciz kaldılar, Amerikasından İtalyasına, üzerinde güneş batmayan imparatorluk İngilteresine kadar bütün büyük dünya hakimi devletler bile kıytırık bir virüse teslim oldular.

Dünyanın bir virus karşısında yaşadığı acziyeti seyretmek hakikaten insanları umutsuzluğa sevkediyor.

En son olarak MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin açıklaması dikkatimi çekti.

Bahçeli şöyle diyor; "Türkiye olarak bu mücadeleyi kazanacağız. Bundan asla kuşkum yoktur. En az kayıp ve hasarla virüs dönemini atlatacağız ancak bilerek veya bilmeyerek mücadeleyi sekteye uğratmak isteyenlerin varlığı dikkatimizi çekiyor. Korku aşılamaya, endişe üretmeye özellikle çabalayanların bulunması başlıca sorun. Virüsten daha tehlikeli olan yalan ve uydurma haberlerle insanımızın uykularını kaçıranlar, bilhassa televizyon ekranlarında boy gösterip sosyal medya mecralarında cirit atıyor.

Kovid-19 hastalığının ülkemizdeki yayılma hızının Çin, İran veİtalya'dan fazla olduğunu söyleyen zeka özürlülere, korku tacirlerine, musibet tellallarına şu birkaç gün içinde epey tesadüf ediyoruz.

Toplam hasta sayımız 9 bin 217. Hayatını kaybedenlerin sayısı da 131. Tehlikeyi ağırdan almıyorum ama hayatın diğer alanlarında, farklı bahane ve nedenlerden dolayı, mesela cinayet, mesela doğal afetler ve trafik kazalarında hayatlarını kaybeden insanlarımızın sayısı ile Kovid-19'dan vefat edenleri mukayese edersek bir kaşık suda estirilen fırtınayı da fazla zahmete girmeden teşhis edebiliriz."

Bahçeli, 2018'de her gün ortalama 3 bin 368 trafik kazası meydana geldiğini, bu kazalarda da ortalama her gün 19 kişinin hayatını kaybettiğini, 2018'in tamamında meydana gelen 1 milyon 229 bin trafik kazasında, 6 bin 675 kişinin hayata veda ettiğini, 307 bin kişinin yaralandığını hatırlattı.

 

 

2019'da gerçekleşen 418 bin trafik kazasında 286 bin kişinin yaralandığına ve 2 bin 524 vatandaşın hayatını kaybettiğine işaret eden Bahçeli, "Üstelik her gün ortalama 20 kişi olay anıyla sonrası dikkate alındığında trafik kazalarında can vermiş. O zaman Kovid-19 salgınındaki karamsarlık neyin nesidir? Bu karamsarlığı devamlı körükleyenler neye ve kime hizmet etmektedir? Korkuya kapılmanın ne gereği vardır?" diyor.

 

Baştan beri biz de aynı kanaatteyiz.

Evet virus hafife alınmamalı ancak insanlarımızı korku ve kaygıya sevkedecek açıklamalardan da uzak durulmalı.

 

Devlet Bahçeli’nin "Televizyonlardan adeta terör estiren, bilip bilmeden toplumun ruh sağlığına zarar veren, toplumsal psikolojiyi zedeleyen lekeli provokatörlere kulaklarımızı kapatalım hem evde kalalım hem de asılsız iddiaları ciddiye almayalım” sözlerine aynen katılıyoruz.

Çünkü bu tip açıklamalar virüsten farksız hezeyanlar yayıyor.

Virüs sorununun toplumsal bir ruh sağlığı sorununa dönüşmesini mutlaka ve mutlaka engellemeliyiz.

 

 

 

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım.


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam