SON DAKİKA
reklam
reklam

Bir Osmanlı Köyü: Cumalıkızık

Köşe Yazarı: Mert CiGERLİ   Eklenme Tarihi: 15 Kasım 2020, Pazar - 13:21   Okunma Sayısı:

Gezgin bünye özelliğim bu hafta kabardı ve kardeşim de dahil olmak üzere bir çok kişiden methini duyduğum Bursa`nın Yıldırım ilçesine bağlı olan ve Uludağ`ın eteklerinde kurulmuş olan Cumalıkızık köyü`nü nihayet ziyaret ettim.

Ben gezilerimi şahsi aracımla yapıyorum ama Cumalıkızık`a Bursa merkezden otobüslerle ya da Ankara yolu üzerinden minibüslerle de ulaşılabiliyor.

Bursa yakınlarında kurulan Osmanlı, kuruluşundan kısa zaman sonra tüm bölgeye hakim olmayı başarmış, 1326 yılında Bursa'yı, 1331 yılında İznik'i fethederek bölgedeki varlığını kesin olarak kabul ettirmiştir. Böylece Osmanlı halkının bu topraklara yerleşerek kentler ve köyler oluşturması sağlanmıştır. Osmanlı Devleti`nin Bursa'da ilk yerleştikleri bölgelerden olan Cumalıkızık, 180'i halen kullanılan, bazılarında ise koruma ve restorasyon çalışmalarının yapıldığı toplam 270 ev ile Osmanlı Dönemi konut dokusunu günümüze taşımış.

Kızık adı ise bu bölgede yani Uludağ’ın kuzeyindeki dik etekler ile vadilerin arasında sıkışıp kalan yöre köylerine, konumlarından dolayı verilmiş. Cumalıkızık bölgedeki 5 kızık köyünden biriymiş.

Köye girdiğinizde ilk olarak köyün ünlü olan rengarenk evleri dikkati çekiyor. Evler moloz, taş, kerpiç, ağaçtan ve genellikle üç katlı olarak inşa edilmiş. Daracık sokakları ile eski bir yerleşim yeri olduğunu insana hatırlatan köyün her sokağı da köy meydanına çıkıyor.

Köyün insanı çok sıcakkanlı ve misafirperver… Her evin önünden geçerken çaya davet edilme ihtimaliniz yüksek bulunuyor. Köy sakinleri evlerini eskiye sadık kalarak restore etmiş. Birçoğu evini konaklamak için pansiyona ya da otele çevirmiş. Son zamanlarda gerçek anlamda bir ziyaretçi akını mevcutmuş. Yerli halk da hemen evlerinin önüne kurdukları tezgahlarda organik ürünler, el işçiliği hediyelikler ve yerel tatları satmaya başlamış. Reçel, tarhana, Bursa kestanesi, ahududu suyu, ceviz, böğürtlen, salça, turşu, erişte, badem ve şeftali hemen hemen her tezgahta görüp, satın alabileceğiniz ürünler olarak ziyaretçi bekliyor. Her köşede görebileceğiniz mantı ve gözlemecilerde de karnınızı doyurmak pek keyifli oluyor.

Köy meydanındaki cami, onun yanındaki Zekiye Hatun Çeşmesi ve hemen oracıktaki tek kubbeli hamam Osmanlı döneminden kalma eserler olarak dikkat çekiyor. Aynı zamanda meydanda sizi köyün geçmişine götürecek “Cumalıkızık Etnografya Müzesi” bulunuyor. Müzeyi gezme fırsatım oldu ve çok beğendim. Birçok tarih mirası bulunuyor. Tarih mirası demişken 2014 yılında Bursa ve Cumalıkızık “Osmanlı İmparatorluğu`nun doğuşu” dosyası ile UNESCO Dünya Mirası listesine girmeye hak kazanmış.

Ben gitmeyi tercih etmedim ama köyün yukarı bölümünde bulunan yürüyüş parkuru ile Uludağ eteklerine doğru bir trekking yapmak mümkünmüş. Yürüyüş meraklılarının ilgisini çekebilir. Bir de festival meraklılarına Cumalıkızık notu vereyim. 2015 yılından beri her sene ağustos ayında köyde “Uluslararası Ahududu Festivali” yapılıyormuş. Bir de festival zamanı bu güzel köyü ziyaret etmek şart oldu.

Uhdemde olan bir yeri daha gezmenin keyfi ile İstanbul`a döndüm ama Cumalıkızık yine ziyaret edeceğim yerler listesini girmeyi başardı. Köyün dokusu, tarihi, sıcakkanlı insanları ve en önemlisi huzuru beni doyurdu. Şehir merkezine bu kadar yakın olup da, bu kadar beni tarihte yolculuğa çıkaran bir başka yer olmamıştı. Tekrar köy meydanında gözleme ve çay eşliğinde huzur bulabilmek umudu ile…

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam