SON DAKİKA
reklam
reklam

Tekrar eden alışkanlıklar

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 7 Nisan 2021, Çarşamba - 16:09   Okunma Sayısı:

Belgrad ormanları. Hafta sonu pikniğe gidenler 10 ton çöp bırakmışlar. 20 kişilik ekip bunları toplamış. Göze görünmeyen bir diğer facia da ağaç diplerinde mangal yakanların o canım ağaçların dumanla boğulmasına sebep olmalarıdır.

 

***                               ***                         ***

 

Küresel ısınmayı ve iklim değişikliğine dikkat çekmek isteyen insanlar ışıkları kapatmışlar. Rusya ve İtalya’da… Saatler 20.30’u gösterdiğinde ışıklar söndürülmüş. Gürcistan’da da söndürülmüş.

 

***                               ***                         ***

 

Ormanda ağaca bağlanarak ölüme terk edilen evcil köpek, dövülmek suretiyle görme yeteneğini kaybeden köpek (pitbull)

 

***                               ***                        ***

 

Kadına şiddet olayları dövmenin çok ötesine çekerek yaralama ve öldürmeye varmıştır. İstanbul Sözleşmesi veya Ankara Mutabakatı… İkisinin de kadın hakları ve yaşam güvencesine katkıları olacağına ihtimal vermiyorum. Bunlardan önce bu ülkede kanun yok muydu? Pek tabii ki vardı. Eksik olan neydi? Kanunların uygulanmayışıydı… Sokak ortasında kadını döven, ona söven, bıçak saplayan, ateşli silahla yaralayan veya öldüren adam yakalanıyor, ifadesi alınıyor, mahkemesi görülüyor ve elektronik kelepçe takılarak serbest bırakılıyor.

 

***                               ***                         ***

 

Tekirdağ’da Atatürk anıtına yazılar yazan kişi yakalandı. Yapılan masraflar kendisinden tahsil edilmeli. Utanmaz adam bir de üniversite mezunu. Şimdi “nasıl yazmışım ben bu yazıları” diye aptal aptal konuşmalar yapıyordur.

 

***                               ***                         ***

 

   Yüzyıl öncesi Şişhane’de Dingo’nun ahırı olarak isim yapan yer, zaman olmuş devrin icaplarına göre yer ve isim değiştirmiş. İstanbul’da ulaşım için atlı tramvayların kullanıldığı yıllarda iki at ile çekilen tramvaylara dik Şişhane yokuşunu çıkabilmesi için fazladan at/lar koşulurmuş.

   Azapkapı’da tramvaya eklenen takviye at’lar, Taksim’de Dingo isimli bir Rum vatandaş tarafından işletilen ahırda dinlendirilir, sonra tekrar Azapkapı’ya götürülürlermiş. Gün içinde sürekli atların girip çıktığı ahırın bu durumu dolayısıyla “girenin çıkanın belli olmadığı” veya “her önüne gelenin girip çıkabildiği yer” anlamında “Dingo'nun ahırı” deyimi kullanılmaya başlanmış...

 

*               *               *

 

   Ben de bir ara yanından geçtiğim mağazanın vitrininin önündeki yükseltiye yaslandım. Hemen yanımda orta yaşa yakın birisi duruyor ve tırnaklarını kemiriyordu. Neden böyle davrandığını sordum. “Abi ben bu memlekette ya kendimi yerim ya da tırnaklarımı…” dedi. Sordum,

 

   ---Neden kendini kemiriyorsun?

   ---Abi şu serserilere bakar mısın, sebilhane bardağı gibi dizilmiş, pişmiş kelle gibi sırıtıyorlar.

   --- Sırıtsınlar, ilgilenme onlarla, kendine gereksiz dert ediyorsun.

   ---Olur mu abi, benim de yosmam geçiyor bu yoldan…

   ---Yavsen de ata et, ite ot yedirmeye çalışıyorsun…

 

*               *               *

 

   İstiklâl Caddesi’nde deklanşöre çok bastım, çok resim çektim. İnsanlarla yakın olmaya çalıştım. Üç arkadaştan birine sordum:

 

   ---Bu Caddede ne görüyorsun?

   ---Abi senin niyetin nedir, ne görmemizi istersin? İçlerinden biri cevap olarak;

   ---Ben bir şey göremiyorum. Üçüncü;

   ---Tramvayın gelişini görüyorum, dedi.

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam

sinop emlak sinop pansiyon sinop günlük kiralık daire sinop web tasarım güneş paneli güneş enerjisi güneşten elektrik üretme