SON DAKİKA
reklam
reklam

Palto (Kitap tanıtımı)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 18 Eylül 2021, Cumartesi - 18:02   Okunma Sayısı:

 

Nikolay Vasilyeviç Gogol

 

Rus roman ve oyun yazarı Nikolay Vasilyeviç Gogol, bu kitabın da yazarıdır. 31 Mart 1809 Ukrayna doğumludur. Küçük yaşta babasını yitirmiştir. Liseyi bitirdikten sonra Petersburg’a gider ve bir süre devlet memurluğu yapar. Ukrayna folklörü üzerinde çalışmalar yapar.

 

Petersburg üniversitesinde tarih dersleri verir. Ortaçağ tarihi okuttuğu sırada büyük ölçüde edebiyatla ilgilenir. 1836’da devlet bürokrasisini eleştirdiği “Müfettiş” adlı oyunu sahnelenir. Bu eseri resmi çevrelerin tepkisini çektiği için Rusya’yı terk etmek zorunda kalır.

 

Kısa süren yaşamında 19’uncu yüzyıl Rus edebiyatı üzerinde modern izler bırakmıştır. 4 Mart 1852’de Moskova’da ölmüştür.

 

Kitaptan alıntılar

 

“… Devlet dairelerinden birinde, ama hangisinde olduğunu belirtmeden geçsek daha iyi olacak; çünkü devlet dairelerinde askeri birimlerde özel kalemlerde, kısacası kamu hizmeti gören kurumların herhangi bir yerinde çalışanların hepsi tepki göstermek için fırsat kolluyorlar.

Alınganlık da üstlerine yok artık. Öyle bir noktaya geldik ki, insanlar şahıslarına yöneltilen bir suçlamayı mensubu oldukları topluluğun tümüne yöneltilen bir saldırı olarak değerlendiriyorlar.

Duyduğuma göre, daha geçenlerde bir başkomiser bir şikâyet dilekçesi kaleme almış. Dilekçesinde yasaların hiçe sayıldığını, resmi kurumların tehlikede olduğunu ve bu kurumlarla devletin yüce adının küçük düşürüldüğünü ileri sürüyormuş. Delil olarak da oldukça kalın bir edebi eseri dilekçesinin ekinde sunmuş. Bu eseri delil olarak sunmasının nedeni ise, her on sayfada bir başka başkomiserden bahsedilmesi hatta bazı yerlerde söz konusu baş komiserin basbayağı sarhoş bir halde resmedilmesiymiş…”

 

Yorumlamalar

 

Çar I. Nikola’nın iktidar döneminde (1825-1855) Fransız devriminin düşüncelerinden etkilenerek Çar’ın otoritesini bir anayasayla sınırlamak isteyen subay ve aydınlardan oluşan grubun darbe girişimi (Dekabrist Ayaklanması-14 Aralık 1825) başarısızlıkla sonuçlandıktan sonra bu muhalif harekete destek veren kişilerin bir kısmı asılarak idam edilir. Geri kalanlar ise Sibirya’ya sürgüne gönderilir.

 

Dönem baskı dönemidir. İktidar gitgide katılaşan tutumuyla fikirleri özgürce ifade etme yollarının önünü kesmek için çaba sarf eder. Rus aydın katmanının üzerinde baskı kurmaya çalışılır. Sansür mekanizmasını işler hale getirmek için kurulan “gizli servis” acımasızca görevini yerine getirir.

 

Sadece düşünmek ve yazmak bile mutlakiyete, serflik sistemine karşı bir baskı başkaldırı olarak değerlendirilir. Aydınlara nefes bile aldırmamak amacıyla var edilen uygulamalar özellikle –Dostoyevski’nin de bir komploya katılmış olma suçlamasıyla önce kurşuna dizilerek idam edilmeye, ardından Omsk’ta kürek mahkûm olarak ceza çekmeye mahkum edildiği- 1840 yılıyla Çar I. Nikola'nın ölümüne kadar olan dönemde doruk noktasına ulaşır. Bu dönem daha sonra Rus kültür tarihinde “Yedi Karanlık Sene” olarak anılacaktır.

 

Daireden nice müdürler nice masa şefleri gelip geçmiştir, ama Akakiyeviç hep aynı yerde aynı şekilde aynı görevi yerine getirmiş yani mektupları temize çekmiştir. Yaşamındaki bu ayrılıklardan olsa gerek, insanlar giderek onun kel kafası ve resmi üniformasıyla bu işe hazır bir halde dünyaya geldiğine inanmaya başlar ve dairede kimse ona saygı göstermez. içeri girdiğimde odacılar ayağa kalkma şöyle dursun sanki önlerinden geçen basit bir sinekmiş gibi kafalarını ondan tarafa çevirmeye bile tenezzül etmezlerdi.

 

Baskıcı uygulamaların uzun sürdüğü, günlerin acımasız cezalarla zirveye ulaştığı bir dönemdir yaşanan. Rusya'nın ulusal kimliğinin üzerine tartışmalar baş gösterir.  Ulustan kasıt nedir, ulus denilen kesim kendilerinden daha iyi eğitim almış ve genelde Avrupa geleneklerini benimseyen toprak sahiplerinin boyunduruğa altında yaşayan Rus köyülerinden oluşan geniş kitlelerden mi ibarettir, yoksa Rus toplumunun Fransızca konuşan elit kesiminin kültürü de bu kavramın bir parçası mıdır?

 

Rusya kendi içinde ve kendi geçmişine dönük bir tavır mı sergilemelidir, yoksa Avrupa’nın bir parçası mı olmalıdır? Bu tartışmalar özellikle 1840’lı yıllarda Slavcılar ve Batıcılar adıyla anılan iki grup arasında var olan fikir ayrılığının tam da merkezinde yer alır.

Her iki grup da kendi fikirleri ile örtüştüğüne inandıkları farklı kenti ülkenin başkenti olarak görür. Eski Rusya’nın değerlerini yansıtan, yaşatan ve sahip çıkan Moskova ve yeni Batılı Rusya’yı temsil eden Petersburg.

 

İşte Gogol Rusya’da Feodalizmin yerine Kapitalizmin yapılanmaya başladığı farklı görüşlerin hem iktisadi, hem siyasi, hem de kültürel alanda birbirleriyle kıyasıya çarpıştığı aydın kesimin üzerindeki baskıların daha önce hiç olmadığı kadar yoğun ulaştığı bir dönemde verir eserlerini...

 

 

 

 

reklam

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam

sinop web tasarım sinop erkek öğrenci yurdu sinop kız öğrenci yurdu sinop kız yurdu arslan pansiyon sinop