1966 yılında kurulan Eczacıbaşı Spor Kulübü, sadece günümüzde mücadele ettiği kadın voleybol takımıyla değil; bir döneme damgasını vuran erkek voleybolu, erkek basketbolu, masa tenisi ve satranç branşlarıyla da Türk sporuna önemli katkılarda bulundu. 60 yıllık mazisinde 12 binden fazla lisanslı sporcu yetiştiren Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün geçmişi, Türk sporunun gelişimine yön veren başarılar, yetiştirdiği sporcular ve oluşturduğu güçlü spor kültürüyle adeta bir başarılar tarihine dönüştü. Kadın sporunun gelişimine uzun yıllardır sunduğu katkılarla öne çıkan kulüp, 2018 yılında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’nin (IOC) “Kadınlar ve Spor Dünya Ödülü”ne layık görüldü. Eczacıbaşı Spor Kulübü, bu ödülü alan dünyadaki ilk spor kulübü oldu.
Kulüp, 60 yıllık geçmişinden ve elde ettiği başarılardan ilhamla, voleybola gönül veren kız çocuklarının hayallerini gerçeğe dönüştürmelerine ve spor yoluyla gelişimlerine katkı sunmaya devam ediyor. Türkiye Altyapı Şampiyonalarında son 5 yılda 4 kategoride kazandığı 8 şampiyonluk ve 13 final dereceleriyle öne çıkan Eczacıbaşı, altyapısından yetiştirdiği voleybolcuları milli takımlara kazandırarak da Türk voleyboluna katkı yapmaya devam ediyor.
Köklü bir spor geçmişi
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 60 yıllık hikâyesi, kazanılan kupaların ve yetiştirilen başarılı sporcuların çok ötesinde bir spor kültürünü ifade ediyor. Kulüp, farklı dönemlerde kadın ve erkek voleybolundan basketbola, masa tenisinden satranca kadar uzanan geniş bir yelpazede Türk sporuna katkı sundu; 12 binden fazla lisanslı sporcunun yetişmesine öncülük etti. Bu mirasın en güçlü unsurlarından biri ise kadın voleyboluna verilen uzun soluklu destek oldu. Eczacıbaşı, kadın sporcuların yalnızca ulusal ve uluslararası arenada başarı elde etmelerini değil, sporda daha görünür ve güçlü bir konuma ulaşmalarını da önemseyen bir anlayış geliştirdi. Bu yaklaşım, kadınların spor yoluyla kendilerini ifade etmelerine, özgüven kazanmalarına ve toplumdaki yerlerini güçlendirmelerine yönelik daha geniş bir sosyal misyonun parçası haline geldi.
Hayaller yeni başarıların öncüsü
Kulübün geçmişi; farklı kuşaklardan sporcuların başarıları, anıları ve Eczacıbaşı çatısı altında yetişen isimlerin bıraktığı izlerle şekillendi. “Hayal Bizde”, “Cesaret Bizde”, “Hafıza Bizde”, “Başarı Bizde” ve “Yarın Bizde” ifadelerinde karşılığını bulan bu anlayış, kulübün geçmişten geleceğe uzanan hikâyesini de özetliyor. Her kuşak, kendisinden önce gelenlerin mirasını devralırken yeni sporcular için yeni hayallerin ve yeni başarıların önünü açtı. Eczacıbaşı’nın 60 yıllık tarihinde hayatını kaybeden sporcular, yöneticiler, antrenörler ve kulübe emek veren isimler de bu mirasın ayrılmaz bir parçası olarak hatırlanıyor. Onların bıraktığı izler, bu gün mücadele eden sporcularla aynı hikâyenin farklı dönemlerini temsil ediyor.Kadın ve erkek voleybolundan basketbola, masa tenisinden satranca uzanan bu ortak geçmiş, Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün yalnızca bir spor kulübü değil, farklı branşlarda sporcu yetiştiren ve kuşakları birbirine bağlayan köklü bir spor kurumu olarak şekillendiğini gösteriyor. 60 yılın sonunda geriye yalnızca şampiyonluklar değil; yetişen binlerce sporcu, yaşatılan değerler ve Türk sporuna bırakılan kalıcı bir miras kalıyor.
Amaç topluma değer katmak
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün spor anlayışının temelinde, yalnızca şampiyonluklar kazanmak değil, gençlerin potansiyellerini ortaya çıkarabilecekleri ortamlar yaratmak ve spor aracılığıyla topluma değer katmak yer alıyor. Kulübün 60 yıllık tarihinde şekillenen bu yaklaşım, sporcuların fiziksel gelişimlerinin yanı sıra özgüvenli bireyler olarak yetişmelerine, güçlü bağlar kurmalarına ve hayatın farklı alanlarında kendilerini geliştirmelerine katkı sağlamayı amaçlayan bir anlayışla sürdürüldü. Özellikle kadın voleybolu, bu anlayışın en güçlü yansımalarından biri oldu. Eczacıbaşı, kadın voleyboluna verdiği desteği yalnızca sportif başarı hedefiyle sınırlı tutmayarak, Türk kızlarına ve genç kadınlara rol model olacak sporcular yetiştirme misyonunu da kulüp kültürünün önemli bir parçası haline getirdi. Yıllar içinde takımların, sporcuların, teknik ekiplerin ve federasyonun katkılarıyla gelişen Türk kadın voleybolunun bugün ulaştığı seviyede, bu uzun soluklu spor kültürünün de önemli bir yeri bulunuyor. Bu yaklaşım, Eczacıbaşı’nın sporun toplumsal etkisine bakışını da ortaya koyuyor. Sporun gençlere doğru imkânlar sunulduğunda büyük bir potansiyeli ortaya çıkarabileceğine inanan kulüp, oluşturduğu yapıyla sporun yanı sıra bilim, kültür, sanat ve iş dünyasında da sürdürülebilir değerler yaratılabileceği düşüncesini benimsedi. Şakir ve Nejat Eczacıbaşı’nın ortaya koyduğu kuruluş vizyonuyla şekillenen bu anlayış, sonraki kuşaklara aktarılarak kulübün kurumsal kültürünün temel unsurlarından biri haline geldi. Bu köklü mirası devam ettiren Eczacıbaşı Spor Kulübünün bugünkü Başkanı Faruk Eczacıbaşı ise Kadın voleyboluna odaklanmanın temellerini sağlamlaştıran isim olarak karşımıza çıktı. Eczacıbaşı’nın 60 yıllık geçmişi bu nedenle yalnızca kazanılan kupalar ve sportif dereceler üzerinden değil; yetiştirilen sporcular, oluşturulan rol modeller, gençlere sunulan imkânlar ve Türk sporuna kazandırılan sürdürülebilir değerler üzerinden de okunuyor. Kulübün bugün ulaştığı noktada geçmişten devraldığı bu birikim, yeni kuşak sporculara aktarılmaya devam ediyor. Böylece 1966’da başlayan Eczacıbaşı spor hikâyesi, yalnızca geçmişin başarılarını hatırlayan değil, geleceğin sporcularını yetiştirmeyi hedefleyen canlı bir spor kültürü olarak varlığını sürdürüyor.
Eczacıbaşı yeni sezona hazır
Eczacıbaşı Peron İstanbul ismiyle 2026–2027 sezonunda Vodafone Sultanlar Ligi, Avrupa ve Dünya kupalarında mücadele edecek olan kulüp her zaman olduğu gibi tüm kulvarlarda şampiyonluğu hedefliyor. Yeni sezon hazırlıklarını tamamlayan turuncu-beyazlı ekip, sezonun ilk maçında 3 Ekim 2026 tarihinde deplasmanda Nilüfer Belediyespor ile karşılaşacak. Takımın taraftarı önündeki ilk mücadelesi ise 11 Ekim 2026 tarihinde oynanacak. Yeni sezonda Eczacıbaşı Peron İstanbul’un temel hedefi, mücadele ettiği tüm organizasyonlarda kazanma iddiasını ortaya koymak olacak. Teknik ekip, güçlü rakipler ve yüksek rekabet düzeyinin farkında olarak takımın sahada mücadele gücü, bağlılık, kazanma arzusu ve son ana kadar mücadele etme anlayışıyla hareket etmesini hedefliyor. Sezonun çok sayıda kulvarı kapsaması nedeniyle takımın istikrarı ve birlikte hareket etme becerisi de önemli unsurlar arasında yer alacak. Eczacıbaşı’nın 60 yıllık spor kültürünü sahaya yansıtmayı amaçlayan takım, sportif hedeflerinin yanı sıra kulübün değerlerini ve kadın voleybolundaki rol model anlayışını da yeni sezonda sürdürmeyi hedefliyor. Kulüpteki 11. sezonunu yaşayacak olan takım kaptanı Simge Aköz açısından ise Eczacıbaşı formasını ve kaptanlık görevini taşımak, yalnızca sportif bir sorumluluk değil, kulübün kadın sporuna ve genç kızlara yönelik yaklaşımını temsil etmek anlamına geliyor. Bu anlayış, Eczacıbaşı Peron İstanbul’un yeni sezondaki mücadelesine sportif hedeflerin yanında sosyal bir sorumluluk da kazandırıyor.
Yeni dönem salonun ismiyle başladı
Eczacıbaşı Spor Kulübü’nün 60 yıllık tarihinde yeni bir dönem de salon isim sponsorluğu ile başladı. HDI Sigorta ile imzalanan üç yıllık sponsorluk anlaşması kapsamında Kartal’da bulunan Eczacıbaşı Spor Salonu, 2028–2029 sezonu sonuna kadar “HDI Sigorta Spor Salonu” adıyla hizmet verecek. HDI Sigorta aynı zamanda Eczacıbaşı Peron İstanbul’un forma şort sponsoru oldu. “Voleybolun Evinde, Hayallerin Yanında” mottosuyla hayata geçirilen iş birliği, Eczacıbaşı’nın kadın voleyboluna ve genç sporcuların gelişimine yönelik uzun yıllardır sürdürdüğü yaklaşımın yeni bir adımı olarak öne çıkıyor. Kulübün Levent’ten Ayazağa’ya, ardından Kartal’a uzanan 60 yıllık yolculuğunda salonlar yalnızca müsabakaların oynandığı alanlar değil, spor kültürünün kuşaktan kuşağa aktarıldığı merkezler olarak konumlandı. Eczacıbaşı’nın üçüncü salonu olan HDI Sigorta Spor Salonu da bu anlayışın devamı niteliğinde. A takımdan altyapıya kadar kulübün farklı yapılarını bir araya getiren salon, sporcuların gelişiminde ve takım kültürünün oluşmasında önemli bir merkez olma özelliği taşıyor. Yeni isim sponsorluğuyla birlikte salonun kullanım alanının daha da genişletilmesi ve yalnızca maç günlerinde değil, haftanın yedi günü yaşayan bir merkez haline getirilmesi hedefleniyor. Bu kapsamda HDI Sigorta Spor Salonu’nun genç sporcuların ve voleybol severlerin yanı sıra kültür ve sanat etkinliklerine de ev sahipliği yapması planlanıyor. Böylece salonun, sporun birleştirici gücünü sosyal ve kültürel yaşamla buluşturan çok yönlü bir buluşma noktası haline gelmesi amaçlanıyor. Eczacıbaşı’nın 60 yıllık spor mirasının yeni adreslerinden biri olan HDI Sigorta Spor Salonu, bir yandan kulübün bugünkü takımlarına ev sahipliği yaparken diğer yandan geleceğin sporcularının yetişeceği, yeni hayallerin kurulacağı ve Eczacıbaşı’nın spor kültürünün gelecek kuşaklara aktarılacağı bir merkez olarak öne çıkıyor.
Kaynak:Özel HaberEditör:Yiğit Fırat YILDIZ - Murat İLTER



































