SON DAKİKA
reklam
reklam

Geleceğin yakıtı

Eklenme Tarihi: 18 Şubat 2021, Perşembe - 09:42   Okunma Sayısı: 172418
Trafikte giderek artan araç sayısı yakıt tüketimini artırırken LPG dönüşümü, sağladığı yüzde 40’ı aşan tasarrufla tercih nedeni oldu.

Koronavirüs pandemisi nedeniyle aracı olan vatandaş toplu taşıma araçlarını kullanmamaya başladı. LPG diğer fosil yakıtlar içerisinde en çevreci yakıt olarak öne çıkıyor. Otogaz ise LPG’nin araç yakıtı olarak kullanılan haline halk arasında verilen isimdir. Otogaz, propan ve bütan gibi basit hidrokarbonlardan oluşmakta olup doğalgazdan veya petrol damıtımından elde edilmektedir. Çevreciliği ile Avrupa Birliği tarafından “Geleceğin Yakıtları” arasında gösterilen LPG, 1996 yılından bu yana ülkemizde araç yakıtı olarak kullanılmakta olup 2009 yılından beri Türkiye’de en çok tercih edilen binek araç yakıtı konumundadır. Şu an her 10 binek araçtan 4’ünde otogazın kullanıldığı ülkemizde her sene yaklaşık 100 bin yeni kullanıcı, aracını otogaz kullanacak şekilde dönüştürmektedir. Türkiye’de trafiğe kayıtlı 5 milyona yakın LPG’li araç her yıl 2 milyon ton karbon salımını azaltıyor. Dünyanın en büyük alternatif yakıt sistemleri üreticisi BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü, LPG dönüşüm sektörünün dünü, bugünü ve geleceğini değerlendirdi. Türkiye, LPG sektöründe öncü ülkeler arasında yer alıyor. 90’ lı yıllarda başlayan LPG’li araç kullanımı, teknolojik gelişmeler paralelinde her gün daha da geliştirilen standartlar sayesinde güvenilirlik kazandı. Vatandaşın gözündeki LPG’li araç algısını olumlu yönde etkileyecek adımları atan BRC’nin Türkiye CEO’su Kadir Örücü giderek büyüyen sektörün dünü, bugünü ve geleceğini değerlendirdi.

Artan talep pazarı büyüttü

LPG sektörünün geldiği noktaya dikkat çeken BRC Türkiye CEO’su Kadir Örücü, ''Ülkemizde 1995’den itibaren araçlarda LPG kullanımı hız kazandı. Başlangıçta hiçbir teşvik olmadan, sadece ekonomik bir yakıt olduğu düşüncesiyle vatandaşımız tarafından tercih edildi ve talep gördü. Artan talep pazarı büyüttü ve Ar-Ge çalışmalarını yoğunlaştırdı. Teknolojiyi yakından takip ederek verimliliği, Avrupa Birliği’nin uyguladığı güvenlik standartlarını birebir uygulayarak LPG’li araçların güvenliğini garanti altına aldık. Bugün dünyanın dört bir yanına otogaz ekipmanları ihraç ediyoruz. Ülkemizdeki sistemler, istasyonlar, LPG dönüşüm sektörü Dünya LPG Örgütü (WLPGA) gibi uluslararası kuruluşlarca örnek göstermesi açısından takip ediliyor ve raporlanıyor” ifadeleriyle anlattı.

Kolay bulunuyor olmasını sektörün önünü açtı

LPG’li araç sektörünün artan talep karşısında yıllar içerisinde hızla geliştiğini ortaya koyan Kadir Örücü, “LPG’li araçların 90’lı yıllardaki dönüşümleri herhangi bir standarda ayak uydurmayan, altyapısı hazırlanmamış sistemlerle, halk arasında ‘tüplü’ dediğimiz ev tipi LPG tüplerin araçlara uyarlanmasıyla sağlandı. Artan talep standartların oluşturulmasına ve otomotiv firmalarının LPG’ye yönelmesine neden oldu. Bugün, Avrupa Birliği’nin kullandığı ECE 67.01 standartlarına uygun dönüşüm ekipmanları üretiyoruz. Bu standart sayesinde LPG’li araçlar, benzinli araçlardan daha güvenli hale geldi. Otomotiv firmalarının sıfır araç satışında LPG’li araç seçeneklerini de pazara sunması, LPG’li araçlarla, benzinli araçları aynı garanti kapsamında değerlendirmesi sektörün güvenilirlik kazanmasına büyük katkı sağladı. Ayrıca akaryakıt ve LPG şirketlerinin dağıtım ağına yaptığı istasyon yatırımları bugün her yerde LPG’nin kolay bulunuyor olmasını sağlayarak otogaz sektörünün hızla gelişmesinin önünü açtı” dedi.

Sıfır kilometre LPG’li araç satışları rekor kırdı

Dünya LPG Örgütü (WLPGA) verilerine değinen Kadir Örücü, “Ülkemiz 2018 yılında trafiğe çıkan LPG’li araç sayısıyla otogaz tüketiminde Güney Kore’yi geçerek birinci sıraya oturdu. WLPGA’nın 2020 değerlendirme raporuna göre Türkiye’de 10 yılda otogaza olan talep yüzde 46 oranında arttı. 2020 yılında sıfır kilometre LPG’li araç satışları bir önceki yıla nazaran üç kat artarak rekor kırdı” ifadelerini kullandı. Otogaz dönüşümünün belirli standartlara uymadan, merdiven altı tamirhanelerde gerçekleştiği yıllardan kalma söylemlerin halen basında dile getirildiğini bunun da LPG dönüşüm sektörüne zarar verdiğini belirten Örücü, “ECE 67.01 standartlarının uygulanmasıyla, LPG’li araçların yakıt tankının patlaması, gaz sıkışması yaşanması, teknik anlamda mümkün değildir. LPG’li araçların yakıt tankı askeri araçların zırh standardı olarak bilinen DIN EN 10120 çelik sacdan üretilirler. Yakıt sistemindeki sızdırmazlık, multivalf adı verilen bir ekipmanla sağlanır. Fabrikasyon araçların tercih ettiği ve TÜVTÜRK tarafından denetlenen yakıt sistemlerinde yakıt tankının patlaması mümkün değildir” şeklinde konuştu.

Hedef sıfır emisyon ve karbon emisyonunun azalması

LPG’nin bilinen en çevreci fosil yakıt olduğuna dikkat çeken Kadir Örücü, “Karbon salımının dünyanın tahammül seviyelerini aşması küresel ısınmaya, küresel ısınma ise iklim değişikliğine sebep oluyor. Ne yazık ki bugün iklim değişikliğinin yarattığı etkileri ülkemizde de görmekteyiz. Ulaşım araçları karbon salımında önemli bir etkiye sahip. Bu nedenle Avrupa Birliği, 2021 yılından itibaren araçlara kilometre başına 95 gram karbon emisyonu sınırı getirdi. 2030 yılı hedefiyse 60 gram olarak belirlendi. Bu nedenle Almanya’nın başlattığı dizel yasakları diğer ülkelerde de uygulanmaya başlandı. Nihai hedef sıfır emisyon olsa da, karbon emisyonunun azaltılması için hızla uygulanacak ilk önlem LPG dönüşümüdür” dedi.

Çevreci araçlara teşvik uygulamasına gidilebilir

En çevreci fosil yakıt olarak nitelendirilen LPG’nin dünyanın dört bir yanında teşvik paketleriyle desteklendiğini belirten Kadir Örücü, “Dünya çapında AB ülkeleri dışında Cezayir, Japonya, Güney Kore, Avustralya ve İngiltere’de LPG’li araçlara çevreci ve ekonomik olduğu için teşvik uygulanıyor. AB ülkelerinde uygulanan emisyon değerlerine göre vergilendirilme Türkiye’de de uygulanabilir. Motorlu Taşıtlar Vergisi’nde çevreci araçlara teşvik uygulamasına gidilebilir. LPG’li araçların ücretli otoyol ve köprülerden indirimli geçmesi sağlanabilir. Her yıl 200 bin ağacın sönümlediği karbonu daha ortaya çıkmadan engelleyen LPG’li araçlar için desteğe ve teşvike ihtiyacımız var” diyerek sözlerini sonlandırdı.

Honda'dan özel bir teknoloji

Honda mühendisleri tarafından geliştirilen ve Honda fabrikasında üretilerek hayata geçirilen özel bir teknoloji olan eco, Honda Civic Sedan ile vücut buldu. Bu teknoloji sayesinde aracın herhangi bir yerine LPG tankı eklemek için delme gibi işlemlere gerek kalmıyor. ECON modu, motorun, şanzımanın, klima kontrol sisteminin ve sabit hız kontrolünün performansını ayarlayarak yakıt ekonominizi geliştirmeye yardımcı oluyor. ECON sistemi açık olduğunda motora yük yapan elektrik sistemi, klima sistemi gibi yükü minimuma indirerek ekonomiye katkı sağlıyor. Eco modu sadece sıcak su kullanımında işe yarayan yani aktif olan bir moddur. Eco modunda sıcak su ortalama 50°C civarında olur ve tasarruf sağlanır.

Kış aylarında LPG bakımı önemli

LPG’li araçlar da diğer tüm araçlar gibi mevsim değişiklerinde ve belirli periyodlarda bakıma ihtiyaç duyuyor. Kışa girdiğimiz şu günlerde LPG’li araç kullananların sorun yaşamamaları için önlem almaları gerekiyor. LPG’li araçlarda kışa yönelik yakıt-hava ayarının kışa göre düzenlenmesi, antifriz, filtre, akü, bujiler, motor yağları, fren balatalarının kontrolünün ve gerekirse değiştirilmesi gerekiyor. Rölantide veya motora gaz verildiğinde devir saatinde yaşanan dalgalanmalar nedeniyle motora giden gaz-hava karışımının yeniden düzenlenmesi gerekiyor. Havanın yoğunlaştığını algılayan sensörler bilgiyi elektronik kontrol ünitesine (ECU) gönderir. ECU da bu veriye göre hava-yakıt oranını yeniden ayarlar. Dış hava koşullarına göre yakıt kalibrasyonunu otomatik ayarlayan sistemlerde devirde dalgalanmalar görülmez, araç daha verimli ve düzgün çalışır. Tüm araçların periyodik bakımlarda değişimine ihtiyaç duyduğu sarf malzemelerinin kış aylarına girmeden önce değiştirilmesinin önem taşıyor. Temiz, yeni değiştirilmiş hava filtresi kesintisiz ve sağlıklı hava akışı sağlar. LPG’li araçlar motorun soğutma suyu sıcaklığından faydalanarak buharlaştırılan gaz fazındaki LPG ile çalışır. Bu nedenle LPG regülatörünün yeterli ve sürekli ısıtılması motorun düzgün ve verimli çalışması için en önemli koşuldur. Bu noktada motorun ve soğutma suyunun belirli bir sıcaklıkta tutulması, suyun tüm su kanallarından rahatlıkla geçebilmesi için antifriz büyük önem taşımaktadır. Hava değişiminden etkilenen diğer önemli donanımlarda aracın aküsü, ateşleme sistemi ve bujilerdir. LPG yakıtının yaz aylarında yüzde 70 bütan, yüzde 30 propan gazlarından oluşur. Kış aylarında ise yüksek buhar basıncı nedeniyle yüzde 50 bütan, yüzde 50 propan karışımı kullanılmaktadır. Propan bakımından zengin yakıt kış şartlarında daha kolay buharlaşacağından aracın daha sağlıklı çalışmasını sağlar.

Kaynak: ÖZEL HABER
Editör: MURAT İLTER

reklam alanı

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

MOBİL UYGULAMAMIZ

HABER ARŞİVİ


Merhaba Sevgili Okurlarım. 


KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam