SON DAKİKA
reklam
reklam

TÜRKİYE İLE SURİYE ARASINDA YENİ DÖNEM

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 7 Ağustos 2025, Perşembe - 13:44   Okunma Sayısı:

GÜNLERİN GETİRDİĞİ YENİ DÖNEM

Suriye İç Savaşı’nın 2011’de patlak vermesiyle birlikte diplomatik ilişkileri kesilen Türkiye ve Suriye, uzun yılların ardından yeniden masaya oturdu. 2025 yılı ağustos ayının başında yapılan tarihi görüşmeler neticesinde, taraflar arasında 10 maddelik yeni bir mutabakat metni imzalandı. Bu mutabakat, yalnızca iki ülke arasında değil, aynı zamanda bölgesel güvenlik dengeleri ve göç politikaları açısından da önemli bir dönüm noktasını temsil ediyor.

Söz konusu anlaşma, Türkiye’nin uzun süredir yürüttüğü sınır güvenliği, terörle mücadele ve sığınmacı politikalarının yeniden şekillenmesine neden olabilecek potansiyele sahip. Aynı zamanda Suriye’nin kuzeyinde oluşan otorite boşluğu ve farklı grupların kontrolünde olan alanlara dair yeni düzenlemeleri de beraberinde getirebilir. Bu yazıda, imzalanan mutabakatın içeriği, siyasi arka planı ve olası etkileri çok boyutlu olarak değerlendirilecektir.

1. MADDE MADDE YENİ MUTABAKAT: NELER VAR?

Taraflar arasında imzalanan mutabakat metni, aşağıda özetlenen başlıklardan oluşuyor:

Diplomatik İlişkilerin Yeniden Tesisi: Türkiye ve Suriye büyükelçilik düzeyinde diplomatik ilişkileri yeniden başlatacak. Öncelikli olarak maslahatgüzarlar atanacak, ardından büyükelçi düzeyine geçilecek.

Sınır Güvenliği ve Terörle Mücadele İş birliği: Türkiye, PKK/YPG başta olmak üzere sınır ötesinden gelen tehditlere karşı Suriye hükümetinin aktif desteğini alacak. Ortak operasyonlar ve istihbarat paylaşımı gündemde.

Mültecilerin Geri Dönüşü: Suriye, Türkiye'deki Suriyeli sığınmacıların geri dönüşü konusunda güvenli bölgeler oluşturmayı taahhüt etti. Gönüllülük esaslı geri dönüşler için BM gözetiminde yeni planlama yapılacak.

İdlib ve Kuzey Suriye'deki Statü: Türkiye'nin kontrolündeki bölgelerdeki yönetim yapıları aşamalı olarak Suriye merkezi hükümetiyle uyumlu hale getirilecek. Ancak bu süreçte geçici bir yerel yönetim formülü uygulanacak.

İkili Ticaretin Geliştirilmesi: Ortak sınır kapıları yeniden faaliyete geçirilecek ve iki ülke arasında ticari ilişkiler canlandırılacak. Suriye’den gelen tarım ürünlerine belirli kolaylıklar sağlanacak.

Su Politikaları: Fırat ve Asi nehirleri üzerinden su paylaşımı konusunda yeni bir protokol imzalandı. Suriye’ye su akışının belirli bir seviyede tutulması taahhüt edildi.

Enerji ve Yeniden İmar İş birliği: Türk firmaları, savaş sonrası Suriye’nin yeniden imarı sürecinde aktif rol alacak. Elektrik ve altyapı projelerinde teknik destek sağlanacak.

Göçmen Suçlarına Karşı Ortak Takip: İki ülke, insan kaçakçılığı ve sınır aşan suçlara karşı ortak operasyonel birimler kuracak.

Eğitim ve Kültürel İş birliği: Türk okullarının faaliyetlerinin düzenlenmesi, Suriyeli öğrencilerin uyum programları ve karşılıklı kültür merkezleri kurulması kararlaştırıldı.

Bölgesel Güvenlik Mekanizmaları: İran ve Rusya’nın da yer alacağı bölgesel güvenlik platformu oluşturulacak. Astana süreci çerçevesi güçlendirilecek.

 

2. MUTABAKATIN ARKA PLANI: NEDEN ŞİMDİ?

Bu anlaşmanın zamanlaması dikkat çekici. Türkiye’nin iç kamuoyunda sığınmacı karşıtlığı yükselirken, Suriyeli mültecilerin geri dönüşü seçim öncesi siyasette belirleyici bir mesele haline geldi. Aynı zamanda, Suriye’de Esad yönetimi son yıllarda birçok Arap ülkesi tarafından yeniden tanınırken, Türkiye’nin de bu sürece entegre olması kaçınılmaz görünüyordu.

Öte yandan, ABD’nin Suriye’deki askeri varlığına karşı duyulan rahatsızlık hem Ankara’nın hem de Şam’ın ortak zeminde buluşmasını kolaylaştırdı. Rusya’nın arabuluculuğunda yapılan bu görüşmeler, özellikle Moskova’nın bölgede istikrar talebini öncelemesiyle hız kazandı.

Ankara’nın kuzey Suriye’de sürdürdüğü askeri operasyonlar, sahada zaman zaman Şam ile karşı karşıya gelmesine neden oluyordu. Ancak bu yeni dönemde taraflar, çatışma yerine koordinasyon yoluna gitmeyi tercih etti. Böylece, hem Türkiye’nin güvenlik endişeleri karşılık buldu hem de Suriye yönetimi, toprak bütünlüğünü diplomatik kanalla güçlendirme fırsatı yakaladı.

3. TEPKİLER, ENDİŞELER VE OLASI ETKİLER

Mutabakatın imzalanmasının ardından hem içeride hem dışarıda çeşitli tepkiler geldi. Türkiye kamuoyunda, özellikle milliyetçi ve muhafazakâr çevrelerde geri dönüş süreci olumlu karşılanırken, bazı çevreler ise Esad rejimiyle kurulan ilişkinin meşruiyet sorunu yaratabileceğini savundu.

Muhalefet partileri, mutabakatın içeriğinin TBMM ile paylaşılmasını ve şeffaf yürütülmesini talep etti. İnsan hakları örgütleri ise mültecilerin dönüş sürecinde “güvenli bölge” tanımının içinin net şekilde doldurulması gerektiğini vurguladı. Zira, Suriye’de hala istikrarsız olan bölgelerde güvenlik kaygıları sürüyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında ise Türk iş dünyası bu süreci bir fırsat olarak değerlendirmekte. İnşaat ve enerji sektörleri başta olmak üzere pek çok alanda yeniden imar projelerinin açılması bekleniyor. Ancak, Suriye’nin içinde bulunduğu ekonomik ve siyasi kırılganlık, bu yatırımların kısa vadede hayata geçmesini zorlaştırabilir.

Uluslararası aktörlerin yaklaşımı da merak konusu. ABD’nin YPG ile olan ilişkisi bağlamında Türkiye-Suriye yakınlaşmasından rahatsız olabileceği yorumları yapılıyor. Öte yandan, İran ve Rusya gibi aktörler bu normalleşme sürecine destek verirken, Körfez ülkeleri de Esad yönetiminin bölgeye entegrasyonunu destekliyor.

SONUÇ: ZOR AMA ZORUNLU BİR YAKINLAŞMA

Türkiye ile Suriye arasında imzalanan 10 maddelik yeni mutabakat, savaşın yıkıcı etkileri sonrası normalleşme yolunda önemli bir eşik anlamına geliyor. Her ne kadar geçmişte yaşanan acı olaylar, güven kaybı ve jeopolitik çelişkiler iki ülke arasında hâlâ büyük bir bariyer oluştursa da bu süreç hem bölge halkları hem de uluslararası toplum açısından umut verici bir adım olarak değerlendiriliyor.

Yol uzun, belirsizlikler çok. Ancak bölgesel barış ve istikrar açısından Türkiye ile Suriye arasında kurulan bu yeni diyalog köprüsü, doğru şekilde yönetilirse sadece iki ülkeyi değil, tüm Orta Doğu coğrafyasını etkileyebilecek yeni bir sayfanın habercisi olabilir.

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam