SON DAKİKA
reklam
reklam

9 Eylül 1922 İzmir’in Kurtuluşu ve Mudanya Mütarekesi’ne giden süreç (Bölüm I)

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 8 Eylül 2025, Pazartesi - 11:33   Okunma Sayısı:

 

… Batı Cephesi Komutanlığınca 30 Ağustos 1922 günü Çalköy-Adatepe-Aslıhanlar bölgesinde yapılan imha muharebesi kazanılmıştır.  Başkomutan Mustafa Kemal, 1 Eylül 1922 sabahı Türk ordusuna “Ordular, ilk hedefiniz Akdeniz’dir, ileri!” emrini verdikten sonra Türk milletine de şu bildirgeyi yayımlamıştır:

“Büyük ve Asil Türk Milleti;

Batı cephesinde 26 Ağustos 1922’den beri başlayan taarruz harekâtımız Afyonkarahisar-Altıntaş-Dumlupınar arasında büyük bir meydan muharebesi halinde beş gün beş gece devam etti. Büyük Millet Meclisi ordularının üstün kahramanlığı ve Allah’ın yardımıyla zafer gerçekleşti…” 

Bu muharebeye “Başkomutan Muharebesi” ismi verilmiş ve 3 Eylül 1922 günü bütün birliklere duyurulmuştur.

 

Takip harekâtı ve İzmir’e giriş

26 ağustos 1922’de başlatılan Büyük Taarruz, 18 Eylül 1922 gününe kadar Takip Harekâtı şeklinde sürdürülmüştür. Bu süreç içinde Ege kıyılarına ulaşana kadar Yunan işgali altında kalan yerler ele geçirilmiştir.

…Başkomutanlık, Genelkurmay Başkanlığı ve Batı Cephesi karargâhları,9 Eylül 1922 saat 08.00’de Salihli’den hareket ederek 10.30’da Turgutlu’daki 1’inci Ordu Karargâhına varırlar. Öğleden sonra Turgutlu’dan hareket eden 1’inci Ordu Komutanı Kemalpaşa’ya gider. Takip kolundan aldığı raporda “Kadifekale’ye çıkıldığını ve İzmir’in işgal edildiğini” öğrenir. Bu sırada başkomutan, Genelkurmay Başkanı ve Batı Cephesi Komutanı da Belkahve’deki 1’nci Ordu gözetleme yerine gelmişlerdir…

…Menemen yolundan gelen 14’üncü Süvari Tümeni 06.30’da Karşıyaka’ya girer. Manisa’dan gece 03.00’te hareket eden Süvari Alayı Sabuncubeli’ne vardığında molayı müteakip saat 09.00’da Bornova’ya girer.

2’nci Tümen’in öncülüğünü Binbaşı Reşat komutasındaki 4’üncü Süvari Alayı yapmaktadır. Alayın önünde de Yüzbaşı Şerafettin komutasında iki bölük ilerlemektedir. Birlik sokaklardan geçerken yerli Rum çetelerinin sağdan soldan açtıkları ateşlere ateşle cevap verir. En öndeki sekiz erimiz Halkapınar Köprüsü’nü geçip Darağacı mevkiine gelince Tuzakoğlu un fabrikasından âniden ateşe maruz kalır. 

Dört erimiz şehit olur. Bu şehitler İzmir’e girişin son şehitleridir. 4’üncü Süvari Alayı’nın 2’nci Bölüğü’nden Akşehirli Bekir oğlu Mehmet Çavuş, yine aynı bölükten Ömer oğlu Hakkı Çavuş, 4’üncü Bölük’ten Nevşehirli Ahmet oğlu Ahmet’tir. Dördüncü şehidin kimliği tespit edilememiştir. Şehitlerimiz, fabrika önünde kanlar içinde son nefeslerini verirken yanlarından geçen arkadaşlarına düşman istikametini göstermişlerdir.

Süvarilerimizin Kordonboyu’ndan kılıç çekmiş olarak birkaç bin Yunan askerinin ve yüzlerce silahlı Rum ve Ermeni’nin arasından ilerleyişi heyecan yaratmıştır. Pasaport mevkiine gelindiğinde bir Rum elindeki bombayı bölüğün üzerine fırlatınca Yüzbaşı Şerafettin başından yaralanmış; ancak birlik yürüyüşüne devam etmiştir. 9 Eylül 1922 günü saat 10.30’da hükümet konağına çıkan Yüzbaşı Şerafettin göndere Türk bayrağını çekmiştir.  

 

Hükümet konağına yerleşme

2’nci Süvari Tümen komutanı Albay Zeki (Soydemir) karargâhıyla birlikte hükümet konağına yerleşir. Eski Düyun-u Umumiye Müdürü olan Abdülhalim Bey’i vali tayin eder. Bu sırada limandaki Fransız harp gemisinden bir deniz subayı 1’inci Tümen komutanı General Mürsel (Bakü)’in yanına gelerek bir istekleri olup olmadığını sorar. 

General Mürsel, İzmir’e girildiğini, Ankara’ya müjdelemelerini ve başka bir istekleri olmadığını söyleyerek teşekkür eder. Yunan harp gemileri Uzunada istikametinde çekilirler.

1’inci Kolordu Karargâhı 10 Eylül günü sabahı erkenden Belkahve’den hareket ederek saat 08.00’de İzmir’e girer. Saat 14’te ise Başkomutan, Genelkurmay Başkanı ve Batı Cephesi Komutanı İzmir’e gelerek hükümet konağına yerleşirler.

 

Çaresizliklerden örnekler

Takip Harekâtı süratle devam ettirilmektedir. Beklemek, bir şeyin yenisini bulmak, lojistik bütünleme için motorlu araç kullanmak gibi olağanüstülükler söz konusu değildir. Kaybedecek zaman da yoktur. Örnekler;

*1 Eylül 1922 günü Dumlupınar-İslâmköy arası yolun kötü olması nedeniyle motorlu araçlar kullanılamamıştır. Ordu Komutanlığı, 1600 deveyle cephane taşınmasını sağlayabilmiş ve 2 Eylül günü İslâmköy’de bir cephane dağıtma merkezi daha açmıştır. 

*2’nci ordu, menzil katarlarıyla 11.297 çift çarık, 78 çift fotin, 373 çift yemeniyi 6 Eylül 1922 günü Altıntaş’a getirtmiş, Balıkesir’e kadar menzil araçlarıyla ulaştırmışsa da buradaki birliklerin intikal görevi almış olmaları nedeniyle dağıtılamamıştır. 

*Mahallinden temin edilemeyen erzak, Yunan askerlerinden ele geçirdiğimiz depolardan karşılanmıştır.

*Cephelerde toplanan boş kovanların Keskin fişek fabrikasında yeniden doldurulmasıyla hazırlanan cephane şişkin olduğundan ağır makineli tüfeklerde kullanılamıyor, piyade birliklerine dağıtılıyordu.  (Devam edecek)

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam