SON DAKİKA
reklam
reklam

YAZ SICAKLIKLARI VE ZİHİNSEL SAĞLIĞIMIZ

Köşe Yazarı: Adil YILDIZ Eklenme Tarihi: 17 Eylül 2025, Çarşamba - 10:40 Okunma Sayısı:

Merhaba değerli okuyucularım. Yurdun dört bir yanında sıcak hava rekorları kırılıyor. Neredeyse bir aydır ormanlarımız yanıyor, vicdanlarımız alev alev. Sıcaklıkların insan üzerindeki etkisini bu yazımda ele alacağım. Ağustos ayında Antalya’dayım. Burada yaz ayı demek öğle vakti dışarı çıkmamak, kapanmayan klimalar, akşamları rüzgar eserse balkonlarda serinleme hayallerinden ibaret oluyor. Gölgede bile kalsanız ter içinde kalabiliyorsunuz.  Ama her zaman serinlemek hayallerdeki gibi kolay olmuyor. Özellikle de sıcak havanın tüm bu etkilerinin yanında yoğun stres ve kaygıların da eklenmesi, durumu daha da zorlaştırıyor. 

Klima altında, sabah kahvaltımı yaparken, televizyonda Antalya’da termometrenin 45 derece olduğunu öğrendim. Hissedilen sıcaklık daha fazla oluyor.  Kronik sağlık sorunları olan hastalar için Temmuz ve Ağustos ayında gelmelerini önermem. Antalya sıcağını anlamak için yaşamak gerek. Ama doğru önlemlerle hem bu turizm  şehrin tadını çıkarabiliyor, hem de sağlığınızı koruyabiliyorsunuz. Geceleri sosyal hayat burada yeniden başlıyor. Kafeler doluyor, müzikler çalıyor, insanlar sokaklara taşıyor. 

Artan hava sıcaklıkları yalnızca bedenimizi değil, zihnimizi ve duygularımızı da fazlasıyla yoruyor.  Suç işleme oranlarında ise yine bu dönemde artış yaşandığını  televizyon izlerken üzülerek izliyorum.  Sıcaklık, uykusuzluk, yüksek tansiyon, kalp çarpıntısı, isteksizlik ve öfke patlamaları neden olabiliyor. Uyku kalitesindeki düşüş sadece fiziksel yorgunlukla sınırlı kalmıyor; aynı zamanda sabır, öfke kontrolünü zorlaştırıyor.

 Güneşli berrak havanın insan psikolojisi üzerine olumlu etkileri olduğunu biliyoruz.  

Yaz aylarında depresyonu ve panik atağı olan kişilerde günlük işleri yapmak çok zor olabiliyor. Sıcaklıkların mevsim normallerinin üstünde olması, kişide gece uykusuzluğu, keyifsizlik, hayat doyumunun olmaması, sosyal etkileşimin azalması depresyona zemin hazırlıyor.

Böyle bir konjonktürde sıcak depresyonuna karşı neler yapabiliriz.?

Klimalı veya klimasız ortamda her gün aynı saatte uyumak insanı dengeli hissetmesine vesile olur. Beyaz renkli elbiseler giymek, şapka ve güneş gözlüğü kullanmak gibi fiziksel önlemler hem bedenimizi hem de zihnimizi rahatlatacaktır. Aile, komşu ve arkadaşlarla yapılan sohbet ve aktiviteler ruh sağlığınızı korumanıza katkı sağlayacaktır.  Uykusuzlukla başa çıkmak adına ise akşamları kafeinli içeceklerden ve alkolden uzak durmak gerekir.

Duygusal patlamaların en yoğun yaşandığı bu günlerde, öfkemizi tanımak ve yönetebilmek büyük bir fark yaratıyor. Öfke geldiğinde derin nefes almak faydalı olmaktadır. Kendinize şefkatle yaklaşmayı, bu durumun normal ve geçici olduğunu kabul etmeliyiz.

 Bol su içmek vücudun elektrolit dengesini sağlamak için eğer bir sağlık engeliniz yoksa günde bir şişe maden suyu tüketmek, su oranı yüksek sebze ve meyveleri tercih etmek hem beden sağlığı hem de ruh hali açısından faydalı olacaktır. Kötü bir ruh halindeyken sürekli negatif düşüncelere odaklanmamak gerekir. Aksi taktirde çağımızın temel sağlık sorunlarından olan stresi artıracağından, kişiler için temel amaç stresi kontrol etmek olmalıdır. 

Bundan öncede ifade ettiğim gibi beden sağlığınız ruh sağlığınız kadar önemlidir. Psikolojik durumunuz  uzun vadede negatif gidiyorsa uzmana danışmak gerekebilir. 

Unutmamak lazım. Her mevsim geçicidir. Ancak alınacak basit önlemlerle bu etkileri azaltmak mümkündür. Uykusuzluğu azaltmak, su tüketimini artırmak, hafif giyinmek, yakın çevremizle sosyal bağları korumak ve gerektiğinde duygularımızı paylaşmak ruhsal dayanıklılığımızı güçlendirecektir. Yaz aylarında ani sıcaklıklardan fazla etkilenmemek için yukarıdaki pozitif faktörleri hayatımda uygulamaya çalışıyorum. Sizde uygulayın. Rahat edin...

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam