SON DAKİKA
reklam
reklam

NEYDİ CUMHURİYET?

Köşe Yazarı: Funda TUNCA Eklenme Tarihi: 31 Ekim 2025, Cuma - 13:47 Okunma Sayısı:

 

 

 

 

Yaşadığımız devir/ Cumhuriyet devridir/Zenginde bir fakir de/Saraylarda sedirde zulüm yapıp oturan diye başlayan Yaşasın Cumhuriyet şiirini mutlaka çoğumuza ilkokul sıralarında ezberletmişlerdir. Aslıda bu şiirinin içinde hep kodlanmıştı her şey, biz her ne kadar çocuk aklımızla ezberleyip okuyup geçsek de cumhuriyet neydi bir bakalım.

 

Cumhuriyet benim tanımlamama göre, bir milletin ve bir ulusun onuruna en çok yakışan yönetim şeklidir. Ki o Cumhuriyettir ki halkın kendi kendisini yönetmesi anlamına gelen demokrasi ilkesini içinde barındırır. Cumhuriyet dünyada daha ziyade 1789 Fransız İhtilalinden sonra ortaya çıkmıştır ve Fransızca Republica kelimesinden türetilmiştir.Krallık rejiminin yerine uygulanmaya balayan cumhuiyet rejimi ihtilalin getirdiği özgürlükçü, halkçı, milliyetçi fikirlerin sonrasıda doğmuştur.

 

Bu yönetim biçimi, genellikle mutlak veya meşruti monarşilerle kazanılmış hakların kullanımı niteliğinde olup Monarşi ve Oligarşi karşıtı bir yönetim biçimidir. Çünkü bilindiği üzere söz konusu yönetim biçimlerinde hakimiyet tamamıyla bir kişi veya zümreye tamamıyla teslim edilir. Burda ise yönetim halk tarafında belli süre için bir hükümet ve devlet başkanına ''Emanet'' edilir. Cumhuriyet rejiminde asla halk için tebaa veya köle gibi kavramlar kullanılmaz onlar eşit haklara sahip birer yurttaş veya vatandaştır.

 

CUMHURİYET YÖNETİMİ

Cumhuriyet rejimlerinde yönetim esasen tamamıyla halkın elindedir. Halk bu yetkisini seçtiği temsilciler aracılığıyla belli süre için kullanır. Şu anda uyguladığımız demokrasi yöntemi doğrudan demokrasidir.  Daha eski devirlerde örneğin Antik Yunan'da dolaylı demokrasi yöntemi uygulanmıştır.  Cumhuriyet rejiminde üç temel erk vardır. Yasama Yürütme ve Yargı. Yasa çıkarma yani yasama yetkisi halkın seçtiği temsilcilerden oluşan parlamentodadır. Yürütme yani ülkeyi yönetme yetkisi ise ''Bakanlar Kurulundan'' oluşan hükümet tarafından yapılırken, yargı yetkisi ise bağımsız mahkemelerce görülür.

 

Peki bu kadar çok kitabi bilgi verdikten sonra, bir de Atatürk için Cumhuriyet neydi ona da bir baksak. Atatürk ''Cumhuriyetçilik'' kavramını ''Halkçılık ve ''Demokrasi kavramları ile birlikte hatta iç içe kullanıyordu. Onun gözünde Cumhuriyet halk iradesine dayanan en demokratik yönetim biçimdir. Atatürk cumhuiyet rejimini kurarken asla sadece bir yönetim biçimi değişikliği ile yetinmeyecek, o kültürel toplumsal ve sosyal alanda topyekün bir değişimi düşünmekteydi. Onun gözünde cumhuriyet akla ve bilime dayanan bir aydınlanma pojesidir.

 

Aslında Atatürk'ün cumhuriyet ile kastı çağdaş medeniyetler seviyesine yükselip, asla geriye bakmadan yüzünü ileri çevirmekti ve bunu da şu sözlerle ifade etmiştir.  “Milletimizin hedefi, milletimizin mefkûresi (ideali) tam anlamıyla medeni bir toplum olmaktır. Çünkü dünyada bir milletin varlığının değer, özgürlük ve bağımsızlık hakkı, sahip olduğu ve yapacağı medeni eserlerle orantılıdır. Medeni eser yaratmak yeteneğinden yoksun olan milletler özgürlük ve bağımsızlıklarını kaybetmeye mahkûmdurlar. Medeniyet yolunda yürümek ve başarılı olmak hayatın şartıdır. Bu yol üzerinde ileriye değil geriye bakmak bilgisizliğini ve ihtiyatsızlığını gösterenler, genel medeniyetin coşkun seli altında boğulmaya mahkûmdurlar.” (Atatürk’ün Bütün Eserleri, C.16, s.288)

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam