SON DAKİKA
reklam
reklam

TL’nin Reel Değerinde Ağustos Gerilemesi

Köşe Yazarı: Zafer ÖZCİVAN   Eklenme Tarihi: 6 Eylül 2026, Pazar - 14:14   Okunma Sayısı:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Ağustos 2026 dönemine ilişkin açıkladığı Reel Efektif Döviz Kuru (REK) verileri, Türk lirasının yabancı para birimleri karşısındaki reel değerinde sınırlı bir gerilemeye işaret etti. TÜFE bazlı reel efektif döviz kuru endeksi ağustosta bir önceki aya göre 1,07 puan düşerek 105,04 seviyesine indi. Yi-ÜFE bazlı endeks de 0,26 puanlık düşüşle 101,35 oldu.

Reel efektif döviz kuru, yalnızca dolar veya avro karşısındaki günlük hareketi ölçen bir gösterge değil. Türkiye’nin dış ticaretinde önemli ağırlığa sahip ülkelerin para birimlerinden oluşturulan sepete göre Türk lirasının değerini, ülkeler arasındaki fiyat farklılıklarını da dikkate alarak ortaya koyuyor. Bu nedenle endeksteki hareketler, TL’nin ihracat ve ithalat açısından rekabet gücüne ilişkin önemli ipuçları taşıyor. TCMB, nominal efektif döviz kurundan nispi fiyat etkilerinin arındırılmasıyla reel efektif kurun hesaplandığını belirtiyor.

Ağustosta dolar ve avro yükseldi

Ağustos ayındaki gelişmelerin önemli unsurlarından biri yabancı para birimlerinin TL karşısındaki ortalama değer artışı oldu. TCMB verilerine göre ABD doları, ağustosta TL karşısında bir önceki aya göre ortalama yüzde 1,68 değer kazandı. Avronun ortalama değer artışı ise yüzde 3,20 olarak gerçekleşti.

Ancak kurdaki yükselişin reel efektif kur üzerindeki etkisini değerlendirirken yalnızca döviz hareketlerine bakmak yeterli değil. Çünkü reel efektif kurun hesaplanmasında Türkiye’deki fiyatların seyri de belirleyici oluyor. Ağustosta tüketici fiyat endeksi yüzde 1,84, yurt içi üretici fiyat endeksi ise yüzde 2,57 arttı. Böylece kur hareketleri ile yurt içindeki fiyat değişimleri arasında önemli bir etkileşim ortaya çıktı.

Bu tablo, Türkiye ekonomisinde kurun reel değerinin belirlenmesinde enflasyonun ne kadar kritik olduğunu bir kez daha gösterdi. Nominal kurda yaşanan değişim, iç fiyatların daha hızlı veya daha yavaş hareket etmesi durumunda reel anlamda farklı bir sonuç doğurabiliyor.

105 seviyesinin üzerinde kalmasına rağmen düşüş dikkat çekti

TÜFE bazlı REK endeksinin 105,04 seviyesinde bulunması, 2025 yılının 100 olarak kabul edildiği yeni endeks bazına göre TL’nin reel değerinin hâlâ bu seviyenin üzerinde olduğunu gösteriyor. Bununla birlikte ağustos ayında yaşanan 1,07 puanlık düşüş, önceki dönemdeki eğilimin yakından izlenmesi gerektiğine işaret ediyor.

Ekonomistler açısından burada asıl önemli konu, düşüşün geçici mi yoksa daha uzun süreli bir eğilimin başlangıcı mı olacağı. Bunun yanıtında önümüzdeki aylardaki enflasyon gerçekleşmeleri, döviz kurlarındaki hareketler, küresel para politikaları ve Türkiye’nin dış ticaret performansı belirleyici olacak.

Özellikle ihracatçı sektörler açısından reel efektif kur önemli bir gösterge niteliği taşıyor. TL’nin reel olarak değer kazanması, Türk mallarının yabancı para cinsinden maliyetlerini artırarak ihracatçıların rekabet gücü üzerinde baskı oluşturabilir. Buna karşılık reel değer kaybı, fiyat rekabetini destekleyebilir ancak ithal girdi maliyetleri ve enflasyon üzerinde yukarı yönlü baskı yaratma potansiyeli taşıyabilir.

İhracatçı için kur kadar maliyet de önemli

Türkiye’nin üretim yapısında ithal ara malı ve enerji girdilerinin önemli bir yere sahip olması nedeniyle kur hareketlerinin etkisi çift yönlü değerlendiriliyor. Döviz kurundaki yükseliş ihracat gelirlerinin TL karşılığını artırırken, üretimde kullanılan ithal girdilerin maliyetlerini de yükseltebiliyor.

Bu nedenle reel efektif kurdaki hareketler, tek başına “ihracat için iyi” veya “ithalat için kötü” şeklinde yorumlanabilecek basit bir gösterge değil. Üretim maliyetleri, verimlilik, küresel talep, enerji fiyatları ve finansman koşulları da rekabet gücünü belirleyen unsurlar arasında bulunuyor.

Yi-ÜFE bazlı REK’in ağustosta yalnızca 0,26 puan gerileyerek 101,35 seviyesine gelmesi de üretici fiyatları açısından tablonun TÜFE bazlı endeksten farklılaştığını ortaya koydu.

Önümüzdeki dönemde enflasyon belirleyici olacak

Ağustos verilerinin ardından ekonomi yönetimi açısından en kritik başlıklardan biri enflasyon ile kur arasındaki dengenin korunması olacak. TCMB’nin yayımladığı veriler, TÜFE’deki aylık artışın yüzde 1,84 ile dolar ve avronun TL karşısındaki ortalama artışlarının üzerinde gerçekleştiğini gösteriyor.

Bu durum, nominal döviz kurundaki değişimlerin reel kur üzerindeki etkisinin fiyat hareketleri tarafından önemli ölçüde şekillendirildiğini ortaya koyuyor. Önümüzdeki dönemde enflasyonun daha hızlı gerilemesi halinde, kur politikasının seyri reel efektif kur açısından daha farklı bir tablo yaratabilir. Buna karşılık fiyat artışlarının yüksek seyretmeye devam etmesi, reel kur üzerindeki baskının sürmesine neden olabilir.

Sonuç olarak Ağustos 2026 REK verileri, Türk lirasının reel değerinde sınırlı bir geri çekilmeye işaret ederken, ekonominin temel gündeminin hâlâ kur-enflasyon dengesi olduğunu ortaya koydu. TCMB’nin verileri, döviz piyasasındaki hareketlerin tek başına değerlendirilmemesi gerektiğini gösterirken, önümüzdeki aylarda enflasyonun seyri TL’nin reel konumunu belirleyen en önemli faktörlerden biri olmaya devam edecek.

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam