SON DAKİKA
reklam
reklam

Kim katliamcı kim soykırımcı? -I-

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 9 Eylül 2026, Çarşamba - 13:38   Okunma Sayısı:

 

30 Ağustos Zafer Bayramı, bizi mutlu ettiği kadar Yunanistan’ı da mutsuz ediyordur muhakkak. Her milli günde -KKTC bağımsızlığı dahil- bazı fanatik Yunan ve Rum siyasetçiler, fesat kumkuması kimseler ve emekli generaller Türk ordusu ile kendi ordularını karşılaştırmaya, kendilerine yeni yandaşlar aramaya ve “düşmanımın düşmanı dostumdur” anlayışıyla güç gösterisine kalkmaya özen göstermektedir.

 

Halk ve siyasiler 

Evet, belki Yunan halkı ile Türk insanı arasında bu denli soğukluk yoktur ama ne yazık ki, bu saydığım unsurlarla aramızda bir mesafe de vardır. Daha önceden 1915 Tehciri’ni bahane ederek Türkiye’yi Avrupa nazarında tuşa getirmeyi denediler, olmadı. Sn. Doğu Perinçek’in AİHM’de yaptığı açıklamayla bu iddia çürütüldü ve gündemden düştü. Yunanistan’ın derdi bitti mi, hayır!  Yunanistan şimdi de milli günlerimizde Pontus soykırımı (!) nakaratını söylüyor. Devam edin bu makamdan söylemeye…

Değerli Okuyucularım, 

Milli günlerimizi anmak, yaşanmış olayları hatırlatmak ve gençlerimizi bilinçlendirmek amacıyla çok yazı yazdım ve halen de yazıyorum. Bu yazıyı tarih itibariyle biraz gerilerden alalım:

 

2024 yılındaki siyasetçiler ve demeçleri

Dodekanisos / Rodos ilçesinde düzenlenecek olan Standart tempolu satranç turnuvası 24 Ağustos 2026-03 Eylül 2026 tarihleri arasında gerçekleşecektir. 160 kişilik kontenjan sınırı bulunan turnuva yeri olarak Rodos Palace Hotel kullanılacaktır.

1922 sonrası Pontusluların kitlesel olarak yerleştiği Yunanistan’ın Selanik şehri Aristoteles Meydanı’nda, 19 Mayıs 2024 günü sözde 'Pontus Soykırımı' kurbanları anısına bir satranç turnuvası düzenlenmişti. turnuvaya Yunanistan ve yurt dışından 200 satranç oyuncusunun katıldığı haberleri basına yansımıştı. Akşam saatlerinde de Pontus dernekleri tarafından Türkiye Konsolosluğu’na doğru barışçıl bir yürüyüş gerçekleştirildiği, Selanik’teki anma töreninin yanı sıra, Yunanistan’ın diğer bölgelerinde de çeşitli etkinlikler düzenlendiği de belirtilmişti.

    Yunanistan'da 19 Mayıs tarihi, resmi olarak "Pontus Rum Soykırımı Anma Günü" olarak kabul edilmektedir. 20 Mayıs 2024 günü Kıbrıs Cumhurbaşkanı Hristodulidis, 'soykırımın' okul müfredatlarına gireceğini açıklamıştı.

  • Yunanistan Cumhurbaşkanı Katerina Sakellaropoulou sözde 'Pontus Soykırımı' ile ilgili

yaptığı açıklamada, "Her ulusun tarihi hafızayı koruma görevi vardır. Ve uluslararası toplum, gelecekte benzer barbarca eylemleri önlemek için insanlığa karşı işlenen iğrenç suçları tanımalı ve kınamalıdır. 105 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu döneminde yok edilen ya da ata yurtlarından zorla göç ettirilen yüz binlerce masum kurbanı anıyoruz" ifadesini kullanmıştır.

  • Yunanistan Başbakanı Kiryakos Miçotakis ise, Facebook üzerinden yaptığı paylaşımda,

Sözde 'Pontus Soykırımı'nın tanınması için uluslararası topluma çağrıda bulunarak, "Her yıl 19 Mayıs'ta olduğu gibi, bu yıl da binlerce Pontuslu Yunan'ın katledilmesi, işkence görmesi ve ata topraklarından sürülmesi anısına başımızı eğiyoruz. Bu soykırımın uluslararası düzeyde tanınması gerektiğini düşünüyoruz. Tarihî hafızayı canlı tutmak bizim ortak görevimizdir" demiştir. 

  • Ana muhalefet SYRIZA-PS lideri Stefanos Kasselakis de sözde “Pontus Soykırımı'nın

tanınması uluslararası toplum ve özellikle Türkiye tarafından geciktirilmektedir. Modern Türkiye, bu suçu tanımadan gerçek ve derin bir dostluk ve iyi komşuluk ilişkisi kurulamaz" demiş ayrıca, Hristiyan anıtlarının korunmasının önemine de değinerek, "Bu anıtlar, özellikle komşu ülkede, herkes tarafından saygı görmelidir" diyerek sözlerini tamamlamıştır.

  • Aşırı sağcı Helen Çözümü'nün lideri Kiriakos Velopoulos da yaptığı açıklamada "Bir

Pontuslu olarak, Pontusluların katledilmesini hiçbir zaman unutmadım" mesajını vermiştir.

 

Pontusçuluk fikri

16’ncı yüzyıl sonrası Karadeniz bölgesindeki nüfusun hareketini ve etnik dağılımını tam olarak ortaya çıkarmak mümkün değildir. Osmanlı’da, nüfus sayımı yapılmaz, bu anlamda bir kayıt tutulmaz. O dönemden bugüne kalan ve yararlanılabilecek ana kaynak, vergi gelirlerini takip etmek üzere tutulan tahrir defterleridir. 

Tahrir defterlerindeki kayıtlar, millet sistemi esasına göre tutulmuştur ve toprağın mülkiyetini temel aldığı için ailelerin soy ağacını da vermektedir. Fakat bu kayıtlarda tüm Ortodoksların Rum adı altında sınıflandırılması, birçok Rum’un Müslümanlaşmış olması veya gizli Hıristiyanların da Müslüman olarak kayda geçmesi nedeniyle nüfusun etnik dağılımına tam olarak ulaşmak mümkün değildir.

    Pontus teşkilatının temelinin 1904 yılında Merzifon’daki Amerikan Kolejinde atıldığı bilinmektedir. 1830'ların başında, Yunan Devleti bağımsızlığını kazanmıştı. Pontus’takiler, Yunan Devleti'nden çok uzaktaydılar ve onunla bağlantıları çok azdı. Hatta kendi aralarındaki görüşmelerde bile Yunan Devleti ile birleşmeyi ciddi şekilde ele almamışlardır. O sıralarda birçok Pontus Rum’u daha yakınlarda olan Rusya ve Gürcistan gibi Ortodoks devletlere göç etmişlerdi.

Amerikan Koleji, aslında 1860 yılında İstanbul’da açılmış olmakla birlikte misyonerlik faaliyetleri için 1884 yılında Merzifon’a taşınmıştır. I. Dünya Savaşı sırasında Trabzon, Rus kuvvetlerinin eline geçince bağımsız bir Pontus devleti fikri alevlenmiştir.

1904’te Merzifon’da açılan Amerikan Misyoner Koleji de isyanın yönetildiği yer olmuştur (Çiçek, 1999, s. 199). Karadeniz bölgesinde misyonerlik faaliyetleri aynı tarihlerde başla mış, bu tarihten sonra çok sayıda gayrimüslim okulu açılmıştır. Trabzon’da 3 Amerikan, 5 Fransız; Sivas’ta 3 Amerikan, 4 Fransız ve Kastamonu’da 2 Fransız olmak üzere 17 yabancı misyoner okulu faaliyete geçmiştir (Gülbadi, 2008, s. 202). Pontus faaliyetleri en yoğun biçimde Yunanistan tarafından desteklenmiştir (Arşiv Belgeleriyle Rum Faaliyetleri, 2009, s. 144 ). 1914 yılı öncesi Pontus ile ilgili cemiyetlerin faaliyetleri daha çok Batum merkezi ağırlıklıydı.

(Devam edecek)

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam