SON DAKİKA
reklam
reklam

Mudanya Mütareke Evi

Köşe Yazarı: Cengiz BAYSU   Eklenme Tarihi: 15 Eylül 2026, Salı - 12:15   Okunma Sayısı:

 

Tabiat ile iç içe olmak, tarihi yudumlamak, her yörenin insanıyla buluşup konuşmak… Kendi topraklarımızda dopdolu yaşamak, ne güzel şey!

 

Umurbey Beldesi

Umurbey, Bursa’nın Gemlik ilçesine bağlı bir beldedir. Celâl Bayar, 1883’te Umurbey’de doğmuş, 1967’de Umurbey’de bir vakıf kurarak müze ve bir kütüphane inşa ettirmiştir. Bu müze ve kütüphanede Bursa ve Ege Bölgesi’nde kendisinin de öncülük ettiği Kuva-yı Milliye Hareketi’nin ve Kurtuluş Savaşı’nın anlatılmasını istemiştir.

Beldede ayrıca bir sinema ve sergi salonu bulunmakta, sinema salonu tiyatro gösterileri için kullanılmaktadır. Celâl Bayar, vasiyeti üzerine müzenin bahçesine defnedilmiş, daha sonra naaşı devlet tarafından 1990 yılında yaptırılan Anıt Mezar’a nakledilmiştir.

Celâl Bayar Anıt Mezarı ve etrafındaki geniş park, Celâl Bayar Vakıf Müzesi, Kütüphanesi ve Atatürk-Bayar heykeli Umurbey Meydanı’nda yer almaktadır. Meydanın yukarısında Celâl Bayar’ın 1883 yılında doğduğu ev bugün müze eve dönüştürülmüştür.

 

Mudanya Ateşkes Antlaşması

26 Ağustos 1922 tarihinde başlatılan Büyük Taarruz ile Anadolu toprakları Yunan işgalinden kurtarılmıştır. Bununla birlikte Türk Ordusu İstanbul, Boğazlar ve Doğu Trakya Bölgesi’ne yönelmiştir.

İşgal kuvvetlerinden Yunan askerleri Doğu Trakya’da, İngiliz askerleri İzmit ve Çanakkale’de, İtilâf devletlerinin askerleri ise İstanbul’dadır. Yunan birlikleri İzmir’e sürülmüştür. Daha sonra Türk birlikleri Çanakkale ve İzmit’e yönelince burada bulunan İngiliz askerleri ile çatışma riski ortaya çıkmıştır.

Türkler ve İngilizler arasında sorunların yaşandığı bu dönemde İtilaf Devletleri TBMM’ye çağrıda bulunmuşlardır. Görüşmeler 3 Ekim 1922’de Mudanya’da başlamıştır. Bu görüşmelerde TBMM’yi İsmet İnönü temsil etmiştir. Ancak bu görüşmeler sırasında Refet Paşa ve Fevzi Paşa’da bulunmuştur. Fransa’yı General Charpy, İngiltere’yi General Harington son olarak da İtalya’yı General Mombelli temsil etmiştir. Yunan General Mazarakis ve Yunan Albay Sariyanis görüşmelere katılmamış ve açıktaki gemide bulunmuşlardır.

Antlaşma 11 Ekim 1922 yılında imzalanmıştır. Bu sayede İstanbul ve Doğu Trakya, savaşılmadan kurtarılan yerlerden olmuştur. Bu görüşmelerde amaçlar; ateşkes olmasını sağlamak, Yunan kuvvetlerinin çekilecekleri çizgiyi saptamak ve Yunan kuvvetlerinin  boşaltacağı yerlere BMM memur ve jandarmasını yerleştirmektir.

 

Mudanya Mütareke Evi

Türk Kurtuluş Savaşı’nı sonlandıran Mudanya Mütarekesi’nin imzalandığı tarihi ev bugün müze olarak kullanılmaktadır. Rus asıllı tüccar Aleksandr Ganyanof’a ait olan ev, Mudanyalı iş adamı (şeker kralı) Hayri İpar tarafından satın alınarak onarılmış ve 1937 yılında Mudanya Belediyesi’ne bağlı bir müzeye dönüştürülmüştür.

1959 yılında Eski Eserler Genel Müdürlüğü’ne devredilen bina, bodrum ve çatı katı dışında 2 katlı ahşap bir evdir. 19’uncu yüzyıl sonlarının mimari yapısındadır. Arsa alanı 800 meterekare, bina alanı 400 metrekaredir. 13 odası ve 2 büyük salonu vardır. Birinci katta mütarekenin imzalandığı salon ve görüşmelerde Türkiye’yi temsil eden İsmet İnönü’nün çalışma odası, üst katta İsmet Paşa ve yaverlerinin yatak odaları yer almaktadır.

İsmet Paşa’nın çalışma odasında Paşa’nın savaştan sonra katıldığı bir antlaşmada şartlarının kabul edilmediğini görünce “Gerekirse savaşırız!” deyip yumruğunu vurarak ikiye böldüğü mermer masa sergilenir.

(Bu anlatı tarihsel belgelere ve tanıklıklara dayanmayan kulaktan kulağa yayılmış bir efsanedir. Görüşmelere katılan delegelerin veya bizzat İsmet Paşa’nın anılarında böyle bir fiziki eylem yer almamaktadır.)

Mütareke dönemine ait eşyaların korunduğu evde o döneme ait fotoğraflar ve belgeler sergilenmektedir.

 

Tirilye’deki gezimiz

Adının nereden geldiğine dair birkaç söylenti olmakla birlikte en öne çıkanı Tirilye’nin, Mudanya’nın fethinden sonra (1321-1330 arasında) Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş olması ihtimalidir.

Fetihten sonra da Rumların oturmaya devam ettiği bu güzel yöreye II. Bayezid döneminde İstanbul’dan 30 hane Türk getirilerek yerleştirilmiştir. O dönemlerde zeytin ve zeytinyağı dünyaca tanınmış, ipekböcekçiliği, şarap üretimi ile balıkçılık da önemli uğraşlar arasında sayılmış...

Yunanistan’ın 1920–1922 arasında Bursa ve çevresini işgal altında bulundurduğu dönemde, Kral Konstantin tarafından ziyaret edilen (Eylül 1921) Tirilye, 13 Eylül 1922 günü Türk ordusunun gelmesi ile işgalden kurtarılmıştır.

Kurtuluş Savaşı sonrasında beldenin Rum halkından bir bölümü kendiliğinden, bir bölümü de Lozan’da varılan “Mübadele Anlaşması” gereğince Yunanistan’a göç etmiştir. Onların yerine Selanik ve Girit’ten gelen Müslüman-Türk göçmenler beldeye yerleştirilmiştir. Ayrıca Selanik, Usturumca, Dedeağaç, Serez, Tikveş, Karacaovalı ve Bulgaristan’dan gelen bazı göçmenler de bölgeye yerleştirilmiştir.

1963’te “Tirilye” adı kaldırılarak yerine "Zeytinbağı" adı verilmiştir. 2011’de ise Zeytinbağı ismi kaldırılmış ve beldenin ismi tekrar “Tirilye” olmuştur.

 

Gezi sonucunda

Aslında geziye çıkarken kafileye anlatacaklarımı haritama işaretlemiş ve ders notu olarak yanıma almıştım. Daha gezilecek çok yerin ismini yer darlığından burada zikredemedim. Eski Türk Mezarlığı, Rum Mezarlığı, diğer kiliseler vb… Bir de Milli Mücadele yıllarında yaşananlar var tabii. Bunları da daha sonra bölümler halinde yazmayı düşünüyorum.

 

reklam

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam