Türkiye, dünya ve bölgesindeki sorunlarla uğraşırken Afrika Kıtası’ndan gelen cızırtılı sesleri duymaya başladı. Uganda’nın Gnkur. Bşk. Muhoozi Keinerugaba sosyal medya hesabından paylaşımlar yapıyor. General,
---Uganda’daki Türklerin bir an önce ülkeyi terk etmelerini,
---18 Eylül’de Türkiye Büyükelçiliği önünde büyük bir protesto yapacaklarını ve kendilerine gelen herkesi “Türk Ajanı” olarak tutuklayacaklarını,
---İsrail’den yana tavır göstereceklerini,
---Türk şirketi Yapı Merkezi’nin Uganda’da kazandığı 3,2 milyar dolar değerindeki demiryolu ihalesinin iptal edildiğini,
---Türkiye’nin Somali’deki askeri faaliyetlerinin durdurulmasını,
---Türkiye’nin Uganda’ya 1 milyar dolar ödeme yapması gerektiği,
---Türkiye’deki en güzel kadının da kendisine eş olarak verilmesini istiyormuş.
Hadi Oradan be! Sen Türkiye’de manga komutanlığı bile yapamazsın…
*** *** ***
Yunanistan Dışişleri Bakanı Yorgos Yerapetritis son günlerde yaptığı açıklamalarda,
---Olası bir gerilime karşı tüm senaryoların hazırlandığını,
---Yunanistan’ın diplomatik, ekonomik, ve savunma alanlarında güçlendiğini,
---Yunanistan’ın karasularını 12 deniz miline kadar genişletmesi hakkından vaz geçmediğini,
---Atina’nın deniz alanlarının planlanması ve deniz parkları konusunda geri adım atmayacağını,
---Türkiye ile iletişim kanallarının açık tutulması gerektiğini vurgularken Atina’nın egemenlik, “gri bölgeler” ve adaların askerden arındırılması gibi başlıkları müzakere etmeyeceklerini belirtmiştir.
*** *** ***
Bu yılın mayıs ayında İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, Sumud filosunun ardından Türkiye’nin düşman ülke ilan edilmesini söyledikten sonra “Bize zarar verenlere nasıl zarar vereceğimizi iyi biliriz, denemek istiyorlarsa buyursunlar” diyerek tehditte bulunmuştur.
GKRY (Güney Kıbrıs Run Yönetimi)’nde çok sayıda İsrail vatandaşının arazi ve mülk alması, Doğu Akdeniz’de birtakım askeri faaliyetleri yoğunlaştırması, Türk liderlere sataşma niteliğindeki sözler ve İsrail basınında Türk ve İsrail taraflarının kuvvet mukayeseleri her gün tekrarlanmaktadır.
İsrail’in Yunanistan’da Aşil Kalkanı kurma çabaları, Başlangıçta Yunanistan için umut olmuş ama sonradan bu sisteme komuta edilmesinin İsrail’in elinde olacağı ortaya çıkınca umutlar yıkılmıştır. Bazı emekli generaller Türkiye’ye karşı tansiyonun arttırılmamasını söyleseler de fanatik siyasetçiler koşar adım tahriklere devam etmektedirler. Yunanistan Başbakanı Meis Adası’na gidiyor, önceki Gnkur. Bşk. Türkiye aleyhine demeç veriyor.
Ben bu açıklamalara Kıbrıs Rum Yönetimi’nden emekli bir akademisyenin demeçleriyle cevap vermeyi daha uygun görüyorum. Rum tarihçi Jerry Kossifos;
---Biz 1963’te başladık Kıbrıslı Türklere kötü davranmaya…Bu konuda kendisinin de araştırma yaptığını söyleyen Kossifos, "Onlar Kıbrıslıydı. Her zaman birlikte, dostça yaşadık.
Kıbrıslı Türklerle Rumlar arasındaki ilişkilerin yeniden geliştirilmesi gerekir. İki toplumun birbirinden uzaklaştırılması yanlıştır. Rumlara Kıbrıslı Türkler arasında daha fazla temas kurulması gerekir. Onları ziyaret etmeliyiz, onlar da bizi ziyaret etmeye gelmeli. Birlikte etkinlikler yapmalı, birlikte yemek yemeliyiz" ifadelerini kullanmıştır.
---İsrailli yatırımcıların Güney Kıbrıs'taki gayrimenkul alımlarına tepki gösteren Kossifos, bu eğilimin devam etmesi halinde adada farklı bir demografik ve ekonomik yapının ortaya çıkabileceğini ya da ikinci bir İsrail kurulabileceğini öne sürmüştür. Rum yönetiminin İsrail’le ittifak kurmaması gerektiğini savunmuş ve Kıbrıs’ı Türkler bölmedi. Kissinger böldü ifadelerini kullanmıştır.
--- Türkiye’nin bölgesel politikasını da değerlendiren Kossifos, Türk diplomasisinin tarihi gücüne dikkat çekmiş, Türkiye’nin aynı anda Rusya, Çin ve ABD ile ilişki kurabildiğini belirterek, Türkler tarih boyunca dünyanın en iyi diplomatik geleneklerinden birine sahip olmuşlardır. Osmanlı Devleti’nin diplomasisi her zaman güçlüydü, ifadelerini kullanmıştır.