Zaimler, İstanbul Finans Merkezinin katkılarıyla hazırlanan Anadolu Ajansı (AA) Finans Masası'nda gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulunarak soruları yanıtladı.
Küresel jeopolitik gerilimlerin arttığı ve makroekonomik öngörülerin zorlaştığı bir dönemden geçildiğini dile getiren Zaimler, "Bu da bizim gibi büyük yapıların, büyük portföy yöneten şirketlerin daha disiplinli olmasını gerektiriyor. 2026'nın özeti bizim açımızdan disiplin oldu." diye konuştu.
Zaimler, gıda perakendeciliğinde CarrefourSA, çimento sektöründe ise farklı bir kulvarda büyüme hedefleri doğrultusunda Akçansa hisselerinin satışının portföylerini disiplinli yönettiklerinin önemli göstergeleri olduğunu bildirdi.
Bu satışlardan elde edilen nakdin bilançodaki borçluluk seviyesini düşürerek şirketi daha güvenilir bir konuma taşıdığını aktaran Zaimler, portföyde B2B işlerin ağırlığının ve çeşitliliğin artmasının da dayanıklılığı güçlendirdiğini kaydetti.
Zaimler, ilk iki çeyrekte karlılıkta önceki döneme göre artış yaşadıklarını belirterek, "Bu momentumu sürdürmeye devam ediyoruz. Sürdürmeyi de öngörüyoruz. Üçüncü çeyrek sonuçlarımızı önümüzdeki günlerde açıklayacağız." diye konuştu.

"En büyük önceliğimiz öz kaynak karlılığını artırmak"
Kıvanç Zaimler, en büyük önceliklerinin öz kaynak karlılığını artırmak olduğunu vurgulayarak, 2026'nın şu ana kadarki döneminde yakaladıkları ivmeyi 2027'de de sürdürmeyi hedeflediklerini ifade etti.
Portföylerindeki iş kollarının farklı gelişmelerden farklı ölçülerde etkilendiğini dile getiren Zaimler, bu alanlar arasında denge sağlamaya çalışacaklarını ifade etti.
Kalıcı istikrar için dezenflasyonun şart olduğunu vurgulayan Zaimler, "Bunun (dezenflasyonun) sabit, lineer gitmesini bekleyemeyiz. İnişler, çıkışlar içerecektir ama yön olarak kalıcı istikrar açısından dezenflasyon programının başarılı uygulanması önemli, ülkemiz açısından." diye konuştu.
Zaimler, finansal ve operasyonel önceliklerine ilişkin şunları kaydetti:
"Dört başlıkta toparlayabilirim. Bunlardan birincisi bilançonun yönetimi. Bunun içinde borçluluğumuz, kuvvetli bir bilançoya sahip olmamız. İkincisi portföyümüzün çeşitliliği. Yani farklı iş kollarındayız, dolayısıyla bu dünyadaki gerek jeopolitik gerek makroekonomik dalgalanmalara karşı her işin direnç seviyesi farklı. Dolayısıyla bunu denge içinde tutmaya çalışıyoruz. Bu çeşitlilik bize önemli fayda sağlıyor. Operasyonel verimlilik, maliyet yönetimi diğer odaklandığımız konulardan bir tanesi. Tabii ki en önemlisi de bu operasyonları yönetirken sağladığımız kar, karlılığın kalitesi, bu karlılığın nakde dönüşmesi dolayısıyla nakit yönetimi."

"Büyümeyi Türkiye'de ve uluslararası coğrafyalarda genişletmeyi planlıyoruz"
Sabancı Holding CEO'su Zaimler, büyüme planlarını 5'er yıllık dönemler halinde değerlendirdiklerini ve her yıl orta vadeli 5 yıllık plan hazırladıklarını belirtti.
Bütçenin orta vadeli plana uygun ilerleyip ilerlemediğinin önemli bir gösterge olduğunu kaydeden Zaimler, "İlk çeyrek veya ikinci çeyrekte zaten o senenin gidişatını görüyoruz. Orta vadeli planımızdan sapmalarımız var mı? Buna göre bir sene sonra yapacağımız orta vadeli planda bu planları organize edebiliyoruz." diye konuştu.
Zaimler, mevcut orta vadeli planlarının dış risklere karşı dayanıklı şekilde hazırlandığını belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Çeşitli opsiyonları içeriyor. Büyümelerimizi erkene veya ileriye çekebiliriz. Yatırımlarımızla ilgili portföy kararlarımızda bir esneklik var. Bu da zaten disiplinin yanında hızlı ve çevik olmayı da beraberinde getiriyor. Mevcut işlerimizde ve kuvvetli olduğumuz işlerle beraber yaklaşık alanlarda, onun çevresinde büyümeyi, bunu hem Türkiye'de hem uluslararası coğrafyalarda genişletmeyi planlıyoruz. Büyüme iştahımız var. Ama disiplinden, öz kaynak karlılığından asla vazgeçmeyeceğiz."
"Yeni fırsatları araştırıyoruz"
Kıvanç Zaimler, finansal hizmetlerden enerji ve sanayiye kadar geniş bir portföy yönettiklerini belirterek, tüm iş kollarında verimliliği ön planda tuttuklarını söyledi.
Yürüttükleri faaliyetlerde verimliliği artırmak amacıyla yapay zeka ve yeni teknolojilerden yararlandıklarını aktaran Zaimler, bu çözümlerin ürün ve hizmet kalitesini yükseltmenin yanı sıra müşterilere yeni ürünler sunulmasını da kolaylaştırdığını ifade etti.
Zaimler, yapay zekanın dijital alanda yeni iş fırsatları da yarattığına dikkati çekerek, "Bugün SabancıDx veya Bulutistan gibi şirketlerimizle bunun bir ayağında varız. Yeni fırsatları da bu eksende araştırıyoruz. Hem veri merkezlerimiz ki bankamızdaki veri merkezi ve onun etrafındaki ekosistem içinde de önemli bir oyun fırsatı da görüyoruz." diye konuştu.
Zaimler, tüm iş kollarında yeni teknolojilerden yararlandıklarını belirterek, girişim sermayesi yatırımları kapsamında özellikle enerji ve iklim teknolojileri alanlarında yapay zeka ve enerji dönüşümüne yönelik iş ortaklıkları kurduklarını ve yatırımlar yaptıklarını söyledi.
Teknolojik dönüşümün odağında insanın bulunduğunu vurgulayan Zaimler, çalışanların yeni teknolojiler doğrultusunda geliştirilmesi ve sunulan ürün ve hizmetlerin insanların hayatını kolaylaştırmasının önem taşıdığını kaydetti.
"Son 5 senede yaklaşık 10 milyar dolara yakın yatırım yaptık"
Sabancı Holding CEO'su Zaimler, holdingin yurt içi ve yurt dışındaki yatırımlarına ilişkin şu bilgileri verdi:
"Son 5 senede yaklaşık 10 milyar dolara yakın yatırım yaptık. Bunun yüzde 90'a yakını Türkiye'de. Büyüme stratejimizin içinde Türkiye'deki öncü, kuvvetli şirketlerimiz ve iştiraklerimizle birlikte yurt dışındaki ayak izlerimizi artırmak var. Yurt dışındaki büyümeler hep Türkiye'den, Türkiye'deki yetkinliklerle oluşturulacak büyüme hamleleri. Dolayısıyla yurt dışındaki büyüme projeleri de bizim mevcut işlerimizdeki yetkinliklerle gelişecek."
Zaimler, yatırım kararlarında ölçeklenebilirlik, portföyde büyük yatırımlara yer verilmesi ve rekabet gücüne baktıklarını ifade ederek, "Bugün başta Uzak Doğu olmak üzere dünyada farklı bir rekabet ekosistemi gelişiyor ve bunun içindeki gireceğimiz yeni iş alanlarında da rekabete karşı bazı yetkinliklerimizin olması gerekiyor." şeklinde konuştu.
Disiplin, öz kaynak verimliliği ve karlılığının önemine işaret eden Zaimler, son 5 yılda Türkiye'de önemli yatırımlar yaptıklarını, yıllık yatırım tutarının 800 milyon dolardan 2,5 milyar dolara yükseldiğini, büyüme iştahlarını hem Türkiye'de hem de yurt dışında sürdürmeyi hedeflediklerini anlattı.
Zaimler, yatırımları belirli bir coğrafyayla sınırlandırmadıklarını belirterek, rekabet avantajı ve ölçek kazandırabilecek tüm bölgeleri değerlendirdiklerini kaydetti.
Kritik mineraller ve elektrifikasyon yeni büyüme alanları arasında
Kıvanç Zaimler, büyümede öncelik verecekleri sektörlere değinerek, şu açıklamalarda bulundu:
"Malzeme teknolojileri, enerji bizim rekabetçi olarak hem Türkiye'de hem de uluslararası boyutta hem yapı malzemelerinde hem enerjide kuvvetli iştiraklerimiz var. Onlar başlıca büyüme alanları ama onun yanındaki diğer alanlara bakıyoruz. Hep onlarla ilişkili ama bugün dünyaya baktığınızda zaten kritik mineraller ve oradan uzanan malzeme teknolojileri önemli bir trend. Diğer taraftan bugünkü enerji dönüşümü elektrifikasyona doğru evrildi. Yani bu iki ana trendin üzerinde olmaya gayret ediyoruz."
Zaimler, teknolojiyi kullanarak yüksek katma değerli ürünler üretilmesinde Sabancı Holding'in üstlendiği role ilişkin soruyu yanıtlarken bilgi ve teknolojinin ulusal büyüme planına dahil edilmesinin fark yaratabileceğini, bunun da nitelikli insan kaynağıyla mümkün olduğunu söyledi.
Holdingin tüm iş kollarına teknoloji ve bilgiyi entegre ettiklerini belirten Zaimler, "TEMSA'da otobüs üretirken ihracattaki payımız yaklaşık 15-16 kat arttı. İhracatta kilogram başına değerimiz Türkiye ortalamasının katbekat üzerinde. Burada hem elektrikli otobüs hem de batarya ihracatımız başı çekiyor." diye konuştu.
Zaimler, Kordsa'nın malzeme teknolojileri alanındaki kompozit faaliyetleriyle uzay, havacılık ve otomotiv sektörlerine önemli tedarik sağladığını, yapı malzemelerinde ise kalsiyum alüminat çimentoda dünya genelinde önemli bir pazar payına sahip olduklarını kaydetti.
Enerji sektöründeki çalışmalara da değinen Zaimler, "Santrallerimizi, şebekemizi uzaktan yönetebilme, teknolojiyle yönetebilme hem verimlilik sağlıyor hem de ülkeye karbon ayak izini azaltmak açısından katkı sağlıyor." ifadelerini kullandı.
Sabancı Holding'in "Elektrifikasyon Partneri" olduğu, Türkiye'nin ev sahipliğinde 9-20 Kasım'da Antalya'da düzenlenecek Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 31. Taraflar Konferansı'na (COP31) ilişkin Zaimler, konferansın ülkede hayata geçirilen iyi örnekleri ortaya koymak ve gelecek döneme ilişkin taahhütleri paylaşmak açısından önemli bir fırsat sunduğunu söyledi.
Zaimler, iklim değişikliğiyle mücadelede artık taahhütlerden uygulamaya geçilmesi gerektiğini belirterek, bu yaklaşımın Türkiye dahil tüm katılımcı ülkeler için geçerli olduğunu dile getirdi.
Elektrifikasyonun Türkiye ekonomisine katkısına ilişkin Zaimler, "Türkiye'nin ekonomik büyüme modeline katkı sunacak bir konu elektrifikasyon. Elektrifikasyon, sadece elektriği daha fazla kullanmak değil, bilgiyi, teknolojiyi daha fazla kullanabilmek. Sadece bir enerji dönüşümü, sadece bir iklim çözümü değil, bir ekonomik büyüme modelindeki dönüşüm olarak görüyorum ve Türkiye için büyük bir fırsat." dedi.
Zaimler, Türkiye'nin COP31 ev sahipliğini en iyi şekilde yapacağına inandığını dile getirerek, "Hükümetlerin, devletlerin, bilim insanlarının, STK'lerin, iş ve finans dünyasının bir araya geldiği bir organizasyonda şansımızı iyi kullanacağımızı düşünüyorum. Elektrifikasyon partneri olmak da esasında bizim için en doğru tercihlerden biriydi." diye konuştu.
"Sabancı Topluluğu olarak elektrifikasyonun merkezindeyiz"
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar'ın 5 Kasım'da açıklayacağı Milli Enerji 2040 vizyonunun en önemli konularından birinin elektrifikasyon olacağını düşündüğünü belirten Zaimler, "Sabancı Holding olarak, Sabancı Topluluğu olarak elektrifikasyonun merkezindeyiz." ifadesini kullandı.
Zaimler, Sabancı Holding'in bu alandaki çalışmalarına işaret ederek şunları söyledi:
"Enerji üretiminde temiz kaynaklara yatırım yapan en büyük şirketimiz Enerjisa Üretim ve bu yatırımlarına hızla devam ediyor, bütün büyümesi yenilenebilir enerjiden geliyor. Bu enerjinin taşınması ve dağıtılması gerekiyor. Elektrik dağıtımında Enerjisa Enerji, Başkent, Ayedaş ve Toroslar bölgelerindeki teknolojik yatırımlarıyla bu dönüşüme katkı sağlıyor. Mobiliteye bakarsak, Eşarj elektrikli araç şarjında, Temsa elektrikli otobüs üretiminde yer alıyor. Sanayi şirketlerimiz Brisa, Kordsa ve Çimsa, hem verimlilik hem de elektrifikasyon projelerini aynı anda yürütüyor. Akbank ile elektrifikasyonun, karbon azaltımının finansmanını sağlıyoruz. Sigorta şirketlerimizle de bunu koruyoruz. Sabancı Üniversitesi bugün bu konuda öncü üniversitelerden biri. Özellikle Türkiye'de kurulan ilk iklim merkezlerinden biri olan IICEC bu konuda politikalar üretiyor. Yaptığımız işlere bakarsanız, elektrifikasyon bu işlerin hepsinin merkezinde."
Elektrifikasyonun, günlük yaşamda fosil yakıtların yerine elektriğin daha fazla kullanılması ve bu elektriğin mümkün olan en temiz şekilde üretilmesi anlamına geldiğini ifade eden Zaimler, dönüşümün merkezinde insanın ve insan hayatını kolaylaştırmanın bulunduğunu dile getirdi.
Zaimler, "Sayın Bakanımızın açıklayacağı vizyon programında yine işin merkezinde insan olacağını düşünüyorum." ifadesini kullandı.
Ulaşımda elektrikli araçların, evlerde ise ısınma ve pişirme amacıyla elektrikli cihazların daha fazla kullanılacağını belirten Zaimler, asıl önemli dönüşümün ise sanayide yaşanacağını söyledi.
Zaimler, ısı veya mekanik enerji gerektiren sanayi faaliyetlerinde elektriğin daha fazla kullanılacağını dile getirerek, "Amaç elektriği daha fazla kullanmak, bunu temiz kaynaklardan üretmek ve karbon ayak izimizi azaltmak ama aynı zamanda ekonomik gelişim modelimizi de dönüştürebilmek. Ülkelerin kalkınması için de elektrifikasyon önemli araçlardan biri." dedi.
"Finansman, güvenilir, öngörülebilir pazarlara, öngörülebilir projelere gider"
Enerji dönüşümü sürecinde bazı kısıtların bulunduğunu ancak fırsatları daha fazla gördüğünü söyleyen Zaimler, şunları kaydetti:
"Bu dönüşümün bir maliyeti var. Bu maliyetin finanse edilmesi lazım. Finansman da güvenilir, öngörülebilir pazarlara, öngörülebilir projelere gider. Dolayısıyla kamunun, karar vericilerin, politika yapıcıların, düzenleyici kurumların da bu öngörülebilirliği sağlama yükümlülüğü var. Bu birinci önemli konu.
İkincisi, dünya genelindeki dönüşümde elektrifikasyon en önemli reçetelerden biri ama aynı reçeteyi bütün ülkelere uygulayamazsınız. Bugün çok gelişmiş bir ülke ile daha az gelişmiş bir ülkenin ihtiyaçları, öncelikleri, imkanları farklı. Dolayısıyla gelişmişlik seviyelerine göre ülkelerde farklı politikaların uygulanması lazım.
Üçüncüsü, dönüşümden bahsederken en önemli konunun sanayideki dönüşüm olduğunu söylemiştim. Burada her sanayiye de aynı reçeteyi uygulayamıyorsunuz. Bugün yüksek enerji tüketen çimento, demir-çelik, alüminyum ve diğer sektörlerin elektrifikasyon yol haritaları birbirinden farklı olacak."
Zaimler, Türkiye'de bu konudaki farkındalığın yüksek olduğunu belirterek, "Bugün Türkiye'nin enerji ithalatı cari açığın en önemli sebeplerinden biri. Bu bağımlılığın azaltılması lazım. Bu dönüşüm sadece bir enerji dönüşümü değil, sanayinin de birlikte dönüşümü." dedi.
Yerli ve yenilenebilir kaynaklardan elektrik üretmenin, bu alandaki değer zincirinde Türkiye'nin payını artırmanın, üretilen elektriği iletim ve dağıtım hatlarıyla tüketiciye ulaştırmanın ve tüketim alışkanlıklarını değiştirerek verimliliği artırmanın önemini vurgulayan Zaimler, "Bütün değer zincirinde hep beraber gelişebileceğimiz, Gayri Safi Yurt İçi Hasıla'ya katkı sağlayabileceğimiz bir fırsat olarak görüyorum." ifadesini kullandı.
Kaynak: AAEditör: AA