Seyri Keyiflim
Vizyonda bu hafta
Sinema dünyasının nabzını tutan Seyri Keyiflim her hafta, vizyona giren veya girecek olan seyri keyifli yepyeni filmleri tanıtmaya devam ediyor. Bu haftaki köşemizde yakın zamanda vizyona giren aksiyondan komediye, korkudan gerilime, animasyondan bilim kurguya kadar uzanan 6 farklı film seçeneğini sizler için araştırdık.
* Abdurrahman Akarsu ve Kadri Beran Taşkın’ın yönettiği komedi filmi ''Kıyma: Hain Eşer Kendi Düşer'', yıllar sonra hapisten çıkıp babası Mehmet'in işlettiği otele dönen Mesut’un hikayesini anlatıyor. Mesut, oteli dört yıldızlı yapmak ve yeni bir hayat kurmak için çabalarken, servet avcısı Gamze’ye aşık olması oteldeki tüm güç dengelerini değiştiriyor. Otelde bir yandan Hamlet oyunu hazırlıkları sürerken , diğer yandan kıskançlık, ihanet ve aile hesaplaşmaları büyüyor.
*Çocukların ve animasyon tutkunlarının ilgisini çekecek ''Külkedisi: Üç Dilek'' (Three Wishes for Cinderella), Süperstar Prens Merliflor'un hayranı olan Külkedisi’nin maceralarını anlatıyor. Kötü kalpli üvey annesinin verdiği işler yüzünden evde mahsur kalan Külkedisi’ne , "ebedi ağaç" tarafından sevimli bir sincaba dönüştürülen oduncu arkadaşı Severin yardım ediyor. Sihirli fındıkların yardımıyla ev işlerini halledip baloya giden Külkedisi ile prensin harika vakti, evlilik teklifiyle taçlanıyor.
*Aksiyon ve suç tutkunlarını sinema salonlarına davet eden ''Amansız'' (The Furious), eski bir özel kuvvet askerinin kayıp kızını kurtarmak için kuzey Myanmar'a sızma hikayesini merkezine alıyor. Kenji Tanigaki yönetmenliğindeki yapımda, acımasız dolandırıcılık çeteleri ve organ kaçakçılarına karşı amansız bir savaş açan kahramanımız, suç patronuyla son bir hesaplaşmaya giriyor.
***********************************************************************
TULPA: RUHUN LANETİ
Yönetmenliğini Güneş Güneş’in üstlendiği, senaryosunu Güneş Güneş ve Murat Ünaloğlu’nun birlikte kaleme aldığı ''Tulpa: Ruhun Laneti'', korku ve gerilim türündeki yerli yapımlar arasında yer alıyor. Film, evlat acısıyla sarsılan bir annenin derin yasının, zamanla tüm aileyi kaosa sürükleyen korkunç bir lanete dönüşmesini konu alıyor. Gerçek ile doğaüstü olayları buluşturan yapım, izleyiciyi karanlık sırlar ve ürpertici gelişmelerle dolu bir hikâyeye davet ediyor. Başrollerinde Özge Günaydın, Özgür Özberk ve Buse Sevindik’in yer aldığı filmde Eylül Özaksoy, Deniz Gökçek, İbrahim Coşkun ve Rabia Tunç da rol alıyor.
GİZEMLİ AĞAÇ
Ben Gregor’un yönetmen koltuğunda oturduğu ''Gizemli Ağaç'', fantastik ve macera türlerini bir araya getirerek izleyicileri büyülü bir dünyaya davet ediyor. Andrew Garfield, Claire Foy ve Judi Dench gibi usta oyuncuları buluşturan film, gizemlerle dolu bir yolculuğu konu alıyor. Doğaüstü unsurların ve hayal gücünün ön plana çıktığı yapım, aile bağları, cesaret ve keşif temalarını işliyor. Oyuncu kadrosundaki güçlü isimler, fantastik hikâyeye farklı karakterler ve etkileyici performanslarla hayat veriyor. Macera ve fantastik sinema tutkunlarına hitap eden Gizemli Ağaç, izleyicileri sırlarla dolu bir dünyanın kapılarını aralamaya çağırıyor.
****************************************************************************
28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı
Korku sinemasının modern klasikleri arasında gösterilen 28 Gün Sonra ile başlayan ve yıllar içinde kült bir seriye dönüşen evren, ''28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı'' (28 Years Later: The Bone Temple) ile karanlık yolculuğunu sürdürüyor. Yönetmen koltuğunda bu kez Nia DaCosta otururken, senaryoyu serinin oluşturucusu Alex Garland kaleme alıyor. Danny Boyle ise yapımcı olarak projeye destek vermeyi sürdürüyor. Böylece seri, hem köklerine bağlı kalıyor hem de yepyeni bir anlatım diliyle izleyiciyi şaşırtmayı başarıyor. İlk filmin üzerinden geçen yıllar, sadece dünyanın değil insanların da geri dönülmez biçimde değişmesine neden olmuştur. Rage Virüsü'nün yol açtığı felaket artık yalnızca bir salgın hastalık değildir. Yeni toplumların, yeni inançların ve yeni güç dengelerinin şekillendiği ürkütücü bir uygarlığın oluşmaya başlamıştır. Kemik Tapınağı, tam da bu değişimin merkezine odaklanarak, serinin kapsamını çok daha büyük bir ölçeğe taşıyor. Filmde; Ralph Fiennes (Dr. Ian Kelson), Jack O'Connell (Sir Lord Jimmy Crystal), Alfie Williams (Spike / Jimmy), Erin Kellyman (Jimmy Ink), Chi Lewis-Parry (Samson), Emma Laird (Jimmima), Maura Bird (Jimmy Jones), Robert Rhodes (Jimmy Jimmy), Sam Locke (Jimmy Fox), Connor Newall (Jimmy Shite) rol alıyor.
Spike'ın hayatta kalma mücadelesi
Film, bir önceki yapımın genç kahramanı Spike'ın hayatta kalma mücadelesini sürdürmesiyle başlıyor. Ancak bu kez karşısındaki tehdit yalnızca enfekte yaratıklar değildir. Spike'ın yolu, gizemli ve tehlikeli Jimmy Crystal ile kesişirken, yaşadığı kabus onu insan doğasının en karanlık yönleriyle yüzleştiriyor. Aynı zamanda Dr. Ian Kelson, insanlığın kaderini değiştirebilecek kadar büyük bir keşfin peşindedir. Bu iki hikâye zamanla birleşerek izleyiciyi gerilim dolu bir yolculuğa çıkarıyor. Filmin adını aldığı Kemik Tapınağı, yalnızca ürkütücü bir mekân değil, aynı zamanda ölüm, inanç ve insan hafızasını temsil eden güçlü bir metafor olarak öne çıkıyor. Kıyamet sonrasında insanların oluşturduğu yeni ritüeller, medeniyetin nasıl dönüştüğünü gözler önüne seriyor. Virüsün yıktığı dünyanın yerini artık korkunun şekillendirdiği yeni bir düzen almıştır. Bu atmosfer, filmi sıradan bir zombi hikâyesi olmaktan çıkarıp psikolojik gerilim ile felsefi bilim kurgu arasında özel bir noktaya taşıyor.
Korkunç olan sadece onlar değil
Serinin önceki filmlerinde enfekte olmuş insanlar en büyük tehdit olmaya devam ediyor. Kemik Tapınağı ise bu algıyı tersine çeviriyor. Film boyunca, hayatta kalmayı başaran insanların oluşturduğu acımasız toplulukların, enfekte yaratıklardan bile daha korkutucu olabileceği fikri ince, ince işleniyor. Güç tutkusu, fanatizm, inanç ve kontrol arzusu gibi temalar hikâyenin merkezinde şekilleniyor. Alex Garland'ın senaryosu, klasik korku öğelerini toplumsal eleştirilerle harmanlıyor. Virüs yalnızca bedenleri değil, insanların ahlaki değerlerini de kökünden değiştiriyor. Bu nedenle filmde verilen mücadele, fiziksel olduğu kadar psikolojik ve vicdani bir savaşa da dönüşüyor.
Etkileyici oyunculuk performansları
Filmin dikkat çeken isimlerinden biri olan Dr. Ian Kelson karakterine hayat veren Ralph Fiennes, oluyor. Bilim insanı kimliği ile vicdanı arasında sıkışan karakter, filmin en etkileyici yüzlerinden biri hâline geliyor. Genç oyuncu Alfie Williams, Spike rolünde serinin geleceğini omuzlayan başarılı bir performans sergiliyor. Jack O'Connell ise gizemli Jimmy Crystal karakteriyle filmin en rahatsız edici ve unutulmaz figürlerinden birini canlandırıyor.
Film Kemik Tapınağını çevresinde şekilleniyor
Sisle kaplı ormanlar, kemiklerden oluşan anıtlar, terk edilmiş yerleşimler ve sessizliğin hâkim olduğu mekânlar izleyicinin üzerinde sürekli bir korku hissi oluşturuyor. Karanlık sahneler dünyanın artık geri dönüşü olmayan bir çöküşün içinde olduğu hissini kuvvetlendiriyor. Kemik Tapınağı çevresinde geçen bölümler, korkunun yalnızca ani saldırılarla değil, atmosfer yoluyla da yaratılabileceği bilgisini veriyor. ''28 Yıl Sonra: Kemik Tapınağı'', yalnızca bir devam filmi olmanın ötesinde, planlanan yeni üçlemenin merkez halkasını oluşturuyor. Hikâyede verilen bazı cevapların yanında yeni soruların da ortaya çıkması, serinin sonraki filmine güçlü bir zemin hazırlıyor.
Kaynak: Özel HaberEditör: Yusuf Kemal YILDIZ - MURAT İLTER