SON DAKİKA
reklam
reklam

Köklerimizden Uzaklaşmadan, Özümüze Dönmek

Köşe Yazarı: Erol Altunoğlu   Eklenme Tarihi: 28 Ekim 2026, Çarşamba - 11:35   Okunma Sayısı:

 

Bir yapıyı, kurumu ya da hareketi savunmak, oradaki kişileri her koşulda haklı bulmakla karıştırılıyor. 

 

Oysa gerçek aidiyet, şahıslara bağlılık değil; o yapının varlık sebebini, temel felsefesini ve kuruluş ilkelerini korumaktır.

 

Kurucu değerler, bir evin temel direkleri gibidir. 

 

Direkler sağlam durduğu sürece ev ayakta kalır. 

 

Ancak direkler unutulur ya da zayıflatılırsa, ne kadar süsleseniz de o yapı rüzgâra karşı direnç gösteremez.

Bu durumun ülkemize yansıması oldukça derindir. 

 

Toplum olarak en büyük gücümüz, ortak değerlerimiz etrafında kenetlenebilmektir. 

 

Eğer temel ilkelerimizden uzaklaşıp tamamen kişilere odaklanırsak, toplumsal güven sarsılır.

 

Bireylerin veya dönemsel kararların tartışılması, ülkenin asıl çözülmesi gereken büyük meselelerinin (eğitim, adalet, üretim, toplumsal huzur) gölgede kalmasına neden olur.

 

Şahıslar üzerinden kurulan umutlar, o kişilerin hatalarıyla ya da değişimleriyle yıkıldığında toplumda derin bir inanç kaybı yaratır. 

 

Oysa kalıcı olan sistemler ve değerlerdir.

Bu kısır döngüyü kırıp daha aydınlık bir geleceğe yürümek elimizdedir. 

 

Bunun için atılması gereken adımlar;

 

Her bireyin, her kurumun ve her vatandaşın ilk önce ülkenin kurucu felsefesine, adaletine ve ortak paydalarına sadık kalması gerekir. 

 

Şahıslar geçicidir, ilkeler kalıcıdır.

Yanlışları kişilere bağlamadan, sistemi ve işleyişi eleştirebilmek; doğruyu ise kimden gelirse gelsin takdir edebilmek şarttır.

Geçmişin mirasını korurken bugünün dünyasını doğru okumak ve ortak akılla hareket etmek, ülkemizi her alanda ileriye taşıyacaktır.

 

Ülkemizin potansiyeli büyüktür. 

 

Bu potansiyeli açığa çıkarmanın yolu, kişilerin gölgesinde kalmak değil; ortak değerlerin ışığında, aklın ve adaletin rehberliğinde yürümektir.

reklam

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam