Asya’da İşbirliği ve Güven Arttırıcı Önlemler Konferansı’nın (CICA) 7. Zirvesi !5 Ekim 2026 tarihinde Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de toplandı. 2024-2026 dönem başkanlığını yürüten Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in ev sahipliğinde gerçekleşen oturumlara İsrail C/B İzak Herzog da katıldı. Toplantıda Türkiye’yi Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti. Toplantıda İsrail Cumhurbaşkanı konuşurken Türk, İran, Kuveyt, Pakistan heyetleri ile toplamda 10 ülke temsilcisi toplantı masasını terk etti. Katar, BAE, Bahreyn heyetleri konuşmaları dinledi.
Midlle East Eye’in haberine göre İsrail Cumhurbaşkanı, Azerbaycan’a gidebilmek için Azerbaycan Havayollarına ait bir uçakla İsrail uçaklarına kapatılan Türk hava sahasından geçti. Olay, Herzog’un Azerbaycan’da bindiği uçağın görüntüleriyle ve Flight Radar24 verileriyle doğrulandı. Herzog bir açıklama yapmadı.
- Bu uçak Türkiye hudutları içinde düşseydi veya bir İran füzesiyle vurulmuş olsaydı
Türkiye zan altında kalmayacak mıydı?
- İki devlet bir millet felsefesiyle hareket eden Azerbaycan neden Türkiye’yi
bilgilendirmez?
- Türkiye Cumhuriyeti, DİB’lığı ve resmi makamlar Katar ve Kuveyt’i diplomatik düzeyde
“dost ve kardeş ülke” olarak tanımlamaktadır. Her iki ülkenin bu kadar İsrail yakınlığını anlamak mümkün değildir. Neden iki taraflı davranırlar?
Afrika’da tecavüz ve saldırıları sürdürmek
Orta Afrika Cumhuriyeti’nde Müslüman Seleka ve Hristiyan Anti-Balaka milisleri arasında iki yıl önce başlayan çatışmalarda şimdiye kadar en az 5 bin kişi yaşamını yitirdi. BM Mülteciler Yüksek Komiserliği verilerine göre Aralık 2013’ten bu yana Orta Afrika Cumhuriyeti’nde 173 bin kişi yerlerinden olurken, 37 bin kişi de komşu ülkelere göç etmek zorunda kalmıştı. İşte bu zorunlu göçler esnasında meydanı boş bulan veya fırsat olarak telâkki eden Fransız askerleri kolları sıvamışlar.
Basında çıkan haberlere göre Birleşmiş Milletler, Orta Afrika Cumhuriyeti’nde görev yapan AB Barış Gücü askerlerinin cinsel istismar iddialarını araştırmak için harekete geçmiş. Bir grup araştırmacı, yaşları 14-16 arasında değişen cinsel saldırı mağdurlarıyla görüşmüş.
İngiliz The Guardian gazetesi de geçen yıl BM tarafından kaleme alındığı belirtilen bir rapora dayanarak Orta Afrika Cumhuriyeti’nde görevli Fransız askerlerinin 2013 ve 2014 yıllarında bazı kız çocuklarına taciz ve tecavüzde bulunduğunu iddia etmişti.
2013 yılından beri süregelen böyle bir olay, Fransız idari ve adli makamlarınca ve tabii ki BM temsilciliği vasıtasıyla her cephesiyle tahkik edilmiş midir? İnanarak söylüyorum cevabı kesinlikle “hayır”dır.
Karşımızdaki Fransa
Fransa ile Türkiye arasında Orta Doğu, Doğu Akdeniz, Kuzey Afrika ve Avrupa jeopolitiğindeki çıkar çatışmalarından ve Paris’in izlediği bazı temel dış politika reflekslerinden kaynaklanan sorunlar vardır.
Doğu Akdeniz’de Yunanistan ve GKRY ile yakın askeri ve siyasi iş birliği yürüterek Türkiye’yi Doğu Akdeniz’de dengelemeye ve yalnızlaştırmaya yönelik diplomatik hamlelerde öncü rol oynamıştır. AB üyelik süreci, geçmişte Jacques Chirac gibi bazı liderler tarafından Türkiye’nin üyeliğine dönemsel destek verse bile özellikle Nicolas Sarkozy döneminden itibaren Fransa, Türkiye’nin AB üyeliğine en sert muhalefet eden ülkelerin başında gelmiştir.
Fransa, Türkiye’de PKK terörünün ve sözde Ermeni soykırımının sağlam destekçisi olmuştur. Kuzey ve Orta Afrika’da (Cezayir, Tunus, Batı Afrika ülkeleri) ile güçlü bir sömürge geçmişine sahiptir.
Yine Fransa, Türkiye’nin son yıllarda özellikle Sahra altı Afrika ve Batı Afrika’da ticaret, savunma sanayii ve diplomatik ilişkiler yoluyla varlık göstermesinden rahatsızlık duymaktadır.
Tabiat kendisine yapılan kötülüğü affetmez
Deprem, sel, orman yangınları… Her türü afette yardıma gidenler hemen söndürme ve kurtarma faaliyetine geçiyorlar. Bunu takdir etmeliyiz. Ancak bu ekiplerle birlikte;
---Kumanya ve su sağlamayı,
---Battaniye, aydınlatma malzemesi temin etmeyi,
---Özellikle konteyner tuvaletler tesis etmeyi,
---Bulaşıcı hastalığa karşı aşı hazır bulundurmayı,
---Kurtarılan hayvanları uygun bir yerde çevrelenmiş tel örgü içine almayı da düşünülmelidir.