Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat “ E-Ticaretin önemi Kovid-19 salgından sonra daha da arttı.”
Zirvenin açılış konuşmalarını yapan Ticaret Bakanı Prof. Dr. Ömer Bolat, hem küresel hem de ulusal ölçekte e-ticaretin geldiği noktayı değerlendirerek yeni hedefleri ve düzenlemeleri açıkladı.
E-ticaret sektörünün Türkiye'de anlaşılmasında Kovid-19’un önemli bir etkisi olduğunu dile getiren Bolat, "Kovid-19 ile birlikte karantina günleri başlayınca, üretim, ticaret ve alışveriş yavaşlayınca e-ticaret sektörü, bilişim sektörü çok kıymetlendi. Tıpkı sağlık, lojistik, tarım ve gıda sektörü gibi. Bunlar Kovid-19 döneminin parlayan yıldızlarıydı. Şöyle ki 2019'da genel ticaret içinde yüzde 4,5 payı olan e-ticaret sektörü geçen yıl itibarıyla yüzde 19,5'e kadar yükseldi. Önü daha da açık görünüyor” dedi
Bolat, dünya ticaretindeki trendlerin etkisiyle son yıllarda işletmelerin hem iç hem de yurt dışı pazarlarda online kanallar aracılığıyla ticarete daha yoğun bir şekilde sarıldığını belirterek, Kovid-19 ortaya çıktığında henüz e-ticarete girmeyen işletmelerin duyduğu pişmanlıktan bahsetti.
Ticaret Bakanı Bolat, 2022 yılında 5,5 trilyon dolar olan küresel e-ticaret hacminin geçen yıl itibarıyla 7 trilyon dolara yükseldiğini kaydederek, 2026'da 8 trilyon doları aşmasının beklendiğini söyledikten sonra sözlerine şöyle devam etti ;
"Ülkemize baktığımızda genç ve dinamik bir nüfusa sahip olmamız, yoğun bir şekilde mobil cihaz kullanılması, internetin ve sosyal medyanın yaygınlığı, coğrafi konumumuzun ülkemize kazandırdığı bölgesel güç olabilme avantajı gerek milli düzeyde gerekse uluslararası düzeyde e-ticaret sektörünün ufkunun açık, geleceğinin parlak olduğunu göstermektedir.
Yine, Avrupa'da, Kafkaslar'da, Orta Asya'da, Orta Doğu'da, Balkanlar'da, Afrika'da e-ihracatımızın yaygınlaşmakta olduğunu görmekten büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Ama tek başımıza değiliz tabi çok büyük devler, dev oyuncular var. Onlarla rekabet edebilmek kolay değil. Ama bu gelişme dış ticaret çalışmalarımızda yeni bir alan haline geldi. Müzakere alanı, anlaşma alanı haline geldi. Bütün bu konularda siz değerli sektör paydaşlarıyla istişare ve koordinasyon içinde çalışıyoruz. Ülkemizde TÜİK verilerine göre internet üzerinde mal ve hizmet siparişi veren fertlerin oranı 2020'de Kovid-19'un ilk yılında yüzde 35 iken bu yıl yüzde 55,7'ye yükseldi. 5 yılda iki katından fazla e-ticaretle sipariş verme oranı yükselmiş oldu.”
"Türkiye'de e-ticaret hacmi 3 trilyon lirayı aştı"
Diğer yandan, Türkiye'de e-ticaret hacminin 2024'te bir önceki yıla göre yüzde 61,7 artarak 3 trilyon lirayı aştığını belirten Bakan Bolat, bu rakamın 90 milyar dolara tekabül ettiğini açıkladı. Söz konusu rakama ilişkin detaylar paylaşan Bolat, toplam e-ticaretinin 3'te 2'sinin perakende e-ticaretten geldiğini, Bakanlık olarak e-ticaret konusunda yaptıkları çalışmalara değinerek, bu alanda hayata geçirilen düzenlemelere ilişkin örnekler verdi.
Konuşmasının devamında Türk üreticilerin ve pazar yerlerinin dünyadaki rekabet gücünü koruyabilmek, yurt dışına yönelik satışları ve sektördeki ileri teknoloji yatırımlarını teşvik etmek amacıyla Elektronik Ticaretin Düzenlenmesi Hakkındaki Kanun'da geçen yıl yapılan düzenlemelere ilişkin bilgiler veren Bolat, "Bazı yurt dışı pazar yerlerinin bizim pazarımızda çok ciddi pazar payı alarak yurt içindeki işletmeleri silip süpürebilme tehlikesi vardı bunu önlemek istedik" dedi. Bolat, bu düzenlemenin ardından yönetmelikte de değişiklikler yaptıklarını, burada özellikle satıcıların da şikâyetlerini dikkate aldıklarını vurguladı.
21 Kasım'da e-ticaret festivali gerçekleşiyor
Ticaret Bakanı Bolat, yurt dışına satışlarda verilen destek ve teşviklerden bahsederek, bu alanda yapılan düzenlemelere ilişkin bilgiler verdi. Ticaret Bakanlığı olarak, yön gösteren, yol açan ve sektörle birlikte geleceği şekillendiren bir aktör olma vizyonunu taşımayı hedeflediklerini ifade eden Bolat, “Bu vizyonun en somut göstergelerinden biri de bu yıl 21 Kasım 2025’de hayata geçirmeyi planladığımız ve üzerinde titizlikle çalıştığımız E-Ticaret Festivali’dir. Buradaki amacımız ekonomideki canlılığı artırmaktır. Sosyal medyada ne kadar felaket senaryosu çizilmeye çalışılsa da bütün göstergelerde olumlu bir trend, güçlü bir istikrara doğru iyileşme söz konusu. Salgın, savaşlar ve depremler sonrasında yaralarımızı hızla sardık. Karşı karşıya kaldığımız zorluklarda gerçek gücünü ortaya koyan çok dayanıklı bir ülke ve milletiz. Hangi doğal afet, hangi uluslararası kriz olduysa her birinden adeta Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi teğet geçerek, güçlü bir şekilde tekrar zirveye doğru tırmanmayı başarabiliyoruz."
"Teşviklerde e-ticareti de unutmuyoruz"
Bakan Bolat, e-ticaret ile ilgili aktörlerle etkileşim içinde çalışmaya devam edeceklerini belirterek, birçok ilde e-ticaret konusunda farkındalık, tanıtım ve bilinirlik eğitimleri yapılacağını, toplam 30 ilde planlanan bu eğitimlerin 2026 başında tamamlanacağını söyledi. Bütçelerinin yüzde 60'ını mal ve hizmet ihracatına destek olarak sunduklarını dile getiren Sayın Bakan, "Burada e-ticareti de unutmadık. e-Kolay İhracat Platformu var. Bu şekilde e-ihracatı ve diğer mal ve hizmet ihracatını teşvikte e-ticareti de unutmuyoruz. Onu da aynı şekilde destekliyoruz" dedi.
Bolat, e-ihracat yapan şirketlerin işlerini kolaylaştırmak ve ihracatlarını artırmak için hayata geçirdikleri uygulamalardan bahsederek, bu alanda düzenlenen etkinliklere ilişkin örnekler verdi. Bu yıl 21 Kasım 2025’de düzenleyecekleri E-Ticaret Festivali'nin yanı sıra Ankara'da E-ihracat zirvesi de düzenleyeceklerini kaydeden Bolat, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Bir yıl Ankara'da bir yıl İstanbul'da. İstanbul'daki Küresel E-İhracat Zirvesini IGEXX'i de 2026 Eylül başında düzenleyeceğiz. E-İhracat desteklerinin inceleme süreçlerini hızlandıran dijital teşvik takip modülümüz çalışmakta, bütün amacımız sürdürülebilir ihracat hamlesini başarmaktır. Ama esas hedefimiz kaliteli, itibarlı, teknolojisi iyi olan Türk ürünlerinin dünya vitrinine taşınmasını ve dünya alıcılarıyla buluşmasını sağlamak, ülkemize döviz kazandırmak ve dövizin bir sorun olmasını engellemektir. Ticaretin yeni otobanı olan dijital pazarlarda Türk firmalarının ve ürünlerinin daha çok pay almasını sağlamaktır."
İEAD Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin: “Yapay zekânın dönüştürücü etkisinden e-ticaret de payını alacak”
Zirvenin açılış konuşmasını yapan İstanbul Ekonomik Araştırmalar Derneği (İEAD) Başkanı Prof. Dr. Mehmet Hüseyin Bilgin de yaptığı konuşmasında zirvenin düzenlenme amacının, kamu otoriteleri ile sektör temsilcilerini aynı masada buluşturarak e-ticaretin geleceğini tartışmak ve yol haritasını belirlemek olduğunu ifade etti.
Teknolojideki hızlı ilerleme ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimin e-ticaretin yükselişinde iki ana dinamik olduğunu söyleyen Prof. Dr. Bilgin, “1980’lerde başlayan ve 2000’lerde hızlanan teknolojik gelişmeler, yapay zekâ ile bambaşka bir aşamaya ulaştı. Yapay zekânın boyutunu, zamanını ve etkisini henüz öngöremesek de çalışma biçimlerinden eğitime kadar pek çok alanı derinden etkilemesi muhtemel. E-ticaret de bu dönüşümden payını alacak ve adeta bir devrim yaşayacak” dedi.
Bilgin, Covid-19 pandemisinin de tüketim alışkanlıklarını kökten değiştirdiğini belirterek, “Artık gözünü açtığında akıllı telefon ve tabletlerle tanışan yeni bir tüketici nesli geliyor. Bu neslin tüketim kültürü, e-ticareti gündelik hayatın ayrılmaz bir parçası haline getirdi” ifadelerini kullandı.
E-ticaretin hızlı büyümesinin regülasyon ve denetim ihtiyacını artırdığına da dikkat çeken Prof. Dr. Bilgin konuşmasını şu ifadelerle bitirdi;
“ABD ve AB ülkelerinde regülasyon giderek önem kazanıyor, kamu tarafı hiç olmadığı kadar işin içinde. Türkiye’de de bu alanda önemli regülasyonlar yapılıyor. Zirveyi düzenleme amacımız; bu düzenleyici ve denetleyici taraf ile sektör temsilcilerini bir araya getirerek birlikte istişare edebilecekleri, geleceği konuşabilecekleri ve yol haritasını birlikte belirleyebilecekleri bir ekosistem oluşturmaktır”
E-ticaretin geleceği regülasyon ve tüketici boyutuyla değerlendirildi
DEİK Genel Sekreteri Caner Çolak’ın moderatörlüğünde gerçekleşen “Regülasyon ve Tüketici Boyutuyla E-Ticaret” oturumunda T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Âdem Başar ve T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber yer aldı.
Oturumda konuşan T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürü Âdem Başar, e-ticaret sektörüne yönelik önemli değerlendirmelerde bulundu. Dünyada yaşanan dijitalleşme ve ekonomik dalgalanmaların devletlerin günlük ticari hayata daha fazla müdahil olmasına neden olduğunu belirten Başar, “ Dijitalleşmenin getirdiği süreçler ve ekonomik dalgalanmalar devletleri günlük ticari hayata daha fazla müdahale eder pozisyona getirdi” dedi.
E-ticaretin geçmişten bugüne geçirdiği değişime değinen Başar, “2015’lerde güven konusunu çok fazla konuşuyorduk. Evet, hâlâ sorunlar var ama özellikle belli nitelikteki e-ticaret işletmelerinde güvenle ilgili bir sorun kalmadı. Sektör kendini disipline etti ya da rekabetin disiplin etmesiyle iyi bir noktaya geldi. Tüketici de bu sürece uyum sağladı” ifadelerini kullandı. Başar, Temmuz 2022’de elektronik ticaret düzenlemesinde yapılan değişikliklere dikkat çekerek, “Özellikle ihracata yönelik olarak Türkiye’de yerleşik e-ticaret pazar yerlerinin ihracata kanalize edilmesi, Türkiye’nin içerideki üretim gücünün dış pazarlara aktarılması noktasında ama temel amaçtan da uzaklaşmadan kanunda düzenlemeler yaptık” dedi. Amaçlarının rekabeti sürdürülebilir kılmak olduğuna işaret eden Başar, 2025 yılı itibarıyla bu hedefi ihracat boyutuyla da bütünlediklerini belirtti.
T.C. Ticaret Bakanlığı Tüketicinin Korunması ve Piyasa Gözetimi Genel Müdürü Avni Dilber, hızla büyüyen e-ticaret ekosisteminde tüketicilerin korunması için yapay zekânın önemine dikkat çekti.
Dilber, sadece taşra teşkilatına yılda 750 bin, merkeze ise 250 bin civarında tüketici şikâyeti ulaştığını belirterek şunları söyledi; “Artık bu süreçleri klasik yöntemlerle çözmek mümkün değil. Hem düzenleme hem denetim boyutunda yapay zekâ kullanmamız kaçınılmaz”
Yapay zekâ tabanlı pazarlama uygulamalarının risklerine değinen Dilber, “Vatandaşın aslında satın almayı düşünmediği ürünlere yapay zekâ algoritmalarıyla ikna edildiğini görüyoruz. Bu da ciddi şikâyetlere yol açıyor” ifadelerini kullandı. Avrupa Birliği’nin çıkardığı Yapay Zekâ Tüzüğü ile uyumlu adımlar atacaklarını vurgulayan Dilber, “Yakın zamanda ‘Yapay Zekâ’ başlığı altında aldatıcı reklamlar ve haksız ticari uygulamalara yönelik yeni düzenlemeler yapmayı planlıyoruz” dedi.
“Online Alışverişin Geleceği” özel bir oturumda değerlendirildi
Dijital perakendenin öncülerinin katıldığı “Online Alışverişin Geleceği” başlıklı oturumda ise tüketici davranışlarındaki değişim, teknolojik trendler ve dijital altyapının evrimi değerlendirildi. DEİK Dijital Teknolojiler İş Konseyi Başkanı Dr. R. Erdem Erkul’un moderatörlüğünde gerçekleşen oturumda; Migros Ticaret A.Ş. CEO’su Özgür Tort, Getir Türkiye CEO’su Batuhan Gültakan, Teknosa CEO’su Sitare Sezgin, Boyner CEO’su Eren Çamurdan ve obilet.com CEO’su Yiğit Gürocak yer aldı.
Migros Ticaret A.Ş. CEO’su Özgür Tort, şirketin teknoloji yatırımlarına ve dijital dönüşüm vizyonuna ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Migros’un köklü geçmişine dikkat çeken Tort, “Migros 71 yıllık bir şirket. Hep ön planda ve inovasyon tarafında yer aldık. Son yıllarda ise teknolojiyi uygulamaktan öte geliştirme tarafına yönelik ciddi bir strateji değişikliği yaptık” dedi. Özellikle e-ticaret ve finansal hizmetler alanında özgün çözümler geliştirdiklerini belirten Tort, “E-ticaret tarafında ya da bankacılık hizmetleriyle ilgili yaptığımız birçok gelişimin teknolojisini kendimiz geliştiriyoruz“ dedi.
Migros’un vizyon değişimini vurgulayan Tort, “Perakendeci olmamıza rağmen teknoloji şirketi olma dönüşümünü yaşıyoruz. Bu alanda daha yapacak çok işimiz var” ifadelerini kullandı.
Getir CEO’su Batuhan Gültakan da 10 yıl önce hızlı teslimat modeliyle Türkiye’nin veri odaklı en büyük teknoloji yatırımlarından birini hayata geçirdiklerini söylerken , “Bizim için yapay zekâ geleceğin konusu değil, ilk günden beri adım adım geliştirdiğimiz ve bugünkü operasyonun yürümesini sağlayan bir konu. Getir modeli gibi dakikalar içinde gerçekleşen karmaşık bir süreci ölçeklenebilir ve sürdürülebilir kılmak için çok katmanlı yapay zekâ altyapıları kullanmak şart. Gerçek zamanlı tahminleme, rota optimizasyonu, stok planlaması ve müşteri etkileşimi gibi süreçler bu sistemlerin temel parçaları. Yapay zeka sistemlerimiz Getir’in 10 yıla yayılmış ve Türkiye’nin her yerinden gelen 100 milyonlarca siparişte gerçekleşen milyarlarca veriyle eğitiliyor. Her gün milyonlarca sipariş, yüzbinlerce kurye yolculuğu ve milyonlarca ürün hareketi farklı yapay zekâ modelleri tarafından aynı anda planlanıyor. Her kullanıcımıza bulunduğu an, konum ve geçmiş alışkanlıklarına göre bambaşka bir alışveriş deneyimi sunuyoruz. Önümüzdeki dönemde müşteri hizmetleri, arama sistemleri ve içerik üretiminde yapay zekâyı daha da yoğun entegre edeceğiz.” diye konuştu.
Teknosa CEO’su Sitare Sezgin de pandemiyle birlikte e-ticaretin dünya genelinde ve Türkiye’de tarihi bir dönüşüm yaşadığını belirterek, tüketici beklentilerindeki kalıcı değişimlere dikkat çekti. Sezgin, küresel perakendecilikte e-ticaretin pandemi sonrası iki kat büyüdüğünü vurgulayarak, “2019’da Türkiye’de perakende içindeki e-ticaretin payı %10 seviyesindeyken bugün %20’lerin üzerine çıktı. Tüketici elektroniği pazarında ise büyüme daha da hızlı gerçekleşti” dedi. Pandemi sonrası alışkanlıkların kalıcı hale geldiğini ifade eden Sezgin, “Tüketiciler istedikleri ürüne, istedikleri zaman ve her yerden ulaşmak istiyor. Pürüzsüz, bütünsel bir deneyim beklentisi artık vazgeçilmez hale geldi. Bu sürece ayak uyduramayan perakende şirketleri rekabette geride kalıyor” diye konuştu.
Müşterilerinin %99'unun mağazaya gelmeden önce online'da araştırma yaptığını söyleyen Sezgin, “Artık e-ticarette ödemeyi yapsın veya yapmasın tüm müşteriler e ticareti etkin bir şekilde kullanıyor. E-ticaret için en önemli konulardan bir tanesi IT altyapısı. 2018 yılında altyapımızı dijital kanallarımızı baştan aşağı yenilemiştik. Bu bize bir fayda sağladı. Bunun dışında özellikle 2021 yılından sonra değişen ve çok hızlı büyüyen e-ticarette müşteri beklentilerine uygun olarak dijital kanallarımızdaki alışveriş deneyimini baştan aşağı yeniledik. Sadece bir ön yüz yenilemesi değildi; çok daha hızlı, çok daha interaktif dişler kanallara sahibiz.”
Boyner Büyük Mağazacılık CEO’su Eren Çamurdan da geleceğin mağazacılığını, müşterilerine hayatına dokunmak ve onlara değer kattıkları anlar olarak tanımlarken “Önceliklendirdiğimiz stratejilerimizden biri olan ve yaklaşık üç yıldır Boyner’in odağında yer alan yapay zeka da bizim için yalnızca bir teknoloji yatırımı değil, Boyner’i geleceğe taşıyan en kritik adımlardan biri. Yapay zekâyı operasyon verimlilik sağlayan bir araç olmasının yanı sıra müşterilerimizle kurduğumuz bağı derinleştiren, iş süreçlerimizi dönüştüren ve çalışanlarımızın potansiyelini daha etkili bir şekilde ortaya koymalarını sağlayan stratejik bir unsur olarak görüyoruz. Müşteriyi merkeze koyan, çalışanı güçlendiren ve teknolojiyi insanın hizmetine sunan bir vizyonla çalışmalarımıza devam ediyoruz.” diye konuştu.
Obilet.com CEO’su Yiğit Gürocak, yapay zekânın sunduğu fırsatlar kadar risklerine de dikkat çekerek “Bugün çok heyecan verici uygulamalardan bahsediyoruz ama bir yıl sonra dönüp baktığımızda bunlar demode olabilir. O kadar hızlı gelişiyor ki insanı bir taraftan da korkutuyor.” dedi.
Gürocak, yapay zekâ uygulamalarının büyüme hızını “ChatGPT’nin beş günde 1 milyon kullanıcıya, iki ayda 100 milyona ulaşması” örneğiyle anlattı. Kişiselleştirilmiş pazarlamanın önemine vurgu yapan Gürocak, “Artık her müşteri mikro segment. Yapay zekâ ile kişi bazında reklamları öne çıkarabiliyoruz” diye ekledi.
Kaynak: Özel HaberEditör: Mustafa Doğan YILMAZ