Filistin'in resmi ajansı WAFA'nın haberinde, İsraillilerin Burin köyü ile Huvvara kasabası arasında kalan arazide zeytin toplayan Filistinlilere saldırdığı ve bazılarını darp ettiği belirtildi.
Haberde, İsraillilerin Filistinlileri tarlalardan zorla çıkardıkları, topladıkları zeytinleri de yerlere saçtıkları ifade edildi.
İsrail, işgal altındaki Batı Şeria'da 9 Filistinliyi gözaltına aldı
Yerel kaynaklardan alınan bilgiye göre, İsrail askerleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Cenin kentinin güneyinde yer alan Kabatiye beldesinde bir eve baskın düzenledi.
Evde arama yapan askerler, 3'ü kardeş 4 kişiyi gözaltına aldı.
İsrail güçleri ayrıca kasabada evine baskın düzenlediği Muhammed Ebu er-Rub'u ağır şekilde darp etti.
Kaynaklar, Ebu er-Rub'un evinin eşyalarını dağıtan ve tahrip eden askerlerin 12 bin şekel (4 bin dolar) civarında parasına da el koyduğu bilgisini verdi.
Görgü tanıkları da İsrail güçlerinin, Cenin kentinin batısındaki Yabed kasabasında evine baskın düzenlediği 3 kişiyi gözaltına aldığını aktardı.
Tubas kentinin güneyindeki El-Faria Mülteci Kampına zorla girerek Muhyi Ebu Davud isimli genci gözaltına alan askerler, Filistinlinin evindeki eşyaları tahrip etti.
Beytüllahim kentinin doğusunda da Abidiyye kasabasına giren İsrail güçleri Mutez Akil Ebu Serhan isimli Filistinliyi gözaltına aldı.
Gazze'ye yönelik saldırıların başlamasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs'te 1600'ü çocuk 20 binden fazla Filistinli İsrail tarafından gözaltına alındı.
Bu sayıya, savaş sırasında Gazze Şeridi’nden alınan binlerce kişi de dahil değil.
Filistin, İsrail'in hapishanelerindeki esirlere yönelik suçlarını durdurmak için harekete geçme çağrısı yaptı
Filistin Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir'in İsrail hapishanesindeki Filistinlileri aşağılayan görüntüleri paylaşarak idam çağrısında bulunmasına dair yazılı açıklama yaptı.
Bakanlığın açıklamasında, İsrail hükümeti ve Ben-Gvir'in, hapishanelerindeki Filistinli esirlere karşı savaş suçları, baskıcı politikalar ve sistematik kötü muamelede bulunduğu belirtildi.
İsrail ve sömürgeci sisteminin keyfi tutuklama ve işkenceyi savaş aracı olarak kullandığı aktarılan açıklamada, İsrail'in Filistinli esirlere karşı işlediği suçların "uluslararası hukuka göre hesap vermeyi ve cezalandırılmayı gerektiren savaş suçları ve insanlığa karşı suçlar" olduğu vurgulandı.
Açıklamada, İsrail'in Uluslararası Kızılhaç Komitesi'nin hapishanelerdeki Filistinli esirleri ziyaret etmesini engellemeye devam etmesi ve esirleri aile ziyaretlerinden mahrum bırakması, "uluslararası insancıl hukukun ve Cenevre Sözleşmeleri'nin açık bir ihlali" olarak değerlendirildi.
İsrail'in hapishanelerde Filistinli esirlere karşı "işkence, mahrumiyet, kasıtlı tıbbi ihmal, toplu cezalandırma ve yavaş yavaş öldürme" gibi "suç" niteliğinde uygulamalar yaptığı belirtilen açıklamada, bu uygulamaların, İsrail'in bulundukları her yerde Filistin halkına karşı yürüttüğü soykırımın bir uzantısı olduğuna işaret edildi.
Bakanlığın açıklamasında, uluslararası topluma ve kurumlarına, Filistinli esirlere yönelik bu politikaların ve işlenen suçların önlenmesi ve durdurulması için acilen harekete geçmeleri çağrısında bulunuldu.
Esirlerin hayatlarından ve güvenliğinden tamamen İsrail hükümetinin sorumlu tutulduğu açıklamada, uluslararası toplumun sessizliğinin, İsrail'i suçlarını ve onlara karşı sistematik ihlallerini sürdürmeye teşvik ettiği vurgulandı.
İsrail basınında çıkan görüntülerde, hapishanedeki çok sayıda Filistinlinin avluda elleri arkadan bağlı şekilde yüzüstü yerde yattığı görülmüştü.
Avludaki İsrail bayrağı önünde yüzüstü yatırılan tutuklulara işaret eden Ben-Gvir, Filistinli tutuklulara en asgari koşulları uyguladıklarını söylemişti.
Filistinli tutuklulara en asgari koşulları uygulamakla övünen Ben-Gvir, "Yapılması gereken bir şey daha var; idam cezası." ifadesini kullanmıştı.
İsrail, Hamas'ın teslim ettiği 3 cesedin kalıntılarının Gazze'deki esirlere ait olmadığını iddia etti
Tel Aviv'deki Ebu Kabir Adli Tıp Enstitüsü, yapılan kimlik tespit çalışmalarının teslim edilen 3 cesedin kalıntılarının İsrailli esirlerden hiçbiriyle eşleşmediğini ortaya koyduğunu savundu.
İsrail basını, Hamas'ın, İsrail tarafını ceset kalıntılarının kimliğine ilişkin netlik olmadığı konusunda önceden bilgilendirdiğini de aktardı.
Hamas, dün gece İsrailli esirlere ait olduğu düşünülen 3 cesedin kalıntılarını Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) heyetine teslim etmişti.
Kızılhaç heyetinin teslim aldığı kalıntılar, kimlik tespiti için Tel Aviv'deki adli tıp kurumuna gece saatlerinde ulaştırılmıştı.
Gazze'de 10 Ekim'de yürürlüğe giren ateşkes anlaşması kapsamında hayattaki İsrailli esirlerin teslim edilmesinin ardından Gazze Şeridi'nde 28 İsrailli esirin cesedi kalmıştı.
Hamas daha önce anlaşma kapsamında İsrail'e 19 ceset teslim etmişti. İsrail ise yapılan testler sonucunda cesetlerden birinin Gazze'de kalan herhangi bir esire ait olmadığını, birinin ise daha önce alınan bir esire ait ceset parçaları olduğunu iddia etmişti.
Gazze Şeridi'nde İsrailli esirlere ait 11 cesedin kaldığı aktarılmıştı.
Filistin: Gazze'deki ateşkes İsrail'in ihlalleri nedeniyle çok kırılgan
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, Filistin'in Birleşmiş Milletler (BM) Daimi Temsilcisi Riyad Mansur, İsrail'in Gazze'de Filistinlilere karşı 700 günden fazla süren saldırılarıyla ilgili olarak BM Genel Sekreteri Antonio Guterres'in yanı sıra BM Güvenlik Konseyi Başkanı'na ve BM Genel Kurulu Başkanı Annalena Baerbock'a birer mektup gönderdi.
Mansur, mektubunda, Gazze Şeridi'ndeki ateşkesin son derece kırılgan olduğunu ve işgalci güç İsrail tarafından ciddi ve tekrarlanan ihlallerle karşı karşıya kaldığını ifade etti.
Daimi Temsilci Mansur, İsrail işgal güçlerinin son üç haftada Gazze'deki ateşkesi yüzlerce ihlal ettiğini ve bunun sonucunda aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu 211 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, altyapının geniş çaplı tahrip edildiğini dile getirdi.
Mansur, uluslararası toplumu, Filistin halkının acılarını hafifletmek, iyileşme ve yeniden inşa sürecini kolaylaştırmak ve İsrail'in Gazze'den tamamen çekilmesini hızlandırmak amacıyla, ateşkes anlaşmasının ihlallerini derhal ve tamamen durdurmaya, anlaşmanın sürdürülebilirliğini ve uygulanmasını sağlamaya çağırdı.
BM Daimi Temsilcisi Mansur, ateşkesin kalıcı ve kapsamlı olması, Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının geri kalanını kapsaması gerektiğini vurguladı.
Mansur, İsrail'in uluslararası hukuku ve BM kararlarını açıkça hiçe sayarak yasa dışı yerleşim birimlerini sistematik olarak genişletmeyi sürdürdüğüne işaret etti.
İsrail ordusu, Gazze'de sık sık ateşkesi ihlal ediyor.
Gazze'de ateşkes anlaşması
İsrail'in Gazze Şeridi'ne Ekim 2023'te başlattığı ve 2 sene süren soykırımda yaklaşık 69 bin Filistinli hayatını kaybederken, 170 binden fazla Filistinli yaralandı. Gazze Şeridi'nde altyapının yüzde 90'ı yerle bir edildi.
Gazze'de ateşkes ve esir takası anlaşması, 9 Ekim'de Mısır'daki müzakereler sonucunda İsrail ile Hamas arasında sağlanarak, İsrail hükümetinin onayıyla 10 Ekim'de yürürlüğe girmişti.
Hamas'ın ateşkesi ihlal ettiğini öne süren İsrail'in 28 Ekim akşamdan 29 Ekim sabahına kadar Gazze'nin farklı bölgelerine düzenlediği şiddetli saldırılarda 46'sı çocuk 104 Filistinli hayatını kaybetmiş, 253 kişi de yaralanmıştı.
İsrail ordusu, şiddetli saldırıların ardından, 29 Ekim'de Gazze Şeridi'nde ateşkesin yeniden uygulanmaya başlandığını duyurmuş, İsrail basınındaki haberlere göre ateşkes yerel saatle 10.00'da (TSİ 11.00) başlamıştı.
Kaynak: AAEditör: AA