SON DAKİKA
reklam
reklam

Bostancı’da masal tadında eğitim

Eklenme Tarihi: 8 Aralık 2025, Pazartesi - 12:24   Okunma Sayısı: 84403
Bostancı Halk Eğitimi Merkezi’nin “Masal Anlatıcılığı” öğretmeni Ümmühan Akbaş; “Bizden önce yaşayan toplulukların sevgilerini, aşklarını, nefretlerini, kinlerini hep masallardan öğreniriz”

 

Bostancı Halk Eğitimi Merkezi’nin kursları bireylerin bilgi ve becerilerini geliştirmesine olanak sağlarken toplumsal ihtiyaçlar doğrultusunda çok geniş bir yelpazede yetişkinlere çeşitli alanlarda beceri edinme bilgi dağarcıklarını genişletme fırsatı sunuyor. 

Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap’ı bir ziyaretimizde ilginç kurslardan biri olan “Masal Anlatıcılığı” kursunun öğretmeni Masal Anlatıcısı ve Eğitmen Ümmühan Akbaş ile tanıştık. 

Bu eğitimde neler veriliyor diye merak ettik ve Kurum Müdürü Hülya Narsap ile Masal Anlatı sınavına izleyici olarak katıldık.  

HÜLYA NARSAP

Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap kursiyerleri eğitimde gösterdikleri başarı nedeniyle tebrik ederken şunları söyledi, “Hem kendi yeteneklerinizi geliştiriyorsunuz, kendinizi ifade ve dramatizasyon gibi hem de kendi kültürümüzü değişik bir şekilde öğrenme imkanı buluyorsunuz. Aslında bir dünya kültürel mirasını, masalları da daha yakından tanıma fırsatı bulmuş oluyorsunuz. Bu kurum açmaya karar verdiğimiz de şu anda sizlerin de eğitim aldığı Turhan ve Mediha Tansel İlkokulu Müdürü Netice Şahin de projeye sıcak baktı ve ev sahibi olarak bize kucak açtı. Kendisine sizlerin de huzurunda bir kez daha teşekkür etmek istiyorum. 

Bu arada eğitimlerimiz için okullarında bize sınıflarını açan, kurslarımızı kursiyerlere daha yakın alanlara taşımamıza imkan sağlayan okul müdürü arkadaşlarıma da teşekkürü borç bildiğimi ifade etmek isterim.

NETİCE ŞAHİN

Turhan Mediha Tansel İlkokulu Müdürü Netice Şahin ise şunları söyledi, “Yetişkin eğitiminde Halk Eğitimi Merkezlerimizin rolünün ne kadar önemli olduğunu biliyoruz. Bu nedenle bu eğitimlere imkanlar ölçüsünde katkıda bulunmayı her zaman görev kabul etmişimdir. Yapılanları, alınan mesafeleri gördükçe bu işlere katkı yapmanın ne kadar değerli olduğunu bir kez daha görüyoruz” dedi.

MASALLARIN 

BÜYÜLÜ DÜNYASI

Program sırasında Ümmühan hanımla masal tadında bir  sohbet imkanı da bulduk.  Nedir bu masal anlatıcılığı diye sorduğumuzda Ayşe Ümmühan Akbaş  anlattı. Biz de bu eğitimi etraflıca öğrenelim ve okuyuculara da aktaralım istedik. 

Ümmühan hanım;  Masallar merak ve keşif açısından ne vadediyor?

Masallar, anlatanın ve dinleyenin hayal dünyalarıyla doğrudan bağlantılı olan, insanı tetikleyen, kurmaca anlatılardır. Bu yüzden de masallar sürekli olarak merak duygusu ve keşif arzusu oluşturup bunları besler.

Sözlü hafıza bankası olması hasebiyle, bizden önce yaşayan toplulukların hayat standartlarını, yaşam şekillerini, öğretilerini, hayata bakışlarını, çalışma usullerini, sevgilerini, aşklarını, nefretlerini, kinlerini hep masallardan öğreniriz. Masalları anlatıp dinledikçe oluşan merak da cabası. Bu yönüyle hem bir eğitim aracıdır hem de öğretim aracı. O yüzden -günümüzdeki kadar geri plana itildikleri ve unutuldukları bir dönem daha yaşanmamış olsa da- tarihin her döneminde anlatı sanatı var olmuş, anlatanlar da el üstünde tutulmuşlar.

Uzmanlık sürecinizden bahseder misiniz?

Beş yıl önce İstanbul İl Millî Eğitim’in “Kütüphanede Hayat Var” sloganıyla, kütüphaneleri yeniden canlandırmak, masal anlatıcılığını yeniden gündeme getirmek için “Masal Anlatıcılığı Eğitimi” projesi başlatıldı. 

Masal anlatımına gönül vermiş halk bilimci ve masal anlatıcılığı hocalarımızdan altı ay boyunca dersler aldık. Sonrasında Millî Eğitim Bakanlığının açtığı “Masal Anlatıcılığı Eğitici Eğitmenliği” sertifikasını aldım. Eğitmenlerimiz ve eğitim alan arkadaşlarımla beraber özverili bir çalışma ile İstanbulİl Millî Eğitimine bağlı İstanbul Masal Okulu’nun kuruluşunda aktif görev aldım. O gün itibari ile hem masal okulumuzda hem de İstanbul’un tüm ilçelerindeki devlet okulu kütüphanelerinde masallar anlatmaya devam ediyoruz.

Masal anlatmak anlatıcıya neler hissettiriyor? 

Masalın içinde kendi kültürlerine ait bir söz, bir deyim, yemek, mekân ya da şarkı duydukları zaman aldıkları hazzın enerjisi bana da yansıyor. Onları kısa süre de olsa çocukluklarına döndürmek beni de mutlu ediyor. 

Ben öncelikle kendime masal anlatıyorum ve masal dinlemek istesem anlatıcıdan neler beklerim diye düşünüyorum.Özellikle anaokulu ve ilkokul çocuklarına masal anlatmak çok heyecan verici. Keloğlan havaya leblebiyi atıp ağzıyla yakaladığı zaman siz onu beden dili ile görsel olarak da verdiğinizde kahkahalarla gülüyorlar. Orada sizi değil Keloğlan’ı görüyorlar. İşte bu çok keyifli. Görme ya da zihinsel engelli gruplara anlatmak da başlı başına bir çalışma gerektirdiği için çok daha özenli ve heyecanlı bir hazırlık süreci geçiriyorum. Ama ilk anlatılarım çocuklara olmasına rağmen en keyiflisi yetişkinlere masal anlatmak. Kısacası aynı masalı farklı gruplara anlattığımız oluyor ama dinleyenler farklı olduğu için bizdeki heyecan hiç değişmiyor, hep aynı yoğunlukta hissediyoruz.

Günümüz çocukları masal dinlemeyi seviyorlar mı? 

Eğitim, sosyokültürel alt yapıları ve yetiştikleri ortamı düşünürsek masala yaklaşımları nasıl? 

Çok önemli bir konuya parmak bastınız. Maalesef günümüz çocuklarının en önemli problemi 3T. Nedir bu 3T? Telefon, televizyon, tablet. Çocuklarımızın bunlara aşırı maruz kalmaları görsel ve işitsel yönlerini zayıflatırken, görme yetilerini de çok daha fazla uyarıyor. Geleneksel anlatımlarda müzik, tekerleme, drama, oyun gibi desteğe ihtiyaç olmadan masallar anlatılırmış ancak günümüz çocuklarına geleneksel yöntemle masal anlatmak oldukça zor. Çünkü çok hızlı düşünüyor, çok hızlı seyrediyor, yiyor, yaşıyor, tüketiyorlar. Dolayısıyla geleneksel anlatı sanatında kullanılmayan birçokunsur bugün masal anlatıcılarının baş aksesuarları haline geldi. İnsan sözlü kültürün beslediği bir varlık. “İnsan, kulağından beslenen bir varlık” derdi eskiler. “Ruhun kapısı kulaktır” diye üstüne basa basa söylerlerdi. Ancak şimdi tüm yapımlar gözle uyarılıyor, kulakla destekleniyor. Özellikle tablet ve telefon üzerinde yoğunlaşan nesle geleneksel usulle masal anlatmaya kalkarsanız dinleyici bulmakta çok zorlanırsınız. Farklı yaş gruplarında, özellikle ilkokul yaşlarındaki çocuklara farklı müzik aletleri, şarkı, oyun, drama ile masal anlatımını desteklemek gerek. Burada dikkat edilecek en önemli husus masala dahil edilen etkinliklerin masalın önüne geçmemesi.

Masal anlatıcısında olması gereken özellikler nelerdir? 

Bir kere yöresiyle, şivesiyle ve konuşma teknikleriyle Türkçe bilgisinin çok iyi olması gerek. Kelime hafızasının da yüksek seviyede olması şart. Katıldığım bir eğitimde hocam sürekli sözlük okumamızı ve kelime dağarcığımızı geliştirmemizi söylemişti. Çok yerinde bir tespit. Sahne trafiğini bilmeli, beden diline hâkim olmalı. Bunların dışında masala inanması, masalı sevmesi, masaldaki karakterleri içselleştirmesi, masalda anlatacağı mekânı çok iyi gezmesi, güçlü bir hitabet ve anlatı kabiliyetinin olması, dinleyici ile iletişim gücünün yüksek olması ve mutlaka kendine has bir anlatı üslubu geliştirmesi gerekiyor. Hitap ettiği kitleyi çok iyi analiz etmesi de çok önemli.

Masal anlatmak bir yetenek midir? Masal anlatıcısı olmak isteyen nasıl bir eğitim almalı? 

Aslında bu bir yetenektir. Eğitim sadece her insanın içinde var olan konuşma yetisinin, anlatma dürtüsünün bir şekilde törpülenmesi, eğitilmesi ve ehlileştirilmesi olarak açıklanabilir. 

Elbette masal anlatıcısı bir eğitim almalı. Masal anlatıcılığı için ülkemizde ve dünyada farklı teknik yaklaşımlarla anlatıcılık eğitimi veriliyor. Ancak eğitimi doğru kişilerden, doğru bilgi vemetotlarla almalı. Aksi takdirde sözü söylemekten öteye geçemez, anlatı sanatını gerçek anlamıyla icra edemez. Geleneksel anlatıda usta çırak ilişkisi ile öğreti metodu vardır ama buna başlı başına bir eğitim diyemeyiz.

Yani eğitim insanda var olan cevherin üzerindeki külleri üfleme eylemidir. Her insanın içinde anlatı sanatına ait bir kıvılcım vardır. Kimine üflersiniz, körükle rüzgâr verirsiniz ama alevlenmez, hatta gittikçe sönükleşir. Kimine de sadece nefesinizle bir hoh demeniz yeterlidir. Hemen alevlenir. İşte eğitimin faydası insanın içinde var olan bu yeteneğin yoğunluğuna göre doğru bilgi ile beslenerek, doğru kaynağa yönlendirilmesidir. Eğitimle masal anlatıcılığı tekniklerini öğrenebilirsiniz ama hayal kuramıyorsanız, yeterli kelime dağarcığınız yoksa, masalı beden dilinizle, jest ve mimiklerinizle, sesinizdeki tını ve musiki ile besleyemiyorsanız ezberlediğiniz metni aktarmaktan öteye geçemezsiniz, iyi bir masal anlatıcısı olamazsınız. Ben aldığım eğitimler sayesinde var olan yetenek kıvılcımı- nın alevlenmesine zemin hazırladım. İyi ki de yapmışım çünkü masalsız bir yaşam düşünemiyorum. Günümüzde birkaç masal dinleyen, birkaç katılım belgesi alan bazıları -sertifika demiyorum, lütfen dikkat- masal anlatıcısı olduğunu sanıyor. Herkes masal anlatabilir elbette ama herkes masal dinletemez. Bu yetenektir.

Ümmühan

 Akbaş kimdir?

Lisans eğitimini Konya Selçuk Üniversitesi Aile Ekonomisi ve Beslenme Öğretmenliğinde tamamlayan Ümmühan Akbaş, 1999’dan bu yana çeşitli devlet ortaokullarında Tasarım Öğretmeni olarak görev yapıyor.

Ayşegül Dede, Beyza Akyüz, Evrim Ölçer, Öykü Tekşen, Mim Kemal Öke, Ali Duymaz, Seçkin Sarpkaya, Kevser Yılmaz, Necibe Gümüşkaya Bozkurt, Ertuğrul Bozkurt gibi kıymetli hocalardan masal anlatıcılığı eğitimi almış. Masalların vazgeçilmezi tekerlemeler için Meddah Yusuf Duru’dan eğitim alan Akbaş, Çocuk Masalları yazma eğitimini yazar Luset Kohen’den, Masal Terapisi eğitimini ise Psikoterapist Raşide Yılmaz’dan almış.

Halen İstanbul Masal Okulu öğretmenlerinden olan Akbaş, Kadıköy İlçe Milli Eğitimde İlçe Koordinatörü ve Bakanlığa bağlı olarak “Anadolu Masalları” projesinin anlatıcı ve eğitmenlerinden.

Masal Anlatıcılığı başta olmak üzere masallar üzerine pek çok eğitim alan Akbaş, çok sayıda anlatıya, eğitime ve söyleşiye imza atmaya devam etmekte.

Bostancı Halk Eğitimi Merkezinde MASAL ANLATICILIĞI EĞİTİMİ KURSU vermekte.

En son; Ruh ve Sinir Hast Hastanesinde bağımlılarla çalışmış.

Rami Kütüphanesinde EVLİYA ÇELEBİ sergisinin anlatıcılığını yapmış ve 24 Kasım öğretmenler gününde Masallar anlatmış.

KURSİYERLER NE DEDİ

Şule Aydeniz;

İyi ki gelmişim bu kursa sizi ve arkadaşları tanıdım anılarıma bir yenisini katmış oldum.Emeğiniz için çok teşekkürler Ümmühan Hocam.Sevgi ve sağlıkla kalın.

Fidan Okul; 

Yetenekli öğretmenimizin  güleç yüzüyle 8.haftayi nasıl geçtiğini anlayamadım.Keyifli bilgili bir süreçti.Masallarin iyileştirici gücüyle daha nice nice masallarda buluşmak dileğiyle 

Müge Arısal;

Bu etkili, verimli deneyimi öğrenimi yaşattığınız için başta Ümmühan hocaya ve Halk Eğitimi kurumuna da teşekkür ederim.

Emel Tezcan; 

8 haftalık bu deneyim hayatımıza güzellikler katacak eminim ve Ümmühan hocanın enerjisi, zarifliği neşesi ve  bir bilgi daha öğrenmemiz için çabası çok teşekkürler. Halk eğitimin değerli hocalarına da sevgiler saygılar

Sonnur Taşcıoğlu;

Masal tadındaki bu çok yönlü eğitim için enerji dolu, güler yüzlü ve tüm bilgisini farklı şekillerde öğreten Ümmühan Hocama ve bu güzel kursu açan Halk eğitime çok teşekkür ederim.  

Ömür Öztürk;

Sizlerle tanıştığıma çok memnun oldum. Benim açımdan oldukça keyifli bir süreç oldu. Herkese çok teşekkür ederim.

Gülten Özdemir;

Çok samimi ortamdı Ümmühan hocam siz enerjiniz, pozitifliğiliniz ve öğreti yeteneğinizle bizlere çok şey kattınız. Hayata bakış açım değişti. Teşekkür ederim.

Dilek Taşhanlı;

Kurumsalda çalışan bir beyaz yaka olarak masal anlatacılığı merak ettiğim bir konu idi. Sanırım en büyük şansım bu eğitimi Ümmühan hocadan almak oldu. Masal anlatıcılığı eğitimi sadece bir eğitim değil, bizi diğer canlılardan ayıran en büyük sırrımızı hatırlatan bir vuslat idi.

Kaynak: Özel Haber
Editör: İsmet AKKOÇ - Başak ERTEKİN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam