SON DAKİKA
reklam
reklam

Nadir eserler koruma altında

Eklenme Tarihi: 29 Aralık 2025, Pazartesi - 11:18   Okunma Sayısı: 90125
Yok olma tehlikesiyle karşı karşıya olan “Nadir Eserler” için eğitim kurumları ve üniversite hocaları işbirliği kararı aldı ve Kadıköy Kaymakamlığı öncülüğünde Nadir Eserler Sempozyumu gerçekleştirildi.

 

Türkiye’de ve İstanbul’da en çok tarihi okulu bünyesinde barındıran ve dolayısıyla bu okulların kütüphanelerinde önemli sayıda Nadir eseri de koruyan ilçelerden olan Kadıköy’de önemli bir sempozyum düzenlendi.

Kadıköy Kaymakamlığı, Kadıköy İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Bostancı Halk Eğitimi Merkezi iş birliği ve Çevre Koleji ev sahipliğinde düzenlenen “Tarihi ve Kültürel Mirasın Geleceği: Nadir Eserler Sempozyumu” gerçekleştirildi. 

  

Türkiye’de ve İstanbul’da en çok tarihi okulu bünyesinde barındıran ve dolayısıyla önemli sayıda 

Kadıköy Kaymakamlığı, Kadıköy İlçe Millî Eğitim Müdürlüğü, Bostancı Halk Eğitimi Merkezi iş birliği ve Çevre Koleji ev sahipliğinde düzenlenen “Tarihi ve Kültürel Mirasın Geleceği: Nadir Eserler Sempozyumu” gerçekleştirildi. 

Program, Kadıköy İlçe Millî Eğitim Müdürü Tahir Uygur’un açılış konuşmasıyla başladı; Avni Akyol Güzel Sanatlar Lisesi öğrencilerinin öğretmenleri Gürhan Göksel yönetiminde ki mini konseri ise açılışa ayrı bir renk kattı. 

Sempozyumun akademik bölümünde Somali Mogadişu Recep Tayyip Erdoğan Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Raşit Gündoğdu nadir eserler ve arşiv belgelerinin önemini, 

Medeniyet Üniversitesi’n den Prof. Dr. Alpaslan Hamdi Kuzucuoğlu nadir eserlerin kapsamını,

MEB Felsefe öğretmeni Nihal Özşirin kitaplarda sanat ve estetik kavramlarını ele aldı. 

Restorasyon alanında Marmara Üniversitesi Şube Müdürü Mustafa Sulu, Restoratör Nergis Ulu ve Nil Mucuk nadir eserlerin korunmasına yönelik teknik bilgi ve deneyimlerini paylaştı. Dijitalleştirme oturumunda ise Dr. Selçuk Aydın dijital koruma süreçlerini, Hakan Kaçar dijital arayüz ve tasarım aşamalarını, Zeynep Kalender ise MEB bünyesinden örnek bir uygulamayı katılımcılarla paylaştı. Program; nadir eserlerin korunması, restorasyon süreçlerinin doğru yürütülmesi ve dijital ortama aktarılması konusunda önemli bir farkındalık oluşturdu.

Konuşmalarda arşiv belgesinin sadece kâğıt malzemelerden ibaret olmadığı; üzerinde, yazılmış, işlenmiş ve kayda alınmış önemli bilgiler ihtiva eden ve bu haliyle sonraki nesillere mesaj bırakma ve hukuki delil olma vasfını taşıyan her türlü objenin arşiv malzemesi olduğu vurgulandı. 

Eski medeniyetlerden bugüne kadar kullanılan arşiv malzemelerinden bahsedildi 

Arşivin hukuki, sosyal, kültürel ve ekonomik açılardan önemine değinildi. 

Tarih boyunca, Türk devletlerinin arşivcilik iş ve işlemleri ile ilgili hizmetlerin yürütülebilmesi için kurduğu teşkilatlardan bahsedildi ve bu konuda mevzuatlar oluşturulduğu ifade edildi. 

Günümüzde arşivcilik hizmeti veren Türk arşivleri ve bunların ellerinde bulunan arşiv malzemesi ve niteliği değerlendirildi. Son işlem tarihi üzerinden 30 yıl geçmiş veya 15 yıl geçmesine rağmen bütün işlemleri tamamlanmış olan arşiv belgelerinin araştırmaya açılması gerektiği vurgulandı.

Kitaplarda sanat ve estetik kavramları üzerine konuşan Nihal Özşirin şunları söyledi;

“Osmanlı kültür sanat ortamının en önemli alanlarından biri elyazması kitaplardır. Kitaplar, hazırlık aşamasından iki kapak arasına alınıncaya kadar geçen sürede içerdiği bilginin yanı sıra sanatçıların eşsiz tasarımları ile birer sanat nesnesine dönüşmüşlerdir. Kitap sanatları olarak tanımlanan hat, tezhip, minyatür, ebru, kat’ı, ciltçilik o dönemdeki sanat dallarını temsil etmekteydi. Saray ve devlet adamlarının hâmiliği ile desteklenen kitap sanatçıları, Osmanlı kültür sanat ortamının en verimli dönemi olan, XVIII. yüzyılın ilk yarısına kadar mushaf ve diğer el yazması kitapların en güzel örneklerini vermişlerdir. Bir hattat eliyle yazılıp, müzehhibin fırçasıyla bezenerek mücellit tarafından ciltlenen kitaplar bazen bir siparişle, bazen bir müzayede de, bazen de bir sahaf dükkânında alıcılarıyla buluşmuşlardır. Tarihsel olarak yüksek fiyatlara alınıp satılarak bir sanat piyasası oluşturan el yazmaları daima lüksün ve prestijin göstergeleri olmuştur.

Osmanlı sultanları ve aile üyeleri, özel koleksiyon oluşturmak isteyen yerli ve yabancı koleksiyonerler, uzak ülkelerden gelen seyyahlar, değerli el yazmalarına sahip olmak adına bu piyasada var olmuşlardır” 

Nadir eserlerin korunmasına yönelik teknik bilgi ve deneyimlerle ilgili ise şu ifadeler kullanıldı;

Nadir eserler, yalnızca tarihsel belgeler değil, aynı zamanda kültürümüzün, kimliğimizin ve birincil bilginin önemli taşıyıcılarıdır. Bu değerli mirası korumak, geçmişi anlamanın ötesinde, geleceğe de anlamlı bir miras bırakmak anlamına gelmektedir. Her nadir eser, kültürümüzün ve bilimin şekillenmesinde benzersiz bir bilgi kaynağı olarak önemli bir rol oynamaktadır.

Modern teknolojiler, özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme, nadir eserlerin korunması ve erişilebilir hale getirilmesinde büyük bir potansiyel sunmaktadır. Yapay zekâ araçları, geçmişi doğru bir şekilde anlamak ve dijitalleştirme süreçlerinde etkin bir rol oynamak için kritik öneme sahiptir. Optik karakter tanıma (OCR) ve doğal dil işleme (NLP) teknikleri gibi gelişmiş teknolojiler, eski yazıların dijital ortamda hızlı ve doğru bir şekilde okunabilmesini sağlamaktadır.

Konferansta moderatörlük de yapan Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Müdürü Hülya Narsap, “Nadir Eserler Sempozyumu’na paydaş olmayı çok önremsediklerini belirterek şunları söyledi;  “Nadir eserler projesini hayata geçirirken şunu düşündük Kadıköy’de pek çok tarihi okullarımız var buralarda çok değerli kitaplarımız var bu kitapların kıymetini bilinmesini nasıl korunacağını bilinmesi önemli, aslında bu eserler geçmişi bugüne taşıyor ve geçmişe ışık tutuyor.  Gerçekleştirilen proje bu yönüyle çok önemli.

Bostancı Halk Eğitimi Merkezi Klasik Ciltleme ve Geleneksel Sanatlar alanlarında açtığı kurslarla tarihi ve kültürel mirasımızı da yaşatmaya ve tanıtmaya devam ediyor. Bu kapsamda Klasik Ciltleme Öğretmenimiz, Marmara Üniversitesi Bilgi ve Belge Yönetimi Şube Müdürü Mustafa Sulu, Medeniyet Üniversitesi Kütüphane Müdürü Memduh Dinç, Tezhip Öğretmenimiz Medipol Üniversitesi Öğretim Görevlisi Hatice Şeyma Yeniçeri ve Kurum Müdürü olarak ben Hülya Narsap; İbn Haldun Üniversitesi, Medeniyet Üniversitesi ve İstanbul Üniversitesi işbirliği ile düzenlenen “Köklerden Kodlara Nadir Eserler ve Yapay Zeka”  Konferansına sözlü sunum ve workshop çalışmaları ile katkı sunduk.”

Kaynak: Özel Haber
Editör: İsmet AKKOÇ - Başak ERTEKİN

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam