Kastamonu'nda düzenlenen Masa Tenisi 2.Lig maçları için Kastamonu Masa Tenisi Spor Kulübü'nün davetlisi olarak ile gelme imkanı bulduk. Merkez Spor Salonundaki müsabakaların tamamlanmasından sonra, kalıp Kastamonu'yu gezmeye karar verdik. Daha önce çok kez gelip, ancak gezme fırsatı bulamadığımız Kastamonu'yu gezmek için Cumhuriyet Meydanından başlamaya karar verdik. Hafiften yağan yağmura aldırış etmeden Cumhuriyet Meydanını gezmeye başladık. Kastamonu şehir merkezinde bulunan meydanın etrafında birçok tarihi kamu binası yer alıyor. Bunlardan en önemlileri Mimar Vedat Tek’in Hükümet Konağı ve Rıfat Ilgaz Kültür Merkezi. Türkiye’nin en güzel meydanlarından biri seçilen Cumhuriyet Meydanı dönemin Kastamonu Valisi Mehmet Enis Paşa zamanında Mimar Vedat Tek tarafından yapılmış. Meydanda bir amfi ve 1921 yılında cephaneye mermi taşırken donarak şehit olan Şerife Bacı ile birlikte Kurtuluş Savaşı’nı ve Cumhuriyet’in özelliklerini sembolize eden figürler bulunuyor. Ayrıca meydanda Kurtuluş Savaşı’nda şehit olan Kastamonulu askerlerin isimleri ve Türk kültürüne ait motifler metal levhalarda görülebiliyor. Kurtuluş Savaşı yıllarında gönüllü kadın erkek birçok kişi İnebolu-Ankara lojistik hattında cephane ve mühimmat taşıyarak milli mücadeleye destek verdi. Bu gönüllü kahramanların adını yaşatmak üzere Prof. Dr. Heykeltıraş Tankut Öktem’e Kastamonu Türk Kadınları Anıtı olarak da bilinen Atatürk ve Şehit Şerife Bacı Anıtı yaptırılmış.
Kent Müzesi
Cumhuriyet Meydanından valilik binasına doğru ilerlerken, bir yandan da haritadan Kent Müzesini bulmaya çalıştık. Valilik otoparkında tanıştığımız emekli kurmay Albay Hüseyin Gül sayesinde Kent Müzesinin yerini bulmayı başardık. Kastamonu Kent Müzesi, kentin kültürel belleğinin korunması, kentli kimliğinin güçlendirilmesi ile kentli aidiyetinin oluşturulması adına kentin kültürel, tarihsel, turistik, sosyal ve ekonomik varlıklarının gösterilebilmesi ve yarına aktarılabilmesi için kurulmuş, Valilik binasının altında yer alan bir Müze. Kastamonu ile ilgili her türlü belge, eşya, kitap, görsel malzeme, ses ve görüntü kayıtlarını bünyesinde bulunduruyor. Kent Müzesi 4 ana bölümden oluşuyor. İlk bölüm ilin jeolojik tarihi ve flora-fauna özellikleri ile bu tarih içindeki ünik sayılabilecek su kertenkelesi ve fosillere ayrılan bölüm oldukça ilgi çekici. Diğer bölüm kentin arkeolojik ve tarihsel özellikleri verebilmek için oluşturulan prehistorik dönemlerden 21. yüzyıl başına kadar gelen arkeoloji ve tarih seksiyonlarından oluşuyor. Bir diğer bölüm Kastamonu’nun ülkenin korunmuş en geniş mimari mirasından birine sahip olmasından dolayı mimari kültüre ayrılan seksiyonları barındırıyor. Ana bölüm ise kentin ekonomik, sosyal ve kültürel kodlarının açılımlandığı seksiyonlardan oluşuyor. . Müzenin diğer bir bölümü ise çocuk atölyesi ve geçici sergi alanına ev sahipliği yapıyor.
Nasrullah Meydanı
Şehrin merkezinde Cumhuriyet Meydanı'nın tam karşısında bulunan Nasrullah Meydanı; külliyesi, cami, medrese ve köprüsü ile sembol yapılardandır. Etrafında yer alan yapılar arasındaki Kurşunlu Han’dan, Cem Sultan Bedesteni ve Penbe Han’a (Balkapanı Hanı) yürüyüş mesafesinde ulaşılabilmektedir. Millî mücadele döneminde Anadolu’yu gezen Mehmet Akif Ersoy, Nasrullah Cami’nde vaaz vermiş ve İstiklâl Marşı’nı ilk defa buradan halka duyurmuştur. Cumhuriyet Meydanı’ndan Nasrullah Meydanı’na yürürken görülecek ilk tarihi yapı Nasrullah Köprüsü’dür. Orijinali 3 gözlüdür. Ancak ihtiyaç sebebiyle köprünün üçüncü gözü yıkılmıştır. Halk dilinde “Kambur Köprü” olarak bilinen köprü, Karaçomak Deresi üzerinde, Nasrullah Cami yakınlarında yer almaktadır. Nasrullah Meydanı şehrin en büyük meydanı. Bu isim ile anılmasının nedeni Nasrullah Cami ve şadırvanının burada bulunması. Bu meydan; cami, şadırvan, köprü ve daha sonradan eklenmiş olan Münire Sultan Medresesi ile bir külliye görünümünde. Cami ve şadırvan II. Bayezıd döneminde yani 16. yüzyılda Nasrullah Kadı tarafından yaptırılmış. Bu meydanda alış-veriş yapabileceğiniz pek çok dükkan bulunuyor. Ayrıca Kastamonu'nu ünlü etli ekmeği başta olmak üzere banduma, cırık tatlısı, püryan, ala pilavı, tirit, manca, haluçka gibi bölgenin öne çıkan yöresel lezzetlerini yiyebileceğiniz lokanta veya restoranlarda bulunmakta.
Arkeoloji Müzesi
Nasrullah Meydanından yürüyerek çok yakın bir mesafede olan Arkeoloji Müzesi, 1917 tarihinde Milli Mimari akımının kurucusu Mimar Kemaleddin Bey’in planını çizdiği binada hizmet vermekte. Eser sayısı bakımından ülkenin önde gelen müzelerinden biri olan Arkeoloji Müzesinde 2015 rakamlarıyla 31 bin 282’si sikke olmak üzere 32 bin 904 eser bulunmaktadır. Müze üç ana bölümden oluşmakta. Birinci bölüm taş eserler seksiyonu adı altında, heykeller, mezar stelleri ve lahitlerin sergilendiği bölümdür. Bu bölümün en ilgi çeken ve önemli eserleri bir tümülüs mezar kazasından bulunan lahit içerisinde eşyalarıyla birlikte sergilenen mezar sahibi bir Satry heykelidir. İkinci bölüm M. K. Atatürk ve Şapka İnkılâbı bölümüdür. Bilindiği üzere Mustafa Kemal Kastamonu ziyaretlerinden Şapka İnkılâbına ilişkin ikinci nutkunu şu anda müze binası olan döneminin CHP Halk Fırkasında vermiştir. Seksiyonda Atatürk’e ait eşyalar ile inkılâba ilişkin dokümanlar sergilenmektedir. Üçüncü bölüm ise kronolojik bir sıra ile Kastamonu ve çevresinde ele geçmiş, taş, metal, pişmiş toprak, cam eserleri tarih öncesinden Bizans dönemine kadar sergilemektedir. Bu bölümde birbirinden ilginç ve önemli eserler bulunmaktadır. Bu eserlerden en önemlileri ise Devrekâni Kınık kazılarında bulunmuş olan madeni eserlerdir. Dinsel ritüellerde kullanıldığı bilinen bu kaplardan özellikle boğa başlı ryhton denilen kaplar, öte taraftan üzerinde Hitit hiyeroglifi ile yazılmış bilgilerin bulunduğu çanak da çok önemlidir. Bu çanakta hiyeroglifle Taprammi ismi yazılmıştır. Çanağın en önemli özelliği ise üzerindeki betimlemelerde iki yaban hayvanının çiftleşmesi görselidir. Bu ülkemizde bulunan hiçbir Hitit Dönemi eserinde yer alan bir betim değildir. Eser bu haliyle bile müzeyi başlı başına önemli kılmaktadır. Bu gruptan bir diğer eser de kazılar sırasında bulunan sorguçlu miğfere sahip asker heykelciğidir. Aynı kazılarda bulunan yine Hitit Dönemi camdan üretilmiş deniz kabuğu da dünya arkeolojisi için nadide örneklerden biridir.
Kastamonu Kalesi
Nasrullah Meydanına dönüp bir kahve molası verdikten sonra, dik bir tırmanışı olan Kastamonu Kalesine doğru yürüyüşe başlıyoruz. M.S. 12. yy.da Komnenoslar tarafından yaptırılan Kastamonu Kalesi, kentin en yüksek noktalarından birinde, bir kaya kütlesi üzerinde kalıyor. İçinde, sarnıçlar, zindanlar, kaçış tünelleri ve “Bayraklı Sultan” adlı bir türbe var. Panaromik bir şehir manzarası için mükemmel bir yer. Orijinal kalenin şehrin etrafında sur duvarları vardı. Ancak şu anda sadece Candaroğlu döneminde restore edilen iç kale kısmen ayakta. Yaygın bir rivayete göre; Türkler tarafından Kastamonu Kalesinin fethi sırasında Bizans Tekfuru'nun güzel kızı Moni yakışıklı Türk kumandanına aşık olur. Tutkusunu, dadısı vasıtasıyla bildirir ve komutanın da bu sevdaya karşılık vermesiyle Moni'nin savaşmadan kale kapısının anahtarlarını teslim ettiği söylenir.
Pompeipolis Antik Kenti
Taşköprü ilçesi merkezinde bulunan Pompeipolis antik kent M.Ö. 64 yılında Romalılar tarafından Paphlagonia (Paflagonya) Eyalet Merkezi olarak kurulmuş. Kapalı höyük durumunda olan ve Antik Kent Kazısı devam eden antik yerleşimden çıkan mimari parçaların bir bölümü Taşköprü ilçesinde, arkeolojik kazılarda çıkan eserler ve mozaikler Kastamonu Arkeoloji Müzesinde sergileniyor. Kastamonunda arkeolojik çalışmalar devam ediyor. Cide Bölgesi Prehistorik Yüzey Araştırması, Daday Meyre Tapınağı, Araç Barajı Kahin tepe ve Devrekani Kurtarma kazıları bulunuyor.
Editör: Yiğit Fırat YILDIZ - Murat İLTER