SON DAKİKA
reklam
reklam

GEZİYORUM: KAYSERİ

Eklenme Tarihi: 13 Ocak 2026, Salı - 10:45   Okunma Sayısı: 43691
Anadolu coğrafyasının tam ortasında Erciyes Dağı'nın eteklerine konumlanmış Kayseri, ilkçağlardan günümüze kadar önemini hiç kaybetmemiş, her zaman bir cazibe merkezi olmuştur.

 

 

Tarihi İpek Yolu’nun geçtiği şehir olan Kayseri, Roma, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı İmparatorluklarının başkenti olmuş, bu özelliğiyle de medeniyetlerin mirasını taşıyan bir kent. Masa Tenisi Minikler Türkiye Şampiyonası'nı takip etmek için Masa Tenisi Kayseri İl Temsilciliğinin davetlisi olarak ile ayak bastık. Maçların başlamasından bir gün önce gelip, şehri doya, doya gezme imkanı bulduk. Şehirde özel ve belediye halk otobüslerinin yanı sıra hafif raylı tramvay hattı, Kayseray bulunmakta. Kredi kartı geçerli olan Kayseray, Kayseri OSB-Cumhuriyet Meydanı-İldem 5 ve Cumhuriyet Meydanı-Erciyes Lojmanlar olmak üzere iki hatta çalışıyor. Bu sayede Kayseri Otogar'ından Kayseray'a kolaylıkla binerek soluğu Cumhuriyet Meydanında alıyoruz. Sabah erken saatleri olduğu için caddeler ve sokaklarda çok az kişi var. Şehrin nabzının attığı Cumhuriyet Meydanı, Eski Kayseri ve Yeni Kayseri’nin harmanlandığı yer olarak tanımlanıyor. Şehrin en değerli yapılarından Kayseri Kalesi ve Saat Kulesi de bu meydanda yer alıyor. Günümüzde Cumhuriyet Meydanı'nın ortasında yer alan  Sultan II.Abdülhamit zamanında tüm büyük şehirlerde birer saat kulesi ve eskiden imaret ve camilerde, güneşin her mevsim izlenebildiği, saat ayarı için ayrılmış küçük oda olan muvakkaithane yapılması emri ile 1906 yılında inşa edilmiş. Şehir meydana çok hoş bir görüntü katıyor. İlk olarak ortalık tenhayken, saat kulesini fotoğraflamaya çalışıyoruz. Ancak yeni doğmakta olan güneşin ilk ışıkları, en güzel açımıza girerek buna en gel oluyor. Öğlenden sonra bir kez daha gelmek üzere Kayseri Kalesine doğru yola çıkıyoruz. Kayseri Kalesi, bugün hala sağlam olarak ayakta duran iki kısımdan oluşuyor. Dış sur ve burçlardan meydana gelen dış kale ve iç kale. Şehir içindeki kale ve surlar geniş bir alan kaplamakta. İç kale, hiç bir yönden dış kale ile bağı bulunmamakta. Kalenin içi kısımlarında restorasyon çalışması yapıldığından dolayı gezemedik. Kalenin yanından Kayseri Kapalı Çarşısı'nı ve Kazancılar Çarşısını gezdikten sonra Hunat Hatun Medresesine varıyoruz.

Hunat Hatun Cami ve Medresesi

Selçuklu Hükümdarı Sultan I. Giyaseddin Keyhüsrev'in annesi Mahperi Hunat Hatun Hatun tarafından yaptırılan ve cami, medrese, türbe ve hamamdan oluşan görkemli külliyesiyle yapı, Selçuklu mimarisinin en değerli örneklerinden biri kabul ediliyor. Geometrik Selçuklu motifleri ile süslenmiş bir taçkapıdan girilen Hunat Hatun Medresesi, üstü açık kare planlı bir avlunun etrafında sıralanmış talebe odaları ve doğuda ana eyvandan oluşur. Şehrin tam merkezinde bulunan medresenin içi bugün çarşı olarak kullanılmakta. Hunat Hatun Medresesi, Kayseri İç Kalesi’nin doğusunda, eski şehri çeviren surların dışında kalıyor. 

Tarihi dokuyla iç içe

Tarihi dokuya uygun yapılmış valilik binası ve yer altı çarşısı Hunat Hatun Cami'nin karşısında yer alıyor. Bu geniş meydanda ayrıca mimari yapılarıyla hayran bırakan Kurşunlu Camii, Ulu cami ve Bürüngüz Camisi de yer alıyor. Öğlen olup güneş açısını değiştirince, yeniden saat kulesinin olduğu yer geliyoruz. Çekimleri tamamladıktan sonra içerisinde Şifahiye ve Gıyasiye Medresesi, Selçuklu Uygarlık Müzesi, Avgunlu Medresesi ve Gevser Nesibe Camisinin yer aldığı Mimar Sinan Parkını keşfediyoruz. Park içerisinde Mimar Sinan'ın bir de heykeli bulunuyor.  Selçuklu Uygarlığı Müzesi, Gevher Nesibe Sultan’ın vasiyeti üzerine, kardeşi 1.Gıyaseddin tarafından inşa ettirilen ve “Çifte Medrese” olarak da bilinen bir yapı. Günümüzde Selçuklu Devleti’nin değerli eserlerine ev sahipliği yapıyor.

Ticaretin merkezi Kapalıçarşı

Yeniden Kayseri Kalesinin olduğu tarafa ilerliyoruz. Bu kez Kayseri Kapalıçarşı'sını daha canlı ve hareketli görerek, gezmeye başlıyoruz. Osmanlılar döneminde yapılan Kapalıçarşılar arasında İstanbul'dakinden sonra en büyük Kapalıçarşı olarak kabul edilen Kayseri Kapalı Çarşısında; kuyumculardan baharatçılara, giyim eşyasından ayakkabıcılara birçok dükkan bulunuyor. Kapalıçarşı tüm renkliliği ve hareketliliği ile Kayseri gündelik yaşantısında önemli bir yer tutuyor. Çarşının dışında bir çok pastırma ve sucuk satan dükkana rastlamak mümkün. Kapalı Çarşı'nın hemen yanında Kazancılar Çarşı'sı ise kuyumcu dükkanlarına ev sahipliği yapıyor. Vezir Hanı, Kapalıçarşı'nın bir bölümünü oluşturan Urgancılar Çarşısı'nın girişinin yanında yer alıyor. İki katlı Vezir Han'da Kayseri' ye özgü halı ve kilimler bulabilirsiniz. Kayseri Cumhuriyet Meydanı'nda yer alan bir diğer çarşı ise Kayseri Kalesi, Kazancılar çarşısı ve Kapalı Çarşı arasında bulunan, sokağının girişinde elinde Türk bayrağı ve ayağının altında çeyiz sandığı olan kadın heykeli bulunan Kadınlar Çarşısı. Bu Heykel Milli mücadeleye katılan kadınları simgelemekte.   

Kayseri Lisesi'nin Taş Meclisi

Hunat Camisinin yanından yürüyüşümüze Seyyid Burhanettin Bulvarı güzergahında devam ettiğimizde Atatürk Evi Müzesini ve ilerisindeki Surp Asdvadzadzin Meryem Ana Kilisesini gezip, İnönü Bulvarında Kilisenin tam karşısında yer alan tarihi Kayseri Lisesi'ne ulaşıyoruz. Kayseri’de 1893 yılında hizmete girmiş; 2005-2006 öğretim yılından itibaren Anadolu Lisesi statüsünde, 2023-2024 yılından itibaren de tarihi Mektebin yanında yapılan ek binada Fen Lisesi olarak eğitime devam etmektedir.  Ankara'da TBMM'nin Kayseri Lisesi’ne taşınma kararı ve ileriki yıllarda yetiştirdiği ünlü isimlerle tanınır. Türkiye’nin 8. cumhurbaşkanı Turgut Özal ile 11. cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bu okuldan mezun olmuştur. Temelleri II. Abdülhamid tarafından 1903'te atılan Taş Mektep, 2016'da müzeye dönüştürülerek "Milli Mücadele Müzesi" adını aldı. Kayseri Lisesindeki Taş Mektep, her yıl ağırladığı binlerce ziyaretçiyi adeta tarih yolculuğuna çıkartıyor. Sakarya Meydan Muharebesi'ne vatanın müdafaası için giden öğrencilerinin tamamının şehit düşmesi nedeniyle o dönem mezun veremeyen okulun "Taş Mektep" olarak adlandırılan binası, Kayseri Büyükşehir Belediyesi tarafından 2016'da aslına uygun restore edilerek Türkiye'nin önemli müzelerinden biri haline getirildi. Müzede, Kurtuluş Savaşı'na ve Anadolu'nun milli mücadeleye katkısına ilişkin materyaller, milli mücadele kahramanları ile okulda yetişen önemli şahsiyetlerin balmumu heykelleri sergileniyor. Kurtuluş Savaşı devam ederken 24 Temmuz 1921'de TBMM'nin hükümet merkezini Kayseri'ye taşıma kararı alması üzerine toplantılar için hazır hale getirilen ve bu amaçla kurulan kürsünün de sergilendiği Taş Mektep'te, Sakarya Muharebesi'nde şehit düştükleri için 1921'de mezun veremeyen son sınıf öğrencileri için de ayrı platform yer alıyor. 

Kayseri Mutfağı

Kayseri’nin zengin bir mutfak kültürü bulunuyor. Kayseri'ye özgü yiyebileceğiniz lezzetler arasında Mantı, Pastırma, Sucuk, Sucukiçi,Çemen,Fırın Ağzı,Kayseri Ketesi,Pehli, Şebit Mantısı  da denilen Yağlama, kabak çiçeği dolması, Develi cıvıklı pidesi, arabaşı çorbası, pöç kebabı, ayvalı yaprak sarması ile İçli köfte saymak mümkün. Yöre sarımsak ve baharatlı yemekleri ile tanınıyor. Ayrıca Nevzine tatlısı da Kayseri'ye özgü bir tatlı çeşidi. Bu yemeklerin bir çoğunu Forum Kayseri ve çevresindeki restoranlarda bulabilirsiniz. Ancak biz Melikgazi'de davet edildiğimiz Kanatçı Fiko'nun kanatlarına bayıldık. Yine bu bölgede nefis çiğer yapan yerler mevcut. 

Kaynak: Özel Haber
Editör: Tuğba SARIKAYA - Murat İLTER

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam