SON DAKİKA
reklam
reklam

Doğanın mistik güzelliği ; ARPAGİR

Eklenme Tarihi: 10 Mart 2026, Salı - 12:55   Okunma Sayısı: 50591
Tarihi dokusu ve doğal güzellikleriyle kadim Anadolu topraklarında saklı bir cenneti andıran Malatya'nın Arapgir ilçesi, mor reyhan tarlaları, eşsiz kanyonları, rengarenk doğası ile mistik bir güzelliği kalbinde taşıyor.

 

Engebeli ve dağlık bir bölgeye sahip olan Arapgir ilçesi, tarihi köprüleri, kanyonları, üzüm bağları ve mor reyhan tarlalarıyla sonbaharda da kendisini ziyarete gelenlere unutulmaz anlar yaşatıyor. Tüm bu  özellikleriyle doğa tutkunlarının ve fotoğraf meraklılarının ilgisini çeken ilçe, sonbaharın bütün renklerini içinde barındırıyor. İpek Yolu’nun önemli olduğu dönemlerde en parlak yıllarını yaşayan Arapgir, İpek Yolu’nun önemini yitirmesiyle önce ticaretini, ardından da nüfusunu kaybetti. Konaklar boş kalırken, harıl harıl çalışan dokuma tezgahları sessizliğe büründü. Şehirde kalanlar boş alanlara betondan yeni mahalleler kurarken, tarihi kerpiç ve taş binalar öksüz kaldı. Ama yinede o yalnızlıkların içinde bile ayrı bir güzellik ve bambaşka anlamlar gizli. Uluslar arası Film Festivali için gittiğimiz Malatya'da, düzenlenen  kültür turları kapsamında gezme ve tanıma imkanı bulduğumuz Arapgir, biraz buruk, biraz hüzünlü, ama insanın içinde hoş duygular ve yoğun hisler uyandıran bir yer. Asur kralları tarafından tamir edilen Arapgir kalesi'ne getirilen halkın ve muhafızların Arap olması nedeniyle, buraya Apargir ismi verilmiş. 19. yüzyıl ortalarında eski Arapgir terk edilerek bugünkü yerine taşındığından sanat değeri yüksek birçok tarihi yapı eski Arapgir'de kaldı. Bu tarihi eserlerin birçoğu harap haldeyken restorasyon çalışmaları başlatıldı. Eski Arapgir'de Hanikah, Cafer Paşa Camii, Osman Paşa Hamamı, Çarşı Hamamı, Miran Çayı kıyısındaki Harap Pazar harabeleri, Berenge Deresi boyunca uzanan vadi ile Kaynarca gezilecek ve görülecek yerler olarak sayılabilir.

Çok eski bir tarihe sahip 

Tarih boyunca Akkoyunlular, İlhanlılar, Danişmendiler tarafından devlet merkezi olarak kullanılan Arapgir, Osmanlı döneminde doğudan batıya mal götüren kervanların uğrak noktası oldu. Arapgir'in ilk yerlileri Muşkiler olurken, şehrin M.Ö. 1200 yıllarında kurulduğu tahmin edilmekte. Sırasıyla M.Ö. 850 yılında Asur, M.Ö. 612 yılında İran (Met), M.S. 717 yılında Danişmentliler, 1178 yılında Anadolu Selçuklu Devleti bölgede hüküm sürdü. Selçukluların Moğollar'a Köse Dağı Savaşı'nda yenilmesinden sonra Moğolların, Anadolu Beylikleri'nin kurulmaya başladığı dönemde Karakoyunlar'ın eline geçen Arapgir, 1515 Çaldıran Savası'ndan sonra Osmanlı Devleti'nin egemenliği altına girdi.

Millet Han'da ufak bir mola

Tarihi ve doğal güzellikleriyle saklı bir cenneti andıran ve Malatya'ya 110 kilometre uzaklıkta bulunan Arapgir ilçesi, sonbaharda rengarenk görüntüsüyle ziyaretçilerini büyülüyor. Arapgir'de bizi Millet Han karşılıyor. 1850’li yıllarda yapıldığı tahmin edilen iki katlı avlulu han, 2009-2011 yılları arasında Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından, üst katı otel, alt katı alışveriş yerleri olmak üzere restore edilmiş. Millet Han’da geleneksel Arapgir mutfağı lezzetlerini tadabilirsiniz. Biz ziyaretimizde Mahluta çorbası, Tandır Kebabı, Arapgir Sarması, Bulgurlu pirinç pilavı ve Reyhan Şurubundan tattık. Gezimiz daha sonra Meydan Köprüsü de denilen Tarihi Arapgir Köprüsü ile devam etti. Kozluk Çayı üzerinden geçen ve hala kullanımda olan, iki kemerli, kesme taştan yapılma köprünün tarihinin 13. yüzyıla dayandığı düşünülüyor. Kitabesi yerinde ve Arapça ve Ermenice olarak iki dille yazılmış. Ama harfler belli olmadığı için tam olarak hangi tarihte yapıldığı kesin değil. Meydan Köprüsünün hemen yanından doğa aktivitelerine çok uygun bir yer olan ve 30’a yakın yürüyüş rotası bulunduğunu 13 kilometrelik Kayaarası Kanyonu'na gitmek mümkün. Tecrübeli kaya tırmanışçıları ve trekkingcilere hitap eden kanyonun özellikle gün batımındaki hali görülmeye değer. 

Restorasyon çalışmaları yapılıyor

Giderek göç veren Arapgir’i turizm ile canlandırmak için merkezde kapsamlı bir çalışma başlatılmış. Üniversite ile birlikte, yemeğinden tarihine, sanatından müziğine kültürel envanterini çıkartılan Arapgir, 200 yıllık tarihi konakları restore edilerek müzeleştilmiş. Gezip görebileceğiniz bir sürü konak bulunuyor. Bunlar; Seher Atmaca Konağı, Kaşkaloğlu Konağı, Miraşoğlu Konağı, Metin Emiroğlu Konağı, Aydınlar Konağı, Kulubey Konağı ve Millet Han. Arapgir merkezden araba ile 5-10 dakika mesafede Eskişehir Vadisi başlıyor. Serge Mahallesi,  Eskişehir Vadisi’ni tepeden seyreden, terk edilmiş, ufacık ama büyüleyici bir kerpiç mahalle. Onar Köyü, Arapgir merkezden araba ile 20-25 dakika süren bir Alevi köyü. 850 yıllık bir cemevi var. Gitmişken Roma döneminden kalma kaya mezarları da görebilirsiniz.

Bölgeye özel tatlar

Köhnü Üzümü, Arapgir’e ait olduğu coğrafi işaretle tescillenmiş bir üzüm. Burada zamanında yoğun bir şekilde şarapçılık da vardı. Bugünse sadece Onar Köyü'nde bulabileceğiniz üzüm ve şaraplara sahip. Mantı ufaklığında sarılan Arapgir usulu sarmayı Millet Han’da bulabilirsiniz. Arapgir’de ne yenir sorusunun cevabı ise tandır kebabı. Bu kebap, evlerde değil çarşı içinde yapılıyor. Bu geleneğin kökleri Selçuklular dönemine kadar uzanıyor. Bölgede bu kebap için, “ yiyen şişman, yemeyen pişman” diye bir deyim bile var. Özelliği, etlerin tuzlanıp bir gün bekletilerek, meşe odunu ile ısıtılan tandırlarda, asılarak yaklaşık yedi saat kadar, yavaş ateşte pişirilmesi. Yine Millet Hanı’nda bulabilirsiniz. Mor Reyhan Arapgir'in neredeyse sembolü haline gelmiş. Arapgir’in mor reyhanı oldukça meşhur. Çayı, baharatı, reçeli bulunan mor reyhanı yine Millet Han içerisindeki dükkanlardan satın almak mümkün. Arapgir, 2018 yılında mor reyhan konusunda coğrafi işaret belgesini almaya hak kazanmış. Mevsiminde buradaysanız, mor reyhan tarlalarına gidebilirsiniz. Yaz aylarında çıkıyor, toplanıp, kurutuluyor. Salatalarda ve köftelerde bolca kullanılıyor.

Tarihi konaklar hala ayakta

Arapgir evlerinin ortak özelliği kerpiç ve taş karışımından yapılmış olması. Evlerin iskeletleri için kavak ağacı kullanılırdı. Mutfaklardan üzüm ve şarabın saklandığı mahsenlere geçişi sağlayan merdivenler bulunuyor. Arapgir’ li Eski Bakanlardan Metin Emiroğlu'nun ailesine ait olan Metin Emiroğlu Konağı, restore edilerek kullanılmak üzere 2012 yılında Malatya Valiliğine hibe edildi. Konakta Valilik KUBEB tarafından restorasyon çalışmaları 2013 yılında tamamlandı. Konağın bahçesine Bellek 1071 tarih parkı tematik müze yapımı çalışmaları devam etmekte. Tarihi İpekçi Sokağı üzerinde bulunan Keşişin Konağı, yapı mimari özellikleri ile bölgedeki nadir eserler arasında olup, tamamen kesme taş malzeme ve duvarlar arasına ahşap hatıllar kullanılarak inşa edildi. Duvarların köşe taş örgüleri ise düzgün kesme taş ve yine bazalt taşları kullanılırken konağın rölöve restorasyon ve restitüsyon çalışmaları Arapgir belediyesi tarafından yaptırıldı. İlçedeki geleneksel konut mimarisinin en güzel örnekleri arasında yer alan Kaşkaloğlu Konağı, cumbalı çıkmaları, çıkmalarla ayrılan odalarıyla ihtişamlı bir görünüm arz ediyor. Malatya Valiliği tarafından satın alınan konak, Devlet Konuk Evi ve Gastronomi müzesi olarak hizmete açılacak. Çanakkale savaşı kahramanı Cevat Çobanlı Paşa’nın babası Şakir Paşa tarafından 1890’lı yıllarda yaptırılan Çobanlı Konağı Çanakkale savaşları ve Cevat Çobanlı Paşa müzesi olarak hizmete açılacak.

Meydan Köprüsü

Kozluk Çayı üzerinden geçen ve hala kullanımda olan, iki kemerli, kesme taştan yapılma köprünün tarihinin 13. yüzyıla dayandığı düşünülüyor. Kitabesi yerinde ve Arapça ve Ermenice olarak iki dille yazılmış. Ama harfler belli olmadığı için tam olarak hangi tarihte yapıldığı kesin değil. Konum için tıklayın. Divriği yolundaki Suceyin Köyü’ne 6 kilometre mesafede kalan ve bölgedeki tek Roma Köprüsü olan taş köprü de görülmeye değer yerlerden. Kayaarası Kanyonu, Kozluk Çayı ve Göz Kanyonu, Arapgir’in doğa aktivitelerine çok uygun bir yer. Özellikle bu bölgenin trekking’e çok müsait olduğunu ve bölgede 30’a yakın yürüyüş rotası bulunduğunu öğrendik. Arapgir’i ikiye bölen Kozluk Çayı’nın oluşturduğu 13 kilometrelik Kayaarası Kanyonu, tecrübeli kaya tırmanışçıları ve trekkingcilere hitap ediyor. Eğer herhangi birinde tecrübeniz yoksa kanyonun başında ve sonunda bulunan birkaç kilometrelik yürüyüş rotalarını da yapabilirsiniz.

Kaynak: Özel Haber
Editör: Yiğit Fırat YILDIZ - Murat İLTER

YORUMUNUZU BIRAKABİLİRSİNİZ

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.

HABER ARŞİVİ

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam