Türk Sineması’nın çirkin kralı Yılmaz Güney’in 89. yaş günü nedeniyle İBB’nin İstanbul Fatih'te bulunan Ali Emiri Kültür Merkezi'nde, Siverek Kültür Bilim ve Sanat Derneği, tarafından anma programı düzenlendi.
Duygusal anların yaşandığı programa katılan Türk Halk Müziği Sanatçısı Seher Aksoy, gecede geçmişiyle ilgili duygusal bir zaman yolculuğuna çıkanlar arasındaydı.
Seher Aksoy, gecedeki duygularını gazetemize anlatırken şunları söyledi;
“1968'den, itibaren, uzun yıllar. Rahmetli, babamın, İstanbul, Küçükköy, 500 Evler semtinde sineması vardı. Sezonun en çok seyredilen, halk tarafından en sevilen başrol oyuncularının filmleri her zaman daha çok ilgi görür, haftalarca, aynı film devam ederdi. O vakitler en büyük keyfimizdi, çekirdek gazoz, dondurma, (frigo)..vs...
Ben Türkan Şoray, Tugay Toksöz, Yılmaz Güney ve Erol amcanın (Erol Taş) hayranıydım. Neden, Erol amca diye bahsediyorsun diyenlere cevaben, kendisinin iki kızı ile aynı okulda okuduğumdan derim. (Çapa İlk Okulu), müsait olduğunda okula her geldiğinde, arabasında yer olduğu vakit mutlaka bizlerden de birilerini alır evlerimize bırakırdı o pamuk yürekli Mert adam. Ama yüzü sert adam, aslında çok yufka yürekliydi.
Sinemaya, sevdiğim yıldızların filmleri gelince, defalarca seyretmek isterdim. Ve çareyi, o çocuk aklımla, sinemamızın makinistine, istediğim filmi tekrar izlettirmezsen, babama söyleyip seni işten attırırım diye tehdit ederdim ve öyle izler, muradıma ererdim
İşte, Türk sinemasının, çirkin kralı, Yılmaz Güney en çok sevdiklerimin başında idi. Hele hele, filmlerinde, o döktüğüm gözyaşları.
Bugün günlerden Yılmaz Güney. Kendisi ile, bir ömür, aynı meslekte, aynı platoda, aynı senaryoda, emek vermiş, aynı koğuşta mahkumiyet yaşamış, aynı memleketin suyundan içmiş, ekmeğini yemiş, anılar biriktirmiş, değerlerimizin, kendi anlatımlarıyla, Güney'i tekrar dinlemek, yeniden bir kitap okumak gibi, her cümlede çadır kuran kelimelerin hikayesini, yüreklerimize misafir etmek, filmlerinden kesitler izlemek nasıl bir güzellik, nasıl bir mutluluk yaşadım, nasıl, nasıl, anlatamam. Sanki, geldi, bizi dinledi ve gitti. Öyle hissettim
Böylesi duygulu, böylesi anlamlı bir etkinliğe beni davet eden ve bugünün var olmasında çok büyük emekler sarfeden, öncelikle, en başta, Siverek Kültür Sanat ve Bilim Derneği Başkanı Halil Yoğunlu beyefendi olmak üzere, tüm yönetime, dernek üyelerine ve gönüllülerine, en kalbi duygularımla kendi adıma teşekkürü bir borç bilirim."
Kaynak: Özel HaberEditör: Melek ŞAHİN