SON DAKİKA
reklam
reklam

Yalova Bonsai Müzesi

Eklenme Tarihi: 3 Mayıs 2026, Pazar - 13:22   Okunma Sayısı: 60385
Avrupa'nın en büyük, Türkiye'nin ise ilk ve tek Müzesi olan Yalova Bonsai Müzesinde birbirinden farklı Bonsai'leri gezebilir, satın alabilir ve hatta Workshoplara katılarak Bonsai sanatını öğrenebilirsiniz.

Japonca, saksıdaki (Bon) ağaç (Sai) anlamına gelen ve ağaçların özel budama ve saksılama teknikleriyle minyatür boyutta yetiştirilme sanatı olan Bonsai'lerin sergilendiği Yalova Bonsai Müzesi, Avrupa'nn en büyük, Türkiye'nin ise ilk ve tek Bonsai Müzesi olma özelliğini eline bulunduruyor. Bonsai sanatçıları Hasan Şimşek ve Osman Çalışkan'ın Yalova Esadiye Köyünde yaptıkları Bonsai çalışmalarının belli bir düzeye gelmesinin ardından, bu çalışmaların insanlara tanıtılması, sergilenmesi ve bir sonraki nesle doğru biçimde aktarılması için ortaya çıkan Bonsai Müzesi fikri; Yalova İl Genel Meclis Başkanı Hasan Soygüzel öncülüğünde, Yalova Valiliği ve İl Özel İdaresi desteğinde, Kadıköy Belediyesi yer tahsisi ve Cumhurbaşkanlığı hibesi ile 2024 yılında gerçeğe dönüşmüş. Müze, Japonya ile Türkiye arasında Diplomatik İlişkilerin Tesisinin 100. yılına da ithafen Japonya'nın İstanbul Başkonsolosu Kenichi Kasahara'nın da katılımıyla hizmete açılmış. Bonsai'nin bir bitki türü değil, bir yetiştirme sanatı olduğunu söyleyen Yalova Bonsai Müzesi müdiresi Hatice Soygüzel, Bonsai'nin kökeninin Çin'e dayanmasına rağmen Japon kültürüyle geliştiğine dikkat çekiyor.   

''Sarı Çam_Yamaç Sarkıtı Bonsai Ağacı'' 

Bonsai'nin tarzı olması gerekiyor

Yalova Bonsai Müzesinde sergilenen ve Şelale Tarzı da denilen Kengai tarzı Bonsai Ağacı, sanki bir uçurumdan aşağı sarkıyormuş gibi duruyor. TEMA Vakfının kurucusu, çevre aktivisti, merhum Hayrettin Karaca'nın müzeye hediye ettiği ve onun anısını yaşatan bu ağaç, aynı zamanda Yalova Bonsai Müzesi'nin logosunu oluşturuyor. Temel ve Popüler olarak Kengai, Chokkan, Moyogi, Shakan, Han-Kengai, Bunjingi, Sokan ve Yose-ue olmak üzere 8 adet Bonsai tarzı bulunur. Bonsai olabilmesi için bu tarzlardan birisini temsil etmesi gerektiğine dikkat çeken Müze müdiresi Hatice Soygüzel, ''Bir ağaç yapıp, tabakladığınızda o bonsai olmuyor. Bir tarzının olması gerekiyor. Bonsai uzaktaki yalnız ağacın resmedilmesi aslında. Budist rahiplerden türeyen bir sanat olan Bonsai'nin bir standart tarzı olması gerekiyor. Bir metrenin üstündeki ağaçlar Bonsai olamıyor. Bonsai olabilmesi için tabaklı olması ve tabağın standartının da bonsai standartlarına uygun olması gerekiyor'' 

''Dede Ağaç denilen Sarı Çam Bonsai Ağacı'' 

Bonsai bir işleme sanatıdır

Ağaç kadar bonsai sanatında tabağında çok önemli olduğunun altını çizen Soygüzel, ''Müzemiz de Japon kültürüne göre, Japon tarzına göre Bonsailer yapıyoruz. Ama bonsai demek, Uzakdoğu'dan, Japonya'dan gelen bir ağaç türü demek değil. Odunsu her bitkiden yapılabilen bir işleme sanatı olan Bonsai'yi aslında Felsefe sanatı olarak da ifade edebiliriz. Ülkemizde bulunan Ardıç, Kızıl Çam, Sarı Çam, Kara Çam, Akça Ağaç, Mazı, Zeytin, Sığla, Elma, Dut bu ağaçlar Bonsai sanatına uygun ağaçlar. Kara Ağaç daha elverişli ve Bonsai'nin Kralı denilmekte. Akça Ağaç ise Bonsai'nin Kaliçesi olarak tanımlanıyor. Narenciyeler, meyve ağaçları şekil verme hususunda biraz daha zahmetli olduğu için çok tercih edilmiyor''

''Müze Müdiresi Hatice Soygüzel, Paşa isimli Bonsai hakkında, Yazarımız Murat İlter'e bilgi verdi''

İsmini hak eden tek Bonsai ''Paşa''

Yalova Müzesindeki Bonsai'lerin içerisinde isme sahip olan tek bir Bonsai Ağaçı bulunuyor. 'Paşa' ismindeki Bonsai tam 72 yaşında. Bonsai sanatçısı Hasan Şimşek tarafından bir fidanlıktan alınarak, bugünkü haline getirilen Paşa, Türkiye'de peyzaj mimarlığı, bitki üretimi ve botanik alanında yaklaşık 80 yıllık köklü bir geçmişe sahip, İtalyan kökenli Disperati ailesi tarafından ülkemize getirilmiş. Bonsai sanatında ağacın ismini hak etmesi gerektiğini söyleyen Soygüzel, ''Müzemizin en önemli eserlerinden bir olan 'Paşa' isimli Bonsai Ağacımız da yaşıyla, durumuyla, konumuyla bu ismi hak eden bir ağaç. Rüzgara karşı yatık tarz dedikleri bir tarzı temsil ediyor''


''Ying Yang Bonsai Ağacı (Mazı Ağacı)''

Bonsai kazık kökler ile başlıyor

Ağacın yere tutunduğu köklerini keserek Bonsai'yi yapmaya başladıklarına dikkat çeken Soygüzel, ''Kılcal köklerin tabakta ilerlemesini sağlıyoruz. Tabaktaki toprak bildiğimiz toprak değil. Özel minerallerden oluşmuş karışım bir toprak. O yüzden verdiğim boyut kadar ve dışarıdan geriye budamayla kısa ve küçük kalıyor. Bonsai'lerin hepsi yerden yüksekte. Çünkü yerden güç alıp, kazık kök salıp boylamalarını istemiyoruz''

 

''Delice Zeytin'' denilen Bonsai Ağacı 74 yaşında''

Müzede 80 farklı tür bulunuyor

Yalova Bonsai Müzesi'nde 80 farklı türde, 200'ün üzerinde ağaç yer alıyor. İzmir'den Bonsai sanatçısı Nail Sarı tarafından Müzeye bağışlanan 'Delice Zeytin' denilen Yabani Zeytin ağacından yapılan Bonsai 76 yaşıyla Müzenin en yaşlı ağaçları arasında yer alıyor. Yin Yang tarzı denilen ve yaşam ile ölümü anlatan Bonsai çalışması Müzenin bir diğer değerli eseri. Yaşayan ölü gövde ile diğer gövde ne kadar kaynaşırsa, o bonsai daha da değerli hale geliyor. O kadar kıymet kazanıyor. Japonca fasulye anlamına gelen Mame Bonsai'ler en küçük boy Bonsai'lere deniyor. Müzenin bir diğer nadide eseri ise merhum Hayrettin Karaca'nın Toros dağlarından söküp getirdiği, Müzenin en yaşlı ağacı olan 86 yaşındaki Sarıçam Bonsai'si. Bu ağacın özellikleri hakkında bilgi veren Müze Müdiresi Hatice Soygüzel '' Bonsai sanatında doğadan söktüğünüz ağaç çok kıymetlidir. O ağaçla tabakta ilerliyorsanız ona Yamadori deniyor. Çok kıymetlidir. Her Bonsai sanatçısı, doğadan aldığı ağaçla ilerlemek ister. Bu eser, hem Yamadori, hem de 86 yaşında. Ayrıca iki Bonsai ustası görmüş bir ağaç. Hasan Bey onu Hayrettin Bey'den satın aldığı için ona 'Dede Ağaç' diyoruz''

''Yalova Bonsai Müzesinin Brüksel'de aldığı ödül''

Yalova'ya uluslar arası ödül

Brüksel'de her yıl Avrupa'nın en büyük Bonsai sergisinde geçen yıl Silver Yılında Yalova Bonsai Müzesi, Osmanlı kırmızısı saksısıyla ödüle layık bulundu. Marmara Kalkınma Ajansı hibesiyle bazı yenilikler yapacaklarını belirten Soygüzel, ''Satış alanımıza ahşap düzenleme yapılacak. Japon yeşil çayı ikram edeceğimiz bir çay alanımız olacak. Bahçeye bir havuz yapılacak. Çatımız Japon tarzına göre kapatılacak. Birazcık daha böyle Japon, Türk tarzını yansıtacak şekilde dizayn edeceğiz. Türkiye'deki hedeflerinin Türk sanatlarıyla Bonsai'yi dünyaya tanıtmak. Türkiye'de de çok değerli Bonsai sanatçılarımız var. Bir kısmı saksıya yönelmiş, bir kısmı ağaca yönelmiş. Atölyede workshoplar düzenleniyoruz. Meraklılarına Bonsai sanatının inceliklerini öğretiyoruz. Satışlarımız da var. Hatta şöyle bir imkan sağlıyoruz. Aldığınız bonsai iki yıl sonra getirin ücretsiz bakımını biz yapıyoruz. Yani sizin bir bakımıyla uğraşma, sadece sulayın ve yaşatın diyoruz. Bakımlarını falan her şeyini biz yaparız. Siz yeter ki Bonsai'leri sevin''

Yazarımız Murat İlter, Japonya'dan gelen Akça Ağaç ile birlikte.

Kaynak: Özel Haber
Editör: Başak ERTEKİN - Murat İLTER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam