SON DAKİKA
reklam
reklam

Anadolu'nun kadim şehri

Eklenme Tarihi: 19 Mayıs 2026, Salı - 13:14   Okunma Sayısı: 49024
Bizans, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde başkentlik yapmış olan İznik'in sokakları çok sayıda tarihi eseri barındırıyor. Bir açık hava müzesini andıran Anadolu’nun bu kadim şehri dünyanın en güzel gün batımlarının seyredildiği İznik gölü ve tarihi çinileriyle ziyaretçilerini bekliyor.

 

İstanbul'a sadece 140 kilometre uzaklıkta bulunan İznik, son yılların en çok tercih edilen seyahat destinasyonları arasına girmeyi başardı. Köklü bir tarihe ev sahipliği yapan İznik, sadece tarihi ve kültürü ile değil, doğasıyla da göz kamaştırıyor. Bursa’ya bağlı bir yerleşim yeri olan İznik, konum olarak Yalova'ya daha yakın bulunuyor. Osmanlı’nın en önemli yerleşim yerlerinden biri olması, geçmişte çeşitli dinlere ev sahipliği yapması nedeniyle İznik çok zengin bir kültüre sahip. Selçuklular ve Bizans döneminde başkentlik yapmış, çinileri ile meşhur İznik, Hristiyanlığın önemli dini merkezlerinden biri sayılıyor. Hem Hristiyanlık için hem de sonrasında Selçuklu ve Osmanlı için önemli bir merkez olduğu için İznik'te pek çok tarihi eser, cami, medrese, türbe, kilise, manastır gibi önemli yapı bulunuyor. Bir kısmı toprak altında olan bu eserleri gün yüzüne çıkartmak için çalışmalar devam ediyor. İznik, Roma döneminde Hristiyanlar için bir dönüm noktasının yaşandığı yer. M.S. 325 yılında I. Konstantin tarafından düzenlenen Birinci Konsil ile Hristiyanlar kendi aralarındaki anlaşmazlıkları çözmek için İznik’te bir araya geldiler. Selçuklular dönemine gelindiğinde Kutalmışoğlu Süleyman Şah, 1075 yılında İznik’i Selçukluların başkenti ilan etti. 22 yıl boyunca İznik Selçukluların başkenti olarak kaldı. Osmanlı döneminde ise İznik, sanat, ticaret ve kültür şehri oldu. Özellikle İznik Çinisi bu dönemde altın dönemlerini yaşadı. Pek çok cami ve medresede İznik çinileri kullanılmaya başlandı. Öyle ki çinilerin ünü Avrupa’ya kadar yayıldı. Çini sanatı, 2013 yılında Somut Olmayan Kültürel Miras Ulusal Envanterinde kayıt altına alındı. .

Muhteşem manzarasıyla İznik Gölü

Dünyanın en harika gün batımına ev sahipliği yapan İznik Gölü, bu özelliğiyle tablo gibi manzaralar sunuyor kendisini görmeye gelen ziyaretçilerine. İznik Gölü, 298 metrekarelik yüzölçümü ile Marmara Bölgesi’nin en büyük, Türkiye’nin ise beşinci büyük gölü. İster tepeden, ister kıyısından İznik Gölü manzarasını izlemek insana ayrı bir huzur veriyor. Burada, İznik gölüyle hatıra fotoğrafı çektirmek isteyenlerin tatlı telaşını görebilirsiniz. İznik Gölü’nü yukarından izlemek için çıkacağınız en yakın tepede, Abdulvahap Sancaktarı Türbesi bulunuyor. Burası fotoğraf çekmek için en ideal yer. Son yıllarda İznik Gölü'nün etrafında yapılan düzenlemeler ve çalışmalar ile alan bir mesire yerine dönüştü. Gölün etrafında kamp, piknik yapmak mümkün. Ayrıca günü birlik turlar için göl kenarında kurulan tesislerde göl manzaralı yemek yemek mümkün. İznik Gölü kano turlarıyla ünlü. Gölün mistik havasını yakalamak, doğa ile iç içe girmek, şehri ve etrafını bir de göl gözüyle seyretmek isteyenler için kano turu kaçırılmayacak bir aktivite. İznik Gölü’ nün altında bir de batık şehir bulunuyor aynı zamanda. Bu bölgeden günümüze kadar birçok eser çıkarılmış ve çıkarılmaya da devam ediyor. Kano ile gölün üzerinde gezerken batık kentin izlerine rastlayabilirsiniz. 

Ayasofya Müzesi ve Camisi

İznik Ayasofya Cami, şehrin en sembolik mimari yapılarından biri olarak ön plana çıkıyor. Başlarda kilise olarak kullanılan yapı, daha sonra İslamiyet’e uygun bir şekilde ibadethaneye çevrilmiş.
Dünya tarihi açısından önemli bir yapı olan Ayasofya mabedi; ilk olarak MS. 7'nci yüzyılda Romalılar tarafından inşa edilen Gymnasium üzerine Bizans Dönemi'nde bazilika olarak inşa edilmiştir. 11'inci yüzyıldaki depremden sonra yenilenmiştir. Üç sahanlıdır. Orhan Gazi tarafından İznik'in fethiyle 1331 yılında camiye dönüştürülen yapı, Kanuni Sultan Süleyman döneminde Mimar Sinan tarafından yenilenmiştir. 1935 ve 1953 yıllarında yapılan onarımlar sırasında renkli taşlarla bezenmiş taban mozaikleri ve din görevlilerinin törenler esnasında topluca bulundukları, yarım yuvarlak oturma kademeleri ortaya çıkarılmıştır. Bir mezar odası duvarında Hz. İsa freski bulunmaktadır. İznik ilçe merkezinde, Bizans Çağı'nda kentin tam ortasında ve iki ana ekseni oluşturan doğu-batı ve kuzey-güney yollarının kesiştiği yerin güneydoğu köşesindedir. 

Eşsiz bir tarihi yapı Yeşil Camii

İznik ilçe merkezinde olan Cami, Osmanlı Dönemi'nin ilk vezirlerinden Çandarlı Halil Hayrettin Paşa tarafından yapımına başlatılmış, ölümünden sonra oğlu Ali Paşa tamamlattırmıştır. Ana giriş kapısı üzerinde son cemaat yeri revakı eksenindeki kapı lentosu üzerinde caminin inşası hakkında bilgiler veren birer yazıt bulunmaktadır. Cami, kuzey-güney genel doğrultusunda kare planlı bir asıl ibadet mekanı ile, doğu-batı doğrultusundaki üç bölümlü son cemaat yerinden oluşmaktadır. Kare planlı asıl ibadet mekanı, dıştan sekizgen kasnağa oturan ve içten üçgen kuşakla geçiş sağlayan bir kubbe ile örtülüdür. Mekanı ikiye ayıran sivri kemerlerden ortada olanı, ötekilerine göre daha geniş ve yüksektir. Yeşil Cami’ye bu adın verilmesinin nedeni olan, görülmeye değer bir güzellikteki minaresi, ana mekanın kuzeybatısında yer alır. Kaidesi ve gövdeye geçişi sağlayan üçgenler mermer kaplamalıdır. Gövdede çini süslemelerinin yanı sıra sırlı tuğla da kullanılmıştır.

Nilüfer Hatun İmareti İznik Müzesi

İznik Müzesi olarak hizmet veren Nilüfer Hatun İmareti, kentin tarihi zenginliklerinin önemli bir kısmına ev sahipliği yapıyor. Orhan Gazi’nin eşi, Nilüfer Hatun adına yapılan imarethane de Helenistik dönem, Roma dönemi, Emeviler ve Selçuklulardan kalan eserler sergileniyor. İçerisinde seramik ve çiniden yapılmış birçok eserin yanında lahitler, mezar taşları ve çeşitli arkeolojik eserlerin de sergilendiği İznik Müzesi içinde adeta tarihi barındırıyor.

Eski İznik Evleri ve Çarşısı

Ayasofya Camii ve Nilüfer Hatun İmareti İznik Müzesi'ni gezdikten sonra yolunuza tarihi yapılar ve eski İznik evleri çıkacak. Kadim çınar ağaçlarının gölgesinde tarihi evleri seyrederek, mistik bir yolculuğa çıkabilirsiniz. Meşhur İznik çinisi işleri satan irili ufaklı pek çok dükkanlardaki hummalı çalışmayı izleyebilir, sevdiklerinize hediyelik alabilirsiniz. Çini Atölyeleri Sokağı’nda yer alan atölyelerde ayrıca çini yapım ve boyama deneyimini yaşayabilir, kendi çininizi kendiniz üretebilirsiniz. 

İznik Surları ve Kapıları

İznik eski şehri surlarla çevrili, altıgen olarak yapılmış olan surların uzunluğu yaklaşık 5 km. Surların bir kısmı hala oldukça sağlam, bir kısmında da restorasyon çalışmaları devam ediyor. Helenistik dönemde inşaatına başlanmış olan surlar, Roma ve Bizans dönemlerinde yenilenerek günümüze kadar ulaşmış. İznik’e giren 4 ana kapı bugün şehrin sembolleri haline gelmiş. Kentin ayakta kalabilen en görkemli kapıları İstanbul Kapı ve Lefke Kapı. İstanbul Kapı, İstanbul yönünden gelirken göreceğiniz ilk surlar ve ilk kapı, Lefke Kapı ise şehrin kuzeyinde kalan ve şu an en iyi durumda olan yerler. Yenişehir Kapı ve  Göl Kapı ise yıkık durumda.

İznik Hamamları

İznik pek çok medeniyete ev sahipliği ve başkentlik yapması sebebiyle kentte çok sayıda hamam bulunuyor. Şehir merkezinde gezerken bir çok hamamla karşılaşabilirsiniz. Bu hamamların çoğu hala çalışır vaziyette. Bu hamamların en meşhuru ise, İznik Müzesine de çok yakın olan 2.Murad Hamamı. Bunun yanı sıra Sultan Hamamı, 1.Murad Hamamı  ve İsmailbey Hamamını da sayabiliriz. Büyük hamam olarak da bilinen 1.Murad Hamamı İznik’te bulunan en önemli 3 hamamdan biridir. Atatürk Caddesi üzerinde bulunan bu hamam; 1450- 1500 yıllarına tarihlenmektir. Çifte hamam planındaki yapının sıcaklık bölümü malakari bezemelidir. Hamamda tuğla hatıllı taş duvar tekniği kullanılmıştır. Yapının beden duvarlarında kesme taş, moloz taş, tuğla kullanımının yanı sıra Roma ve Bizans dönemlerine ait devşirme taşlar da kullanılmıştır. 2007 yıllarında yapılan çalışma ile eser gün yüzüne çıkarılıp, çevresine ahşaptan çini çarşısı ve içindeki İznik minyatürü ile hizmet vermektedir.

Eski Osmanlı köyleri

İznik Gölü’nü tepeden görmek için hemen şehirden yukarılara doğru ilerledikçe tarihi Osmanlı köyleriyle karşılaşacaksınız. İznik’in en güzel köyleri arasında yer alan Elbeyli ve İnikli Köyü’nde koruma altına alınmış tarihi evler bulunuyor. İznik’te gezilecek yerler arasında oldukça popüler köylerden bir tanesi de Keramet Köyü Ilıcası. İznik’ten Yalova’ya doğru giderken rastlayacağınız bu köyde doğal bir kaplıca bulunuyor. Köyde yaz-kış sıcak suyun olduğu doğal havuzlar bulunuyor. İznik Gölü kıyısında bolca meyve bahçesi ve zeytinlik yer alıyor. Bahar aylarında çiçek açmış meyve bahçeleri, yazın ise dalları dolu dolu nefis meyveleri görebilirsiniz. 

Tarihi Valide Sultan Köprüsü

İznik’ten İstanbul’a dönüşte, ana yolu takip etmek yerine Mavi-Yeşil yoldan giderseniz, çok güzel bir dağ yoluyla karşılaşacaksınız. Yol boyunca meyve bahçeleri, yemyeşil tarlalar ve çiftlik evleri sizi selamlayacak. İznik'ten ayrılışta, ister bu yolu kullanın, ister Bursa tarafındaki yolu kullanın, yol boyunca mola verilebilecek pek çok mekan bulunuyor. Buraların köfteri ve sucukları üzel olarak yapıldığı için son derece lezzetli. Yola devam ettiğinizde 17. yüzyıldan kalan bir köprü ile karşılaşacaksınız. Kösem Sultan adına yaptırılan bu köprü, 64 metre uzunluğunda ve sivri kemerli olarak inşa edilmiş.

Kaynak: Özel Haber
Editör: Uğur Faruk YILDIZ - Murat İLTER

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam