Bugüne kadar pek çok defa ziyaret ettiğimiz Türkiye Cumhuriyeti’nin başkenti Ankara'yı, tüm gezi notlarını birleştirerek tek bir gezi yazı ile tanıtmaya karar verdik. Nüfus olarak ülkemizin İstanbul‘dan sonra ikinci, yüz ölçümü olarak da en büyük üçüncü şehri olan Ankara'nın, M.Ö 200’lü yıllarda Galatlar tarafından kurulduğu tahmin ediliyor. Şehrin ilk adı da Grekçe gemi çapası anlamına gelen Ankypa olması da oldukça ilginç. Galatlar ile başlayan, Hititler, Bizans, Moğollar, İlhanlılar gibi birçok medeniyete ev sahipliği yapmış Ankara’nın Türkler Malazgirt Zaferi ile Anadolu'ya girmesiyle bir Türk yurdu haline geldi. Anadolu Selçuklu ve Osmanlı dönemleri sonrasında kent, Türkiye Cumhuriyeti Kuruluşu ile birlikte başkent unvanını kazandı. Ankara, Türkiye’nin turizm merkezlerinden biri olmasa da hem ekonomik hem de bürokratik anlamda son derece önemli bir konuma sahip. Ankara'daki gezi turumuza Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün naaşına da ev sahipliği yapması nedeniyle ilk gezilecek yer olarak Anıtkabir'i belirledik. Biz ilk ziyaretimizde Kızılay'dan yola çıkarak Anıtkabir'e yürüyerek gitmiştik. Şehri gezerek tanımak isteyenler için Kızılay-Maltepe-Anıtkabir rotası tercih edilebilir. İlk cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal Atatürk’e ait olan ve Anıttepe’de yer alan bu anıt mezar, çoğunlukla Ankara’ya gelenlerin ziyaret ettiği ilk yer. Anıtkabir, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki bölüme ayrılıyor. Anıtkabir’in tasarımı 1941 yılında son halini aldı. Anıtkabir'i ayrı bir gezi yazısında detaylı olarak tanıtacağımız için çok fazla detay vermiyoruz. Başkent Ankara, kaleleri, parkları, eğlenceli mekanları, son yıllarda büyük ilgi gören lezzet duraklarıyla baştan keşfedilmesi gereken bir kent.
Ankara Kalesi
Ankara'daki ikinci durağımız şehrin merkezinden yükselen Ankara Kalesi. Galatların Ankara’ya yerleşmesi sırasında inşa edilen ve Romalılar döneminde onarım gören kaleye çıkmak oldukça zahmetli. Ancak kaleye çıktığınızda sizi muhteşem bir Ankara manzarası bekliyor olacak. İç ve dış kale olmak üzere iki kısımdan oluşan kalenin iç surları, 7. yüzyılda Bizanslılar tarafından inşa edilmiş. Malazgirt Savaşı sonrasında Selçuklu izleri de taşıyan kale, kurulduğu tepenin yanında akan Hatip Çayı, Bent Deresi’nden 110 metre yüksekte yer alıyor. Kalenin 20’den fazla kulesi bulunuyor. Dört katlı olan iç kale, Dış Kapı ve Hisar Kapısı adında iki kapısı bulunuyor. Bugün kale içinde Osmanlı döneminden kalan çok sayıda ev bulunuyor. Bunların bazıları onarılarak lokanta ya da dükkân olarak kullanılıyor.
Augustus Tapınağı ve Roma Hamamı
Ankara'da Roma Dönemi'nin en önemli yapılarından biri olan Augustus Roma Tapınağı, önceki yıllarda Frig tanrıları Kibele ve Men'e adanarak yapılmış. Zamanla yıkılan tapınak, son Galat hükümdarı Amintas'un kızı Pilamenes tarafından, Roma İmparatoru Augustus adına bir bağlılık nişanesi olarak yeniden yaptırılmış. Günümüzde yalnızca iki yan duvarı ile kenarları işlemeli olan kapı kısmı ayakta durmakta. Tapınağın Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde üç boyutlu bir tasviri yer alıyor. Augustus Tapınağı, Ankara'nın Altındağ ilçesinde, Hacı Bayram Camii'nin hemen bitişiğinde bulunuyor. Roma Hamamı ise Ulus Meydanı’na yakın Çankırı Caddesi üzerinde, yolun batısında, caddeden 2,5 metre kadar yükseklikteki bir plato üzerinde Açık Hava Müzesi olarak yer alıyor. Eskilerin Çankırıkapı dedikleri bu ören yerinde, bugün şehrinin sütunlu yolundan bir kısım ile Roma Çağı Hamamı ve Palaestra’sına ait binalar görülebilmekte.
Ankara’nın Park ve Bahçeleri
Ankara gezimizde şehrin değişik yerlerinde bizleri karşılayan dinlenirken aynı zamanda keyifle vakit geçirebileceğiniz park ve bahçelerin sayısı da oldukça fazla. Kuğulu Park bunların belki de en popüleri. Bunun yanı sıra; Ankara gezisinde karşınıza çıkabilecek; Göksu Parkı, Gençlik Parkı, Dikmen Vadisi Parkı, Çansera Parkı, Altınpark, Ankara Botanik Parkı, Seğmenler Parkı ve Kızılay'ın merkezindeki Güvenpark bulunuyor. Ayrıca, Eymir Gölü veya Mogan Gölü kıyısında piknik yapabilir, Nallıhan Kuş
Ankara'nın Müzeleri
Ankara, müzeler konusunda oldukça zengin bir kent. Şehir turunuzda, merkezde özllikle Ulus-Kızılay hattında bir çok müzeye rastlamanız mümkün. Ayrıca bir gününüzü müzeler ayırım, bir müze rotası yapabilirsiniz. Devlet Resim ve Heykel Müzesi, Anadolu Medeniyetleri Müzesi, Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi, Ankara Veteriner Anatomi Müzesi, Beypazarı Yaşayan Müze, Somut Olmayan Kültürel Miras Müzesi, Ankara Etnografya Müzesi, Cumhuriyet Müzesi, Gordion Antik Kenti Müzesi, Türk Hava Kurumu Müzesi, PTT Pul Müzesi, TCMB Para Müzesi, Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi, ODTÜ Arkeoloji Müzesi, Meteoroloji Müzesi, TRT Yayıncılık Tarihi Müzesi, Gökyay Vakfı Satranç Müzesi, Vakıf Eserleri Müzesi, Mehmet Akif Ersoy Müze Evi, TCDD Açık Hava Buharlı Lokomotif Müzesi, MKE Sanayi ve Teknoloji Müzesi, Ankara Üniversitesi Oyuncak Müzesi, Çankaya Müze Köşkü, Ali Kuşçu Gökbilim Merkezi, Beypazarı Yaşayan Müze, Türkiye Barolar Birliği Hukuk Müzesi ve Jandarma Müzesi kente değer katan müzeler olarak öne çıkıyor.
Tarihi Camiler
Türkiye’nin başkenti Ankara aynı zamanda tarihi camileriyle de göz dolduruyor. Bu camilerin bazıları tarihi bazıları da modern bir mimariye sahip. Ahmet Hamdi Akseki Camisi, Beştepe Millet Camisi ve Melike Hatun camisi Ankara’nın modern camileri arasında sayabiliriz. Ankara’nın tarihi camileri ise şehrin en eski camilerinden olan Cenab-ı Ahmet Paşa Camisi ile birlikte; Kurşunlu Cami, Hacı Bayram Camii, Kocatepe Camisi, Arslanhane Camisi, Doğramacızade Ali Sami Paşa Camisi, Cenab-ı Ahmet Paşa Camisi, Ahi Elvan Camisi, Ahi Yakup Camisi, Karacabey Camisi, Ağaç Ayak Camisi, Tacettin Sultan Camisi, Zincirli Cami ve Çiçekçioğlu Camisini sayabiliriz. Ankara, tarihi boyunca farklı uygarlıklara ev sahipliği yaptığı için Frigyalılar, Lidyalılar, Persler, Galatlar, Bergamalılar, Makedonyalılar ve Romalılardan kalan ibadet yerlerine rastlamak mümkün. Bunlar arasında; Katolik St. Paul Kilisesi, Katolik St. Therese Kilisesi, Anglikan St. Nicolas Kilisesi ve Ankara Sinagogunu sayabiliriz.
Ankara’nın Sembolleri
Ankara denildiği zaman nasıl ki, ilk akla gelen Anıtkabir ise, kent ile özdeşleşmiş bir çok sembol bulunuyor. Bunların başında TBMM Meclis Binası, Ankara Kalesi, Hacı Bayram Camii, Kızılay Meydanı, Atakule, Ankara Evleri, Kalecik karası üzümü, Ankara kedisi, Ankara keçisini sayabiliriz. Altındağ ilçesinde Samanpazarı ve Hacettepe'nin kaleye kadar olan bölgesi Hamamönü olarak anılıyor.Tarihi eski nostaljik Ankara evlerinin olduğu kafeleri ve canlı müziği ile tarihi yürüyüş alanlarına sahip bu yeri mutlaka gidilip görülmesi gereken yerlerin başında geliyor.
Ankara mutfağı
İç Anadolu'nun tahıl ve et ağırlıklı geleneksel Türk kültürünü yansıtan lezzetlerini sunan Ankara mutfağının Coğrafi işaretli Ankara Tavası en meşhur yemeği olarak en ön sıraya koyabiliriz. Pekmezli Ankara Simidi, Efelek Dolması, Entekke Böreği, kuzu eti ile yapılan bir tür yahni olan Homaça, Ankara Köftesi, Beypazarı'nın Gömmesi, madımak otuyla yapılan Efelek Dolması, İrmik helvası, Havuç Lokumu, Beypazarı Kurusu ve Güveci sıralayabiliriz. Ankara mutfağını, tarihi lokantalarında geleneksel usullerle deneyimlenebilirsiniz. Bunun yanı sıra Ankara'nın bir öğrenci kenti olması sebebiyle, özellikle Kızılay bölgesinde hesaplı değişik lezzetlere ulaşabilirsiniz. Eğer kanat seviyorsanız, Filistin Caddesindeki Sınırsız Kanatçıya uğramanızı tavsiye ederim.
Kaynak: Özel HaberEditör: Uğur Faruk YILDIZ - Murat İLTER