SON DAKİKA
reklam
reklam

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu: Türkiye artık bölgesel bir girişimcilik merkezi

Eklenme Tarihi: 1 Temmuz 2026, Çarşamba - 15:35   Okunma Sayısı: 50510
Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, Türkiye'nin teknoloji girişimleri alanında küresel sermaye ve yetenekleri çekmeye yönelik kararlı politikalar yürüttüğünü belirterek, "Türkiye artık bölgesel girişimcilik merkezidir." dedi.

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen küresel teknoloji ve yapay zeka fuarı "GITEX AI Europe 2026" kapsamında AA muhabirinin sorularını yanıtladı.

Fuarın önemine değinen Dağlıoğlu, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli organizasyonun 1980'lerden bu yana düzenlendiğini ve dünyanın en büyük teknoloji etkinliklerinden biri olduğunu söyledi.

Geçmiş yıllarda etkinliğe Türkiye adına ulusal katılım organizasyonları düzenlediklerini hatırlatan Dağlıoğlu, "Geliştirdiğimiz yakın işbirliğinin bir sonucu olarak, önümüzdeki eylül ayında GITEX Yapay Zeka Fuarı’na Türkiye'de ev sahipliği yapacağız. Berlin'deki bu etkinlik ise Türkiye'deki organizasyonun öncü toplantısı niteliğinde. Türkiye burada 'Ülke Ortağı' statüsünde güçlü bir heyetle temsil ediliyor." diye konuştu.

"Milli Yapay Zeka Eylem Planı hedeflerini anlatacağız"

Dağlıoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile eylül ayında gerçekleştirilecek büyük buluşmaya hazırlandıklarını belirterek, zamanlama açısından önemli bir süreçte olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın kısa süre önce "Milli Yapay Zeka Eylem Planı"nı açıkladığını anımsatan Dağlıoğlu, şöyle devam etti:

"Türkiye'nin bu alanda sunduğu güçlü altyapıyı ve gelecek hedeflerini ana sahnede uluslararası katılımcılara anlatacak, onları ülkemizdeki teknoloji etkinliklerine davet edeceğiz. Aynı zamanda GITEX markasının Türkiye ayağının da lansmanını gerçekleştireceğiz. Buradaki temel amacımız, Türkiye'deki yapay zeka ve teknoloji girişimcilerini uluslararası platformlarda potansiyel yatırımcı ve müşterilerle bir araya getirmek, ikincisi ise ülkemize daha fazla küresel yatırımcı çekmek."

Türkiye'deki fon yöneticilerinin artık bölgesel yatırımcılar haline geldiğini aktaran Dağlıoğlu, Doğu Avrupa, Pakistan, Bangladeş, Orta Asya ve Kuzey Afrika gibi geniş bir coğrafyadan çok sayıda teknoloji girişimcisinin büyümek ve yatırım yapmak için Türkiye'yi tercih ettiğini ifade etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından açıklanan "Türkiye Yüzyılında Yatırımlar İçin Güçlü Merkez" yatırım teşvik paketine de değinen Dağlıoğlu, "Türkiye'yi küresel yatırımlar için bir güç merkezi olarak tanıttığımız bu program kapsamında, en önemli başlıklarımızdan biri teknoloji girişimleri. Türkiye, önümüzdeki dönemde yatırımcıları, sermayeyi ve küresel yetenekleri ülkeye çekmek amacıyla bir dizi kararlı politika yürütüyor." değerlendirmesinde bulundu.

"GITEX, ekosistemimiz için kritik bir eşik olacak"

TEKNOFEST ile GITEX arasındaki farklara ve Türkiye'de düzenlenecek fuarın sağlayacağı katkılara değinen Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"Milyonlarca katılımcıyı ağırlayan TEKNOFEST, dünyada eşi benzeri olmayan, çok üst düzey bir konumda yer alıyor. Onun bulunduğu segment tamamen apayrı. GITEX ise yapay zeka odaklı ve daha çok ticari teknoloji girişimlerinin katıldığı bir iş platformu. Eylül ayında Türkiye'deki etkinlikte, yapay zeka alanında faaliyet gösteren küresel şirketlerin, kurumsal yapıların, teknoloji girişimcilerinin ve uluslararası yatırımcıların bir araya geldiği çok güçlü bir buluşmaya şahitlik edeceğiz. Bu anlamda ekosistemimiz açısından önemli bir dönüm noktası olacak."

Avrupa'daki Türk girişimcilere Türkiye daveti

Almanya ve İngiltere başta olmak üzere Avrupa genelinde Türkiye kökenli çok sayıda başarılı girişimci bulunduğunu belirten Dağlıoğlu, bu girişimcilere büyüme pazarı olarak Türkiye'yi önerdiklerini söyledi.

Avrupa'daki bürokratik süreçlerin katılığına karşın Türkiye'nin teknoloji şirketleri için daha esnek ve cazip bir çalışma ortamı sunduğunu ifade eden Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

"Türkiye'nin teknoloji girişimcilerine sunduğu en önemli avantajlardan biri endüstriyel çeşitliliği, hızı ve esnekliği. Özellikle donanım ve somut ekipmana dayalı teknolojilerde bu durum hayati önem taşıyor. Avrupa'daki girişimciler, teknoloji ürünlerini üretmek ve ticarileştirmek istediklerinde ciddi zorluklarla karşılaştıklarını belirtiyor. Bizler de milliyetinden bağımsız olarak tüm teknoloji girişimcilerine, Türkiye'deki endüstriyel çeşitliliği vurgulayarak ürünlerini ülkemizde üretebileceklerini ve Türkiye'den dünyaya açılarak büyüyebileceklerini anlatıyoruz."

Genç girişimcilere "sermaye" müjdesi

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi olarak temel önceliklerinin girişimcilerin sermayeye erişimini kolaylaştırmak olduğunu dile getiren Dağlıoğlu, "Geçtiğimiz yıllarda Türkiye'de yatırım yapmak amacıyla fonlarda toplanan kaynağın büyüklüğü yaklaşık 2 milyar dolara ulaştı. Bu kaynakların önümüzdeki 3-5 yıllık dönemde yatırıma dönüşmesini bekliyoruz. Gençlerimizin ve girişimcilerimizin sermayeye ve fonlara erişmesi için tüm gücümüzle çalışıyoruz." dedi.

Dağlıoğlu, kendini geliştirmek isteyen gençlere tavsiyelerde bulunarak, şunları söyledi:

"Peşinde oldukları hayalleri, hayata geçirmek istedikleri teknolojik çözümleri en yüksek gayret ve kararlılıkla takip etmelerini öneriyorum. Onlar sıkı çalışmaya devam ettiklerinde başarının geleceğinden hiç şüphem yok. Türkiye, büyüyen ekonomisi, gelişmiş üretim kabiliyeti ve sofistike pazarıyla teknoloji girişimleri için büyük fırsatlar sunuyor. Biz, teknoloji girişimcilerimizin her zaman yanındayız."

Messe Berlin'de 30 Haziran-1 Temmuz tarihlerinde düzenlenen ve 80 ülkeden 800'ü aşkın katılımcıyı ağırlayan GITEX AI Europe 2026'da Türkiye, Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisinin koordinasyonunda kurulan pavilyonla temsil ediliyor.

Yapay zeka destekli e-ticaretten siber güvenliğe kadar geniş bir yelpazede yerli çözümler geliştiren Appcent, B2Metric, Buluttan, Creentech, Evrim X, FeyoTech, GuardPot, GÜRİŞ, Hipicon, İTÜ ARI Teknokent ve Yedir App fuar kapsamında küresel yatırımcılarla bir araya geliyor.

“Geldiğimiz nokta, ekosistemimizin ne kadar sağlam ve istikrarlı büyüdüğünün en net kanıtıdır”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Almanya'nın başkenti Berlin'de düzenlenen küresel teknoloji ve yapay zeka fuarı GITEX AI Europe 2026'da yapılan "Teknoloji Sermayesi Nereye Gidiyor" oturumunda konuştu.

Türkiye'nin teknoloji vizyonu, altyapı yatırımları, teşvik paketleri ve egemen yapay zeka stratejilerine ilişkin önemli açıklamalarda bulunan Dağlıoğlu, teknoloji denildiğinde akla ilk olarak Silikon Vadisi'nin geldiğini ancak Türkiye'nin kendi coğrafyasında çok güçlü bir alternatif oluşturduğunu vurguladı.

Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin teknoloji ve girişimcilik alanında gerçekleştirdiği atılımlarla küresel sermaye için güçlü bir çekim merkezi olduğunu belirterek, "Türkiye, özellikle Kovid-19 pandemisi sonrası dönemde erken aşama teknoloji yatırımlarında yıllık yaklaşık 1 milyar dolar seviyesine ulaştı. Dinamik startup ekosistemimiz ve yetenekli kurucularımız sayesinde artık bölgesel bir girişimcilik merkeziyiz." diye konuştu.

Dağlıoğlu, "2010 yılında erken aşama teknoloji yatırımlarımız yıllık 100 milyon dolar civarındaydı. Bugün geldiğimiz nokta, ekosistemimizin ne kadar sağlam ve istikrarlı büyüdüğünün en net kanıtıdır." değerlendirmesini yaptı.

“Doğu Avrupa, Güney Asya ve Orta Asya'dan girişimci çekiyoruz”

Cumhurbaşkanlığı Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye'nin sunduğu cazip pazar imkanlarıyla geniş bir coğrafyadan yetenekleri ve girişimcileri cezbettiğini belirterek şöyle devam etti:

“Doğu Avrupa'dan birçok kurucu, işlerini ölçeklendirmek veya yeni şirket kurmak için Türkiye'yi tercih ediyor. İslam İşbirliği Teşkilatı ülkeleri arasında en gelişmiş ve en sofistike ekonomiye sahibiz. Bu bağlamda Bangladeş, Pakistan, Orta Asya ve Kuzey Afrika ülkelerinden çok geniş bir yelpazede teknoloji yatırımı alıyoruz. Bu ilgiyi besleyen en önemli unsurlardan biri, Türkiye'de özellikle fikir ve ilk girişim aşamaları ile Seri A seviyesinde fon erişiminin son derece güçlü olması. Ayrıca, 86 milyonluk dinamik nüfusumuz ve her yıl ağırladığımız 60 milyondan fazla turist, girişimcilere çok çeşitli ve gelişmiş bir tüketici pazarı sunuyor.”

Türkiye'nin 2020 yılından bu yana 6 "Turcorn" (milyar dolar değerlemeye ulaşan teknoloji şirketi) çıkardığına dikkati çeken Dağlıoğlu, nitelikli insan kaynağına vurgu yaparak ülkenin yılda 1 milyon üniversite mezunu verdiğini ve bunun 72 bininin mühendislik alanlarından olduğunu belirtti.

Dağlıoğlu, San Francisco veya Londra gibi küresel merkezlerin oluşturduğu çekim gücüne karşı geliştirilen stratejiyi anlatarak, "Maliyet avantajı, AR-GE yetkinlikleri ve mühendislik kalitesi bakımından Türkiye harika bir merkez sunduğu için küreselleşen şirketlerimizin ana mühendislik kadroları ülkemizde kalmaya devam ediyor." dedi.

Türkiye Varlık Fonu yaklaşımı

Türkiye'nin risk sermayesi ekosistemini büyütmek için uyguladığı finansal modellere değinen Ahmet Burak Dağlıoğlu, 2010 yılında uluslararası kalkınma finansmanı kuruluşlarının desteğiyle başlatılan "Fonların Fonu" programının başarıyla sürdürüldüğünü kaydetti.

Dağlıoğlu, finansal ekosistemin büyüklüğüne ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu:

“Geçtiğimiz 15 yılda Türkiye'de çok güçlü bir risk sermayesi ekosistemi inşa ettik. Türk fon yöneticileri artık sadece Türkiye'de değil, tüm Doğu Avrupa'da yatırımlar yapıyor ve buralardaki unicornları fonluyor. Geçmişte 10 milyon dolar seviyesinde olan uluslararası kurumsal katkılar bugün EBRD ve IFC gibi küresel kurumlardan çift haneli milyon dolarlık tahsislere dönüştü. Ayrıca Körfez ülkelerinin varlık fonları ile Asya Altyapı Yatırım Bankası gibi yapılardan da yoğun bir ilgi var. Kamu tarafında Hazine ve Maliye Bakanlığımız ile Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımız startup fonlarını desteklemeye devam ediyor. Ancak bu alandaki en büyük güç Türkiye Varlık Fonu'dur. Geleneksel sektörlerden elde edilen temettü gelirleri yeni nesil teknoloji alanlarına aktarılıyor. Bunun yanı sıra Türk aile ofisleri ve holdinglerinin de teknoloji fonlarına olan iştahı hızla büyüyor.”

Veri merkezleri için 8 milyar dolarlık şebeke yatırımı

Ahmet Burak Dağlıoğlu, Türkiye Milli Yapay Zeka Eylem Planı kapsamında 2030 yılına kadar 1 gigavatlık veri merkezi kapasitesine ulaşmayı hedeflediklerini belirterek, "Altyapı için en kritik katman enerjidir. Türkiye'de yaklaşık 130 gigavat seviyesinde olan kurulu elektrik gücünün yüzde 60'ından fazlası yenilenebilir enerji kaynaklarından sağlanıyor. Birçok Batı Avrupa ülkesinin aksine Türkiye'de elektrik şebekesi (grid) bir sorun teşkil etmiyor. Şebeke altyapımızı daha da güçlendirmek için önümüzdeki 7 yıl içinde 8 milyar dolarlık şebeke yatırımı taahhüdünde bulunduk." ifadelerini kullandı.

Türkiye'de yaklaşık 250 megavatlık veri merkezi kapasitesinin bulunduğunu aktaran Dağlıoğlu, bunu gelecek 4 yıl içinde dört katına çıkarmayı hedeflediklerini söyledi.

Dağlıoğlu, "Turkcell'in de dahil olduğu 3 milyar dolarlık büyük bir ortak veri merkezi projesi başta olmak üzere Körfez, Avrupa ve ABD menşeli yatırımlarla bu süreci yürütüyoruz." bilgisini verdi.

Teknoloji şirketlerine vergisel muafiyetler

Yüksek teknoloji yatırımlarını desteklemek amacıyla başlatılan 30 milyar dolar bütçeli "HIT-30" programına da değinen Dağlıoğlu, bu kaynağın yeşil hareketlilik, yarı iletkenler, sağlık teknolojileri, enerji depolama ve yapay zekaya hazır veri merkezlerine tahsis edileceğini, yatırımcılara nakit destek ve vergi muafiyetleri sağlandığını belirtti.

Dağlıoğlu, Türkiye'deki genel teşvik sistemine de dikkati çekerek, "Türkiye'de bir teknoloji işi yürütüyorsanız kurumlar vergisi ödemiyorsunuz. AR-GE ve mühendislik personelinin ücretlerinden gelir vergisi alınmıyor. Dahası, bir anonim şirketin hissesini en az iki yıl elinizde tuttuğunuzda sermaye kazancı vergisinden muaf oluyorsunuz. Bu durum yazılım geliştiriciler ve startup'lar için dünyadaki en cazip mekanizmalardan biri. Bu avantajlar Türkiye'yi aynı zamanda dünyanın en büyük kripto varlık pazarlarından biri haline getirdi." diye konuştu.

Türkiye'nin egemen yapay zeka stratejisi

Küresel ölçekte tartışılan "Egemen Yapay Zeka" ve büyük dil modellerine erişim konusunda Türkiye'nin stratejilerine de değinen Dağlıoğlu, şunları kaydetti:

“Egemen yapay zeka vizyonu, yakın zamanda açıkladığımız yol haritamızın en önemli maddelerinden biri. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığımıza bağlı enstitülerimiz vasıtasıyla kendi yerli büyük dil modelimiz olan BİLGE'yi geliştirdik. Bununla birlikte son kullanıcı senaryolarına yönelik dikey uygulamalar geliştiren yüzlerce yerli yapay zeka startup'ımız var. Tabii ki pazarımız küresel büyük teknoloji şirketlerine de açık ve yatırımları devam ediyor. Yapay zekanın ulus devletler için oluşturduğu küresel meydan okumalar ve regülasyon ihtiyaçları tüm dünyada felsefi ve varoluşsal düzeyde tartışılıyor. Ancak uygulayıcı tarafta Türkiye, egemen yapay zeka gündemini kararlılıkla sürdürecektir.”

“E-ticaret ve oyun sektörü yapay zekayla şekilleniyor”

Yatırım ve Finans Ofisi Başkanı Dağlıoğlu, yaygın yapay zeka uygulamalarının imalat, eğitim, mobilite ve özellikle yaşam bilimleri alanında büyük başarılar gösterdiğini belirterek, milyar dolarlık yerli girişimlerden "Insider One"ın da şirketler arası yapay zeka uygulamalarında küresel bir örnek olduğunu hatırlattı.

E-ticaret ve oyun sektöründeki büyümenin yapay zeka odağını dağıtıp dağıtmayacağına yönelik soruya ise Dağlıoğlu, "Aksine, bu sektörler yapay zeka devrimiyle yeniden şekilleniyor. Türkiye, 80 milyonu aşan nüfusuyla çok güçlü bir e-ticaret ekosistemi kurdu ve bu şirketler artık bölgesel birer ihracat platformuna dönüştü. Oyun sektöründe ise Türkiye, Avrupa'nın en büyük ikinci stüdyo ağına sahip ve online oyun alanında küresel liderler arasında yer alıyor. Bu şirketlerin tamamı yapay zeka araçlarını yeni oyun tasarımlarında ve operasyonlarında etkin şekilde kullanıyor. Dolayısıyla yapay zeka bu sektörler için bir tehdit değil, onların küresel rekabetçiliğini artıran en büyük itici güçtür." cevabını verdi.

Kaynak: AA
Editör: AA

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

KÖŞE YAZARLARI

reklam
reklam